İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/2905 E. 2020/5010 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/2905
- Karar No
- 2020/5010
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/862 Esas KARAR NO : 2024/947 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket, davalıya ait ".... com" isimli internet sitesi üzerinden, reklamcılık sektöründe mesleki faaliyetini yerine getirebilmek adına, 11.02.2021 tarihinde, “....” fatura numaralı, 11.02.2021 fatura tarihli, “....” isimli ürünü, 9.785,00-TL bedel ile mesafeli satış sözleşmesi kapsamında satın aldığını, mesafeli satış sözleşmesinde her ne kadar doğacak uyuşmazlıkların çözümünde görevli mahkemelerin, tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri olduğu belirtilmiş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince, müvekkili şirket satın almış olduğu ürünü reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak mesleki ve ticari faaliyeti kapsamında satın almış olduğundan tüketici sıfatına sahip olmadığını, söz konusu satış işlemi ticari satım kapsamında olduğunu, ürüne ilişkin faturada da müvekkili şirketin dava konusu ayıplı ürünün alımını tacir sıfatıyla yaptığının anlaşıldığını, işbu davanın ticari uyuşmazlık niteliğinde olduğundan, görevli mahkeme “asliye ticaret mahkemeleri” olacağını, müvekkili şirket tarafından satın alınan “.... Sistemi” isimli ürün kamera ile çekim yapıldığı esnada kameranın sabit durmasını sağlayan bir ürün olma özelliğine sahip olduğunu, ilgili üründe, 25.10.2021 tarihinde sonradan ana özelliğinin tam tersi olarak “titreme” problemi meydana geldiğini, müvekkil şirket, aynı tarihte ürünün yetkili servisine başvuruda bulunduğunu, yetkili servis, söz konusu ürünün 11.09.2017 tarihinde .... firması tarafından davalı .... firmasına satıldığını, dolayısıyla garanti süresinin dolduğunu bildirmiş ve gizli ayıp kapsamında olan “titreme” problemini de tespit ederek onarım işlemini gerçekleştirmediğini, müvekkil şirket tarafından yetkili servisten ürünün onarımı yapılmaksızın teslim alınması ile üründe gizli ayıbın mevcut olduğunu teslim ile tespit ettiğini, davalı satıcıya 24.11.2021 tarihinde derhal yazılı ihtar gönderilmiş ve bildirim yükümlülüğü yazılı olarak da yerine getirilmediğini, davalı satıcıya İzmir .... Noterliği tarafından keşide edilen .... yevmiye numaralı ihtarnamede, ürünün garanti belgesinin mevcudiyetine karşı sorumluluğun kendilerinde bulunduğunu, ilgili hukuka aykırılığı gidermeleri gerektiğini ve ürünün aynı zamanda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince mevcut gizli ayıba karşı alıcının seçimlik haklarından olan ücretsiz onarım talebi ile bu talebin mümkün olmaması halinde satılanın ayıpsız bir misli ile değişimi talebinde bulunulduğunu, davalı satıcıya bu hususta 7 (yedi) iş günü süre verildiğini, müvekkil şirket tarafından satın almış olduğu ürüne dair mevcut ayıbın giderilmesi ve hukuka aykırılıkların düzeltilmesi talebi davalı satıcı tarafından cevapsız ve sonuçsuz bıraktığını, davanın kabulü, müvekkili şirketin satın almış olduğu dava konusu üründe mevcut gizli ayıba karşı, satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün değil ise sözleşmeden dönme kapsamında bedel iadesinin satış tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf İzmir ..... Noterliği kanalıyla .... yevmiye numaralı göndermiş olduğu ihtarnamede ücretsiz onarım talebi ve hukuka aykırı bir biçimde terditli olarak satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinde bulunduğunu, Arabuluculuk son görüşme ve anlaşamama tutanağında ise ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinde bulunduğunu, dava dilekçesinde ise yine hukuka aykırı bir biçimde terditli olarak satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve sözleşmeden dönme talebinde bulunduğunu, davacı yan bu üç aşamada da seçimlik hakkını dilediği gibi değiştirdiğini, yenilik doğurucu hakların niteliği gereği kullanıldığında tükenmiş olması sebebiyle Türk Borçlar Kanunu uyarına davacı yan seçmiş olduğu yenilik doğuran hakkını dilediği gibi tasarruf yetkisine haiz olmadığını, ürünün ayıplı olduğunu kabul teşkil etmemek üzere davacı yan yazılı ihtarında belirtmiş olduğu ücretsiz onarımı seçerek bu hakkını kullanmış sayılmakta olup bu nedenle diğer talepleri yönünden mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, davacı yan iddia ettiği üzere dava konusu üründe titreme problemi olduğunu iddia ettiğini, titreme problemi kullanmakla ortaya çıkacak olan gizli bir ayıp olmayıp alıcı tacirin basiretli bir tacir olma yükümlülüğü kapsamında Türk Ticaret Kanunu'nun 23. Maddesi'nde belirtilen inceleme ve incelettirme yükümlülüğü kapsamında işin ehli uzman servisçe incelendiğinde bulunabilecek niteliğe sahip bir ayıp olduğunu, söz konusu üründe ayıp durumu mevcut olmadığını, kabul teşkil etmemek üzere belirtmek gerekir ki iddia olunan bu problem açıkça belli olmayan ayıp statüsünde olduğunu, davacı yan sözleşmenin kurulduğu anda kanuni yükümlülüğü olan inceleme incelettirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ürünü yaklaşık 8 ay boyunca kullandığını, davacı şirket ayıbın kendi kusurundan kaynaklanmadığını da ispat edemediğini, davacı yan dava konusu ürünü 11.02.2021 tarihinde sipariş verdiğini, davacının iddia ettiği üzere 25.10.2021 tarihinde üründe ayıbın varlığını iddia ettiğini, yaklaşık 1 ay sonra ise 24.11.2021 tarihinde ise seçimlik hakkını kullandığını bildirdiği ihtarname gönderdiğini, bu nedenle 8 gün içerisinde incelemek ve incelettirmek bunun yanında yine bu süre içerisinde seçimlik hakkının kullanılması gerekirken yükümlülüklerini yerine getirmeyerek davacı yan bu hususa aykırı davrandığını, davacı yanca iddia edilen ayıbın varlığı kabul edildiğinde bu hususu dönmeyi gerektirecek nitelikte bir ayıp olmadığını, menfaatler dengesine de aykırılık oluşturduğunu, sözleşmeden dönüldüğü varsayımında alıcı 8 ay önceki ödediği bedeline kavuşmuş olacağını, davalı müvekkili ise elinde 8 ay kullanılmış tekrar satılmasına olanak bulunmayan bir vaziyette ürünü geri alacağını, davacı yan ürünü hem 8 ay boyunca kullanmış olacağını, bu ürünü kullanmış olması sebebiyle işinde kar elde edecek ve işlerini yürütmüş olacağını, ayrıca da ödediği bedele geri kavuşmuş olacağını, bu husus kabul edildiğinde açıkça bedelsiz bir kira ilişkisi gibi bir durum ortaya çıkacağını, böyle bir durum müvekkili açısından menfaatler dengesine aşırı derece de aykırılık oluşturduğunu ve zararına sebep olduğunu, Davanın reddini, davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için yetkisizlik kararı verilerek usulden reddini, davanın yetkiil servis hizmeti sunan .... Dış Tic. A.Ş.'ye ihbarını, davanın inceleme yaptırıldığı iddia edilen ... Mağazacılık ithalat ihracat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'e ihbarını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen “....” fatura numaralı, 11.02.2021 fatura tarihli ,faturaya konu “.... Sistemi” isimli ürünü, ayıpsız misliyle değiştirilmesi aksi halde ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının, satın almış olduğu“ .... Sistemi” nde iddia edildiği şekilde ayıp olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu(gizli-açık ayıp), ayıp sebebi ile muayene ve ihbar yükümlülüğünün davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, niteliğine göre ayıbın davacı tarafa“... Sistemi” ni iade ederek ödediği bedeli talep hakkı verip vermeyeceği, bu talep yerinde görülmezse ayıp sebebi ile“ ... Sistemi” bedelinden indirim yapılmasının gerekip gerekmediği, indirim yapılacaksa miktarının ne olduğu, davacının“.... Sistemi” bu şartlar altında kabule zorlanıp zorlanamayacağı, hususlarında olduğu tespit edilmiştir. Dosya, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarih ..... Esas ... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilerek yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kayıt edilmiştir. İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Talimat sayılı dosyasından alınan 09/05/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Cihaz üzerinde yapılan test ve deneme çekimlerinde aşağıda belirtilen sorunlar tespit edilmiştir; .... modu (Hareketli İzleme modu) çekimlerinde (..... aktif, ... kapalı iken) cihaz yatay hareket takibinde düzgün tepkiler verirken düşey hareket takibi konumlamalarında cihazda titremeler oluşturmakta ve takip sonlandırıldığı halde kamera dikey hareketlenmesi devam etmektedir. Bu durumda çekim esnasında operatörün hareketli hedefi izlemesini güçleştirmektedir. Kamera asistan yazılımı kullanarak ..... özelliği aktif iken .... hızı testi başlatılmış ve kamera dikey olarak 1350 lik açı döngüsünü tamamlarken kameraya manuel olarak ..... yönünde veya .... yönünde hareket verildiğinde .... harekette konum belirlemede ani değişimlerin olduğu ve kamera yön ayarının bozulduğu gözlenmiştir. Cihaz çalıştırılıp ..... uygulamasında .... (itme modu) menüsünden .... eksenlerinin elle (itme uygulayarak) ayarlanması etkinleştirilmiş ve ..... (yatay eksende) konumlama elle yapılabilirken ... (dikey eksende) konumlama elle yapılamamaktadır. Kanımca ,cihaz .... motoru kaynaklı problem nedeniyle , kameraya elle itme verildiğinde okunan .... motoru güç değerleri en yüksek değerine ulaşmakta ama .... motor elle konumlamaya imkan vermemektedir. Değerlendirme: Cihaz davacı tarafından satın alınıp belirli bir süre sorunsuz kullanılmıştır. Yukarıda tespit edilen sorunlara sebep olan arıza veya kusurun cihazda sonradan ortaya çıktığı düşünüldüğünde ürünün gizli ayıplı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Talimat sayılı dosyasından alınan 10/01/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Davacı tarafından satın alınıp belirli bir süre sorunsuz kullanılan ürünün; tespit ettiğim ..... motoru kaynaklı problem nedeniyle arızalı ve kusurunun cihazda sonradan ortaya çıkması nedeniyle de gizli ayıplı olduğunun beyan edildiğini, bu hususta 09.05.2023 tarihli mahkemeye sunulan kök rapora ilave edilebilecek eksik bir husus bulunmadığını, karşı beyanlarda belirtilen bilirkişilik alanı dışındaki talep edilen diğer ("cihaz üzerinde garanti yönetmeliği kapsamında garantili olarak satılması gerekip gerekmediği, garanti belgesi düzenlenmesi gerektiği durumda ücretsiz onarımının mümkün olup olmadığı, durumun haklı göstermemesi halinde satış bedelinin indirilmesi bakımından üründen 9 aylık faydalanmaya bağlı olarak nesafet durumu da gözetilerek bedelde indirimin ne kadar olacağı..") hususların tespitinin mahkemece atanacak, konusunda uzman bir bilirkişi tarafından yapılmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep bilikte değerlendirilmesinde ;Dava, ayıplı satıma dayalı sözleşmeden dönme ayıpsız misli ile değiştirilmesi olmadığı takdirde bedel iadesi talebine ilişkindir. 6098 Sayılı TBK'nun 219. Maddesinde; Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğunu ve satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 227. Maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmü ile alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. TTK’nin 23/c maddesi şu şekildedir: "c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." TBK 223. maddesinde "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." denmektedir. 6098 sayılı TBK.'nun 231. maddesinde; "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz". Dava konusu 11.02.2021 tarihinde, “.....” fatura numaralı, 11.02.2021 fatura tarihli, “.... Sistemi” isimli ürünün davalı tarafından davacıya satıldığı, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre; davaya konu Davacı tarafından satın alınıp belirli bir süre sorunsuz kullanılan ürünün; ..... motoru kaynaklı problem nedeniyle arızalı ve kusurunun cihazda sonradan ortaya çıkması nedeniyle de gizli ayıplı bulunduğu tespit edilmiş olup davacı taraf davalı tarafa İzmir .... Noterliğinin ... 11/2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğu dikkate alındığında TBK 223 maddesi kapsamında davacı tarafından davalıya süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu , dava konusu üründeki ayıbın ürünün özgülendiği amaca uygun şekilde kullanılmasına engel oluşturacak şekilde gizli ayıplı olduğu , 6102 Sayılı TTK'nın 23/1. maddesinin yollaması ile 6098 Sayılı TBK'nın 227. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının sayılan seçimlik haklardan birini kullanabileceği düzenlenmiştir. Buna göre; alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, ücretsiz onarım isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini istemesinin mümkün olduğu, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlendikten sonra maddenin dördüncü fıkrasında alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. (Yargıtay 11 H.D. 2020/2905 E. 2020/5010 K. Sayılı İlamı) Dava konusu üründeki arıza kullanım durumu dikkate alındığında, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının hakkaniyete uygun olduğu, model, işletim ve kullanım programları dikkate alındığında, aradan geçen süre de göz önünde bulundurulduğunda ,ayıpsız misli ile değiştirilmesi seçeneğin hakkaniyete uygun olmayacağı bu kapsamda davacının ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin reddine, dosyada alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacı taraf davalı taraftan sözleşmeden dönme hakkını kullanarak dava konusu “....” fatura numaralı, 11.02.2021 fatura tarihli, “..... Sistemi” isimli ürünün davalı ...'ne aynı anda ifa ve teslim şartı ile 9.785,00 TL satım bedelinin iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-Davacının ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin reddine, 2-Dava konusu “.... ” fatura numaralı, 11.02.2021 fatura tarihli, “.... Sistemi” isimli ürünün davalı ...'ne aynı anda ifa ve teslim şartı ile 9.785,00 TL satım bedelinin iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Alınması gereken 668,41-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 167,11-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 501,30-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 259,31-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.748,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 9.785,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır