İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/676 E. 2024/778 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/676
Karar No
2024/778
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/676 Esas KARAR NO : 2024/778

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 20/10/2021 KARAR TARİHİ : 05/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 20/10/2021 Tarihli dava dilekçesinden özetle; ... A.Ş ile ... (...) arasında 15/01/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak kaydı ile Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu bayilik sözleşmesi kapsamında 20/10/2017 tarihinde taraflar arasında bir protokol imzalandığını, taraflar arasında imzalanan protokolün 2. Ve 5. Maddesi uyarınca ... (...) ... adına teminat olarak 1.000.000 Eurotutarındaki İran çekini ve 229.896,64 Euro tutarındaki İran çekini düzenlendiğini, ... (...) aynı zamanda ...Tic. A.Ş nin kurucu ortaklarından birisi olduğunu, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi kapsamında, belirilen hizmetlerin daha kolay ve daha ekonomik bir şekilde yerine getirilmesi için ... A.Ş sözleşme kapsamındaki edimlerini, ... (...) kurucu ortaklarından olduğu, ...A.Ş aracılığıyla gerçekleştirilmekte olduğu, Bayilik Sözleşmesi kapsamında hazırlanan mallar önce ...A.Ş. Ne gönderilmekte , oradan da İran da ki bayiliğe iletilmekte olduğunu tarafların sözleşmedik edimlerin yerine getirilmesi hususundaki anlaşmaları sonucunda ... A.Ş müvekkili şirket ....A.Ş ne teminat olarak ... Seri nolu ve 1.765.991,36-TL değerinde, ... Seri nolu 1.313.752 TL değerinde, ... Seri nolu ve 858.963-TL ... Seri nolu ve 1.056.621 TL değerinde 4 adet çek düzenlendiğini, çeklerin teminat olarak alındığı için 2 adet çek üzerinde düzenlenme tarihi bulunmadığını, düzenlenen bu 4 adet çekin aradaki ticari ilişkiyi ispatlar nitelikte olduğunu, ayrıca ... (...) düzenlenen bu çeklerden ... seri numaralı ve 1.056.621 TL değerindeki çek üzerine hem şirket yetkilisi olarak hem de çek üzerine ikinci bir imza atarak mezkur çek bedeline ilişkin borca karşılık şahsi teminat verildiğini, bu ticari ilişki çerçevesinde ... a.Ş ...A.Ş ne belirli miktarlarda bir mal teslimi hizmetinin gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen bu hizmetlerden birine ilişkin dayanak olarak 499.483,30 TL bedelli bir açık fatura olduğunu, ... (...) aslen İran vatandaşı olduğunu daha sonra da Türk vatandaşlığı da aldığını, yurt dışında ticari faaliyetlerine devam etmekte olan davalının bu ticari faaliyetleri yurt dışında çeşitli ülkelerde bulunan şirketler aracılığıyla yaptığını, bu nedenle Türkiye de bulunan şirketi üzerine malvarlığı bulundurmayarak alacaklıları mağdur ettiğini, sürekli mal ve para transferi yaparak mal kaçırma eylemini gerçekleştirdiğini, davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının dava değeri miktarınca yatırılacak teminat mukabilinde ihtiyaten haczine kararı verilmesini, davanın kabulüne, yargılama giderleri, harç ve masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 04/12/2021 tarihli cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu 10.000-TL lik davalı şirketin davacıdan sipariş ettiği ürünleri almamasından kaynaklanan maddi zarar şeklinde açıklanmış olduğunu, 20/10/2017 tarihli bayilik sözleşmesine dayanıldığını, bayilik sözleşmesinin teminat olarak bir kısım iran çeklerinin verildiğinin doğru olduğunu, müvekkilinin şirket ve şahıs olarak karşı tarafa bir borcu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin verdiği pek çok çeklerden bahsettiğini, ancak ödemelerden bahsetmediğini, 499.483TL lik açık fatura, dilekçeye e ekli olmadığı için taraflarından da görülemediğini, açıkça talep edilen zarar ve zararının dayanaklarının izah edilmediğinden dava dilekçesinin izaha muhtaç olduğunu, müvekkilinin şahsi bir borcunun kesinlikle olmadığını, dava dilekçesinin konu kısmında bile kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu davalı şirketin davacıdan sipariş ettiği ürünleri almamasından kaynaklanan maddi zarar şeklinde açıklandığı 20/10/2017 tarihli bayilik sözleşmesine dayanıldığını, müvekkilinin şahsi bir ticaretinin de hiçbir zaman davacı firmayla olmadığını, her türlü dava , fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla davacının davasının reddine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesine ibraz edilen 18/06/2023 havale tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili ... çeşitli ürünlerin ihracatı/ithalatı konusunda faaliyet gösterdiğini, Davalı ... unvanlı şirket ise laminat vb. ürünlerin üreticiliği konusunda ticari faaliyet gösterdiğini, Müvekkili şirket davalı şirketten 19/08/2017-01/03/2018 dönemi arasında muhtelif tarihlerde çeşitli laminat ürünlerini satın aldığını, Söz konusu ticarete ilişkin satın alma faturaları ve ihraç kayıtları her iki tarafın kayıtlarında ve gümrük bakanlığında mevcut durumda olduğunu, Davalı şirketten satın alınan ürünlerin İran'a nakliyesi yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, Yapılan ticaret hacminin son derece büyük olması nedeniyle doğrultuda sevkiyatı sağlanan ürünler de İran'a tırlarla sevk edildiğini, Söz konusu dönemde yapılan sevkiyatlar sırasında müvekkiline sevk edilen ürünlerde hasar meydana geldiğini, Söz konusu hasarlı malların küçümsenemeyecek boyutlara ulaşması üzerine taraflar 2018 yılı bahar aylarında sözleşme imzalandığını, Davalı söz konusu sözleşme ile müvekkiline hasarlı mal teslimi yaptığını ikrar ettiğini, davalı hasarlı ürün tesliminden dolayı müvekkiline borçlandığını ve bu borcunu ödeyeceğini taahhüt ettiğini, sözleşmenin ilk sayfası b bendinde, banka tarafından tahsil edilen havale masraflarının yarısının davalı şirket ... tarafından karşılanacağı hüküm altına alındığını, davalı şirket bu yükümlülüğünü hiçbir şekilde yerine getirmediğini, bu doğrultuda müvekkilinin bu düzenlemeden doğan alacaklarının davalıdan tahsili gerektiğini, müvekkilinin zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, arabulucu görüşmelerinde davalı ile bir anlaşmaya varılamadığını, haklı davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmeden doğan havale masraflarına ilişkin şimdilik 100,00Euro'nun kamu bankalarınca Euro mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmeden doğan 90.000,00Euro alacağının kamu bankalarınca Euro mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 16/03/2022 tarihli Celse ara kararında; "...Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek öncelikle malın bulunduğu yerde yerinde inceleme yapılarak malların değerinin tespiti, malların özel üretim olup olmadığının belirlenmesi, üçüncü kişilere satılıp satılamayacağının tespit edilmesi, satılabilecek durumda ise davacının ne kadar sürede hangi fiyattan satış yapabileceğinin sektörel açıdan değerlendirilmesi, satım sözleşmesinin kurucu unsurlarının davacının itirazları kapsamında değerlendirilmesi, dava konusu edilen malların satımına ilişkin taraflar arasındaki yazışmaların kronolojik olarak incelenmesi, ticari kayıtlara göre davalının ödemeleri, taraflar arasındaki cari hesap ve ticari ilişkinin tespiti ile davacının davalıdan talep edebileceği zararın ve alacağının tespit edilmesi konusunda rapor alınmasına,..." karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 14/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalı aleyhine taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak üretilen özel üretim laminantların ürettirildikten sonra bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığını, Laminat üretiminde renk, desen, ölçü, parlaklık seçeneklerinin yanında postforming (Mobilya imalatında bükülebilme özelliği) özelliklerinin seçenek olarak özel olarak müşteriye sunulan seçenekler olduğu, dolayısıyla özel üretim gerektirdiği, Davacı kayıtlarında; Dava tarihinden sonra, davalıdan olan alacak tutarı ile ilgili 2021 yılında davalıdan tahsilat yapıldığına dair her hangi bir işlemin yer almadığı, Taraflar arasındaki yazışmaların kronolojik sırası incelendiğinde, sözleşmeye bağlı olarak siparişler verildiği ve bu siparişlerin üretim talebi ile ilgili olduğunun görüldüğü, Davalı tarafın siparişleri veren elemanını işten çıkarmasının ilgili sipariş ve üretime dayalı satıştan sorumluluğunu değiştirmeyeceği, ayrıca sipariş veren elemanın da Genel Müdür sıfatında olduğunun altını çizmek gerektiği, Kapanış kayıtlarında davacının, davalıdan 270.868,05 EUR karşılığı (1 EU 14,6823 TL) 3.976.965,97 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, Teknik değerlendirme neticesinde davalılar tarafından özel olarak ürettirilip teslim alınmayan yaklaşık üç yıldır özel üretim sonucu teslim alınmayan ürünlerin müşterisi tarafından alınmadığı belirtilen davaya konu özel üretim laminatların başka müşterilere satılabilmesi için kayıp oranlarını dikkate alarak malın satılabilir değerinin, ürünlerin değer kaybı düşüldükten sonra 157.669,36 Euro ya satılabileceği, toplam tutarının 307.155,44 Euro olduğu ve değer kaybının ise 307.155,44 - 157.669,36) =149.486,08 Euro olarak hesaplandığı, davacının talep edilen tutarlarda davalı taraftan alacaklı olduğu görüş ve kanaatiyle; dosya kapsamındaki cari hesap kayıtlarında davacının, davalıdan 270.868,05 EUR karşılığı (1 EU=14,6823 TL) 3.976.965,97-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, özel üretim olan laminantların değer kaybının 149.486,08 Euro olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. Mahkememizin 28/06/2022 tarihli celsesinde; "...Dosyanın önceki bilirkişilere tevdi ile davacının dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelere ilişkin beyanı, davalının bilirkişi raporuna yönelik itirazları ,davalının sunmuş olduğu ödeme dekontları ve havaleler incelenerek ek rapor tanzim edilmesine ..." karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 15/08/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; Laminat üretiminde Renk, desen, ölçü, parlaklık seçeneklerinin yanında postforming (Mobilya imalatında bükülebilme özelliği) özelliklerinin seçenek olarak özel olarak Müşteriye sunulan seçenekler olduğu, dolayısıyla özel üretim gerektirdiği, Davacı kayıtlarında; Dava tarihinden sonra, davalıdan olan alacak tutarı ile ilgili 2021 yılında davalıdan tahsilat yapıldığına dair her hangi bir işlemin yer almadığı, Taraflar arasındaki yazışmaların kronolojik sırası incelendiğinde, sözleşmeye bağlı olarak siparişler verildiği ve bu siparişlerin üretim talebi ile ilgili olduğunun görüldüğü, Davalı tarafın siparişleri veren elemanını işten çıkarmasının ilgili sipariş ve üretime dayalı satıştan sorumluluğunu değiştirmeyeceği, ayrıca sipariş veren elemanın da Genel Müdür sıfatında olduğunun altını çizmek gerektiği, Kapanış kayıtlarında davacının, davalıdan 270.868,05 EUR karşılığı (1 EU= 14,6823-TL) 3.976.965,97 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, Teknik değerlendirme neticesinde davalılar tarafından özel olarak ürettirilip teslim alınmayan yaklaşık üç yıldır özel üretim sonucu teslim alınmayan ürünlerin Müşterisi tarafından alınmadığı belirtilen davaya konu özel üretim laminatların başka müşterilere satılabilmesi için kayıp oranlarını dikkate alarak malın satılabilir değerinin, ürünlerin değer kaybı düşüldükten sonra 157.669,36 Euro ya satılabileceği, toplam tutarının 307.155,44 Euro olduğu ve değer kaybının ise 307.155,44 - 157.669,36)=149.486,08 Euro olarak hesaplandığı, Tespitlerine ulaşılmakla birlikte; Takdirin Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, davacının talep edilen tutarlarda davalı taraftan alacaklı olduğu görüş ve kanaatiyle; dosya kapsamındaki cari hesap kayıtlarında davacının, davalıdan 270.868,05 EUR karşılığı (1 EU= 14,6823 TL) 3.976.965,97 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, özel üretim olan laminantların değer kaybının 149.486,08 Euro olarak hesaplandığı, Davalı'nın söz konusu bu alacaklardan kök raporda da ayrıntılı belirtildiği üzere Davacıya karşı sorumlu bulunduğu ve satım sözleşmesi kapsamında alıcı davalıların mal teslimini alma ve ödeme yapma konusunda temerrüde düştüğü bildirilmiştir. Mahkememizce davacı vekiline davasını ıslah etmek ve harcını ikmal etmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde ıslah dilekçesinin ve ıslah harcının yatırılmış olduğu görüldü. Mahkememizin 06/06/2024 tarihli celsesinde; "...Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, birleşen dosya açısından, asıl davada davacı, birleşen davada davalı tarafından, imzası inkar edilmeyen taraflarca düzenlenmiş sözleşme gereğince, birleşen davada davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, asıl davada davacının alacak miktarında herhangi bir değişiklik olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu konusunda birleşen dosya davacısının ve asıl dosya davacısının ticari defterlerinin incelenerek, ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 02/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Asıl davada, davacının ticari kayıtlarında, davalı, karşı dava davacısının iş bu ek rapor tarihi itibariyle asıl dava davacısı ...'a 151.368,05 Euro cari hesap borcu bulunduğu, (TCMB 1 EUR. Dava Tarihi;10,8237 TL'den, 1.638.362,36 TL, İş bu rapor Tarihi itibariyle 1 EUR. 37,6723 TL'den, 5.702.382,59 TL) ...'in, ...'a yaptığı son ödemenin, asıl dava, davacısı ...'ın ticari kayıtlarında 07.04.2022 tarihinde 50.000.-EUR. olduğu, bu tarihten sonra asıl dava davalısı ...'in, davacı ...'a yaptığı ödemeyi ibraz etmesi halinde, ödeme tutarının, asıl dava davalısının 151.368,05 Euro'luk cari hesap borcundan düşülmesinin gerekeceği, Asıl davada davacının, davalının sipariş edip, teslim almadığı özel üretim olan laminatların satın alınmamasından dolayı uğradığı zarara ilişkin değer kaybının 149.486,08 EURO olduğu, Oluşan değer kaybında, asıl davada davalı olan ...'in sorumluluğu bulunduğu kanaati ile, ...'in, teslim alınmayan laminatlar karşılığı 149.486,08 Euro değer kaybını tazminatını, düzenlenecek fatura karşılığı davacı ...'a ödemesi gerektiği, (TCMB 1 EUR. Dava Tarihi;10,8237 TL'den, 1.617.992,48 TL, İş bu rapor Tarihi itibariyle 1 EUR. 37,6723 TL'den, 5.631.484,45 TL) Birleşen dava davacısı ...'in taraflar arasında yapılan 20.10.2017 tarihli sözleşmede, birleşen dava davalısından satın aldığı ürünlerde oluşan kalite sorunları ve diğer hasarlarla ilgili 1 Tır karşılığı ürün bedeline karşılık 81.000.-Eur. olarak kararlaştırılan tazminat tutarına ilişkin, birleşen dava davalısı ... ticari kayıtlarında, davacı ... adına her hangi bir alacak kaydının oluşturulmamış olduğu, buna ilişkin olarak birleşen dava davacısı ...'in, 'davalı ...'a kalite bozuklukları ve hasar bedeli faturası düzenlemesi gerektiği, 81.000.-Eur. alacak tutarının, ...'in asıl dava davacısına olan cari hesap ve tazminat borçlarından indirim konusu yapılabileceği, (TCMB 1 EUR. Dava Tarihi;10,8237 TL'den, 876.719,70 TL, İş bu rapor Tarihi itibariyle 1 EUR. 37,6723 TL'den, 3.051.456,30 TL) Birleşen dava, davacısının talepte bulunduğu, davalıya gerçekleştirilen %2 havale bedeli üzerinden hesap edilecek Va tutarın, birleşen dava davalısı tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin olarak davacı ...'in ticari kayıtlarının incelenemediği ve ödenen havale Masraflarının tespitinin yapılamadığı, mahkemenin bu tespitin karşı dava davalısı ...'ın, davacı ...'ten yaptığı tüm havale tahsilatları üzerinden %1 hesaplama yapılmasına, ve karşı dava davacısına ödenmesine karar vermesi halinde, karşı dava davalısına, davacı tarafından yansıtılabilir havale masrafı tutarı (1.586.988,13*%1) 15.869,88 Eur. olarak hesaplandığı, Bu tutarında ...'in, ...'a olan cari hesap ve tazminat borçlarından indirim konusu yapılabileceği, (TCMB 1 EUR. Dava Tarihi;10,8237 TL'den, 171.770,82 TL, İş bu rapor Tarihi itibariyle 1 EUR. 37,6723 TL'den, 507,854 88 TL) kanaatinde olduğunu bildirmişlerdir. Mahkememizin 17/10/2024 tarihli celsesinde Davalı karşı davacı vekiline davasını ıslah etmesi için 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olduğu, davalı karşı davacı vekili tarafından ıslah dilekçesini sunduğu ve ıslah harcını da yatırmış olduğu görülmüştür. Tarafların iddia ve beyanlarından; davacı ... A.Ş. İle davalılardan ... (...) arasında 15/01/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak kaydı ile Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi kapsamında, davacı ... A.Ş.'nin sözleşme kapsamındaki edimlerini, ... (...)'nın kurucu ortaklarından olduğu, ... Tic. A.Ş aracılığıyla gerçekleştirildiği, Bayilik Sözleşmesi kapsamında hazırlanan malların önce ... A.Ş.'ne gönderildiği , oradan da İran'da bulunan bayiliğe iletilmekte olduğu , asıl davada davacı ... A.Ş.tarafından, davalılar ile 2017 yılından bu yana devam eden ticari ilişki kapsamında, davalılara teslim edilmiş mallardan dolayı ödenmemiş bakiye alacak ile davacı şirket tarafından davalının istemi üzerine özel olarak ürettirilip ancak davalı tarafından teslim alınmayan mallardan doğan zararın tazmininin talep edildiği; birleşen davada ise davacı ... Tic. A.Ş. Tarafından, davalı ... A.Ş. İle imzalanan sözleşmenin ilk sayfası b bendinde, banka tarafından tahsil edilen havale masraflarının yarısının davalı şirket tarafından karşılanacağının hüküm altına alınması nedeniyle havale masrafları ile, bazı sevkiyatlar neticesinde 'ayıplı/hasarlı' mallar teslim edilmesinden kaynaklı ayıplı teslimden doğan zararın tazmininin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, tarafların iddia ve savunmaları ile sunulan bilgi ve belgeler üzerinde ilk olarak asıl dava yönünden, öncelikle malın bulunduğu yerde yerinde inceleme yapılarak 1- malların değerinin tespiti, 2- malların özel üretim olup olmadığının belirlenmesi, 3- üçüncü kişilere satılıp satılamayacağının tespit edilmesi, 4- satılabilecek durumda ise davacının ne kadar sürede hangi fiyattan satış yapabileceğinin sektörel açıdan değerlendirilmesi, 5- satım sözleşmesinin kurucu unsurlarının davacının itirazları kapsamında değerlendirilmesi, dava konusu edilen 6- malların satımına ilişkin taraflar arasındaki yazışmaların kronolojik olarak incelenmesi, 7- ticari kayıtlara göre davalının ödemeleri, 8- taraflar arasındaki cari hesap ve ticari ilişkinin tespiti konusunda bilirkişi raporu alınmış olup, alınan kök raporda ticari ilişkiye konu edilen Laminat üretiminde Renk, desen, ölçü, parlaklık seçeneklerinin yanında postforming (mobilya imalatında bükülebilme özelliği) özelliklerinin seçenek olarak özel olarak müşteriye sunulan seçenekler olduğu, dolayısıyla özel üretim gerektirdiği, davacı kayıtlarında; dava tarihinden sonra, davalıdan olan alacak tutarı ile ilgili 2021 yılında davalıdan tahsilat yapıldığına dair her hangi bir işlemin yer almadığı, Taraflar arasındaki yazışmaların kronolojik sırası incelendiğinde, sözleşmeye bağlı olarak siparişler verildiği ve bu siparişlerin üretim talebi ile ilgili olduğunun görüldüğü, Teknik değerlendirme neticesinde davalılar tarafından özel olarak ürettirilip teslim alınmayan yaklaşık üç yıldır özel üretim sonucu teslim alınmayan ürünlerin müşterisi tarafından alınmadığı belirtilen davaya konu özel üretim laminatların başka müşterilere satılabilmesi için kayıp oranlarını dikkate alarak malın satılabilir değerinin, ürünlerin değer kaybı düşüldükten sonra 157.669,36 Euro ya satılabileceği, toplam tutarının 307.155,44 Euro olduğu ve değer kaybının ise( 307.155,44 - 157.669,36) =149.486,08 Euro olarak hesaplandığı bildirilmiş, ek raporda asıl davada, diğer talep konusu cari hesap alacağı açısından ise davacı ticari defter ve kayıtlarından, davalıdan 151.368,05 EURO alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı tarafın usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için hazır etmediği anlaşılmıştır. Asıl dava açısından; 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilerek bilirkişi incelemesi için gün tayin edilerek taraflara meşruhatlı bir şekilde ihtarda bulunulduğu, mahkememizce belirlenen günde davacı tarafın ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için sunduğu ancak davalı tarafça defterlerin ibraz edilmediği, davacı ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda ibraz edilen raporda davacının, takip tarihi itibari ile ticari defterlerinden davalı ... A.Ş.'den 151.368,05 EURO alacaklı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça ödendiği halde mükerrer borç kaydedildiği savunulması yapılmış ise de, bu yönde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan ek incelemede, mükerrer borç kaydedildiği beyan edilen teminat çeklerinin ödendiğini gösterir herhangi bir bilgi, belge ve dekont sunulmadığı tespitine yer verildiği, mahkememizce de ilgili bankalara yazılan müzekkerelere verilen yanıtta da bu tespitin aksine bir belgeye rastlanılmadığı anlaşıldığından, davacının dava tarihi itibari ile davalı şirketten cari hesaptan kaynaklı 151.368,05 EURO alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının, özel üretim mallarının teslim alınmamasından kaynaklı uğradığı zararın tazmini talebi açısından ise, denetim elverişli ve usulüne uygun tanzim edilen teknik bilirkişi raporunda, ticari ilişkiye konu edilen Laminat üretiminde Renk, desen, ölçü, parlaklık seçeneklerinin yanında postforming (mobilya imalatında bükülebilme özelliği) özelliklerinin seçenek olarak özel olarak müşteriye sunulan seçenekler olduğu, teslim alınmayan ürünlerin değer kaybı düşüldükten sonra 157.669,36 Euro ya satılabileceği, toplam tutarının 307.155,44 Euro olduğu ve değer kaybının ise( 307.155,44 - 157.669,36) =149.486,08 Euro olarak hesaplandığı anlaşıldığından, hüküm vermeye elverişli bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davacının,özel üretim mallarının teslim alınmamasından kaynaklı uğradığı zararın 149.486,08 Euro olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı taraf, her ne kadar dava dilekçesinde davalı şirket dışında davalı ...'a da husumet yönelterek alacağın her iki davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, taraflar arasında uyuşmazlığa konu ticari ilişkinin davacı ile davalı ...Tic. A.Ş. Arasında gerçekleştiği, faturaların da bu şirketler arasında düzenlendiği, davalı ...'ın ticari ilişkinin tarafı olmadığı, bu nedenle davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceği kanaatine varılmakla bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere davacının, davalı ... Tic. A.Ş. şirketten cari hesaptan kaynaklı 151.368,05 Euro, ,özel üretim mallarının teslim alınmamasından kaynaklı uğradığı zararın 149.486,08 Euro olmak üzere toplam 300.854,13 Euro alacağının olduğu mahkememizce sabit görülmüş olup, davacının alacağını dava açarken Türk Lirası cinsinden talep etmesi karşısında, ıslah dilekçesi de dikkate alınarak, tespit edilen alacağın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 3.256.354,84 TL yönünden kabulüne, 3.256.354,84-TL nin 10.000-TL ye dava tarihinden bakiyesi 3.246.354,84-TL ye ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı ...Tic. A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava açısından;birleşen davada ise davacı ...Tic. A.Ş. Tarafından, davalı .... A.Ş. İle imzalanan sözleşmenin ilk sayfası b bendinde, banka tarafından tahsil edilen havale masraflarının yarısının davalı şirket karşılanacağının hüküm altına alınması nedeniyle havale masrafları ile, bazı sevkiyatlar neticesinde 'ayıplı/hasarlı' mallar teslim edilmesinden kaynaklı ayıplı teslimden doğan zararın tazmininin talep edildiği, dava dosyasına sunulan 20.10.2017 sayılı belgede; Tarafların ....A.Ş. ve İran laminat bayi ...olduğu, sözleşmede özetle; 1. Maddesinde ...’ın, ...’a, çok kısa sürede ... ipotek edeceği, 2. Madde de, ...’ın teminat olarak 1 Milyon Euro değerindeki İran çekini teminat olarak vade belirtmeden tarihsiz olarak ...’a vereceği, 3. Madde de, ...’ın Türkiyede kurmuş olduğu ...’in Türk bankalarından bankacılık işlemlerine haiz olduğunda edinilecek çek, teminat mektuplarının da karşılıklı mutabakat ile ... lehine kullanılabileceği, 4.Madde’de, İran’a 17 ve 25 Ağustos 2017 tarihlerinde ...’e ihraç kayıtlı sevk edilen 149.020,73 Euroluk 2 kamyon mal bedeline karşılık ...’ın, ...’a 10 gün vadeli çek/teminat vereceği, 5.Madde’de, 04.06.2016 da ... firması vasıtasıyla ...’a kalite teminatı olarak ödeme, çek, teminat alınmadan sevk edilen 80.875,91 Eur.mal bedeline karşılık ...’ın ... a nakit/çek/teminat olarak ödeme yapacağı, dolayısı ile 3 kamyona tekabü eden toplam 229.896,64 Eur. nakit/çek/teminat olarak ...’a ibraz edileceği, 6.Madde de, Tarafların ticarete başladığı dönemden bu güne kadar gerçekleştirilen sevkiyat konusu ürünlerde çıkan kalite sorunları ve diğer hususlarla ilgili ...’ın, 1 Tır Karşılığı 81.000 Eur. Tutarında ürünü tazmin etmeyi kabul ettiği, bu tazminatın yürüyen ticaret ve sevkiyatlar içerisinde her faturadan 10.000.-Euro düşlerek yada eksik tahsil edilme yoluyla karşılanacağının kararlaştırıldığı, Mahkememizce, imzası inkar edilmeyen taraflarca düzenlenmiş sözleşme gereğince birleşen davada davacının, davalıdan alacaklı olup, olmadığı, varsa miktarının ne olduğu konusunda birleşen dosya davacısının ve asıl dava davacısının ticari defterlerinin incelenerek ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği, birleşen dosya davacısının mali bilirkişi tarafından incelenmek üzere mahkememizce belirlenen gün ve saatte ticari defter ve belgelerini hazır bulundurmadığı, bu nedenle birleşen dava davacısının ticari kayıtlarının incelenememesi sebebi ile, havale masraflarının tespitinin yapılamadığı, bu hususta ticari defterleri incelenen birleşen dosya davalısı kayıtlarında da iddia edilen bu alacağa ilişkin bir kayda tesadüf edilemediği, bazı sevkiyatlar neticesinde 'ayıplı/hasarlı' mallar teslim edilmesinden kaynaklı ayıplı teslimden doğan zararın tazmini talebi açısından ise, taraflar arasında yapılan 20.10.2017 tarihli sözleşme metninde kalite sorunları ve diğer hasarlarla ilgili tazminata esas alınacak 1 Tır karşılığı ürün bedelinin 81.000.-Euro olarak belirlendiği, daha sonra imzalandığı değerlendirilen bila tarihli mutabakat sözleşmede 2017’ye ait tazmin konusu kalmadığı, 1 Tır’ın açık olarak tazminata sayıldığı kararlaştırıldığı, birleşen dava davalısının, davacı adına takip ettiği 120.01.02.A825 no.lu hesabın incelenmesi neticesi, ticari kayıtlar ile uyumlu düzenlenmiş muavin kayıtlarda, ... adına hasar tazminatı alacak tahakkuk ettirilmiş her hangi bir alacak kaydı, ya da ... tarafından düzenlenmiş her hangi bir tazminat faturası tespit edilemediği, böylece birleşen davada her iki talep konusu alacak kalemi yönünden birleşen dosya davacısının alacağı ispat edemediği kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davanın Kısmen Kabulüne, ... adına açılan davanın husumetten reddine, 2- 3.256.354,84-TL nin 10.000-TL ye dava tarihinden bakiyesi 3.246.354,84-TL ye ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalı ... A.Ş den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 222.441,54-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 170,78-TL peşin harç ile 55.780,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 55.950,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 166.490,76-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... A.Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ... A.Ş tarafından yatırılan 55.950,78-TL harç ile, yine davacı tarafından yapılan 3.945-TL yargılama giderinin davalı ....Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 404.508,32 -TL nispi vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya davasında; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 427,60-TL'nin peşin alınan 39.739,35-TL harç ile 10.190,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 49.929,35-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 49.501,75-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı .. Tic. A.Ş'ye iadesine, 3-Davacı ... Tic. A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 92.577,02-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair E duruşma ile katılan davacı karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2024

Başkan ... E- imzalıdır. Üye ... E- imzalıdır. Üye ... E- imzalıdır. Katip ... E- imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/676, K. 2024/778, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-676-e-2024-778-k-95d1abd122cd