İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/562 E. 2024/802 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/562
Karar No
2024/802
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/562 Esas KARAR NO : 2024/802

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2020 KARAR TARİHİ : 12/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkil şirketin yetkin olduğu sektör bazında davalı ... Hiz. A.Ş. ile imzalanan 01.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiş Uygulama Destek Hizmeti Sözleşmesi ve 20.11.2009 tarihli SAP Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi kapsamında üstlendiği hizmetleri sunmuş, bu hizmetlerin de davalı tarafından alındığını ve kabul edildiğini, işbu ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin tüm edimlerini yerine getirdiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları cari hesap ekstresinde görüleceği üzere fatura bedelleri sonucu da müvekkili şirketin takip tarihi itibariyle faizi birlikte 43.443,44-EUR alacağının doğduğunu, sözleşmeye uygun bir şekilde düzenlenmiş olan faturalarda yer alan ödeme planı ve vadesi içerisinde söz konusu fatura bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğinden bu kapsamda davalı yanın borcunu ödemekte temerrüde düştüğünü, bunun üzerine ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyası ile söz konusu faturalar, icra takibine konu edilmiş olup, ayrıca takip tarihine kadar işlemiş faiz ile birlikte toplam 43.443,44 EUR alacak üzerinden takibe geçildiğini ve bu takibe davalı borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket ve davalı arasında ... Arabuluculuk Bürosu’nun ... nolu dosyasında gerçekleştirilen görüşme sonucu tarafların anlaşamadığını, bu sebeple itirazın iptalini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulüyle, borçlunun mesnetsiz ve haksız dosya borcunun tamamına ve tüm fer’ilerine, işlemiş faize, faiz oranına yönelik tüm itirazlarının iptaline, ... 34.İcra Müdürlüğü’nün ... E. numaralı dosyası üzerinden itiraz olunan borcun tamamı yönünden takibin devamına, icra takibine haksız olarak itiraz eden, hiçbir geçerli neden, gerekçe göstermeyen borçlu/davalı aleyhine takipteki asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya aslı dosyamız arasına alınmış, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ...iflas, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve...5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız içerisine alınmış, tarafların BA-BS formaları celp edilmiş ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 08/07/2021 tarihli duruşmasında ''HMK md.17 ve taraflar arasındaki Uygulama Destek Hizmeti Sözleşmesinin 12.maddesi gereğince davalı/borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 08/07/2021 tarihli duruşmasının (6) numaralı ara kararı ile; ''Davacının iddiası ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2018, 2019 ve 2020 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi... tarafından tanzim edilen 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre; dava konusu faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, -Davalı şirketin ...1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı 15.10.2020 tarihli kararı ile İflasına karar verildiği, davalı şirketin İflas işlemlerinin hangi İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü ile ilgili dosyada herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, Sayın Mahkemece davalının da ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesi durumunda müflis davalı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu İflas Müdürlüğünde incelenmesi gerektiği, ancak nihai kararın Sayın Mahkemeye ait olduğu, -Davacı tarafın takibe konu ettiği toplam tutarı 43.443,44-EUR tutarındaki faturaların davacının ticari defterlerinde kayıt altına alındığının görüldüğü, davacı taraf takipten önce faiz istemiş ise de, bu konuda değerlendirme yapılabilmesi için dosyaya sözleşme uzmanı bilirkişinin eklenmesi gerektiği, ancak sözleşme uzmanı bilirkişi tarafından takipten önce faiz istenebileceği kanaati edinilir ise takipten önce istenen faiz ile ilgili değerlendirme yapılabileceği, -Dosya kapsamına göre, bu aşamada davacının davalıdan 20.01.2020 takip tarihi itibariyle 43.443,44 EUR tutarınca alacağının bulunduğunun ve bu tutara takipten sonra TCMB'nin 1 yıllık EUR mevduatına fiilen uyguladığı faiz oranlarını aşmamak kaydı ile faiz istenebileceğinin söylenebileceği, davalı şirketin iflasına 15.10.2020 tarihinde karar verildiğinden, davacının alacağının varlığını ispatı halinde İcra Müdürlüğünce 15.10.2020 tarihine kadar faiz hesabının yapılması gerektiğinin ve bu tarihten sonra alacağa faiz işletilemeyeceğinin söylenebileceği, başka bir ifade ile iflas tarihinden sonra faiz işletilmesinin mümkün bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 23/12/2021 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; "Sunulan bilirkişi raporunda davacı şirketin 2020 yılı ticari defter ve belgelerinin incelenmediği anlaşıldığından; Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli ile takipten önce faiz istenebilme ve istenememe ihtimaline göre ihtimalli rapor tanzimi için davacının 2020 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... önceki bilirkişi ... vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi... tarafından tanzim edilen 22/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; -Davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre; dava konusu faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, -Davalı şirketin ...1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı 15.10.2020 tarihli kararı ile İflasına karar verildiği, davalı şirketin İflas işlemlerinin hangi İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü ile ilgili dosyada herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, Sayın Mahkemece davalının da ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesi durumunda müflis davalı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu, İflas Müdürlüğünde incelenmesi gerektiği, ancak nihai kararın Sayın Mahkemeye ait olduğu, -Davacı tarafın takibe konu ettiği toplam tutarı 41.883,76 EUR tutarındaki faturaların davacının ticari defterlerinde kayıt altına alındığının görüldüğü, davacı taraf takipten önce faiz istemiş ise de, bu konuda değerlendirme yapılabilmesi için dosyaya sözleşme uzmanı bilirkişinin eklenmesi gerektiği, ancak sözleşme uzmanı bilirkişi tarafından takipten önce faiz istenebileceği kanaati edinilir ise takipten önce istenen 1.559,68-EUR tutarındaki faiz ile ilgili değerlendirme yapılabileceği, -Dosya kapsamına göre, bu aşamada davacının davalıdan 20.01.2020 takip tarihi itibariyle 41.883,76-EUR tutarınca alacağının bulunduğunun ve bu tutara takipten sonra TCMB'nin 1 yıllık EUR mevduatına fiilen uyguladığı faiz oranlarını aşmamak kaydı ile faiz istenebileceğinin söylenebileceği, davalı şirketin iflasına 15.10.2020 tarihinde karar verildiğinden, davacının alacağının varlığını ispatı halinde İcra Müdürlüğünce 15.10.2020 tarihine kadar faiz hesabının yapılması gerektiğinin ve bu tarihten sonra alacağa faiz işletilemeyeceğinin söylenebileceği, başka bir ifade ile iflas tarihinden sonra faiz işletilmesinin mümkün bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 03/11/2022 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; ''...davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre icra takibine dayanak ve davaya konu edilen faturalara konu hizmetin davalı yana sunulup sunulmadığının tespiti için dosya üzerinde GÜNSÜZ olarak Mahkememizce re'sen seçilecek bir yazılım bilirkişisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Bilgisayar Mühendisi bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 05/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Davacının, 2017-2020 tarihleri arasında davalıya destek bakım hizmetlerini vermiş olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememiz 14/12/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, İFLAS TARİHİ İTİBARİYLE davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarının için tarafların 2018, 2019 ve 2020 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... önceki SMMM bilirkişisi olan ... vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 02/09/2024 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda özetle; -Davacı tarafın davalıdan 15.10.2020 iflas tarihi itibariyle 41.883,76-EUR tutarınca alacağının bulunduğu, davacının temerrüde düşürücü ihtar ve/veya ihbarı bulunmadığından, davacının takipten önce istediği faizin yerinde olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava; alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alındığı ve takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 43.443,44-EUR alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının icra takibine dayanak ve davaya konu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalı tarafından icra takibine vaki itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasında TTK'nın 89.maddesinde tanımlandığı şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi yapılmamıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davacı taraf bu açık hesap ilişkisi nedeniyle alacağı talep edebilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarihli, ... esa,... karar, 28/03/2018 tarihli... esas, ... karar, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 30/10/2018 tarihli ... esas, ... karar, 18/04/2016 tarihli ...esas,...karar sayılı ilamları da bu yöndedir. Takibe konu cari hesap ekstresinin kaynağı ise fatura alacağıdır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle bu alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;Mahkememizce ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporlarına göre usulüne uygun tutulmuş davacı tarafın ticari defterleri itibariyle davacı, davalı taraftan iflas tarihi itibariyle 41.883,76-EURO alacaklıdır. Zira incelenen davacı şirketin ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturaların davalı tarafa iletilmiş olduğu, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediği, davaya konu faturalara konu hizmetin davalı tarafa sunulmuş olduğu ve yine davalı şirketin inceleme günü incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davaya konu ve takibe dayanak olan açık hesaba konu faturaların davalı tarafa iletilmiş olması, davalı tarafın ilgili faturaları sistemde kabul etmiş olması başka bir deyişle iade edilmemiş olması, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmemesi, yine işbu faturaların davacı şirketin BS formunda yer alması, davaya konu faturalara konu hizmetin davalı tarafa verilmiş olması ile Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporlarına göre HMK'nun 222/3.Maddesi de dikkate alınarak davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği ve alacağın(41.883,76-EURO) ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu durumda, bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu ispat etmesi gerekir. Davalının bu alacak yönünden ödeme hususunu ispat edemediği tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; Mahkememizce davalı aleyhine açılan davanın, yargılama sırasında davalının iflasına karar verilmesi nedeniyle kayıt ve kabul davasına dönüştüğü anlaşılmakla kısmen kabulü ile, 41.883,76-EURO davacı alacağının ... 3. İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasına tasfiye işlemleri sürdürülen Müflis ...A.Ş.'nin masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davalı aleyhine açılan davanın, yargılama sırasında davalının iflasına karar verilmesi nedeniyle kayıt ve kabul davasına dönüştüğü anlaşılmakla KISMEN KABULÜ İLE, 41.883,76-EURO davacı alacağının ... 3. İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasına tasfiye işlemleri sürdürülen Müflis ...A.Ş.'nin masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 26.195,75-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 5.317,30-TL harcın ve 1.442,57-TL tamamlama harcı toplamı olan 6.759,87-TL'nin mahsubu ile bakiye 19.435,88-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 61.357,36-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 14.280,27-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 5.317,30-TL peşin harç, 1.442,57-TL tamamlama harcı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 598,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 11.912,27-TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre (%96) toplam 11.435,77-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2024

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/562, K. 2024/802, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-562-e-2024-802-k-51de69b6ce8c