İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/282 E. 2025/152 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/282
- Karar No
- 2025/152
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/282 KARAR NO : 2025/152
DAVA : Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i ile Maddi , Manevi ve İtibar Tazminatı DAVA TARİHİ : 24/07/2023 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2025
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin, 1961 yılından bu yana sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösteren, güçlü markaları ile hızla büyüyen ve piyasaya yenilikçi çözümler sunan global bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ürün gruplarından olan "....." seri isimli ürünlerin tüketici nezdinde kısa sürede tanınmışlığa ulaşan ve büyük bir beğeni toplayan ürünler olup, piyasaya sunulma tarihinden bu yana müvekkilinin tüketici nezdinde en çok tercih edilen ürün serilerinden biri olduğunu, ilk kez müvekkili şirket tarafından tasarlanarak ticaret mevkiine sunulan tasarımların ..... numaralı çoklu tasarım tescil belgesi ile müvekkili adına korunmakta olduğunu, müvekkilinin tasarımlarının aynısının, davalı tarafından izinsiz kopyalanarak satışa sunulduğunu, ticaret mevkiine konulduğunu, tasarımların haksız ve hukuka aykırı şekilde kopyalanarak benzerlerinin satışa sunulmasının müvekkilinin tasarım tescillerinden doğan haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin itibarından ve tanımışlığından faydalanıldığını, haksız menfaat temin edilmeye çalışıldığını, davalının imalattan gelen teknik zorunluluk olmamasına rağmen müvekkilinin tescilli tasarımının aynılarını piyasaya sürdüğünü, müvekkilinin ticari faaliyetleri ve ürünleri ile iltibas yaratarak tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu ve müvekkilinin uzun yıllar sonucu emek ve çabaları ile oluşturduğu tüketiciler nezdindeki haklı güven duygusundan haksız ve hukuka aykırı şekilde yararlandığı hususlarının tespit raporu ile sabit olduğunu ve davalı eyleminin müvekkilinin tescilli tasarım hakkına tecavüz yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini iddia ederek davalının müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, men'i ve ref'i ile 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi ve 50.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, davaya herhangi bir cevap vermediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüzü ve haksız rekabetinin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi, manevi ve itibar tazminatının davalıdan tahsili taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..... ve ..... tescil numaralı tasarımların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 81/1. Maddesi ile, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, tasarım hakkını gasp etmenin tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller gösterilmiştir. Yine aynı maddenin devamında ise, başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahip olduğu, tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmayacağı, tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edileceği ve koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmayacağı belirtilmiştir. İşbu davaya dayanak yapılan ve celp edilerek dosya arasına alınan mahkememizin ..... değişik iş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; ..... Mah. ..... Ada .... Sk. No:85-87 İstoç Ticaret Merkezi Bağcılar/İSTANBUL” adresinde yapılan yerinde inceleme esnasında tespite konu 3840 adet ..... marka çay tabağı ve 360 adet .... marka çay bardağı ürününün tespit edildiğini, tespit edilen .... marka çay tabağı ürünlerinin tasarımlarının talep eden tarafa ait .... numaralı tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tespit edilen çay bardağı ürünlerinin tasarımlarının talep eden tarafa ait ..... numaralı tasarıma göre farklı olarak algılandığını, talep eden tarafın talep dilekçesinde görseli sunulan çay bardağı ürününün tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu bildirmiştir. Davacı vekilince bildirilen ve celp edilmesi gereken deliller celp edildikten sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup; bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 19/04/2024 tarihli raporda sonuç olarak; davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığını, bu sebeple benzer olarak algılandıklarını, davalı tarafın, ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu tasarıma yönelik, dava tarihine kadar, ne kadar satış yaptığı ve ne kadar kazanç elde ettiğinin tespit edilemediğini, davalı tarafın şirket merkezinde bilirkişi marifeti ile yapılan keşifte benzerlik tespit edilen 3.840 adet kavel marka çay tabağını, davalı tarafın piyasada satışa sunmuş olması durumunda, satış faturalarında görülen çay tabağı en yüksek birim satış fiyatı ve mali tablolarında beyan edilen Faaliyet Karlılık oranı dikkate alınarak, elde ettiği muhtemel kazancının 4.106,49 TL.’sı olarak hesap edildiğini, dava konusu tasarımın satışlara olan etkisinin %40 civarında olabileceği dikkate alındığında davalı tarafın, dava konusu tasarım kullanımı nedeni ile elde ettiği muhtemel kazancın 1.642,60 TL.’sı olarak hesap edildiğini, ancak davalı tarafın şirket merkezinde tespit edilen ürünlerin dışında, dava tarihine kadar olan dönem içerisinde başka satışının olup olmadığının tespit edilemediğini, bu nedenle davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir. Mahkememizin 13/06/2024 Tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı kararı ile "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli .... (3) numaralı tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, sonuçlarının giderilmesine, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine el konularak imhasına, takdiren 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 29/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan hükmün kesinleştiği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazetenin birinde ilanına, davacının haksız rekabet , itibar tazminatı ve sair fazlaya dair taleplerinin reddine" dair karar verildiği, taraf vekillerinin bu kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 28/11/2024 Tarih ve .... Esas - .... Karar sayılı kararında belirtilen "Dosyadaki tebligat parçalarının incelenmesinde, dava dilekçesi, mahkeme ara kararı ve ön inceleme duruşma gününün davalının ".... Mah. .... Sok, No:85-87 İstoç Ticaret Merkezi 1. Ada Bağcılar/İSTANBUL" adresinde bizzat kendisine tebliğ edildiği anlaşılmakla, bilirkişi raporunun aynı adrese tebliğ edilerek, HMK 281. Madde gereğince iki haftalık beyanda bulunma süresinin beklenmesi gerekirken, cevap hakkı tanınmadan dosyada karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatinde bulunduğumdan, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesi, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak..." gerekçesi ve "Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜne; davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Bakırköy .... Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarih, .... E. ..... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine" hükmü ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edilmiştir. Mahkememizin 19/06/2025 tarihli duruşmasında davalı vekili beyanları ile 11/12/2024 tarihinde bilirkişi raporunu tebliğ aldıklarını ve itirazlarını sunduklarını, bu doğrultuda davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, duruşma ara kararı ile dosyanın davalı itirazlarını karşılar şekilde mali müşavir ve sınai mülkiyet uzmanına dosyanın tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişilere ek ücret takdir edildiği, yatırması için davalı vekiline iki hafta kesin süre verildiği, aksi halde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, davalı tarafın takdir edilen ücreti verilen kesin süreye rağmen yatırmadığından ve mevcut bilirkişi raporu teknik yönden yeterli görülmekle ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye sevk edilmemiştir. Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve aldırılan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalının davacı adına olan .... numaralı tasarım tescili ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmayan ürünleri ürettirerek piyasaya arz ettiği ve böylece 6769 Sayılı SMK'nın 81/1. Maddesi uyarınca davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüzde bulunduğu anlaşılmakla, tasarım tescilinden doğan haklara tecavüz yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının tecavüze konu ürünlerden elde ettiği net gelirin tespit edilememiş olması karşısında , tecavüze konu ürünlerin niteliği ve sayısı, davalı işletmesinin hacmi gözetilerek TBK 50 ve 51 maddeleri kapsamında davacı yararına 5.000,00 TL maddi tazminat takdir edilmiştir. Davalının eylemi aynı zamanda davacının tasarımdan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacının itibar tazminatı talebine gelince; Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2016 tarih ve ..... Esas- ..... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "Markanın(tasarımın) itibarı kavramı, marka ile inşa edilen imajı ifade etmektedir. Zira imaj ve güven oluşturmanın bir maliyeti vardır. İtibar zararı ise inşa edilen veya edilmekte olan imajın zedelenmesi nedeniyle doğan zarardır. İtibar tazminatı belirlenirken, bir taraftan imaj inşası için gerçekleştirilen giderlerden hareket ederek zararın giderilmesi için yapılması gereken (reklam kampanyası gibi) giderleri dikkate almalı, diğer taraftan da itibar kaybının manevi yönünü göz önünde tutulmalıdır." Somut uyuşmazlıkta, davalının kötü üretim ve pazarlama yaptığı hususu ispatlanamadığı gibi, davacının marka ve tasarım imajının zedelendiği hususu da ispatlanamamıştır. Keza , bozulan imajın düzeltilmesi için herhangi bir masraf yapılması gerektiği de ispatlanamamıştır. Bu itibarla, itibar tazminatına yönelik talebin reddi gerekmiştir. Yine, davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... E, .... Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında; "... markaların(tasarım) kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından,." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının tasarım hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla haksız rekabet isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli .... numaralı tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, sonuçlarının giderilmesine, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine el konularak imhasına, 2-Takdiren 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 29/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan hükmün kesinleştiği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazetenin birinde ilanına, 4-Davacının haksız rekabet , itibar tazminatı ve sair fazlaya dair taleplerinin reddine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 2.647,02 TL harçtan, 1.024,65 TL ilam harcının mahsubu ile 1.622,37 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen tasarımdan doğan haklara tecavüz davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğinin 13/2 maddesi gereğince, kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 5.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 10/2 maddesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen itibar tazminatı davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yatırılan 2.647,02 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.915,87 TL harçtan, iade olunan 1.622,37 TL harcın mahsubu ile kalan 1.293,50 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL tebligat-tezkere masrafı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve mahkememizin ..... değişik iş sayılı dosyasında yapılan 2.569,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 18.569,90 TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre 11.142,20 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 14-Davalı tarafından yapılan 62,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul/ret oranına göre 25,00 TL'sinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 14-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, 15-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2025
Katip..... ✍e-imzalıdır Hakim..... ✍e-imzalıdır