İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/302 E. 2026/41 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/302
Karar No
2026/41
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/302 Esas KARAR NO : 2026/41

...

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24.03.2015 KARAR TARİHİ : 27.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29.01.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile aralarındaki 19.11.2013 tarihli sözleşme ile ... işinde dış cephe kaplamalarında yapma işini üstlendiğini, şantiyenin kendisine teslim edildiği tarihten fesih tarihi 06.03.2014 tarihine kadar üstlendiği işleri yerine getirdiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle her türlü talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını fesih üzerine yapılan ödemeler toplamı ile ödenen ... ve stopaj bedelleri düşüldüğünde bakiye alacak bulunduğunun belirlendiğini bakiye alacağın faturalandırılıp davalıya tebliğ edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını bildirerek davanın haksız itirazın iptaline takibin devamına %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada zamanaşımı yetki görev ve husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini cevap süresinin uzatılmasını öncelikle istemiş ve devamında 06.05.2015 tarihli davacı ile yapılan sözleşme gereği davacının taahhüt ettiği edimlerini gereği gibi ve zamanında ifa etmediğini, sözleşmenin haklı nedenlerle fesh edildiğini, işin bitim tarihi 31.01.2014 tarihi olmasına rağmen işin süresinde tamamlanamadığını bu nedenle 06.03.2014 tarihinde noter aracığıyla ihtarname keşide edilip sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiğini, işin %50'sinn tamamlandığının ve %50'sinin tamamlanmasının ise makul süre verilmesi halinde dahi tamamlanmasının olanaksız bulunması nedeni ile feshin zorunluluk arz ettiğini, ödenmesi gereken yevmiye bedellerinin tamamının ödendiğini, yapılan hesaplamaya göre müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunu, davacı yanın sözleşme dışı herhangi bir iş yapmadığını, bunu kanıtlması gerektiğini, sözleşmeye uygun ve zamanında ifa bulunmadığından davacının şantiyeden çekilmesini ardından asıl işveren Aras İnşaat'a durumun açıklanarak işin tamamının yeniden başka bir şirkete taşere edildiğini özetle davacının eksik ve kusurlu işleri nedeniyle müvekkilini zarar gördüğünü açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile 11.04.2013 tarihli sözleşme ile ...'ye ait ... dış cephe kaplamalarının yapımını üstlendiğini davalı tarafından temin edilen şantiye alanına getirilip teslim edilen taşların müvekkili tarafından inşaatın dış yüzeylerine döşendiğini, 7.760 m² taş döşenmiş olup işin başarı ile yapıldığını, davalı tarafından ek işler talep edildiğini, bunlarında yerine getirildiğini, buna rağmen kesin hesapta alacak miktarının gerekenden düşük gösterildiğini, ve bakiye alacak miktarının müvekkilince faturalandırılıp tebliğine rağmen bedelinin ödenmediğini, bu nedenle ... sayılı takip dosyasında takibe geçildiğini, davalı tarafından yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın iddialarına rağmen işlerin tümünü 15.07.2013 tarihinde tamamlayıp teslim etmesi gerektiğini, buna rağmen süresinde işleri tamamlamadığını ve taahhüt edilen işi sözleşmeye uygun ifa etmediğini, kalite ve uygunluğun olmadığını işin bu haliyle kabul edilemeyeceğini, açıklayıp bu durumu da tutanak altına aldığını, asıl iş veren ... A.Ş tarafından müvekkiline cezai-şart uygulandığını sözleşme gereği uygulanan cezai şartı rücu etme hakkının bulunduğunu ve davacının eksik ve kusurlu ifası nedeniyle şirketinin zarara uğradığını, tazminat haklarını saklı tuttuklarını, sözleşme dışı hiçbir iş yapılmadığını, sözleşme gereği tüm işlerin davacı tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, özetle davacıya herhangi bir borcun bulunmadığını, sözleşmenin fesh edildiğini ve hukuka uygun olarak hakedişin hesaplandığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, taraflar arasındaki 19.09.2013 tarihli "... kapsamında davacı taşeronun, davalı yükleniciden sözleşme kapsamında yapılan işler nedeniyle oluşan hakediş alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali; birleşen dava ise, taraflar arasındaki 11.04.2013 tarihli "... sözleşmesi kapsamında, davacı taşeronun, davalı yükleniciden sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı yapılan işler nedeniyle oluşan hakediş alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce asıl davada yapılan yargılama sonunda; "...davanın kısmen kabulü ile, davalının ... sayılı takip dosyasında 43.385,17-TL asıl alacak ve 125,70-TL işlemiş faiz yönünden toplam 43.510,87-TL için itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak miktarı olan 43.385,17-TL'sına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazla talebin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.702,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiş, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Karar sayılı karar ile mahkememiz kararı özetle; "Dosya kapsamından, taraflar arasında birden fazla sözleşme ilişkisinin bulunduğu, davalı defterlerinin incelenmediği ve sunulan deliller itibariyle her bir sözleşmeye ilişkin ayrı hesabın tutulup tutulmadığı, ayrıca cari hesap şeklinde uygulamanın olup olmadığının tespit edilmediği, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında başka davaların da bulunduğu dikkate alınarak davaya konu sözleşme kapsamında yapılan işin miktar, bedeli ve ödemelerin tespit edilmesi, edilememesi halinde ise taraflar arasındaki tüm sözleşmelere ilişkin açılan davaların sonuçlarını beklemek ya da birleştirilmek suretiyle ortak cari hesabın belirlenmesi gerekirken açıklanan hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır." gerekçesiyle kaldırılmıştır. Mahkememizce birleşen davada yapılan yargılama sonunda; "...Davanın kısmen kabulü ile davalının ...sayılı takip dosyasında itirazının 34.824,47 TL asıl alacak için iptaline takibin bu miktar üzerinden devamına, bu asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine..." karar verilmiş, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Karar sayılı ilamı ile özetle; "...Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve alınan diğer bilirkişi raporlarında, taraflar arasında mevcut uyuşmazlığı çözecek şekilde, kesin hesap çıkartılarak işin tasfiyesinin yapılmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, bilirkişi raporlarında yerinde ölçüm yapılmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda gecikme cezası olarak hakedişten kesilen 14.023,28 TL'nin mahkemece hatalı şekilde, ek imalat bedeli olarak değerlendirildiği; ayrıca davalının gecikme cezası talebi hakkında mahkemece her hangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden, gerekirse yerinde keşif ve ölçüm yapmak suretiyle, ayıplı işler de dikkate alınarak, davacının iş bedelinin tespiti ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre, gecikme cezasının uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bundan sonra ihtilafsız ödeme miktarının belirlenen iş bedelinden mahsubu ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken; bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar karşılanmadan, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden, gecikme cezası konusunda hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan ve taraflar arasındaki işin kesin hesabı çıkarılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur..." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Asıl ve birleşen davaya ilişkin kaldırma ilamı gereklerinin icrası için yapılacak işlemler ile birlikte her iki dava dosyası arasındaki hukuki ve fiili irtibat nazara alınarak, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının, mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve bu şekilde yargılamaya devam olunmuştur. Bundan sonra mahkememizce, kaldırma ilamları kapsamında mahallinde yeniden keşif yapılmasına karar verilmiş olup bu nedenle... talimat yazılmıştır. Bu bağlamda dosyanın tevdi edildiği mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... davacı, asıl ve birleşen davaların konusunu oluşturan sözleşmelerden kaynaklanan alacak/borçlarını (alacak/borç ilişkisini), ayrı ayrı değil, tek bir cari hesapta izlediği ve hesabı cari (açık hesap) yöntemine göre izlediği, bu durum karşısında ... öncelikle, söz konusu cari hesap (açık hesap) ilişkisi çerçevesinde (kapsamında) davalı/alt işveren tarafından davacı/taşerona, toplamda ne miktarda ödeme yapılmış olduğunun tespit edilmesi gerektiği, birleşen dava dosyasına sunulmuş olan, 28.12.2015 tarihli mali bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinin incelendiği, ... asıl dava dosyasına sunulmuş olan, 15.05.2017 tarihli mali bilirkişi raporunda, davalının ticari defterlerinin incelendiği, ... defter kayıtlarına göre; 22.04.2013 ila 31.12.2014 tarihleri arasında (yani asıl ve birleşen dava konusu sözleşmelerin akdedilmesinden sonraki dönemde), davalı tarafından davacıya toplam 263.531,11-TL ödeme yapılmış olduğunun tespit edildiği, ... asıl davanın konusunu oluşturan sözleşmeden (04.04.2013 tarihli Anafen Okulu İşlerine ilişkin Sözleşmeden) kaynaklanan işlerden dolayı davacının davalıdan oları alacağının, 6.790,75 m2 imalat miktarına göre, ... 249.678,15-TL hakediş alacağı (-) gecikme cezası (=) 235.654,67-TL (-) %3 nefaset (=) 228.585,22-TL olacağı, ... ancak bu hesaplamada, “14.023,28-TL tutarlı gecikme cezası” tutarının da davacının hakediş alacağından düşülmüş olup BAM kararında, davalı tarafından davacıya gecikme cezası uygulanıp uygulanmayacağının da değerlendirilmesinin gerekli olduğunun belirtildiği, bu hususta davacının, asıl davanın konusunu oluşturan 04.04.2013 tarihli ... Okulu'na ilişkin işleri gecikmeli olarak yaptığı hususunun dava dosyası içeriğinden anlaşılamadığı, davalının bu yöndeki iddiasının ispata muhtaç olduğu, ayrıca 04.04.2013 tarihli sözleşmede davacının bu sözleşmenin konusu oluşturan işleri tamamlamakta geciktiği takdirde davalıya gecikme cezası ödemekle yükümlü olacağını düzenleyen bir hükme rastlanmadığı, öte yandan sırf davacının sözleşme konusu işleri tamamlamakta gecikmesi sebebiyle dava dışı/asıl işveren tarafından davalı/alt işverenin hakkediş alacağından 14.023,28-TL kesinti yapıldığı hususunun dava dosyası içeriğinden anlaşılamadığı, bu hususun da ispata muhtaç olduğu ... sonuç itibariyle, bütün bu nedenlerle, davacının hakediş alacağından 14.023,28-TL tutarında “gecikme cezası kesintisi” yapılmasının yerinde olmayacağı kanaatine varıldığı, bu kesinti yapılmamak suretiyle, davacının hakkediş alacağının, 242.608,5-TL olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı ... yine ... kararında belirtildiği şekilde, ayıplı ve eksik işler hususunun değerlendirildiği ve davacının hakkediş alacağından %3 tutarında “ayıp/eksiklik kesintisi kesinti (indirimi)” yapılması gerektiği sonucuna varılmış olup, söz konusu kesinti (indirim) tutarının, davacının hakediş alacağından düşüldüğünü ...birleşen davanın konusunu oluşturan sözleşmeden kaynaklanan işlerden dolayı davacının davalıdan olan alacağının; 43,385,17-TL olarak hesap ve tespit edildiğini, ancak davacının, davalı ile arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan borç/alacaklarını, “tek bir cari hesap ilişkisinde birlikte” izlediği için, ... teknik kısımda tespit edilen 109.043,06-TL'lik hakkediş alacağı tutarından, 60.000,00-TL'lik ödeme tutarının düşülmemesi gerektiğini ... davacının her iki sözleşmeden kaynaklanan bakiye hakkediş alacağı tutarından, davalının her iki sözleşmeye istinaden yapmış olduğu toptam ödemelerin tutarı düşülmesi gerektiğini, teknik kısımda tespit edilen 109,043,06-TL'lik hakkediş alacağı tutarından, 60.000,00-TL'lik ödeme tutarı düşülmemek suretiyle, davacının hakkediş alacağı tutarının, 43.385,17 (+) 60.000,00 (=) 103.385,17-TL olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığını ... davacının, asıl ve birleşen dava konusu sözleşmelerden kaynaklanan alacak/borçlarını, alacak/borç ilişkisini) tek bir cari hesap (açık hesap) ilişkisinde birlikte izlediğini ... asıl ve birleşen dava konusu sözleşmelerden dolayı davacının davalıdan, toplamda 242.608,5-TL + 103.385,17-TL = 345.993,67-TL tutarında hakediş alacağı bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, yine, davalının davacıya toplamda, 263.531,11-TL tutarında ödeme yapmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, ... davacının asıl ve birleşen dava konusu sözleşmelerden kaynaklanan toplam 345,993,67-TL'lik alacağından, davalının asıl ve birleşen dava korusu sözleşmelere istinaden yapmış olduğu 263,531,11-TL'lik ödeme tutarı düşüldüğünde, davacının davalıdan, asıl ve birleşen dava konusu sözleşmelerden kaynaklanan bakiye 345.993,67 (-) 263.531,11 (=) 82.462,56-TL alacağının kaldığının kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, ... asıl davanın konusunu oluşturan sözleşme, birleşen davanın konunu oluşturan sözleşmeden daha “daha önceki tarihte” akdedilmiş olduğundan; davacının, asıl dava konusu takip bakımından, takip tarihi itibariyle davahdan, 82.462,56-TL tutarında alacağının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacının, birleşen konusu takip bakımından, takip tarihi itibariyle davalıdan, herhangi bir alacağının bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, davacı asıl ve birleşen davanın konusu oluşturan sözleşmelerden kaynaklanan borç/alacak ilişkisini, “tek bir cari hesapta (açık hesapta) birlikte” incelediğinden ve de davalıya gönderdiği bir ihtarnameyle, işbu cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye cari hesap alacağının tutarını belirtmek suretiyle işbu cari hesap afacağının tahsilini davalıdan talep etmediğinden, davacının davalıdan, takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi alacağının bulunmadığını..." belirterek görüş ve kanaatlerini bildirdikleri görülmüştür. Talimatla mahallinde yapılan keşif sonrasında dosya, mahkememizce oluşturulan, inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden teşekkül bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 05.02.2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "...asıl dava yönünden, dosyaya bilahare kazandırılan bilgi ve belgelere göre teknik bir tespit yapmanın mümkün olmadığı, mahallinde yapılan inceleme sonucunda 10.08.2022 günlü bilirkişi kurulu raporundaki imalat miktarı konusundaki veriler dikkate alınarak kesin hakediş tutarının; 234.280,88-TL olarak tespit edildiği, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; bu bedelden 104.900,00-TL ceza minha edildiğinde; kalan tutarın 129.380,88-TL olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda taraflar arasında cari hesap ilişkisine dayalı bir ticari alışveriş bulunduğu ve sözleşmesel bazda ayrı ayrı hesapların tutulmamış olduğunun belirlendiği, bu kapsamda davacı yan tarafından davalıya asıl dava konusu ile ilgili olarak ne kadar ödeme yapıldığı münhasıran tespit edilemediği, davalı tarafından yapılan toplam ödemenin 259.711,11-TL olduğu, bu sebeple yapılan ödemeden kalan tutarın ilk takip konusu borç için yapıldığı kabul edildiğinde davalının 130.330,23-TL fazla ödemesinin olduğu, bu durumda asıl dava yönünden davacının icra takip tarihi itibari ile talep edebileceği bir alacaktan söz edilemeyeceği, birleşen dava yönünden, davacının talebinin, taraflar arasında akdedilen 19.09.2013 tarihli “TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Dış Cephe Grc Prekast Yapı Elemanları Montajı, Cephe Taşıyıcı Ankraj-Kontrüksiyon Sistemi Alt Taşeron Sözleşmesi” kapsamında davacı firma tarafından davalı şirket adına kesilen 25.04.2014 tarihli ve A-15 nolu, 55.412,00-TL bedelli faturanın tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Dairesi'nin 2014/10080 nolu takip dosyasında davalı tarafından yapılan vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu, dosya kapsamı çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda dosyaya bilahare kazandırılan bilgi ve belgelere göre teknik bir tespit yapmanın mümkün olmadığı, mahallinde yapılan inceleme sonucunda 10.08.2022 günlü bilirkişi kurulu raporuyla sözleşme gereği imalatın metrajının "...Prekast elemanların panellerin önyüzlerinin metrekare cinsinden hesaplanması ile hakediş düzenlenir. Ön yüzey ve kalıp gören dönüş uzunlukları ölçülür..." şeklinde hesaplanması gerektiğinden bahisle, davacının kesin hakediş tutarının 109.043,06-TL olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda taraflar arasında cari hesap ilişkisine dayalı bir ticari alışveriş bulunduğu ve sözleşmesel bazda ayrı ayrı hesapların tutulmamış olduğunun belirlendiği, bu kapsamda davacı yan tarafından davalıya asıl dava konusu ile ilgili olarak ne kadar ödeme yapıldığı münhasıran tespit edilemediği, davalı tarafından yapılan toplam ödemenin 259.711,11-TL olduğu, asıl dava ile ilgili bölümde ayrıntıları tespit edildiği üzere;davacının 130.330,23-TL fazla ödeme yaptığı hesaplanmakla yapılan ödemenin ikinci takip konusu borç için yapıldığı kabul edildiğinde; davalının 11.285,83-TL fazla ödemesinin olduğu, bu durumda birleşen dava yönünden davacının icra takip tarihi itibari ile talep edebileceği bir alacaktan söz edilemeyeceği, tablodan da görüleceği üzere; davacının asıl ve birleşen davalara konu yapmış olduğu işlerden kaynaklı olarak (taraflar arasında cari hesap ilişkisine dayalı bir ticari alışveriş bulunduğu ve iş bazında ödemelerin ayrı ayrı tespit edilememesi nedeniyle) davalının 11.285,83-TL fazla ödemesinin bulunduğunun tespit edildiği," yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş, aynı heyet tarafından düzenlenen 21.06.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda da mezkur görüş ve kanaatler tekrar edilmiştir. Tarafların bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazları ile dosyaya mübrez bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler gözetilerek dosya, mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ile inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşan yeni bir heyete tevdi edilmiş olup bu yeni heyet tarafından düzenlenen 01.07.2025 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...asıl dava kapsamında; davacının sözleşme kapsamı dışında ilave iş olarak yapmış olduğu, davalı onaylı tutanaklardan 16.600,00-TL tutarında iş bulunduğu, davacının sözleşme kapsamında yaptığı işlerin bedeli ile ilgili, dava dosyasına imzasız bir hakediş harici herhangi bir evrak sunmamış olduğu, bu nedenle davacı imalat bedeli davalı kabulündeki KDV dahil 108.843,06-TL olarak dikkate alındığı, yasal kesintiler ile ilave iş bedelinin de göz önüne alınması ile, kesin hesap bedelinin 119.355,22-TL olarak bulunduğu, taraflar arasındaki davaya konu olan ve olmayan toplamda 3 adet iş ilişkisinin bulunduğu, bu 3 iş ilişkisinin davalı yanın ticari defterlerinde aynı hesaplarda tutulduğu ve davalı yanca yapılan hangi ödemenin hangi işe ait olduğunun tespitinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak, davacının asıl dava kapsamındaki iş için 75.659,23-TL lik ödeme aldığını kabul ettiği dikkate alındığında, davacının asıl iş kapsamındaki hakediş alacağı: 119.355,22-TL, davalı yanın ödediği tutar: (-) 75.659,23-TL, fark: 43.695,99-TL tutarında davacının davalıdan alacaklı olduğu hesaplandığı, davacı yan tarafından dava dosyasına sunulmuş imzasız ve toplamı 7.558,71 m2 olan imalat metrajlarının, dava dosyasının mevcut durumu göz önüne alındığında, ayrıntılı açıklamaları rapor içeriğimizde verildiği üzere, heyetimizce tespit ve kontrol imkanı bulunmadığı, bu nedenle dava dışı ana işverenin beyan miktarına da uygun olarak davalının da kabulünde olan 6.790,75 m2 imalat metrajı baz alınarak davacı kesin hesabı çıkarıldığı, davacının davaya konu işi sözleşmede belirtilen sürede bitirememiş olduğu, bu kapsamda ana işverenin davalıya gecikme cezası uyguladığı görüldüğü, dosya kapsamında, davacının herhangi bir süre uzatım talebi, davacının davalıya yazdığı işin süresinin kendisinden kaynaklandığına yönelik bir yazı ya da davalının işi geciktirdiğine yönelik bir belge tespit edilememiş olup, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi gereği, dava dışı işveren tarafından davalıya kesilen 100.000,00-TL tutarındaki gecikme cezasından davacının sorumlu olacağının değerlendirildiği, taraflar arasındaki davaya konu olan ve olmayan toplamda 3 adet iş ilişkisinin bulunduğu, bu 3 iş ilişkisinin davalı yanın ticari defterlerinde aynı hesaplarda tutulduğu ve davalı yanca yapılan hangi ödemenin hangi işe ait olduğunun tespitinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak, davacının birleşen dava kapsamındaki iş için 207.784,03-TL lik ödeme aldığını kabul ettiği dikkate alındığında, davacının birleşen iş kapsamındaki hakediş alacağı : 134.280,87-TL, davalı yanın ödediği tutar: (-) 207.784,03-TL olmak üzere farkın, (-) 73.503,16-TL olarak hesaplandığı, birleşen dava kapsamında davalının davacıya 73.503,16-TL fazla ödeme yapmış olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüş, aynı heyet tarafından sunulan ek raporda görüş değiştirilmediği anlaşılmıştır. Asıl davaya ilişkin .. Karar sayılı kaldırma ilamı kapsamında, tarafların ticari defter kayıtlarının karşılıklı olarak tetkikinden, taraflar arasındaki davaya konu olan işler dahil üç ayrı iş ilişkisinin bulunduğu görülmüş olup tüm bu işlerin aynı hesapta tutulduğu ve bu hususta tutulmuş ayrı cari hesapların bulunmadığı, davalının ticari defter kayıtlarından, tüm bu işlere ilişkin olarak yapılan ödemelerin hangi işe ilişkin olarak yapıldığının tespitinin olanaklı olmadığı görülmüştür. Asıl dava bakımından, dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen 01.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar çerçevesinde, davacının asıl davaya konu işe dair kesin hesap alacağının 119.355,22-TL olduğu anlaşılmıştır. Ödemeler bakımından mezkur bilirkişi raporunda, davacının kabulü nazara alınarak tüm ödemelerden 75.659,23-TL miktarlı ödemenin asıl iş kapsamında oluşan alacaktan düşüldüğü görülmüş olup TBK md. 101/2 hükmü de değerlendirilerek bilirkişi heyetince bu şekilde yapılan hesaplamanın mahkememizce benimsenmesi uygun bulunmuştur. Bu bağlamda, davacının asıl dava bakımından davalıdan talep edebileceği bakiye alacağın, 73.503,16-TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak asıl davada mahkememizce verilen 06.11.2018 tarih ve ... Karar sayılı karar ile, .... sayılı icra takibine konu asıl alacak bakımından davanın, 43.385,17-TL için kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı yalnız davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğundan, asıl davanın, icra takibinde talep edilen asıl alacak bakımından 43.385,17-TL yönünden iptaline karar verilmiştir. Aynı şekilde işlemiş faiz alacağı bakımından da, davalıya 12.05.2014 tarihinde tebliğ edilen ...yev. no.lu ihtarnamesi ile davalının 16.05.2014 tarihi itibarıyla temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla, mahkememizce resen yapılan hesaplamada 43.385,17-TL asıl alacak üzerinden 16.05.2014 temerrüt, 27.05.2014 takip tarihi arasında geçerli %11.75 avans faizi oranına göre 153,63-TL işlemiş faiz talep edilebileceği görülmekle birlikte, mahkememizce verilen ilk karar ile oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, işlemiş faiz talebinin 125,70-TL üzerinden kabulü gerekmiştir. Buna göre son tahlilde asıl davada davacının icra takibine itirazının toplam 43.510,87-TL alacak yönünden iptali ile, icra takibinin asıl alacağa takip tarihinden avans faizi işletilmek üzere devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı; bu halde, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerektiği (Emsal: ... sayılı ilamı) kabul edilmiştir. Birleşen davaya ilişkin ... Karar sayılı kaldırma ilamı kapsamında, mahkememizce mahallinde keşfen yaptırılan incelemeler ile dosyaya mübrez kayıt ve belgeler kapsamında, 01.07.2025 tarihli hükme esas alınması uygun bulunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı taşeronun birleşen davaya konu işe ilişkin imalat tutarının 6.790,75 m2 kadar olduğu ve sözleşme dışı imalatının bulunmadığı tespit edilmiş olup kullanıma mani olmayıp görüntü bozukluğu yaratır mahiyetteki kusurlu imalatlar nedeniyle ise toplam imalat tutarından %3 nefaset indirimi yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Gecikme cezası bakımından ise, taraflar arasındaki sözleşmede işin 15.07.2013 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmış olup bu tarih itibariyle işin tamamlanmadığı, yapılan bilirkişi incelemeleri ile dosya kapsamından sabittir. Yine dosya kapsamından, davacı taşeronun haklı bir nedene dayalı olarak davalı yükleniciden süre uzatım talebinin veya TBK md. 472/3 anlamında davalı yükleniciye uyarıda bulunduğunun kabulüne elverişli bir delilin olmadığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi, işin gecikmesinden dolayı işsahibi ile davalı yüklenici arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı yükleniciye yansıtılacak olan cezaların davalı yüklenici tarafından davacı taşerona yansıtılacağı hükmünü haiz olup davalı yükleniciden kesilen 100.000,00-TL gecikme cezasının davacı taşeronun alacağından mahsup edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm bu kabullere göre 01.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere, birleşen davaya konu kesin hesabın 134.280,87-TL'ye tekabül ettiği, bu miktardan davalı yüklenici tarafından kanıtlanıp davacı taşeron tarafından birleşen davaya konu iş nedeniyle yapıldığı kabul edilen 207.784,03-TL mahsup edildiğinde, davacının birleşen davaya konu iş nedeniyle bir alacağının kalmayacağı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan birleşen davanın reddi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-(a) ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... sayılı icra takibine itirazının 43.385,17-TL asıl alacak, 125,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.510,87-TL alacak yönünden iptali ile, icra takibinin asıl alacağa takip tarihinden avans faizi işletilmek üzere devamına, fazlaya dair istemin reddine, (b)İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Birleşen davanın REDDİNE, 3-Asıl davada alınması gerekli harç 2.972,23-TL olmakla davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 671,41-TL harçtan düşümü ile bakiye 2.300,82-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücreti tarifesi gereğince 43.510,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 12.329,24-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Asıl davada davacı tarafından karşılanan 674,41-TL peşin harç, 27,70-TL başvuru harcı, 221,80-TL keşif harcı, 59.150,00-TL bilirkişi ücreti, 658,50-TL tebligat ücreti, 4.382,52-TL dosya masrafı reddiyatı olmak üzere toplam 65.114,93-TL yargılama giderinden davayı kabul red oranı dikkate alınarak 50.737,85-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Birleşen davada alınması gerekli harç 732,00-TL olmakla davacı tarafından peşin yatırılan 1.221,16-TL harçtan düşümü ile bakiye 489,16-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacı tarafa iadesine, 8-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 9-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Birleşen davada davalı tarafından yapılan 48,00-TL tebligat ücreti, 152,00-TL dosya masrafı reddiyatı olmak üzere üzere toplam 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 11-Artan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırına iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27.01.2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/302, K. 2026/41, T. 27.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-302-e-2026-41-k-420a73336485