İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/401 E. 2026/452 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/401
- Karar No
- 2026/452
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/401 Esas KARAR NO :2026/452
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/01/2021 KARAR TARİHİ:17/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ... İli ... Mah. 250 Yataklı Hastane inşaatı mekanik proje, etüd ve müşavirlik kapsamında 05.02.2014 tarihli taşeron sözleşmesi akdedildiği, sözleşme gereği bedelin %10'u fatura karşılığı anapara olarak davacı hesabına ödenmiş ancak sözleşme belirlenen ana bedel 765,00 TL KDV’si ve ifanın tamamlanması ile sözleşme bedelinin %40’ı 21.000,00 TL + KDV muaccel olmuş olmasına ve davacı şirket talebine rağmen ödenmediğinden ... 63. Noterliği’nin 23.09.2014 tarihli ... yevmiyeli ihtarname keşide edilmiş, ihtar 24.09.2014 tarihinde karşı yana tebliğ edildiği, ihtarname ve müteakip karşılıklı ihtarnameler netice bulmadığından ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/... sayılı icra dosyası ile icra takibi yapılmış, davalı borçlunun %10 KDV'sini ödeyerek sözleşme konusu %40 talebe itiraz ile takibi durdurması üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... E. 2017/... K. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açılmış, davalı borçlu şirket tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davacı yanın sözleşmeye uymadığının tespiti istemli karşı dava işbu dosya ile birleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme yanca ifa edilmiş, sözleşmenin toplam bedeli 52.500,00-TL KDV sözleşmenin 5.2. mad.'sinde belirlenen ödeme koşullarında sözleşmenin imzalanmasını müteakip bedelinin %10 avans ödemesi yapılacağı, projenin tesliminde %40, ... proje onayında ise kalan %50'nin + KDV ile ödeneceği taraflarca belirlendiği, davalı yanın davacı ifasının üst işveren ... tarafından onaylanmış olması, onaydan bağımsız gelinen noktada davalı yanın kusuru ve basiretli tacir hükümlerinden uzak yaklaşımı gereği sözleşme bedelinin kalan kısmını talep hakkımız doğduğu, sözleşme bedelinin %50 bakiye bedeli 26.250,00 TL tahsil tarihinde fatura tanzim edileceğinden KDV talep hakları saklı tutularak, temerrüt tarihi ilk talep ihtar tarihi 03.10.2014 tarihinden takip tarihine kadar işletilen kademeli ticari temerrüt faizi 8.593,46 TL olmak üzere 34.843,46 TL istemli ... ... Müdürlüğü'nün 2017/... sayılı icra dosyasında davalı borçlu aleyhine takip başlatılmış, davalı yanca yasal süresinde yetkiye ve borca itiraz edilerek takip durdurulduğu, davalı yanın yetki ve borca dair itirazının iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... sayılı dosyasında dava ikame edilmiş, mahkeme esasa girmeden yetki yönünden davanın reddine karar vererek İstanbul ... İcra Müdürlüklerini yetkili akdettiği, işbu karar üzerine takip dosyası .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı dosyası yeni esasını almış, borçlu şirkete tebliğ edilen ödeme emri üzerine borçlu yanca yasal süresinde dosyaya itiraz edilerek takip durdurulduğu, takip konusu yapılan asıl alacak sözleşme bedelinin %50 karşılığı kalan bakiyesi KDV hariç 26.250,00 TL yönünden bir ihtilaf olmadığı, takip talebinde ilk ihtarname tebliğ tarihi 03.10.2014 tarihinden itibaren işbu alacağa ticari temerrüt faizi talep edilmiş olsa da, yargılamanın sürecinin uzamaması ile gelinen nokta nazara alınarak işbu işletilen faiz talebimizi ... ... Noterliği'nin 17.04.2017 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi tebliğ tarihi 14.09.2017 tarih üzerine verilen 7 günlük ödeme süresi konularak 22.09.2017 tarihi ile takip tarihi 14.11.2017 tarihleri arasında işletilen ana paraya %9,75 ticari temerrüt faizi 371,64 TL olarak takibe kadar işletilen faiz talep ettiği, açıklanan nedenlerle .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı takip asıl alacak 26.250,00 TL ve takip tarihine kadar işletilen 371,64 TL ticari temerrüt faizi toplamı 26.621,64 TL olarak talebimiz günceller, işbu miktar üzerinden hasız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız itiraz ile takibinde durdurulmuş olması gözetilerek %20 ‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesi uyarınca ihtilaf halinde yetkili yer İstanbul Mahkemeleri olarak kararlaştırılmış olduğundan huzurdaki dosyada yetkiye itiraz ederek, yetkili yerin İstanbul (Çağlayan) İcra Müdürlükleri ve İstanbul (Çağlayan ) Asliye Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle davanın usulden reddini ettiği, bununla birlikte davacı tarafın alacağı olduğunu kabul etmemekle birlikte; sözleşme tarihi ve gelinen aşama nazara alındığında davacı tarafın iddia ettiği kalemlerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden incelenmesini, neticeten davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. .... Asliye Ticaret Mahkemesi nin ... Karar sayılı ve 27/04/2021 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı ve yargılamaya devam edildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 12/10/2022 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat dosyası ile alınan 21/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sayın Mahkemenizin görevlendirmeleri üzerine davacı vekili ile temasa geçilerek davacının 2014-2021 yılları ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu, ... Caddesi No:47/5 ... ... adresine gidilerek burada ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Davacı şirketin ticari defterlerinin noter onaylarını kanuni süresi içinde usulüne uygun tutmuş olduğu, TTK gereği kendi lehine delil teşkil edebileceği saptanmış olup davacı şirketin kendi düzenlediği faturalardan dolayı kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiştir. Sözleşmeden doğan veya doğacak olan alacağın tespiti konusunda ise bilirkişilik uzmanlık alanım dışında olmasından dolayı yorum ve inceleme yapılamamıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 22/11/2023 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/341 talimat dosyası ile alınan 22/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Sayın Mahkemenin görevlendirmeleri doğrultusunda dava dosyası ile hazırlamış olduğumuz rapor ile birlikte davalı ve davacı itirazları incelenmiş ve tespit edilen hususlar aşağıda belirtilmiştir. 1. ) Sayın Mahkemenizin 12.10.2022 tarihli oturumunda, "...3 - ... Nöb. ATM ye talimat yazılarak davacıya ait 2014-2021 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelenmek suretiyle davacının bakiye sözleşme alacağı bulunup bulunmadığının ve varsa miktarının tespiti hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine, ..." denilmektedir. 2. )Davalı şirket vekilinin 21.12.2022 tarihli raporumuza karşı bir beyanları olmadığından bir işlem yapılmamıştır. 3. ) Davacı şirket vekilinin ise itirazları ise şu şekildedir; A.) 21/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ile bilirkişi ticari defterleri incelemesi sonucu müvekkil şirketin davalıdan herhangi bir alacağı olmadığını tespit ettiğini belirtmiştir.Raporun incelemesi ve tespiti davamız ile ilgisizdir.Bilirkişi kendisine verilen görevi yerine getirmemiştir. B.) Davamız fatura alacağına dayalı bir dava olmayıp, ilgili sözleşmeden kaynaklı olarak davalı yanın edimlerini yerine getirmemesi, ödeme yapmaması kaynaklıdır. C.) Davalı yan sözleşme kaynaklı olarak edimlerini yerine getirmeden, yapması gereken ödemeyi yapmadan müvekkil şirketin fatura kesmesi ve vergi ödemesi yasa ve usule uygun olmayıp, beklenemez. D.) Bilirkişi mevcut ticari defter ve kayıtları inceleyip taraflar arasında bir sözleşme olup olmadığını tespit edip , bu sözleşme kaynaklı olarak müvekkil şirketin alacağı olup olmadığını, edimlerin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin inceleme yapıp, buna ilişkin tespit yapmadan sadece fatura kontrolü yaparak rapor sunmuştur.Bu sebeple bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığından rapora itiraz ediyor, yeniden rapor alınmasını talep ediyoruz. Denilmektedir. 4. ) Ancak davacı vekilinin bu talepleri sözleşmeye dayalı olduğu açık ve net olduğu gibi bu konuda ise bilirkişilik görev alanım içerisinde bu işleme uygun bir tanımlama olmadığından, beraberinde 21.12.2022 tarihli kök raporumuzun sonuç bölümünde de belirtildiği gibi; "...Davacı şirketin ticari defterlerinin noter onaylarını kanuni süresi içinde usulüne uygun tutmuş olduğu, TTK gereği kendi lehine delil teşkil edebileceği saptanmış olup davacı şirketin kendi düzenlediği faturalardan dolayı kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiştir. Sözleşmeden doğan veya doğacak olan alacağın tespiti konusunda ise bilirkişilik uzmanlık alanım dışında olmasından dolayı yorum ve inceleme yapılamamıştır. ..."denilmiştir. Bu durumda davacı vekilinin sözleşmeye dayalı itirazları yerine getirilememiştir. Ancak Sayın Mahkemeniz tarafından usul ve esasları net belirtilmesi durumunda gerekli hesaplamalar yapılabilecektir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 11/09/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 25/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesi ve talep edilen alacaklara hak kazanılması hususları mahkemenin takdirinde olmakla, davalının sorumluluğu veya davacının hak kazanması yönünde bir hukuki değerlendirme ve kanaat belirtmeksizin mahkemece verilecek karar ihtimallerine binaen davacının talepleri seçenekli olarak hesaplanmış ve aşağıdaki tablo ile sunulmuştur. ¸
" şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye sözleşme alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık müteahhit olan davacı tarafından süresinde ve sözleşmeye uygun olarak ifa yapılıp yapılmadığı, davacı alacağının mevcut olup olmadığı ve varsa miktarının tespiti noktalarındadır. Öncelikle arabuluculuk tutanağı yönünden yapılan incelemede; arabuluculuk tutanağında .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı icra takip dosyası olarak belirtildiği, huzurdaki davada ise .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı takip dosyasının dava konusu yapıldığının 15/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile belirtildiği, icra dosya numarası yazılırken dava dilekçesinde maddi hata yapıldığının belirtildiği, mahkememiz son celsesindeki beyanlardan taraflar arasında ...'daki dosya dışında ve bu dosya dışında başka bir dosya olmadığının, arabuluculuk da yapılmadığının, dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağındaki hususun da bu konuya ilişkin olarak gerçekleştirildiğinin beyan edildiği görülmekle; özellikle taraflar arasında görülen başka bir dava ya da arabuluculuk tutanağı bulunmadığı hususundaki beyanlar da dikkate alındığında dava dilekçesi ve arabuluculuk tutanağında maddi hata yapıldığı kanaatine varılmış bu nedenle maddi hata kapsamında değerlendirme yapıldığından usulden red kararı verilmemiş ve davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflar arasında daha önce aynı sözleşmeden kaynaklı olarak görülen .... ATM nin ilgili dosyası celbedilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tüm dosya kapsamından, davanın; davacı şirket ile davalı şirket arasında ...'nde 250 yataklı hastane inşaatı yapımı konusunda 05/02/2014 tarihinde taşeronluk sözleşmesi yapıldığı, sözleşme gereği ifayı tamamlayıp ifa ettiği gerekçesi ile ... onayı sonrası ödenmesi kararlaştırılan %50 lik kısma ilişkin sözleşme bedelinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça takibe yapılan itiraz üzerine itirazın iptali için huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmeye bakıldığında; sözleşmenin konusunun ... İli, ... Mah., 250 Yataklı Hastane işine ait mekanik projelerin yapılması ve ilgili idarelere onayının sağlanması olduğu, sözleşme bedelinin 52.500,00 TL + K.D.V. olduğu, ödeme koşullarının sözleşmeyi takiben avans olarak % 10, projelerin onay için ...’ye verilmesini takiben % 40 ve ...’nin tüm projeleri onaylamasını takiben % 50 olarak kararlaştırıldığı, sözleşmeyi takiben %10 avans ödemesinin yapıldığı, projelerin onay için ...’ye verilmesini takiben ödenmesi gereken % 40’lık kısmın tahsili için ... 3. İcra Müdürlüğünün 2014/... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiği, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E., 2017/... K. sayılı dosyası ile bu takibe yapılan itirazın iptali yönünde karar verildiği, bu kararın istinaf aşaması ile kesinleştiği, ...’nin tüm projeleri onaylamasını takiben ödenmesi gereken % 50’lik kısmın tahsili için ....İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiği, davalı tarafından herhangi bir borcun bulunmadığı, dayanaktan yoksun bir şekilde takip başlatıldığı belirtilerek borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiği ve itirazın iptali için de huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; taraflar arasında daha önce görülen ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası kapsamında alınan 21/03/2017 tarhil ek rapor ile ; davalının sözleşmeyi haksız feshettiğinin tespit edildiği, huzurdaki davaının projenin ... onayı sonrası ödenmesi kararlaştırılan %50 lik kısma ilşikin olarak açıldığı, ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası kapsamında alınan 21/03/2017 tarihli heyet ek raporu ile davacının tamamladığı projeler ile tokiye sunulan projelerin farklı projeler olduğu tespit edilmiş ise de aynı zamanda taraflar arasında projenin tamamlanmasına ilşikin görüşmelerin devam ettiği süreçte davalının dava dışı kişi ile aynı iş için anlaştığının tespit edildiği, dava dışı kişi ile anlaşma tarihi , taraflar arasındaki sözleşmenin fesih tarihinden öncesine dayanmasına rağmen davalının bu süreçte davacıya herhangi bir bildirimde bulunmadığının üstelik projenin tamamlanmasına ilşikin taraflar arasındaki mailleşmelerin devam ettiğinin tespit edildiği, her ne kadar ilgili dosya kapsamında alınan rapor ile davacı tarafından hazırlanan projelerin tokiye sunulmadığı tespit edilmiş ise de; bu hususta davacının kusurunun bulunduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı , aksine üst mahkeme denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporu içeriğinde davacının sözleşmeye göre üstlendiği tüm mekanik proje ve hesap raporlarını gönderdiğinin tespit edildiği, davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinin ispatlayamadığı ve davacının da edimini yerine getirmiş olduğunun istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/... E., 2017/... K. Sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu tespit edilerek dosyamız açısından kesin delil kazandığı kanaatine varıldığından , davalının hazırladığı projenin ... tarafından reddedildiği ya da usule uygun olmadığı da davalı tarafça ispatalanamadığından davacının sözleşme kapsamında bakiye bedele hak kazandığı kanaatine varılmış açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı tarafça talep konusu yapılan alacak taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılmış olup likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş, dava kabul ile sonuçlandığından davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı takip dosyasında takibe itirazının kısmen iptali ile; takibin 26.250,00 TL asıl alacak ve 371,64 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.621,64 TL üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulü ile asıl alacak tutarı olan 26.250,00 TL'nin %20'si oranında olan 5.250,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.818,52 TL harçtan peşin alınan 628,86 TL harcın (280,42 TL dava açılırken + 348,44 TL tamamlama harcı) mahsubu ile bakiye 1.189,66 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 5-Davacı tarafından yatırılan 628,86 TL harcın (280,42 TL dava açılırken + 348,44 TL tamamlama harcı) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 26.621,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 739,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.300,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvurma harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 6.106,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸