İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/134 E. 2024/239 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/134
- Karar No
- 2024/239
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/344 KARAR NO : 2024/271
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2020 KARAR TARİHİ : 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2001-2003 yılları arasında birçok konser, prodüksiyon ve organizasyon işlerinde yöneticilik yaptığını, 2003 yılında ... şirketini kurduğunu, akabinde ilk restoranı olan ... isimli restoranı, 2008 yılında ...'te açtığını, kısa sürede büyük beğeni topladığını, ...'un Issız adam filmine ev sahipliği yaptığını, Türkiye çapında haklı bir üne kavuşan davacının sonrasında TV programcılığına başladığını, çok çeşitli Tv kanallarında yemek programı içeriği hazırladığını ve sunduğunu, 2012 yılının başında ... gazetesinde ... sayfasını ve 2012 yılının ortalarına doğru ... dergisinde yemek yazıları ve tarifleri yazmaya başladığını, hali hazırda ... ve ... restoranlarının bulunduğunu, sektörün önde gelen firmaları ile tanıtım hizmetleri sözleşmeleri imzaladığını ve TV reklamları da dahil olmak üzere sosyal medya tanıtımları, lansman ve etkinliklerinde yer alarak sözleşmeler kapsamında faaliyetlerini başarı ile sürdürdüğünü, davacı ile dava dışı ... AŞ arasında imzalanan ... Sözleşmesinin davalı firmaya devredildiğini ve ek protokoller ile davacının ...ibareli ürünün tanıtım hizmetlerine ilişkin olarak davacının suretinin, sesinin, alıntılarının, performansının, hareketli/hareketsiz görüntüsünün, fotoğrafının sözleşmede belirtilen bedel ile sözleşme süresince kullanılması hususlarında taraflar arasında 30/12/2019 tarihine kadar anılan sözleşmenin yürürlükte kaldığını, davacı tarafça sözleşme hükümlerinin yerine getirildiğini, davalı tarafından davacıya tebliğ edilen yazılı bildirim ile sözleşmenin feshedildiğini, 30/12/2019 tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşmenin sona ererek, davacı tarafından kullanım hakkı tanınan tüm hakların davacıya geri döndüğünü, bunun üzerine davalıya yazılı bildirimde bulunduklarını tüm kullanımlara muvafakatlerinin bulunmadığının ve hali hazırda kullanılan her türlü materyalin toplatılması ve imha edilmesi taleplerinin bildirildiğini, buna rağmen davalının kullanımlara devam ettiğini, bu durumun davacının mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğini ve aynı sektörde yeni iş birlikleri kurmasını engelleyen ve mali zararlara uğramasına yol açan ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, kullanımların devam etmesi üzerine yine davalıya noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini ve sözleşmenin ilgili maddesinde izinsiz kullanımlara ilişkin düzenlenmiş olan ücretin 90.000 ABD doları olduğunu ve davalıdan davacının hesabına yatırılmasının talep edildiğini, davalının 2020 yılını takiben halihazırda anılan görselleri kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarda, eczanelerdeki kullanımların devam ettiğinin kabul edildiğini, ancak bu kullanımların kendileri tarafından engellenmesinin salgın nedeniyle mümkün olmadığı belirterek ödemenin yapılmayacağının bildirildiğini iddia ederek, davalı yan tarafından piyasaya sürülen ... ibareli vitaminlerin satışa sunulduğu belirterek öncelikle, davalıya tebligat ve duruşma yapılmaksızın, teminatsız olarak, esas hakkında verilecek hüküm kesinleşene dek, davalı yan tarafından piyasaya sürülen “...” ibareli vitaminlerin satışa sunulduğu, yurt genelindeki ecazaneler başta olmak üzere, tespit edilen her türlü mecrada davacının fotoğraflarının kulllanılmasının engellenmesine, tespit edilen tanıtım materyallerinin toplatılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesine, davacının FSEK uyarınca mali ve manevi hak sahibi olduğu fotoğrafların izinsiz çoğaltılması, işlenmesi, kullanılması nedeni ile vaki olan tecavüzün 66 uyarınca ref'i ve md. 69 uyarınca men'ine, TTK'nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davacının FSEK uyarınca mali ve manevi haklarının sahibi olduğu fotoğraflara vaki tecavüze ilişkin, FSEK md. 66 uyarınca ref'i ve md. 69 uyarınca men'i ile FSEK 68 inci maddesi uyarınca “varsayımsal sözleşme bedeli” olarak, taraflar arasından akdedilen Tanıtım Hizmtleri Sözleşmesinin “Ücret” başlıklı 4. Maddesinin E. Bendi uyarınca, davalı tarafından en az 90.000 ABD Doları tutarında (Ücret+ KDV (%18)) ödeme yapmayı ödenmesi serbestçe kabul edildiğinden 90.000 ABD Doları tutarında (Ücret+ KDV (%18)) nin, “medeni ceza” niteliğindeki üç katı karşılığının karar tarihindeki Merkez Bankası ABD Dolar Kuru üzerinden hesaplanarak, dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi aizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının oluşan manevi zararının telafisi anlamında FSEK md. 66 vd. ve TTK md. 56 uyarınca davacı lehine 50.000.-TL (ellibinTürkLirası) tutarındaki manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava neticesinde verilecek kararın masrafı davalıdan alınarak Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek gazetelerden birinde veya benzer vasıta sıfatı ile davalıya ait internet sitesi üzerinden ilanına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebine dayanak gösterdiği fotoğraflar ve üzerine fotoğraf basılı materyaller "Eser" niteliğinde olmayıp davacının da "Eser Sahibi" olmadığını, davacının, dava dilekçesindeki taleplerine karşı, zamanaşımı itirazları olduğunu, davacı tarafın iddiaları ve talep etmiş olduğu alacakların hukuki zemini bulunmadığı gibi anılan alacak taleplerine karşı zamanaşımı defi talepleri olduğunu, huzurda ki davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından talep edilen faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin davacının maddi ve manevi zarara uğramasına sebebiyet verecek ihmali veya kusurlu bir davranışı bulunmadığını, pek çok eczanede davacının fotoğraflarının yer aldığı materyallerin kullanılması sebebiyle bir takım taleplerde bulunduklarını beyan ettiklerini, açık olduğu üzere, Türkiye genelindeki eczanelerin müvekkilinin şubesi/bayisi ve/veya kontrolü altındaki işletmeler olmayıp, müvekkilinin buralardaki kullanımı tamamen denetlemesi, yönetmesi veya yönlendirmesi, talimat vermesi hayatın olağan akışı gereği mümkün olmadığını, bu sebeple davacının, eczanelerdeki kullanımdan doğan taleplerini, ilgili eczanelere yöneltmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, ayrıca gerçek/tüzel kişilikleri bulunan eczanelerin sonuç olarak kendi faaliyetlerinden hukuki sorumluluğun kendilerine ait olacağını, bu itibarla, davanın müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmayıp öncelikle taraf sıfatı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinin açıklattırılması ve harcın tamamlattırılması taleplerinin bulunduğunu, işbu davanın belirsiz alacak veya kısmi dava şeklinde açılamayacağını, davacı ile dava dışı .... A.Ş. arasında, 22.12.2016 tarihli sözleşme ile, "..." adlı ürün için gerçekleştirilecek reklam kampanyasında davacının bir takım hizmetlerinin ve görüntüsünün kullanılması, kullanım haklarının verilmesi amacıyla sözleşme imzalandığını, dava dışı ...A.Ş. nin bazı birimlerinin müvekkili şirket tarafından işbölümü deviri ile, 22.12.2016 tarihli sözleşme de "Müşteri" ye tanınan haklar da müvekkili şirkete devrolduğunu, müvekkili tarafından da tatminkar tutarlarla müteaddit kere yenilenen taraflar arasındaki Tanıtım Hizmetleri Sözleşmesi, reklam yüzünün değiştirilmesi gerektiğinden, davacıya gönderilen 18.12.2019 tarihli yazı ile feshedildiğini, bu şekilde taraflar arasındaki işbirliği 31.12.2019 tarihi itibariyle sona erdiğini, Sözleşme çerçevesinde; reklam çekimi, reklamın televizyon kanallarında yayınlanması, dijital kullanımlar ve eczane içi materyal kullanımı gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin sözleşme devam ettiği sürece ve sözleşmenin sona ermesinden sonra üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini, 22.12.2016 tarihli Sözleşmenin sona ermesi üzerine müvekkili şirketin sözleşmeye tabi haklarla ilgili kullanımlara son verdiğini, kullanımlarla ilgili müdahale edebileceği tüm alanlarda gerekli bildirimleri yaptığını ve aksiyonları aldığını, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tespit edilebilen alanlarda ve eczanelerde materyallerin kaldırılması için şirket içi saha personellerine gereken talimatlar verildiğini ve gerekli tüm aksiyonların müvekkili şirket tarafından yapıldığını, fesih tarihinden itibaren davacının kesinlikle ürün ile ilgili hiçbir tanıtım ve/veya reklamda kullanılmadığını, aksine yerine yoğun olarak başka bir reklam yüzü kullanılmaya başlandığını, ancak davacı tarafça müvekkiline gönderilen ... 17. Noterliği... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, "taraflar arasındaki imzalanan 22.12.2016 tarihli Sözleşme 31.12.2019 tarihinde sona ermesine rağmen sözleşmede anılan "..." bakımından yaygın bir şekilde kullanımların devam ettiğinin tespit edildiği, izinsiz tanıtım materyallerinin tespit edilecek her türlü mecradan kaldırılması gerektiği, aksi halde anılan sözleşme kapsamında "..." olarak kabul edilerek buna uygun ücret tahsili için yasal işlem başlatılacağı" bildirildiğini, davacı tarafın bu ihtarnamesine karşı müvekkili şirketçe ... 35. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile cevap verildiğini; Sözleşmenin sona ermesi üzerine sözleşmeye tabi haklarla ilgili kullanımlara son verildiği ve kullanımlarla ilgili müdahale edilebilecek tüm alanlarda gerekli bildirimlerin yapıldığı, tarafların "Yenileme"ye ilişkin herhangi bir iradeleri söz konusu olmadığından Sözleşme maddesine atıfla ileri sürülen maddi taleplerin kabul edilmediğinin bildirildiğini, davalı müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden hiç bir eylemi bulunmadığını, müvekkilinin, yerleşmiş şirket prensip ve gelenekleri uyarınca "Önce İnsan" anlayışına sadık, hasta haklarına saygılı, meslek etiğinden asla ödün vermeyen, kişilerin sağlığını öncelikli gören, uzman bir kadro, çağdaş bir yönetim sistemi ve ileri teknoloji kullanımı ile insanların yaşamlarını iyileştirmek için, sürdürülebilir yaklaşımlar ve çözümler ile her gün adanmışlıkla çalışan, uluslararası standartları benimseyerek hizmet sunan ve en önemlisi de bu özellikler ile Türkiye nin sektördeki en büyük firmalarından olan örnek bir kurum olduğunu, müvekkilinin, davacı ile çalıştığı süre boyunca, sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerine uyduğunu, davacıya kararlaştırılan her türlü ödemeyi yaptığını, davacıya yapılan ödemeler ve sonrasında başka bir kişiyle tanıtım ve reklam anlaşması imzalanmış olması; müvekkilinin davacı üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalışmak, görsellerini izinsiz kullanmak gibi bir tavır içerisinde olmayacağının en açık göstergesi olduğunu, davacının, müvekkili aleyhine ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki Sözleşmenin yaklaşık 3 yıl devam ettiğini, bu süre zarfında, yapılan işin de bir gereği olarak, davacının marka ile bütünleşmesinin söz konusu olduğunu, Sözleşme süresinin sonrasında dahi toplum algısında marka ile olan bu bütünleşme belirli bir süre tarafların müdahalesi olmaksızın dahi devam edebileceğini, hal böyle iken, 3 yıl boyunca tüm maddi yükümlülüklerini tam olarak ifa eden müvekkiline karşı, sadece belirli sınırda tespit edildiği beyan edilen mecralarda, müvekkilinin bildirimlerine rağmen yer alan materyallere dayanarak ek hizmet bedeli istenmesinin hakkaniyetli olmadığını, manevi tazminat talebinin dayanağının bulunmadığını, manevi tazminat talep etmek için koşullar oluşmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davacının maddi bir zararı oluştuğunu ispatla mükellef olduğunu, davacının taleplerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla birlikte, davanın esasa girilmezden evvel usulden reddine, görev itirazının kabulü ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, gerçeğe aykırı ve fahiş iddialarda bulunan davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalının iddialarının mesnetsiz olduğunu beyan ederek, davalının haksız ve mesnetsiz iddialarının reddine, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir red kararı: Mahkememizce verilen 30/10/2020 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin FSEK 68 maddesine dayalı açıldığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İstinaf ilamı: İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile; " talep edenlerin tedbir taleplerinin kabulü için karşı tarafın kullanımlarının tedbir talep edenin hakkına tecavüz teşkil ettiğinin ispatı gerekli olup, bu hususun da ancak yargılama sırasında gerekli deliller toplanarak, toplanan delillere göre ürünler üzerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu anlaşılabileceği, davalı tarafın dava tarihinden sonra ihlale devam ettiğine dair dosya kapsamına delil sunulmadığı, bu aşamada talep edilen tedbir isteminin kabulü için gerekli yasal şartların oluşmadığı görülmekle, iddianın bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği, öte yandan koşulların oluşması halinde yargılamanın her aşamasında ihtiyati tedbir istenilmesinin tabii bulunduğu ayrıca Davanın FSEK 68. madde gereğince telif tazminatı talebiyle açıldığı, davalı tarafın dava tarihinden sonra da ihlale devam ettiğine dair dosya kapsamına delil sunulmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin tecavüzün refi talebi yönünden açıkladığı gerekçe dairemizce FSEK 68. madde ve FSEK 77. madde hükümlerine uygun görüldüğünden, tecavüzün ref'i talebi yönünden de yaklaşık ispat kuralları da oluşmadığından, tedbir talebinin reddi kararının yerinde olduğu kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verildiği anlaşılmıştır. Yayın yasağı talebi: Davalı Vekili 22/02/2021 tarihli tarihli dilekçesinde; mahkememiz dosyasında tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili olarak ... ve ... Gazetelerinde... tarihinde haber yapıldığını, bu durumun tanınmış biri olan müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğinden; dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar tüm yazılı, görsel, sosyal medya ve internet ortamında yapılan yayınlar için yayın yasağı kararı verilmesini talep ettiği, mahkememizce 01/03/2021 tarihli ara karar ile; "Davalı vekilinin talebinin takdiren teminatsız olarak kabulü ile; davalı hakkında, dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar tüm yazılı, görsel, sosyal medya ve internet ortamında yayın yapılmasının tedbiren önlenmesine" karar verildiği anlaşılmıştır. Deliller: Taraflar arasında imzalanan sözleşme: Taraflar arasında imzalanan 22/12/2016 tarihli sözleşme dosya arasına alınmıştır. Fesih ihbarnamesi: Davalı tarafından davacıya çıkarılan 18/12/2019 tarihli fesih ihbarnamesi dosya arasına alınmıştır. İhtarname: Davacı tarafça davalıya gönderilen 29/10/2020 tarihli ihtarname dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi raporları: 23/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalının sözleşmenin sona erdiği 31.12.2019 tarihinden sonraki fiillerinin davacının resmi üzerindeki kişilik hakkını TMK m.24- m.25 uyarınca ihlal ettiği, davalının fiillerinin sözleşme hükümleri dikkate alındığında aynı zamanda borca aykırılık teşkil ettiği, dava konusu edilen tanıtım materyallerinin (eczane içi materyallerin ve basılı uygulamaların) FSEK açısından eser vasfı taşımadığı, buna karşılık davalının söz konusu tanitim materyallerini kullanmaya devam etmesinin/ kullanımının engellenmesi için gerekli önlemleri almamasının FSEK m.84'ün yaptığı atıf gereği haksız rekabet teşkil ettiği" kanaatini bildirmiştir. 17/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalının beyanıyla son bulması üzerine, davacının resim üzerindeki hakkının ticari açıdan kullanımına yönelik izninin de son bulmuş olacağı, heyetimiz bilirkişilerinden sayın ... tarafından, “Davalının eczanelerde dava konusu materyalleri kaldıramaması veya kaldırılmaması nedeni olarak Covid-19 salgını nedeniyle ülke çapında uygulanan sokağa çıkma yasakları, çeşitli kısıtlamalar, eczanelerde iç mekanlara girişlerin engellenmesi, mesafe uygulamalarının ağırlıklı olarak etkili olabileceğinin düşünüldüğü...” nihai takdirin sayın Mahkemede olduğu, bununla birlikte, davalının fesih bildiriminin de dikkate alınacak olduğunda (18.12.2019 ) TTK md.18 (2 uyarınca basiretli tacir olma ilkesi de göz önünde bulundurularak, davalı tarafından sözleşmeyi feshe yönelik beyanından sonra materyallerin kaldırılması/kaldırtılması gerekliliği konusunda bir sonuca da varılabileceği, nihai takdirin sayın Mahkemede olduğu, 22.12.2016 tarihli ... Hizmetleri Sözleşmesi Süre Uzatma Protokolü Il başlıklı sözleşmede “Taraflar, işbu Protokol vasıtası ile, Taraflar arasında 22.12.2016 tarihinde devir suretiyle akdedilmiş sayılan ... Hizmetleri Sözleşmesi'nin (Sözleşme) geçerlilik süresi 1 sene sınırlı süre ile 31.12.2019 tarihine kadar geçerli olmak kaydı ile yenilemeke ve yenilenen süre için geçerli olacak bazı hak ve yükümlülükleri güncellemektedirler. İşbu Protokol ile, Sözleşme'de Yetenek tarafından ifa edilecek olan hizmetlerin toplam bedeli, yıllık toplam olarak tek seferde ödenmek üzere 480.000- TRL (dörtyüzseksenbintürklirası) olarak belirlenmiştir...” şeklinde bir düzenleme yapılmış olduğu, heyetimiz reklam uzmanlarınca yapılan değerlendirmeye göre, taraflar arasında yapılan sözleşmede reklam kampanyası için kullanılan materyallerde ayrı fiyatlandırma yapılmamış 7 alan için tek bir fiyat belirlenmiş olduğu, sözleşme baz alındığında yapılacak ödemenin sözleşmenin tamamını kapsayan bir ödemeden ziyade tek bir reklam materyalinin kullanımı için belirlenecek bir ödeme olabileceği, bundan dolayı davacının talep edeceği ücretin kadri maruf olarak sözleşme bedelinin 7/1'ine tekabül eden ( 480.000'nin 1/7 sine tekabül eden) 68.571, +KDV TL olabileceği, nihai takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere, somut olayda fotoğraflar eser niteliğinde olmadığından, eser üzerindeki mali hak ve manevi hak ihlalinden söz edilemeyeceği; kişilik hakkını korumaya yönelik hükümlerden MK md.24 ve FSEK md.86 hükümlerinin dolayısıyla eser niteliğinde olmayan resim/fotoğraf üzerindeki hakkın ihlal edildiği durumlarda FSEK md.68'in uygulama alanı bulamayacağı yönünde bir değerlendirme yapılabileceği yönünde görüş ve kanaatlerine varılmış olup; hazırlanan işbu raporu, meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 hükmü ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükmü gereği tamamen yüce Mahkemeye ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. 29/03/2024 tarihli ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; "Tüm bu bilgiler doğrultusunda, dava dosyasına konu olan eczane içi/diışinda sözleşme bitmesine rağmen, Davacı'nın yer aldığı reklam metaryellerinin izinsiz kullanımı, sözleşmenin 4.E maddesi “sadece kullanım yenileme süresi için” olan kısmında, kullanım yapılan kısmının ağırlığı ölçüsünde yenileme hükmünü devreye sokacağı, izinsiz kullanım yapılan 2020, 2021, 2022 yıllarına ait: 12.857,14 USD Doları + KDV / 2020 için, 12.857,14 USD Doları + KDV / 2021 için, 12.857,14 USD Doları + KDV / 2022 için, ( toplamda 38.571,42 USD Doları + % 20 KDV) yayın bedeli, karar tarihindeki Merkez Bankası USD Dolar Döviz Satış kuru baz alınacak şekilde ve varsa yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerekliliği kaanatine varılmış olup Takdir Sayın Mahkemenize aittir" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. 15/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; " 1)Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalının beyanıyla son bulması üzerine, davacının resim üzerindeki hakkının ticari açıdan kullanımına yönelik izninin de son bulmuş olacağı, 2) a) Heyetimiz bilirkişilerinden sayın...tarafından, “Davalının eczanelerde dava konusu materyalleri kaldıramaması veya kaldırılmaması nedeni olarak Covid-19 salgını nedeniyle ülke çapında uygulanan sokağa çıkma yasakları, çeşitli kısıtlamalar, eczanelerde iç mekanlara girişlerin engellenmesi, mesafe uygulamalarının ağırlıklı olarak etkili olabileceğinin düşünüldüğü...” şeklinde -kök rapordaki- kanaatine ilaveten işbu ek raporda, “dosya konusu kullanımların, dünya geneline yayılan COVID-19 salgınının Türkiye'de de yoğun olarak yaşandığı bir dönemde olduğu, bu durumun çok önemli bir mücbir sebep olduğunun dikkate alınmasının önem arz ettiği, böyle bir şart içinde Davalı tarafın Davacı tarafa karşı bir hak ihlalinde bulunmadığı + kötü niyetinin görülmediği kanaatinde olunduğu,” şeklinde bir kanaatinin oluştuğu, nihai takdirin sayın Mahkemede olduğu, b) Bununla birlikte, TTK md. 18 £.2 uyarınca basiretli tacir olma ilkesi de göz önünde bulundurularak, davalı tarafından, sözleşmenin feshinden sonra Materyallerin kaldırılması/kaldırtılması gerekliliği konusunda bir sonuca varılabileceği, nihai takdirin sayın Mahkemede olduğu, 3) 22.12.2016 tarihli ... Hizmetleri Sözleşmesi Süre Uzatma Protokolü II başlıklı sözleşmede “Taraflar, işbu. Protokol vasıtası ile, Taraflar arasında 22.12.2016 tarihinde devir suretiyle akdedilmiş sayılan ... Hizmetleri Sözleşmesi'nin (Sözleşme) geçerlilik süresi 1 sene sınırlı süre ile 31.12.2019 tarihine kadar geçerli olmak kaydı ile yenilemeke ve yenilenen süre için geçerli olacak bazı hak ve yükümlülükleri güncellemektedirler. İşbu Protokol ile, Sözleşme'de Yetenek tarafından ifa edilecek olan hizmetlerin toplam bedeli, yıllık toplam olarak tek seferde ödenmek üzere 480.000- TRL (dörtyüzseksenbintürklirası) olarak belirlenmiştir. şeklinde bir düzenleme yapılmış olduğu, Heyetimiz reklam uzmanlarınca yapılan değerlendirmeye göre, taraflar arasında yapılan sözleşmede reklam kampanyası için kullanılan materyallerde ayrı fiyatlandırma yapılmamış 7 alan için tek bir fiyat belirlenmiş olduğu, sözleşme baz alındığında yapılacak ödemenin sözleşmenin tamamını kapsayan bir ödemeden ziyade tek bir reklam materyalinin kullanımı için belirlenecek bir ödeme olabileceği, bundan dolayı davacının talep edeceği ücretin kadri maruf olarak sözleşme bedelinin 7/1'ine tekabül eden ( 480.000'nin 1/7 sine tekabül eden) 68.571, +KDV TL olabileceği şeklindeki kök rapordaki tespitlere işbu ek raporda sayın ... v...tarafından, “Uyuşmazlığa konu olan eczane içi reklam materyallerinin kullanımının devamı, sözleşmenin tek bir mecrada yenilenmiş gibi işlem yapılması gerekliliğini, sözleşmenin 4-E maddesindeki kullanım yenileme bedeli olan 90.000 USD Doları + KDV “nin sözleşme içindeki ağırlığı doğrultusunda 1/7 (yedide biri) olarak 12.857,14 USD Doları +KDV / Yıl her kullanılan yıl için ayrı olmak koşuluyla bedellendirilmesi gerektiği, şayet, ihlalin yapıldığı mecra ulusal çapta yayın yapan bir mecra olması (TV reklamı gibi 5-A mad.) ve reklamların daha geniş kitlelere ulaşması söz konusu olsaydı, sözleşmedeki yenileme bedelinin tamamı olan 90.000 USD Doları + KDV/ her yıl için alınabileceği, ancak reklam yayını devam eden mecranın kapsadığı alan bakımından daha küçük kitlelere ulaşması ve sadece eczane içi/dişında olması nedeniyle, yenileme ücretininin sözleşmede yer alan 7 ayrı kullanım alanından biri yani seçilen mecradan biri olarak hesaplanmasının ve 1/7 ( yedide biri) olarak alınmasının hakkaniyetli olduğu, ” şeklinde ilave açıklamalarda bulunulduğu, 4)Nihai takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere, somut olayda fotoğraflar eser niteliğinde olmadığından, eser üzerindeki mali hak ve manevi hak ihlalinden söz edilemeyeceği; kişilik hakkını korumaya yönelik hükümlerden MK md.24 ve FSEK md.&6 hükümlerinin dolayısıyla eser niteliğinde olmayan resim/ fotoğraf üzerindeki hakkın- ihlal edildiği durumlarda (telif tazminatı olarak da nitelendirilen) FSEK md.68'in uygulama alanı bulamayacağı yönünde bir değerlendirme yapılabileceği, Sayın Mahkemece, bir bedel hesaplaması yapılması yönünde karar verilecek olursa, bu hususta mali bir bilirkişi atanması yönünde değerlendirme yapılmasının nihai takdirinin sayın Mahkemede olduğu" görüş ve kanaatini bildirmiştir. 25/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davada uyuşmazlık konusunun, Taraflar arasında akdedilen 22.12.2016 tarihli sözleşmenin davalının feshi ile 31.12.2019 tarihinde son bulduğu, davacıya ait fotoğrafların bulunduğu materyallerin eczanelerde kullanıldığı, bu kullanımlardan dolayı davacının sözleşme bedeli olan 90.000,00+ KDV ve FSEK 68 e göre 3 kat talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5 maddesinde 7 alan için ayrı ayrı fiyatlandırma yapılmadığı toplamı için fiyatlandırma yapıldığı, sözleşmenin 4 maddesi e bendine göre reklam kampanyası çalışmaları için toplamda 90.000,00 USD + KDV olarak anlaşıldığı, bundan dolayı davacının davacının talep edebileceği ücretin her yıl için 12.857,14 + KDV USD olduğu dosya kapsamına göre davalı tarafında 2020 ve 2021 yıllarında kullanıldığı buna göre toplamda 12.857,14 *2 - 25.714,28 USD olacağı, Sayın Mahkeme davacıya ait fotoğrafların bulunduğu materyallerin eser niteliği olduğu konusunda karar vermesi durumunda, davacının talebi olan 3 kat FSEK 68 maddesine göre 25.714,28 *3 katı - 77.142,84 USD + KDV olduğu, davacının bu talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, karar tarihindeki Merkez bankası USD kuru üzerinden hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi uygulanabileceği, Talep edilen 50.000,00 TL manevi Tazminatının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" görüş ve kanaatini bildirmiştir. Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; taraflar arasında imzalanan ancak tarafların iradesi ile sona eren sözleşmeden sonra sözleşme gereğince dava dışı eczanelerde sözleşme gereğince düzenlenen tanıtım vasıtalarının davalı tarafça kullanılması nedeniyle davalı eylemlerinin davacının FSEK'ten doğan mali ve manevi haklarını ihlal edip etmediği, davalı eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olup olmadığı, ihlal ve haksız rekabet niteliğindeki eylemlerin tespiti, men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile haksız eylemler nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı taraf taraflar arasında 22/10/2016 tarihinde ... tanıtım hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 18/12/2019 tarihinde davalı tarafça feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 30/12/2019 tarihinde sona erdiğini, ancak dava tarihinden sonra dava dışı eczanelerde sözleşme gereğince davacının adı, görüntüsü, resmi vs. bilgilerinin kullanıldığı her türlü materyalin sözleşmenin bittiği tarihten sonra toplatılması ve imha edilmesinin istenilmesine rağmen izinsiz kullanımların devam ettiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı ise davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalının herhangi bir ihmali ve kusurunun bulunmadığını, taraflar arasında 22/12/2016 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmenin bitiş tarihi olan 31/12/2019 tarihinden sonra herhangi bir kullanımın bulunmadığını, kullanımlar ile ilgili davalının müdahale edebileceği tüm alanlara müdahale ettiğini, dünya genelinde ve ülkede yaşana covid-19 salgınının mücbir sebep sayılması gerektiğini, kullanımda bulunan eczanelerin davalının şubesi veya iş yeri olmadığını, kullanılan materyallerin eser niteliğinde olmadığını, bu nedenle FSEK'ten kaynaklanan hakları talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; taraflar arasında 22/10/2016 tarihinde davacının adının, fotoğraflarının vs. bilgilerinin davalı tarafça kullanılmasına dair ... tanıtım hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin tarafların da kabulünde olduğu üzere 31/12/2019 tarihi itibariyle sona erdiği, aradaki uyuşmazlığın bu sözleşme gereğince davalıya tanınan hakların sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra dava dışı eczanelerde kullanılması nedeni ile davacının haklarının ihlal edilip edilemediğine ilişkindir. Tespit ve davalının sorumluluğu bakımından yapılan incelemede; davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra davacının yer aldığı materyallerin dava dışı eczaneler tarafından kullanıldığı, bu hususun bilirkişi raporların da belirtildiği, dava dışı eczanelerin ilgili materyalleri kullanması nedeni ile davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı yönünde yapılan incelemede ise davalı ile dava dışı eczaneler arasında yapılan ilaç temin sözleşmelerine ilişkin genel teamüller dikkate alındığında eczanelerde kullanılmak üzere gönderilen tanıtım materyallerinin tanıtım yapan firma tarafından eczanelere teslim edildiği, bu hususta davalı tarafça teslime ilişkin herhangi bir itirazın bulunmadığı ancak davalının kaldırmaya ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürdüğü görülmüş ise de sona eren bir sözleşmeden kaynaklanan hakların kullanıldığı materyallerin davalı tarafından dava dışı eczanelerden toplatılması gerektiği, bu kapsamda davalı tarafça sözleşmenin sona erdiği ve ilgili materyallerin toplatılması gerektiğine ilişkin herhangi bir bildirimin dava dışı eczanelere bildirilmediği, bu haliyle sözleşmenin sona erdiği süreden sonraki kullanımlar nedeni ile davalının sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Eser vasfı yönünden yapılan incelemede; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da ayrı ayrı belirtildiği üzere davacıya ait fotoğrafların tanıtım materyalleri üzerinde kullanılması sonucu elde edilen materyallerin FSEK anlamında eser niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır. İhlalin niteliği ve tazminat talebi bakımından yapılan incelemede; yukarıdaki paragrafta kullanılan materyallerin eser olmadığı, davacının fotoğrafının kullanılması nedeni ile FSEK 86. Madde nedeni ile davacının kişilik hakkı kapsamında fotoğraf üzerindeki hakkını herkese karşı ileri sürebileceği, dava konusu edilen materyallerde yer alan kullanımlarda davacının icracı sanatçı olmadığı gözetilerek FSEK 86 kapsamında davacının talepte bulunabileceği ancak FSEK 86 ihlallerinde yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince 68. Maddeden kaynaklanan tazminat türünün talep edilemeyeceği, davacının fiili bir zararının bulunmadığı, ancak davalının sorumluluğu tespit edilen kullanımların ticari amaçla yapıldığı anlaşılmakla davacının talep edebileceği tazminat türünün yoksun kalınan kazanç ( izin alınarak kullanılması halinde elde edeceği kazanç) olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili emsal bir sözleşme bulunmadığı ancak taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince belirlenen bedelin ihlale uyarlanarak tazminat miktarının hesaplanabileceği, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme gereğince belirlenen 90.000 USD'lik bedelin 7 kalem işe ilişkin olduğu, dava konusunda ise ihlale konu edilen tanıtım materyalleri üzerinde kullanımın sözleşmede yer alan eczane içi materyallere ilişkin olduğu, bu haliyle bilirkişi heyeti tarafından 90.000 USD'lik bedelin 7 ye bölünerek ihlalin olduğu yıl sayısı dikkate alınarak 3 ile çarpılması sonucu elde edilen miktara tazminat olarak hükmedilebileceği belirtilmiş ise de davacı tarafça ihlale delil olarak sunulan fotoğrafların 2020 ve 2021 yılına ait olduğu, bu hususun eczanelerden alınan fişlerden tespit edildiği anlaşılmakla 2 yıllık bedele hükmedilmesi gerektiği kanaatine varıldığından 25.714,28 USD'nin davacının yoksun kaldığı kazanç olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden maddi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Haksız rekabet iddiası yönünden; davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet niteliğinde olduğu, bu hususun dosya kapsamında ibraz edilen bilirkişi raporları ile de tespit edildiği anlaşılmakla haksız rekabet iddiası yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi bakımından ise; davalının eylemlerinin davacının manevi haklarına zarar verdiği ve manevi tazminatın şartları oluştuğundan, tazminata konu eylemlerin ağırlığı, eylemlerin davacı üzerindeki etkileri dikkate alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Emsal nitelikte İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2018/2011 esas- 2021/705 karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; A)Davacının FSEK uyarınca mali ve manevi hak sahibi olduğu fotoğrafların izinsiz çoğaltılması, işlenmesi, kullanılması nedeni ile vaki olan tecavüzün tespitine, davalının eyleminin haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, B)FSEK ihlali niteliğindeki tecavüz eylemleri ile haksız rekabete ilişkin tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, C)Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.714,28 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D)Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E)Hükmün karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak Türkiye genelinde yayın yapan gazetelerden birinde ve gazetenin internet sitesinde ilanına, 2-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 3-Alınması gereken 62.966,12 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 15.185,37 TL peşin harcın düşümü ile kalan 47.780,75 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 15.185,37 TL peşin harç+ 54,40 TL başvuru harcı+ 23.000 TL bilirkişi ücreti+ 510,60 TL posta / müzekkere gideri olmak üzere toplam 38.750,37 TL yargılama giderinin davaların yığılması hususu göz önüne alınarak takdiren 25.041,10 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 17,63 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Tecavüz davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Haksız rekabet davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Maddi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 136.847,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Manevi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Reddedilen maddi tazminat yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 305.338,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Arabulucuk suçüstü ödeneğinden karşılanan 1320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 13-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır