İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/369 E. 2020/592 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/369
- Karar No
- 2020/592
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/369 Esas KARAR NO : 2020/592 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 22/07/2020 KARAR TARİHİ: 17/11/2020 Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunduğu 22/07/2020 tarihli dilekçesi ile; davacı şirket ile davalı şirket arasında uzun dönem araç kiralama sözleşmesini içerir ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin İzmir ... İcra Dairesi ... esas sayılı icra dosyasına dayanak belge olarak sunmuş olduğu, muavin defter kaydından da anlaşılacağı üzere, davalı şirket ile davacı şirket arasında farklı tarihlerde uzun dönem araç kiralama sözleşmesini içerir borç ve alacak ilişkinin ortaya çıktığını, borç ve alacak ilişkisi toplamı icra takibine konulduğu tarihte 6.561,78 TL olduğu, bu borç ilişkisinin dosyaya sundukları uzun dönem araç kiralama sözleşmesi kaynaklı olduğu, sözleşme neticesinde farklı tarihlerde davalı firmanın kiralamış olduğu araçlar tarafından yapılan giderleri içerir muavin defter kaydı icra dosyasına ayrıca sunulduğu, borçlu vekili tarafından 07/02/2020 tarihinde borcun asıl sebebinin açıkça ifade edilmediğinden bahisle borcun aslına, işlemiş faizine, işleyecek faizine, faiz oranına, tüm masraf ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı şirket tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, icra dosyasına sunmuş oldukları muavin defter kaydı incelendiğinde açıkça borcun sözleşmeden kaynaklandığını, bunun dışında bu sözleşmeye muteakıp her bir araçta meydana gelen fatura, mahsup sebepleri tarihsel olarak ayrı ayrı belirtildiğini, dolayısıyla borcun sebebinin açık olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalının borcun tamamına haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, itiraz üzerine davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınmasını ve davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilemesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş davalı vekili tarafından verilen 04/09/2020 tarihli yanıt dilekçesi ile, davacı yanın davaya esas aldığı uzun dönem araç kiralama sözleşmesinin bir adet plakası belirlenmiş araç kiralanması konusunda olduğunu, ancak davacı yanın sunduğu muavin defter kaydında hakkında sözleşme bulunmayan birçok araç hakkında borçlandırma yapıldığının görüldüğünü, bunun kabulünün mümkün olmadığını, böyle bir sözleşmeye dayanılarak düzenlenen muavin defterin davalının borçlu olduğunu kanıtlayamayacağını, sözleşmenin 8. Maddesinde bahsedildiği gibi düzenlenmiş herhangi bir protokolun bulunmadığını ve 10. Maddesinde bahsedilen aylık 3,5 vade farkını da kabule imkan olmadığını, anılan muavin defterde bildirilen faturaların incelenmesi halinde faturayı kesen şirketin farklı olduğunun görüleceğini, bu nedenle ilgili faturaların davacı tarafından ibrazı gerektiğini, muavin defter kayıtlarından görüleceği üzere aynı araçlara hem davacı şirket hem de ... Şti tarafından fatura kesildiğinin görüleceğini ve bunun da kabulünün mümkün olmadığını, davacının icra inkar tazminatı hükmedilmesi talebine de itiraz ettiklerini, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. Dava konusu alacağa ilişkin İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek dosyamız içerisine konulduğu görülmüştür, yapılan incelmede; Cari hesaba dayalı olarak genel haciz yolu ile dosyamız davacısı şirket tarafından başlatılan takibe dosyamız davalısı şirket tarafından süresinde itiraz edildiği, 21/02/2020 tarihli karar ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında uzun dönem araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı olduğu iddia edilen cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacı ile başlatıldığı iddia edilen icra takibine itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında uzun dönem araç kiralama sözleşmesi olduğu beyan edilmiştir. Mahkememizce, Davacı tarafça icra takibine dayanak cari hesap kaydında gösterilen muavin defterde plaka numaraları gösterilerek plakası gösterilen araçlara ilişkin düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, buna göre muavin defterde gösterilen araçlara ilişkin davalı tarafça iddia edilen şeklide kira sözleşmesinin olup olmadığı yönünde beyanda bulunulması istenmiş, davacı vekili tarafından taraflar arasında imzalandığı belirtilen ve 10 adet araca ilişkin uzun süreli kira sözleşmesi başlıklı sözleşmenin dosyaya sunulduğu görülmüştür. Davacı şirket ile davalı şirket arasında uzun süreli araç kiralanmasına ilişkin hukuki ilişkinin varlığı iddia edilmiş olmakla, bu kez Mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK Mad.4/1-a hükmünde "Kiralanan taşınmazların 09/06/1932 Tarihli ve 2004 Sayılı İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar"'ı görmekle görevli olan Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu düzenlenmiştir. HMK mad. 114/1c hükmüne göre davanın görevli Mahkemede açılması hususunun dava şartı olarak düzenlendiği görülmektedir. 6098 Sayılı TBK'nun 299 ve devamı hükümlerinde kira sözleşmelerine ilişkin hükümler düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK mad.4 hükmünde ticari dava ve çekişmesiz yargı işleri gösterilmiş olmakla birlikte TBK'nun hangi hükümlerinin ticari dava olarak değerlendirilmesi gerektiği gösterilmiştir. Kira sözleşmelerine ilişkin hükümler bu maddede gösterilen hükümler içinde sıralanmamıştır. Yapılan incelemeye göre: Taraflar arasında kira sözleşmesine dayalı ilişki olduğu iddia edilmekle uyuşmazlığın TBK'nu hükümleri uyarınca çözümü gerektiği, HMK mad. 4/1-a hükmüne göre kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklar yönünden Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, HMK md 114/1-c hükmüne göre, görev hususunun dava şartları içinde sayıldığı, görevin, yargılamanın her aşamasında gerek taraflarca ileri sürülebileceği gibi gerekse mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, bu haliyle mahkememizin görevli olmadığı, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna, Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu taktirde, dosyanın görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli/yetkili mahkeme tarafından ele alınmasına, HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2020 Yazman ... e-imzalı Yargıç ... e-imzalı