İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/718 E. 2023/890 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/718
Karar No
2023/890
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/722 Esas KARAR NO : 2023/841

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... ..

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2023 KARAR TARİHİ : 23/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA VE İSTEK : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in adi şirket olarak kurduğu .... arasında 01.06.2021 tarihinde kullanım ve hizmet verme sözleşmesi imzalandığını; sözleşme konusu müvekkile belli bir ücret karşılığı tahsis edilen davalıya ait hastanenin içinde bir bölümde çiçek, hediyelik eşya, oyuncak, baskı,çikolata vb ürünleri satım işinin yerine getirme işi olduğunu, imzalanan bu sözleşmeye istinaden gerekli tüm hazırlığını yaptıklarını, davalının 6-7 ayın sonunda müvekkile kira karşılığı tahsis edilmiş yeri kilidini kırmak suretiyle açtığını, tüm eşyalarını yediemin deposuna gerekli dikkat ve özeni göstermeden taşıttığını beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile sözleşme şartlarına aykırılık nedeniyle davacı müvekkilin zararı ve muhtemel kazanç kaybı için şimdilik 1000 TL olmak üzere işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, davalının yukarıda tek tek saydığımız elinde bulunan hasar görmeyen eşyalarının iadesine, iadesi mümkün olmayan hasar görmüş eşya ve malzemelerin zararının tazmini için şimdilik 1000 TL olmak üzere ihtar tarihi olan 29.08.2022 tarihinden itibaren temerrüt faizine bu tarihten öncesinde ise ticari faize ,müvekkilin ticari mahvına yol açması, ticari itibarını zedelemesi sebebiyle 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. DELİLLER : -ATO, Esnaf ve Sanatklarlar Odası ile Vergi Dairesi müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin davalı tarafından sonlandırılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyamızda davacının gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın sözkonusu düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bu bağlamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu bilgiler ışığında dosyamıza Vergi Dairesi Başkanlığı ile Ankara Ticaret ve Esnaf Odasından gönderilen cevabi müzekkerelerden; davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması zorunludur. Davacı bakımından yapılan araştırmada davacının tacir olmadığı anlaşılmış, davacının tacir olmadığından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (... sayılı kararı). Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK’nın 114/1-c.m. delaleti ile 115/2.m. gereğince davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-)HMK 20.m. gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde talepte bulunulması halinde dava dosyasının davaya bakmaya... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının davacı vekiline ihtarına, 3-)Yargılama giderlerinin görevli Mahkeme tarafından değerlendirilerek karara bağlanmasına, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde HMK 331/2.m. gereğince yargılama giderlerinin dosya üzerinden Mahkememiz’ce karara bağlanmasına, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/11/2023

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/718, K. 2023/890, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-718-e-2023-890-k-fb37b285cf25