İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/1737 E. 2022/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/1737
Karar No
2022/707
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/402 Esas KARAR NO : 2025/880 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 01/08/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/08/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plakalı araç ile, davalı sigorta şirketinin trafik sigortalısı olduğu ... plakalı araç 15.06.2024 tarihinde kazaya karışmış, ... plakalı araç müvekkilin aracına çarparak, müvekkilin aracında araç hasarı ve kazanç kaybı zararı oluşmasına sebep olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında görüleceği üzere ... plakalı araç tereddütsüz kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsü, sunmuş olduğu trafik kaza tespit tutanağı ve tramer kayıtlarından açıkça anlaşılacağı üzere, trafik kurallarına uygun bir şekilde hareket ettiği esnada davacının aracına çarptığını ve kusurlu bir şekilde hasara sebep olduğunu bu nedenlerle şimdilik eksik parça tedariki ve onarım nedeni ile 100 TL tazminat bedeli (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı olarak iş sahibinin yükleniciye açmış olduğu tazminat talebi hakkındadır. Her ne kadar davacı tarafından ... Sigorta A.Ş.'ye de dava açılmış ise de toplanan deliller değerlendirildiğinde Mahkememizce; Davalı .... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ yönünden derdestliğin söz konusu olduğu anlaşılmış derdestlik nedeniyle .... Sigorta A.Ş.'nin davadan tefriki ile: davanın yeni esas numarasında değerlendirilmesine, mahkememizin ayrı bir esas numarasına kaydının yapılarak (... Esas numaralı) davanın tefrik edilen dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiş olmakla mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası ile davacıya ait ... plakalı araç ile, davalı sigorta şirketinin trafik sigortalısı olduğu ... plakalı aracın 15.06.2024 tarihinde karışmış olduğu kazaya ilişkin olarak dava açıldığı, davacının işbu davadaki taleplerinin Sigorta Tahkim Komisyonunun 30/10/2024 başvuru tarihli 2024.E.... E., sayılı ve 22/01/2025 karar tarih ve ... karar sayılı dosyasındaki davacı talepleri ile aynı olduğu, tarafların aynı olduğu dolayısıyla dosyalar arasında derdestlik bulunduğu anlaşıldığından tefrik edilen işbu dosyada davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Davacının davalı ...'e yönelik tazminat talebi taraflar arasındaki araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalı .... Sigorta yönünden derdestlik nedeniyle davanın tefrik edilerek yeni esasa kaydı ve derdestlik dava şartı yönünden reddine karar verildiği, davanın sigorta davası olarak kabul edilemeyeceği, davacının davalı ...'e yönelik taleplerinin ise araç tamirinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı olarak eser sözleşmesine dayalı tazminat talebi olduğu, eser sözleşmelerinin ise 6098 sayılı Kanun'da düzenlendiği, eser sözleşmelerinden kaynaklı davaların ticari dava olarak kabul edilebilmesi için ise sözleşmenin iki tarafının da tacir olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Mahkememizce davalı ... yönünden tacir araştırması yaptırılmış olup; İTO tarafından verilen müzekkere cevabında davalı ...'ün tacir olarak ticaret sicil kaydının olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış ve davalı ...'ün ticari işletmesinin bulunup bulunmadığı, işletmesinin Vergi Usul Kanunu'nun 176 - 177. Maddeleri kapsamında belirlenen sınırlar içerisinde ticari işletme mi esnaf işletmesi mi olduğu hususunda araştırma yapılması talep edilmiş, vergi dairesi ise verdiği müzekkere cevabında; davalı ...'ün işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usul Kanunu uyarınca bir kişinin işletmesinin ticari işletme kabul edilebilmesi için Vergi Usul Kanunu'nun 176 - 177. Maddesinde belirtilen limitlerin aşılması ve bilanço esasına göre defter tutulması gerekmekte olup, davalı ...'ün ilgili limitleri aşmadığı, işletme esasına göre defter tuttuğu bu suretle işletmesinin ticari işletme değil esnaf işletmesi olduğu yani davalı ...'ün tacir değil esnaf olduğu müzekkere cevabından anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacının işletme esasına göre işletme defteri tuttuğu ve tacir olmadığı esnaf statüsünde olduğu, Mahkememizce İTO sisteminden ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarında yapılan sorgularda davacının tacir olarak ticaret sicil kaydının olmadığı ve davaya konu icra takip dosyasındaki alacak talebinin münhasıran 6102 sayılı Kanunu'ndan kaynaklanan ticari işlerden olmadığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesinde incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, ticaret mahkemesinin eldeki davada davacının tacir olmaması esnaf olması sebebiyle görevsiz olduğu anlaşılmıştır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2021/1737 E., 2022/707 K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, her ne kadar davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız takip başlatılmış olup, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünün 06/08/2019 tarihli cevabi yazısından, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, ticaret sicil müdürlüğü cevabi yazısına göre gerçek kişi tacir olduğuna ilişkin veya şirket ortağı olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı, bu haliyle davalının tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve esnaf olarak kabulü gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, takibinin cari hesap ekstresine dayalı ilamsız takip olmasına göre uyuşmazlığın, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." Ticari olmayan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/08/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/1737, K. 2022/707, T. 25.01.1986, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-1737-e-2022-707-k-e8947b60d282