İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/396 E. 2023/1141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/396
- Karar No
- 2023/1141
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/396 Esas KARAR NO : 2023/1141
DAVA : Haklı Nedenle Şirketin Feshi ve Şirket Müdürünün Azli ile Yönetici Sorumluluğu DAVA TARİHİ : 04/05/2021 KARAR TARİHİ : 14/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Haklı Nedenle Şirketin Feshi ve Şirket Müdürünün Azli ile Yönetici Sorumluluğu davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ........’ün; Uluslararası taşımacılık sektöründe çalışmakta Olduğu, Hong Kong'da mukim davalı ..... Limited isimli şirketin teklifi üzerine, taraflar 2017 yılında birlikle ...... Uluslararası Ltd. Şti.’ni kurduğunu, şirketin kurucusu, ortağı ve yetkili iki müdüründen birisi olduğunu, % 23 hissedarı ve temsile yetkili iki müdüründen bir tanesi olduğunu, ...... şirketin kalan % 77 hissesi ise yurt dışında ..... menşeili bir şirkete ait olduğunu, ....... Ltd.Şti'nin uluslararası hava, karayolu ve deniz taşımacılığı yaptığını, 2020 yılı üzerine yurt dışındaki şirketten ana sözleşme değişikliği talebi geldiğini ve 21.01.02021 tarihinde Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, niteliği ne olursa olsun şirketin banka hesaplarından herhangi bir para transferi için şirketin iki imza yetkilisinin onayı gerekeceği hükmünün yer aldığını, davalı müdür ........ 2021 yılı şubat ayında müdür olduktan hemen sonra davacı müdür ........'ü bir devir protokolü imzalatarak şirketteki hisselerini devir etmek için zorladığını ve kabul ettiremeyince de şirketin kapı kilitlerine kadar değiştirerek ve davacının elektronik posta adreslerini kapatarak bir dizi eylemle davacıyı şirketten uzaklaştırdığını, davacının eşi ve kızının iş akdinin fesih edildiğini, davacı müdür olarak kurucusu olduğu şirketinden fiili emek ve mesaisi karşılığı aldığı 8.000 USD maaşının yerine 3.000 USD yatırıldığını, tüm bunların müvekkil hisselerini satmaya razı edilmeye çalışıldığını, davalılardan ........ 'nın şirket hesaplarından şahsi hesaplarına 800.000,00 TL geçirmesi üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... Soruşturma sayılı dosya ile şikayetçi olunduğunu ve savcılık makamınca davalı .......'nın şahsi hesaplarına ihtiyati tedbir konulduğunu, davalı ....... şirketi kurulduğu 2017 yılından bu yana hiç kar dağıtmadığını, büyük ortak olan davalı ........ şirketi de sahip olduğu % 77 pay ve oy oranı ile şirket karının dağıltılmasına izin vermediğini, ticaret şirketleri kar etmek ve bu karı paylaşmak için kurulduğunu, şirketin kurulduğu günden bu yana kar dağıtmıyor olmasının şirketin net olarak feshi sebebi olduğunu, müvekkilin ........'ün ortaklıktan kaynaklanan haklarının kullandırılmadığını, şirketten uzaklaştırılıp bilgi de verilmeyerek ve de kar da dağıtılmayıp hatta maaşları da eksik ödenerek cebren hisselerini satmaya zorlandığını, davalı büyük ortak tarafından yasal ve/veya sözleşmesel hiçbir zorunluluk yokken '........' adı altında aylık 6500 USD şirket kasasından alınarak ve davalı büyük ortak ..... tarafından davalı ..... şirketiyle haksız rekabet içine girilerek davalı şirketin içinin boşaltıldığını bu haksız rekabet nedeniyle şirketin uğradığı zararların tazmini hususunda Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Es. sy. derdest bir dava dosyası olduğunu, ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd.Şti.'ne bu şartlar altında altında 05.05.2021 tarihinde mahkemece denetim kayyumu atanmasına rağmen, davalı ........ ve davalı ........'nun, mahkeme kararına rağmen 18 Mayıs 2021 tarihinde genel kurul toplantısı yaparak, müvekkili müdürlükten azil ettiklerini, işbu genel kurul kararlarına muhalefet şerhleri düşüldüğünü ve genel kurul kararlarının iptali davası da açıldığını, genel kurul toplantısından sonra ticaret sicil müdürülüğüne dilekçe verilerek, sayın mahkemenin kayyum atanmasına ilişkin kararının ticaret sicil müdürlüğünce ilan edildiğini ve ortada bir mahkeme kararı varken mahkeme kararını dolanacak ve etkisiz kılacak şekilde genel kurul kararı alınamayacağını ve tescil ve ilan edilemeyeceğinin bildirildiğini, davalıların denetim kayyumunun varlığına ve talebine rağmen şirketle ilgili mali verileri kayyuma vermemekte ısrarcı olduklarını, şirkette işe alınan ve işine son verilen personellerle ilgili kayyuma bir bilgi ve belge de vermediklerini ve yine kayyumun bilgisi dışında şirkette, özel bir şirkete sözde bir denetim yaptırdıklarını bunların 15.06.2021 tarihli ikinci kayyum raporuna yansıdığını mahkemenin 18.06.2021 tarihli ara karara rağmen davalılar bu kez 12 Temmuz 2021 tarihinde ikinci bir genel kurul daha toplayarak, tekrar müvekkili müdürlükten azil ettiklerini, mahkeme ara karar verdikçe davalılar bu ara kararı dolanmaya ve kararı etkisiz bırakmaya çalıştıklarını, davacı vekilinin dava dilekçesindeki tedbir talebi üzerine, dosyadaki delil durumu itibariyle talebi kısmen haklı görülerek 05/05/2021 tarihli tensip zaptı ile ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti 'ne denetim kayyumu atanmasına karar verildiğini, 08/10/2021 tarihli ara karar ile yönetim kayyumu atandığını belirtilerek; 6102 sayılı TTK'nın 630 ve 12 maddeleri gereği davalı .......'nun müdürlük görevinden azli ile yerine kayyum müdür atanarak ........ ile temsil ve ilzamı, 6102 sayılı TTK'nın 636 ve 13 maddeleri gereğince fesih İçin haklı nedenler oluştuğundan davalı şirketin fesih ve tasfiyesini, 6102 Sayılı TTK'nın 644 ve 553 vd. hükümleri gereği ihzlaya dair haklarını saklı tutularak şimdilik 800.000 TL zararın da dava tarihinde itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan ....... Uluslararası Taşmacılık Ltd.Şti.'ne olacak şekilde şirket yararına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkette %23 paya sahip ........'ün 2017 yılından 21.11.2021 tarihine kadar 3 (üç) yıl süreyle, şirkette tek ve tam vekili müdür olarak görev yaptığını, %77'Iik paya sahip diğer ortak ...... Limited kendisıne bilgi akışının tam sağlanmadığını, şirkette bir takım usulsüzlük ve yabancı kaldığı düşüncesi ile çözüm arayışına girildiğini buna istinaden ......'nun da Müdür olarak seçilmesini istendiğini ve 21.01 2021 tarihli genel kurulca bu isteğin yerine getirildiğini, davacı tarafın müvekkil şirketin kurulduğunu, 2017 yılından bu tarafa kar payı dağıtılmamasının şirketin feshi sebebi olarak gösterilmiş ise de, bu durum da hukukilikten ve gerçeklikten uzak olduğunu, 2021 tarihinde yapılan genel kurul ile birlikte şirket ilk defa kâr payı dağıtım kararı alabildiğini, kar payı dağıtılmaması hali dahi şirketin feshine neden gösterilemeyeceğini, davacı ........'ün tam ve tek yetkili müdür olduğunu, davacı ile ilgili otomasyon sistemine gerçek olmayan faturalar girmek, şirketin faaliyetleriyle alakası olmayan gelir ve gider faturaları girerek kayıt dışına para çıkarmak kayıt dışına para sokmak iddialarının olduğunu, yakın çalışan ve onun talimatları doğrultusunda hareket eden şirketin muhasebe müdürü çeşitli bahaneler üreterek evden çalıştığını beyan ederek işe gelmediğini, .......'nun müdür ve müdürler kurulu başkanı olarak şirketin menfaati işlemlerin yürümesi adına olarak bu parayı çekmiş şirket işleri için kullandığını, listelik hu hususun dosyaya mühre 15.06.2021 tarihli kayyum raporunda da belgelendiğini, kayyum raporunda ........'nun söz konusu meblağ şirket masrafları ve işlemleri için kullanıldığının belirtildiğini, davacı tarafın, fiili emek ve mesaisi karşılığı 8.000 USD almasına rağmen, son üç aydır kendisine 3.000 USD ödendiğini iddia ettiğini, müvekkil şirketin kayıt ve hesapları incelendiğinde davacı tarafın emek ve mesaisine karşılık 3.000 USD ödenmesi gerektiğinden kendisine her ay eksiksiz olarak bu bedel yatırıldığını, TTK md. 636/3’e göre haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebildiğini, Limited ortaklıkların feshi istemiyle ortaklar tarafından açılan davalarda şirketin feshi ancak TTTK md. 636/3'de yer alan kriterlerin ortaklar arasında yaşanan somut olaylarda gerçekleşmesi ve davacı tarafından ispatlanabilmesi halinde mümkün olduğunu anılan kanun maddesindeki şartlar genel-geçer soyut beyanlarla değil, somut deliller ile ispat olunması gerektiğini, Limited ortaklıkların haklı sebeple feshi istemiyle açılan bir davada, davacı ortağın haklı sebebin gerçekleşmesi bakımından ya hiç kusurunun bulunmaması ya da daha az kusurlu olması gerektiğini, ortaklar arasında meydana gelen ve güveni sarsan olayların davacı ortağın eylemlerinden kaynaklanması halinde, kusurlu ortağın şirketin feshini istemesi olanaklı olmadığını, TTK md. 636/3 hükmü uyarınca, limited şirketin haklı sebeple feshini isteyen tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiğini, davacı taraf gerek tek ve tam yetkili müdür iken eylem ve işlemleri ile sebep olduğu olaylara dayanması gerekse de müvekkil şirkette birlikte temsil ile görevli müdür iken işleri aksatması ve diğer müdürün çalışmasını engelleyici tedbirlere başvurması hali davacının kendi feshini iddia ettiği olaylarda kusurlu olduğunu, anılan sebeplerle, haklı sebep teşkil ettiği iddia edilen duruma davacının kendi kusuru ile sebep olduğundan şirketin feshine karar verilebilmesi olanaklı olmadığını, aksi durumda kişinin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edememesi ilkesine aykırı olacağını kusurlu ortak, TMK md. 2’de yer alan dürüstlük kuralına ve bu kuralın hukuk usulündeki yansıması olan dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı hareket ederek kendi kusurlu davranışlarına dayanıp bir de şirketin feshini talep edemeyeceğini, haklı sebebin ne olduğu hususu Anonim Şirketin haklı sebeple feshinde belirsiz olduğu gibi Limited Şirketin feshinde de belirsiz olduğunu, TTK md. 636 gerekçede Anonim Şirketlerde haklı sebeple feshi düzenleyen TTK md. 531’e atıf yaptığını dolayısı ile neyin haklı sebep teşkil edeceğine somut olayın bütün özelliklerini dikkate alarak mahkemenin karar vereceğini, müvekkil şirkette herhangi bir yönetim zafiyeti bulunmadığını, müvekkil şirkette davacının tek ve tam yetkili olduğu dönemde oluşan aykırılıklar ve çifte imza ile temsilin yetkili olduğu müdürler kurulunda davacıdan kaynaklı aksaklıklar giderilmeye çalışıldığını, herhangi bir işlerlik sorunu olmadığı, geçmişte müdürler arası yaşanan kişisel çatışmalar müvekkil şirketin feshini gerektirmediği gibi ihtiyati tedbir olarak kayyum atanmasını da gerek kılmadığını, bu haliyle şirketin içinde bulunduğu şartlar gereği kayyum tedbiri orantısız, faydasız ve şirketin doğal işleyişine müdahale niteliğinde olduğunu, bugün hem yönetim organı hem genel kurulu işleyen müvekkil şirket ticari yaşamını sürdürdüğünü beyanla haksız davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Kayyım raporları, Büyükçekmece CBS Hazırlık Bürosu'nun ...... soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İş bu dava, davalı ...Ltd.Şti.'nin haklı nedenle feshi, şirket müdürü olan davalı yönetici ........'nun haklı nedenle azli ve yönetici sorumluluğundan kaynaklı zararın tazmini talebine ilişkindir. Somut olayda davacı taraf, davalı müdür ........'nun 2021 yılı Şubat ayında müdür olduktan hemen sonra davacı müdür ........'ü bir devir protokolü imzalatarak şirketteki hisselerini devir etmek için zorladığını ve kabul ettiremeyince de şirketin kapı kilitlerine kadar değiştirerek ve davacının elektronik posta adreslerini kapatarak bir dizi eylemle davacıyı şirketten uzaklaştırdığını, davacının eşi ve kızının iş akdinin fesih edildiğini, davacı müdür olarak kurucusu olduğu şirketinden fiili emek ve mesaisi karşılığı aldığı 8.000 USD maaşının yerine 3.000 USD yatırıldığını, davalı .......'nın şirket hesaplarından şahsi hesaplarına usulsüz olarak 800.000,00 TL para aktardığını, davalı ....... şirketinin kurulduğu 2017 yılından bu yana hiç kar dağıtmadığını, büyük ortak olan davalı ........ şirketi tarafından yasal ve/veya sözleşmesel hiçbir zorunluluk yokken '........' adı altında aylık 6500 USD şirket kasasından alınarak ve davalı büyük ortak ....... tarafından davalı....... şirketiyle haksız rekabet içine girilerek davalı şirketin içinin boşaltıldığını, bu sebeplerle; 6102 sayılı TTK. madde 636/3 gereğince fesih için haklı nedenler oluştuğundan davalı ....... şirketinin fesih ve tasfiyesine, 6102 sayılı TTK Madde 644-553 vd. hükümleri gereği fazlaya dair haklar saklı tutularak şimdilik 800.000,00 TL zararın dava tarihinde itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ve 2 nolu davalıdan ....... Uluslararası Taşımacılık Şirketi'ne ait olacak şekilde şirket yararına hükmedilerek tazminine, 6102 sayılı TTK madde 630/2 gereği davalı ........'nun haklı nedenlerle müdürlük görevinden azline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise iddiaları kabul etmediği gibi, şirketi 3 yıl süreyle tek başına yöneten davacının bir takım usulsüzlükler yaptığını, hakim ortak olan ..... Limited'e şirketle ilgili bilgi akışını sağlamadığını, bu sebeple davalı .......'nun ikinci müdür olarak seçildiğini, şirketin 2021 tarihinde kâra geçtiğini ve bunun üzerine yapılan genel kurul ile birlikte şirketin ilk defa kâr payı dağıtım kararı alabildiğini, müdürler arası sorundan dolayı şirketin yönetilemediğini ve bunun üzerine bahse konu 800.000 TL'nin ........ tarafından şirket menfaatlerine harcanmak için çekildiğini, davacı tarafın emek ve mesaisine karşılık 3.000 USD ödenmesi gerektiğinden kendisine her ay eksiksiz olarak bu bedel yatırıldığını, bu sebeplerle somut olayda haklı nedenle fesih ve azil koşullarının oluşmaması ve ayrıca tazminat koşullarının oluşmaması nedeniyle davacı tarafın tüm taleplerinin reddini talep etmiştir. Dosyada mübrez davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.' nin İTSM kayıtları uyarınca; şirketin faaliyet adresinin mahkememiz yetki sınırlarında kalan Büyükçekmece ilçesi olduğu, şirketin % 77 hissesinin davalı ...... (HK) Limited'e, %23 hissesinin ise davacı ........'e e ait olduğu, Davacı ..... ve Davalı .......'nın ise müşterek imza ile şirketi temsile yetkili müdür oldukları, davalı ....... firmasının uluslararası taşıma işleri organizatörlüğü ile iştigal ettiği, genellikle Türkiye'den Uzakdoğuya, buradan da Türkiye'ye yönelik havayolu ve denizyolu ile yapılan ithalat/ihracat taşımalarında taşıma işlerini organize ettiği anlaşılmaktadır. Dosyada mübrez Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı .......'nun şirket hesabından kendi hesabına 800.000 TL para transferine ilişkin olarak davacının şikayeti üzerine soruşturma açıldığı, Savcılık makamınca davalı .......'nın şahsi hesaplarına bloke konulduğu ve yapılan soruşturma kapsamında "müşteki ....... Uluslararası Taşımacılık Limited Şirketi ile şüphelinin edimsiz olarak uzlaştıkları, her ne kadar şüpheli ile müşteki ........'ün uzlaşma sağlayamadıkları belirtilmiş ise de; tüm soruşturma evrakı incelendiğinde müşteki ........'ün bir zararının bulunmadığı, diğer müşteki ....... Uluslararası Taşımacılık Limited Şirketinin zararı bulunduğu, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunun unsurlarının müşteki ........ açısından oluşmadığından bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına'' karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın talebi doğrultusunda mahkememizce 05/05/2021 tarihli tensip zaptı ile davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti 'ne denetim kayyumu olarak.......'nin atanmasına karar verilmiş, anılan karar sonrası 08/10/2021 tarihli ara karar ile denetim kayyımı ......'nin görevine son verilmesine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... sicil numarasına kayıtlı davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Limited Şirketi'ne yönetim kayyumu olarak Mali müşavir ..... ve Taşımacılık alanında uzman öğretim görevlisi bilirkişi .......'ün atanmasına karar verilmiş, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında bilirkişi heyetinin sunduğu rapor doğrultusunda "...davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin 2017-2018-2019-2020-30.09.2021 dönemleri itibarı ile incelenen Mali Verilerine göre; Çalışma Sermayesinin (Dönen Varlıklar — Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar) incelenen tüm dönemlerde yeterli olduğu, Şirketin “Öz kaynaklarının”, incelenen tüm dönemlerde, sermayesi olan 360.000,00 TL'yı özvarlığında fazlasıyla ve arttırarak koruduğu, 30.09.2021 itibarı ile kayden 9.143.309,48TL Özkaynaklara sahip olduğu ve borca batık olmadığı..." görüşüne yer verilerek davalı şirketin borca batık olmadığı, dönen varlıkların ve kısa vadeli yabancı kaynakların yeterli olduğu, mal varlılığının tespit edilerek koruma altına alındığı anlaşılmakla, davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Limited Şirketi'nin yönetim kayyımları ..... ve .......'ün yönetim kayyımlık görevlerine son verilmesine, görevlerine denetim kayyımı olarak devam ettirilmesine karar verilmiştir. Dosyada mübrez kayyım heyeti tarafından hazırlanan raporlarda özetle; davalı Trasavrasya şirketinin 31.12.2017 tarihli mali verilerinde Net İşletme Sermayesi + 305.246,66 TL, 31.12.2018 tarihli mali verilerinde Net İşletme Sermayesi + 1.932.526,36TL, 31.12.2019 tarihli mali verilerinde Net İşletme Sermayesi + 3.771.253,13 TL, 31.12.2020 tarihli mali verilerinde Net İşletme Sermayesi + 9.439.201,41 TL, 31.12.2021 tarihli mali verilerinde Net İşletme Sermayesi + 9.712.390,16 TL ve 30.09.2022 tarihli mali verilerinde Net İşletme Sermayesi + 9.014.961,98 TL tutarında olduğu, buna göre davalı şirketin pozitif net işletme sermayesine sahip olduğu, öz varlık tutarları itibariyle borca batık olmadığı, şirketin faal olduğu, vergi ve SGK borçlarını düzenli olarak ödediği, 360.000,00 TL tutarındaki sermayesini koruduğu, söz konusu 800.000 TL'nin şirket müdürleri arasında yaşanan sorunlar nedeniyle davalı hesabına aktarıldığı ve şirket giderlerine harcandığı, yönetim kayyumu ara kararı neticesinde de kayyumlar tarafından kalan miktarın şirket hesaplarına iade edildiği anlaşılmıştır. Dosyada mübrez davalı şirketin 04/07/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına ilişkin belgeler üzerinde yapılan incelemede; davalı ....... şirketi nezdinde 13/06/2023 tarihinde alınan müdürler kurulu kararına istinaden 04/07/2023 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılmasına karar verilmiş ve genel kurulda alınan (1) numaralı karar uyarınca ''Şirketin faaliyetine devam etmesine fayda görülmediğinden şirketin sonlandırılarak tasfiye haline girmesine, Şirket unvanının Tasfiye Halinde ....... Uluslararası Taşımacılık Limited Şirketi olmasına'' karar verilmiştir. Yine anılan genel kurulun (3) numaralı kararı ile de tasfiye işlemlerini yürütmek üzere ........'nun tasfiye memuru olarak atanmasına ve münferit imzası ile şirketi temsil etmesine karar verilmiştir. Davalı taraf iş bu karar üzerine davanın konusuz kaldığını ileri sürmüş ise de, şirket tasfiye sürecinde tasfiye işlemleri ile sınırlı olsa da faaliyetine devam edeceğinden, haklı sebeplerle fesih ve azil kararı verilmesine engel bir durum bulunmadığından, davalı tarafın bu yöndeki savunması kabul görmemiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına teknik bilirkişiler eliyle davalı ....... şirketinin ticari defter ve belgeleri üzerinde incelemeler yaptırılmış ve dosya kapsamına uygun olan 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. İş bu deliller ışığında davacının iddia ve talebi, davalı şirket müdürünün yetkisinin kısıtlanması, şirkete kayyım atanması, şirketin feshine karar verilmesi, şirkete verilen zararların tazmini istemlerine ilişkindir. Davalı ...........Ltd. Şti'nin feshine ilişkin yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın "Limited Şirketin Sona Ermesi Ve Sonuçları" başlıklı 636/3. Maddesi uyarınca; "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." Bilindiği üzere limited şirket ve anonim şirketlerde; şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması", "şirketin uzun süre ortaklarına kar payı dağıtmaması" şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Sözkonusu hükümler birlikte dikkate alındığında, dava konusu şirketin temsil ve idare edilmesinin, şirket adına bütün işlemlerin basiretli bir tacir gibi yürütülmesinin, ticari defterlerin muhasebe ilkelerine uygun olarak tutulmasının, kar dağıtımı konusunda gündeme madde konularak genel kurulun toplantıya çağrılmasının 2021 yılına kadar yalnızca, bu tarihten sonra ise müşterek yetki ile davacı ........'ün sorumluluğunda olduğu açıktır. Davacı ........ temsil yetkisi dışında azınlık haklarını kullanabilecek oranda pay sahibi olduğu için de bahsi geçen hakları kullanma hakkına sahiptir. Bu hak ve yetkilerini kullanmayan davacının, kar payının dağıtılmadığı veya bilgi alma hakkının engellediği ya da şirket organlarının toplanamadığı yönündeki iddiaları TMK 2. Maddesinde düzenlenen "Dürüstlük Kuralı" ilkesine aykırılık olarak değerlendirilmiş ve davacının davalı şirketin haklı nedenle feshi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı şirket müdürünün azli talebi ve şirketi zarara uğrattığı iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede; Limited şirketlerde Genel kurulda çoğunluğun sağlanamaması halinde TTK md. 630 (2) ye istinaden her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin azli talebi ve sorumluluk davaları idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen yöneticiye karşı açılabilir. Limited şirketlere ilişkin TTK. m. 556 hükmünün yollamasıyla, limited şirket müdürlerinin sorumluluğuna, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanır. Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibariyle kusura dayalı bir sorumluluktur. Bu nedenle kusursuzluğunu ispat eden üye sorumluluktan kurtulur (TTK. m. 553). Kusur sorumluluğunun esasları zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi gerekir (Necla Akdağ-Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul 2008, s. 47). Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; gerek kayyum raporu ve gerekse de mali incelemeye ilişkin bilirkişi raporlarında yapılan tespitler uyarınca, davalı ........ tarafından şirket hesaplarından çekilen 800.000 TL'nin şirkete ait harcamalar için kullanıldığı, bu yönteme davacı ile davalı arasında yaşanan sorunlar nedeniyle başvurulduğu, davalının şirkete zarar verme gayesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu husus dışında davalının şirkete zarar verdiğine ilişkin somut bir tespitin de bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafın bu yöndeki iddialarının ispata muhtaç olduğu kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında; davalı müdürün haklı nedenle azli ve yönetici olarak sorumluluk koşulları oluşmadığından, davacı tarafın iş bu taleplerinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiye talebinin REDDİNE, 2-Davacının azil ve tazminat talebinin de REDDİNE, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 13.721,30-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, fazla tahsil olunan 13.451,45 TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti. Tarafından yapılan toplam 8.146,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ....... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti'ye verilmesine, 6-Davalı ........ tarafından yapılan toplam 237,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ........'na verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 118.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin ve davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/12/2023
Başkan .... ¸e-imzalıdır Üye ....... ¸e-imzalıdır Üye ....... ¸e-imzalıdır Katip ....... ¸e-imzalıdır