İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/240 E. 2022/508 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/240
- Karar No
- 2022/508
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/240 Esas KARAR NO : 2022/508 DAVA : Ticari Ünvanın Korunması DAVA TARİHİ : 10/09/2019 KARAR TARİHİ : 14/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkil şirketin, 01.12.2014 tarihinden itibaren, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne bağlı olarak,... sicil numarasıyla “...zmir Radyo Televizyon Yayıncılığı Ve Reklamcılık A.Ş.” ticaret unvanı altında, radyo, televizyon yayıncılığı ve reklamcılık alanlarında ticari faaliyetlerini yürüttüğü, davalı şirketin, tescilli marka hakkı – lisans sözleşmesi yahut müvekkil şirket ya da müvekkil şirket ortağı/münferit imza yetkilisi ...’in herhangi bir şekilde izni/onayı olmamasına rağmen, hukuka aykırı bir şekilde, “...” ibaresini ticaret unvanı olarak, markasal olarak ve internet alan adı olarak kullandığı ve aynı alandaki faaliyetlerini bu ticaret unvanı altında yürüttüğü, davalı şirketin,... ibaresini, hem ticaret unvanında, hem ... internet alan adında, hem de bu internet alan adı altında işlettiği web sitesinde, hukuka aykırı bir şekilde kullandığı, davalı şirketin, müvekkil tarafından defalarca uyarılmasına rağmen söz konusu hukuka aykırı kullanıma son vermediği; aksine, kötüniyetli/hukuka aykırı davranışlarını devam ettirdiği ve müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramasına yol açtığı, TTK m. 52 uyarınca, davalı şirket tarafından ticari dürüstlüğe aykırı biçimde ve haksız olarak tescil edilen ticaret unvanının, kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesine veya terkinine, davalı aleyhine verilecek hüküm özetinin, masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek iki ayrı gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı şirket davaya cevap vermemiş, kendisini vekille temsil ettirmiş olup, 10/09/2020 tarihli duruşmada vekili katılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Uyuşmazlığın, davacıya ait olduğu iddia edilen ticaret ünvanının davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanılıp kullanılmadığı, davalının ünvanının değiştirilmesi ve terkini ile kararın kamuya duyurulması koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür. Mahkememizin 03/10/2019 tarih,...Karar sayılı kararı ile; "7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle, TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" ilişkin kararı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin 26/12/2019 tarih,... Karar sayılı ilamı ile; Mahkememizin 03/10/2019 tarih,...Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın gönderildiği, Mahkememizin... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, dosyanın görevli İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin 15/05/2020 tarih, ... Karar sayılı ilamı ile; Mahkememizin 06/01/2020 tarih,... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın gönderildiği ve mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Ticaret Sicil kayıtları, marka patent kurumundan gelen müzekkere cevapları, davacı vekilinin iddiaları, dosya içerisinde bulunan CD ler ve tüm dosya incelenmek suretiyle TTK 52 kapsamında ticari dürüstlüğe aykırı ve haksız olarak tescil edilmiş davalının ünvanının olup olmadığı, bu ünvanın davacının ünvanına benzetilme ile menfaatlerine aykırılık doğuracak şekilde zarar oluşmasına, sebep olup olmadığı, davalının ünvanının değiştirilmesi, terkini ve kamuya duyurulması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişinin mahkememize ibraz ettiği 13/09/2021 havale tarihli raporunda, tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mevcut tüm delil, bilgi ve belgelerin incelenmesi, rapor içeriğinde teknik hususlara ilişkin olarak; davacı şirketin, tescil tarihi itibariyle davalı şirkete nazaran öncelik hakkına sahip olduğu, her iki tarafın faaliyet alanlarının örtüştüğü, dava tarihi (10.09.2019) ile davalının ticaret unvanının tescil tarihi (14.08.2018) arasındaki sürenin yaklaşık 1 yıl 1 ay olduğu ve davacının sessiz kalması yoluyla hak kaybının oluşmadığı, davacı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsurunun “... Anonim Şirketi", ek kısmının "...İzmir" ve davalı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsuru "... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi" ek kısmı ise "..." sözcüklerinden oluştuğu, tarafların ticaret unvanlarına ayırt edicilik sağlaması gereken ticaret unvanının “ek” kısımları "... İzmir" ve "... ibarelerinden oluşsa da ticaret unvanlarının karıştırılma (iltibas) ihtimali bakımından yapılan değerlendirmede çekirdek ve ek kısımlarının bir bütün hâlinde gözetilmesi gerekeceğinden; "çekirdek" kısımlarında yer alan "radyo televizyon yayıncılık" sözcüklerinin ayniyeti, ek kısımlarda yer alan "radyo, TV ve İzmir" sözcükleri verilen hizmetin cinsini ve yerini açıklayan tanımlayıcı mahiyette yardımcı unsur olmakla vurucu unsurun "35" ibaresi olması, ayrıca tarafların faaliyet alanları aynı olduğu için aynı müşteri çevresine hitap etmeleri, faaliyet ve tescil yerlerinin aynı il sınırları içinde olması nedenleriyle her iki sektörün tüketicileri nezdinde davacının "... İzmir Radyo Televizyon Yayıncılığı Ve Reklamcılık Anonim Şirketi" unvanı ile davalının ... Radyo Televizyon Yapım ve Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi" unvanı arasında karıştırılma (iltibas) ihtimalinin bulunabileceğini belirtmiştir. 35 ibaresinin ayırt edici özelliğinin bulunup bulunmadığı, zayıf olup olmadığı hususlarında detaylı araştırma yapılarak Yargıtay İçtihatları kapsamında ünvanların karıştırılma iltibas ihtimalleri ile ilgili ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişinin mahkememize verdiği 17/01/2022 havale tarihli ek raporunda, taraf unvanlarında ortak unsur olarak yer alan "..." sayısı tarafların faaliyet gösterdiği İzmir'in plaka numarası ve olup özellikle İzmir'de faaliyet gösteren, yaşayan gerçek ve tüzel kişilerin yaygın olarak kullandıkları bir ibare olduğu, bu anlamda "..." ibaresinin ayırd ediciliği zayıf bir bileşen olduğu, rapor içeriğindeki Yüksek Mahkeme kararlarında ve kök raporda belirtildiği üzere, ticaret unvanlarının karıştırılma (iltibas) ihtimali bakımından yapılan değerlendirmede ticaret unvanlarının çekirdek ve ek kısımlarının bir bütün hâlinde gözetilmesinin gerekeceği, marka açısından ürünü ya da hizmeti niteleyen bir ibare ayırt edicilik unsuru taşımaz iken, ticaret unvanının taciri işaret etmesi ve de markadan farklı yapısı nedeniyle ürünü ya da hizmeti niteleyen bir ibarenin ticaret unvanında ayırt edici olmasının mümkün olabileceği, bu anlamda "..." ibaresi ayırd ediciliği zayıf bir bileşen olsa ve "radyo" "televizyon" yayıncılık" sözcükleri hizmeti nitelese de ticaret unvanlarının çekirdek ve ek kısımları bir bütün halinde gözetilmesi ve ticaret unvanının markadan farklı yapısı nedeniyle ürünü ya da hizmeti niteleyen bir ibarenin ticaret unvanında ayırt edici olması mümkün olabileceği ilkelerinden hareketle; taraf unvanlarında ortak unsur olarak kullanılan "..." "radyo" "televizyon" yayıncılık" ibarelerinin ayniyet göstermesi, har tarafların faaliyet konularının aynı olması ve aynı ilde faaliyet göstermeleri hususları da nazara alındığında, tüketicilerin, taraflar arasında ekonomik ve organik bağ bulunduğu yanılgısına düşebileceği, tacirleri karıştırabileceği ve ticaret unvanı bazında karıştırılma ihtimalinin bulunabileceğini belirtmiştir. Dava dilekçesi, sicil kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların ticari hayatta karıştırılma, iltibas ihtimalinin yüksek olduğu, her ne kadar 35 ibaresi genele şamil olsa da faaliyet alanları açısından çok yüksek oranda karıştırılma arzettiği, ünvanların birbirleri ile benzer olup ortalama hitap ettiği kitle yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, belli bir süreden beri davacının ünvanını fiilen kullandığı, tanınır hale geldiği, her iki tarafın da coğrafi olarak aynı bölgede faaliyet gösterdiği, davacının TTK.52.madde anlamında haksız rekabete uğradığı kanaatiyle, maddi ve manevi hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; davalının haksız rekabet teşkil eden "... Radyo Televizyon Yapım ve Yayımcılık San.Tic.A.Ş." ticari ünvanının değiştirilmesine, hükmün, masrafları davalıdan alınmak suretiyle Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 2 ayrı gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Maddi ve manevi hakları saklı kalmak kaydıyla davanın KABULÜ ile; Davalının haksız rekabet teşkil eden "...Radyo Televizyon Yapım ve Yayımcılık San.Tic.A.Ş." ticari ünvanının değiştirilmesine, Hükmün, masrafları davalıdan alınmak suretiyle Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 2 ayrı gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 80,70-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf olunan 88,80-TL peşin ve başvurma harcı, 3 KEP gideri 1,70-TL, 13 adet tebligat gideri 125,50-TL, 3 müzekkere gideri 53,40-TL, 500,00-TL bilirkişi ücreti üzere toplam 769,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)