İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/216 E. 2025/156 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/216
Karar No
2025/156
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/216 KARAR NO : 2025/156

DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i, Maddi-Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 10/09/2021

- BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ..... ESAS SAYILI DOSYASI -

DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 13/11/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2025

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1988 yılında "..... LTD" ticaret unvanı ile saat sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, daha sonrasında unvanını değiştirdiğini, müvekkili şirketin "....." markası ile uzun bir süredir Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, TPMK nezdinde ..... ve ..... sayılı ".....+ŞEKİL" ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak davalı taraf müvekkili şirketin yurt dışında bulunmamasını fırsta bilerek, müvekili şiketin marka haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde tescil ettirdiği "....." gibi markaları taşıyan saatleri piyasaya taşıdığını, bu hususların Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..... d.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, tüm bu hususların müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 29/09/2023 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 6.783.046,69 TL tutarında talebini güncellemiş ve harcını yatırmıştır. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkil şirketir, TPMK nezdinde ...... sayılı "......" ve ..... sayılı "....." markalarının lisans sahibi olduğunu, söz konusu markaların, marka siciline tescilli olup hükümsüzlüğüne dair kesinleşmiş mahkeme kararları da bulunduğunu, bu durumda haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olamayacağını, ..... tescil numaralı "....." markasının sahibi ..... olup müvekkili Bakırköy ..... Noterliğinden 02 Eylül 2016 tarihinde tasdik edilen lisans sözleşmesi gereği münhasır lisans sözleşmesi sahibi olduğunu, kaldı ki müvekkilinin markanın sahibi olmadığını, sadece lisans hakkına dayalı olarak iyiniyetli bir şekilde kullandığını, müvekkilinin lisans hakkı kapsamında kullandığı markaların "....." ile "....." markaları ile talep eden tarafa ait "....." markaları birbirine benzemediği gibi iltibas oluşturma ihtimalleri de bulunmadığını, bu durum karşısında ihtiyati tedbirin şartlarının da oluşmadığını, davacı iddialarının tümüyle haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA ; Birleşen mahkememizin ...... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1964 yılından itibaren ..... olarak saat sektöründe hizmet verdiğini, müvekkili şirketin ve markalarının ulusal ve uluslararası tanınmışlık statülerine sahip olduğunu, davalı tarafın işbu dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen markaları dayanak yaparak müvekkili aleyhine mahkememizin ..... esas sayılı dosyasında tecavüz davası açtığını, bu sebeple müvekkilinin söz konusu davalı markalarının hükümsüzlüğünü talep etme noktasında hukuki yararının bulunduğunu, ..... ve.... sayılı ".....+ŞEKİL" ibareli markaların davalı yan adına tescilli olduğunu, ancak davalı yanca markaların kullanılmadığını, davalının ..... markası, İsviçre’nin ..... şehrinin telaffuz ediliş şeklinin birebir aynısı olduğunu, coğrafi işaret içeren markaların hükümsüz kılınması gerektiği hususunun kanunda açık olduğunu ileri sürerek, davalı adına ..... ve ..... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN CEVAP ; Birleşen mahkememizin ..... esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafın iddialarının tamamı daha önce birçok davada incelenmiş ve hem bilirkişi raporları hem de mahkeme kararları ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığının ortaya konduğunu, müvekkili şirket markasının zayıf marka olarak nitelendirilemeyeceği bilirkişi raporları ve mahkeme kararları ile defalarca tespit edildiğini, müvekkili şirket markası tanınmış marka olup, Türkiye'de kullanıldığını, müvekkili şirketin ..... ibareli markaları sebebiyle önceki hak sahibi olup, tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtiğinden markaların hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, davacı tarafın, müvekkili şirketin halkı ürünün menşei ile ilgili olarak yanılttığı yönündeki iddiaları tümüyle gerçek dışı ve ispata muhtaç durumda olduğunu, davacı iddialarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Asıl dosyada dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı, birleşen dosyada ise dava davalı adına ..... ve ..... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..... tescil numaralı "....." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Asıl dosyada davaya dayanak yapılan Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..... değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, "Karşı tarafa ait işyerinde kol saatleri ve ambalajları (kutu/poşet) üzerinde ..... ibaresi ile .... markalarının kullanıldığının ve sergilendiğinin görülmüş olup; karşı tarafın; bina içinde daire girişinde, daireye girildiğinde giriş bankosu arkasında ve depo duvarında ..... ibaresinin yer aldığı, depo duvarında ..... markalı saat görselinin yer aldığı, www......com isimli web sitesinde ..... ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, karşı tarafça satışa arz edilen ..... ve .... ibaresinin markasal kullanıldığı sözkonusu markaların tespit talep edene ait tescilli ..... markası ile görsel ve fonetik olarak benzer olduğu, tespit talep edenin ..... markasının 14. Sınıfta kol saatlerinde tescilli olduğu, karşı tarafın da ..... markalarını 14. Sınıfta yer alan kol saatleri ve ambalajları üzerinde kullanıldığının tespit edildiği, sözkonusu ürünlerin orta düzeydeki tüketici kitlesine hitap ettikleri, orta düzeydeki tüketici kitlesinin dikkat düzeyi göz önüne alındığında nezdinde iltibasa neden olacağı, marka hakkına tecavüz koşullarının mevcut olduğu, önceki tarihli hakların etkisinin düzenlendiği 6769 Sayılı SMK.nun 155. Maddesinde uyarınca aleyhine tespit talep edilen tarafından, lisans sözleşmesi ile kullanım haklarına sahip oldukları iddia edilen ..... tescil nolu markaların 02.10.2015 tarihinden itibaren tescilli oldukları gözönüne alındığında, aleyhine tespit talep edilenin kullanımlarının meşru hale getirmeyeceği ve eylemlerinin tespit talep edenin marka hakkına tecavüz koşullarına haiz olduğu, aleyhine tespit talep edilen tarafından bina içinde daire girişinde, daireye girildiğinde giriş bankosu arkasında ve depo duvarında ..... ibaresinin yer aldığı, depo duvarında ..... markalı saat görselinin yer aldığı, www......com isimli web sitesinde ..... ibaresinin markasal olarak kullanıldığı ve ..... markalı saatlerin de satışının yapıldığının ifade edildiği, böylelikle sanki ..... markalı saatlerin üreticisi (Tespit Talep Eden) ile aralarında gerçeğe aykırı olarak akdi bağlantı varmış imajının verildiği, karşı tarafın sözkonusu eylemlerinin bu açıdan TTK.nun 54 /2 ve 55/(l)-a.-1., 2., 4. ve 5. Maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Birleşen dosya yönünden daha önce aynı markaların hükümsüzlüğü ve iptali talep edilen mahkememizin .....Esas, ..... Esas ve .....Esas yine ..... Esas sayılı dosyaların da değerlendirilmek suretiyle davalı adına tescilli ..... tescil nolu markaların dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, ayrıca kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmi, heyet tarafından düzenlenen 01/11/2024 tarihli rapor ile, davalı vekilince bildirilen davalı şirketin Türkiye distribütörü dava dışı ..... İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi'nin, ..... Mahallesi ....... Caddesi no:93/1 Bayrampaşa/İSTANBUL adresinde, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre ile sınırlı olarak mali yönden yapılan inceleme sonucunda davalı adına tescilli; ...... tescil no.lu ve 13.03.1998 tescil tarihli, “..... + Şekil” markasının 14. sınıfta “Kol saatleri” emtiasında kesintisiz ve ciddi bir biçimde yoğun olarak kullanıldığı, ..... tescil no.lu ve 24.12.1998 tescil tarihli, “..... + Şekil” markasının 18. sınıfta “Kart mahfazaları, el çantaları, cüzdanlar, para çantaları, evrak çantaları, valizler, seyahat çantaları, omuza asılan çantalar, sırt çantaları ve seyahat için saplı üstü açık el çantaları” emtiasında kullanılmadığı, kullanmama nedeniyle iptali talep edilen ..... Tescil No.lu “.....” markasının; 14. sınıfta; “kol saatleri" emtialarında kullanılmakta olduğu, davalı tarafından markanın kullanımına ilişkin sunulan delillerin, ilgili sınıfta yer alan emtialar açısından hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasları sağladığı, marka sahibinin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek veya bu konumu sürdürebilmek için ciddi çabada bulunduğunu gösterdiği (kullanımın markadan kaynaklanan hakları sürdürmek amaçlı simgesel kullanım olmadığı), tespit edilmiş olup, tespite ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve iptal hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu, ..... tescil no.lu “.....” markasının; mali inceleme kapsamında kullanımının olmadığı tespit edilmiş ise de, dava tarihi itibariyle müddet olduğunun anlaşıldığı, mevcut durum itibariyle, bu marka açısından nihai hukuki değerlendirme ve iptal hususundaki takdirin mahkemeye olduğu, hükümsüzlük Açısından; davaya konu markaların, coğrafi işaret içermesi, ayırt edici niteliğe haiz olmaması ve kötüniyet nedeni ile hükümsüzlük taleplerine ilişkin şartların mevcut olmadığı, dava konusu markaların, tescil edildiği tarihten itibaren SMK m.25/6 kapsamında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesinden sonra mevcut davanın açıldığı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin şartların mevcut olduğu belirtilmiştir.

Asıl dosya yönünden; taraf vekillerince bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan 29/06/2022 tarihli rapor ile, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, tespit edilen davalı kullanımının, iltibas sebebiyle davacının tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin şartlarını gerçekleştirdiği,

Mahkeme tarafından davacının maddi tazminata hakkı olduğu kabul edilirse, yapılan mali inceleme neticesinde, davalının defter ve belgeleri tazminat hesaplama yönünden yetersiz olup takdirin yüce mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları ve davacının bildirdiği tazminat seçeneği üzerine dosya bu hususlarda rapor düzenlenmesi için heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince hazırlanan ve ibraz olunan 12/01/2023 tarihli rapor ile, davalı marka kullanımı yönünden davacının tescilli marka hakkına iltibas suretiyle tecavüzün şartlarının oluştuğu, davalı itirazının değerlendirilmesi neticesinde kök raporda bildirilen bu kanaat ve sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durumun tespit edilmediği, Mahkeme tarafından davalının kusurlu olduğu, bu doğrultuda davacının maddi tazminata hakkı olduğu kabul edilirse, yapılan mali inceleme neticesinde davalının 6.783.046,69 TL kar elde ettiği, takdirin Mahkemede olduğu belirtilmiştir. Her iki taraf vekilinin de bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya itirazları karşılar ve özellikle dava tarihinden geriye doğru her yıla ilişkin ayrı olmak üzere ve en son toplam olmak üzere genel giderler hesaba katılmaksızın markanın kullanımı ile elde edilen net kazancı gösterir rapor tanzimi için heyete tevdi edilmiş, heyet tarafından düzenlenen 12/05/2023 tarihli rapor ile, kök ve ek raporlarda bildirilen davacının tescilli marka hakkına iltibas suretiyle tecavüzün şartlarının oluştuğu yönündeki ve ilk ek raporumuzdaki maddi tazminat hesabı ile ilgili tespit ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektirir herhangi bir durumun mevcut olmadığı belirtilmiştir. Bekletici mesele yapılan mahkememizin ..... esas ..... karar sayılı kararı incelendiğinde; karşı dava olarak davacı adına tescilli ..... tescil nolu (...... başvuru numaralı) ve .... başvuru numaralı) tescil numaralı ".....+ŞEKİL" ibareli markaların hükümsüzlüğünün talep edildiği, ..... tescil nolu (..... başvuru numaralı) markanın dava tarihinden önce müddet olduğu gerekçesi ile bu marka yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ..... başvuru numaralı) marka yönünden olan davanın ise reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin ..... esas ..... karar sayılı kararı ile onanması üzerine kesinleştiği görülmüştür. Bekletici mesel yapılan mahkememizin ..... esas ..... karar sayılı kararı incelendiğinde; karşı dava olarak ..... tescil nolu (.... başvuru numaralı) ve ..... başvuru numaralı) tescil numaralı ".....+ŞEKİL" ibareli markaların hükümsüzlüğünün talep edildiği, bu karşı davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ..... esas ..... karar sayılı kararı ile onanması üzerine kesinleştiği görülmüştür. Öncelikle birleşen dosya nezdinde inceleme yapılmış, dava konusu ..... tescil nolu (..... başvuru numaralı) marka karşı dava tarihinden önce müddet olduğundan ve geçersiz hale geldiğinden bu marka yönünden iptal ve hükümsüzlük talebine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. ..... başvuru numaralı) tescil numaralı ".....+ŞEKİL" ibareli marka yönünden yapılan incelemede; markanın tescilli olduğu kol saatleri emtiası yönünden ciddi ve kesintisiz kullanımının bulunduğu bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile tespit edilmiş olup iptal koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Hükümsüzlüğe ilişkin yine bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme neticesinde; ..... markasının hükümsüzlüğe esas gösterilen Romanshorn şehriyle birebir aynı şekilde ifade edilmemesi, yazım itibariyle farklılık göstermesi, dolayısıyla marka açısından ayırtedicilik söz konusu olması nedeniyle SMK'nın 5/1-f maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Davacı/birleşen dosya davalısına ait “.....” markası birçok ülkede tescilli olduğu gibi aynı zamanda Türkiye’de 1998 yılından beri tescil koruması kapsamındadır. Dosyada mevcut delillere göre 2011 yılından bu yana kullanılmaktadır. Satış rakamları, satılan ürün adetleri, yapılan reklam faaliyetleri gibi hususlar değerlendirildiğinde “.....” markasının ayırt edicilik kazanmış olduğu ve ülkesellik prensibi çerçevesinde markanın kullanıldığı ürünlerin ülkemizdeki nihai tüketicisi konumundaki alıcılar açısından yanılmaya sebebiyet vermeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davaya konu markanın, kötüniyetli tescil edildiğini gösterir şekilde herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla, coğrafi işaret içermesi, ayırt edici niteliğe haiz olmaması ve kötüniyet nedeni ile hükümsüzlük taleplerine ilişkin şartların mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ayrıca ..... numaralı marka tescili 26.11.1999 tarihinde, ..... numaralı marka tescili ise 16.05.2000 tarihinde yayınlanmıştır. Huzurdaki dava ise 113/11/2023 tarihlidir. Dava konusu markanın tescil edildiği tarihten itibaren SMK m.25/6 kapsamında 5 yıllık sürenin geçirilmesinden sonra huzurda bulunan davanın açıldığı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin şartların mevcut olduğu anlaşılmakla bu husus da dikkate alınarak birleşen davanın ..... başvuru numaralı) marka yönünden reddi gerekmiştir. Asıl dosya yönünden yapılan incelemede; Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... değişik iş sayılı dosyası üzerinden yapılan delil tespiti ile davalıya ait işyerinde kol saatleri ve ambalajları (kutu/poşet) üzerinde ..... ibaresi ile ...... markalarının kullanıldığının ve sergilendiğinin görüldüğü, davalının bina içinde daire girişinde, daireye girildiğinde giriş bankosu arkasında ve depo duvarında ..... ibaresinin yer aldığı, depo duvarında ..... markalı saat görselinin yer aldığı, www. .....com isimli web sitesinde ..... ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, davalı tarafça satışa arz edilen ........ ibaresinin markasal kullanıldığı sözkonusu markaların tespit talep edene ait tescilli ..... markası ile görsel ve fonetik olarak benzer olduğu, tespit talep edenin ..... markasının 14. Sınıfta kol saatlerinde tescilli olduğu, karşı tarafın da ..... markalarını 14. Sınıfta yer alan kol saatleri ve ambalajları üzerinde kullanıldığının tespit edildiği, yine davalının davacının ..... ibareli markasını iş yerinde ve internet sitesinde kullandığı, sözkonusu ürünlerin orta düzeydeki tüketici kitlesine hitap ettikleri, orta düzeydeki tüketici kitlesinin dikkat düzeyi göz önüne alındığında iltibasa neden olacağı, böylece davalının davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğu anlaşılmış, tecavüzün tespiti ile bu bağlamda tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak imha Edilmesine, ayrıca davalıya ait olan https://www.......com sitesindeki tecavüz teşkil eden kullanımların kaldırılmasına, bahsi geçen internet sitesinde davalının bu şekildeki kullanıma son vermemesi halinde internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmiştir. İncelenen belgeler ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre davacının tazminat seçeneği ile talebi de gözetilerek bu eylem nedeniyle 6.783.046,69 TL maddi tazminat talebi kabul edilmiştir. Yine davalının eylemi davacının marka tescilinden doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin .... E, .... Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında; "... markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tescilli markasının benzerinin, tescil kapsamındaki ilaç emtiasında kullanılması şeklindeki davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması..." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının marka hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla haksız rekabet isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ASIL DOSYA YÖNÜNDEN : 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "....." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, bu meyanda tecavüz teşkil eden ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak imha edilmesine, 2-Davalı adına olan https://www......com sitesindeki tecavüz teşkil eden kullanımların kaldırılmasına, bahsi geçen internet sitesinde davalının bu şekildeki kullanıma son vermemesi halinde internet sitesine erişimin engellenmesine, 3-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 6.783.046,69 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Davacının haksız rekabete ilişkin talebinin REDDİNE, 6-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek gazetenin birinde ilanına, 7-Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 463.349,91 TL ilam harcından, 870,96 TL peşin ve 115.821,00 TL tamamlama harcının toplamı 116.691,96 TL harcın mahsubu ile, 346.657,95 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 818.643,74 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle 30.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru, 870,96 TL peşin ve 115.821,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 116.751,26 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Davacı tarafından yapılan 450,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 13.500,00 TL bilirkişi ücreti ile Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin.... D.İş sayılı dosyasında yapılan 1.050,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 15.000,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre 9.750,32 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN .... ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN : 1-Dava konusu ..... tescil nolu marka dava tarihinden önce müddet olduğundan bu marka yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalının dava konusu ..... tescil numaralı marka yönünden olan davasının REDDİNE, 3-Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 615,40 TL ilam harcından, 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile, 345,55 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin, birleşen dosya davacısından alınarak birleşen dosya davalısına verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, C-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, D-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.04/11/2025

Katip .... e-imzalıdır Hakim.... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/216, K. 2025/156, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-216-e-2025-156-k-b57fcd9891cd