İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/112 E. 2025/1017 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/112
Karar No
2025/1017
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/112 Esas KARAR NO : 2025/1017

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2020 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mesleki eğitim alanında kuaförlük, makyaj ve güzellik uzmanlığı, moda konusunda bir özel eğitim kurumu olduğunu, 4 şubesiyle 30 yıla yakın süredir eğitim verdiğini, davalılardan ...'in şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, %50 hissesini 2 milyon TL bedelle diğer kurucu ... 'e devrettiğini, 22/07/2019 tarihine kadar şirket ortağı, yönetim kurulu üyesi ve müdür olarak görev yaptığını, .... 'in kardeşi olduğunu, diğer davalı ...'in 05/06/2012 başlangıç tarihli iş akdiyle şirketin Nişantaşı şubesinde eğitim uzmanı olarak, çalışmaya başladığını, iş akdini 28 Şubat 2019 tarihinde feshettiğini, ...'in oğlu olduğunu,, davalı şirketin ise 2019 Ocak ayında davalı ... ile ... tarafından kurulduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, ... 'in de müvekkili şirkette çalışan olarak bulunduğunu, davalıların müvekkili şirkette ortaklık ve yöneticilik görevine devam ederken müvekkiline rakip bir firma kurduğunu, müvekkilinin öz kaynaklarını ve ticari sırlarını bu şirkete aktardığını, çalışan ve müşterilere müvekkilinin küçük düşürücü ve rencide edici beyanlar kullandığını, bir kısım öğretmen ve öğrencileri şirketten ayrılmaya ikna ettiğini, ...'in müvekkil şirketten ayrıldığı tarihten beri gizlilikle müvekkili aleyhine haksız rekabet ve aynı zamanda suç teşkil eden fiillerde bulunduğunu, .... şirketi yararına çalıştığını, müşteri, öğrenci ve öğretmenleri kendisi ile sözleşme yapmaya ikna ettiğini, TTK m.55 1 b bendinde sayılan fiilleri işlediğini, müvekkilinden ayrılmaya karar verdiği son günlerde veda bahanesiyle müvekkilinin bütün şubelerini dolaşarak toplantılar düzenlendiğini, ticari itibarı zedeleyen beyanlarda bulunduğunu, ayrıca Bakırköy, Şirinevler, Nişantaşı şubelerinde bulunan ve az bulunan moda, tasarım, stilistlik ve kalıp kitaplarını müvekkilinden izinsiz ve habersiz şeklide alıp götürdüğünü, davalının Bakırköy Noterliğinden keşide ettiği beyanlarla kabul beyanında bulunduğunu, müvekkilinden aldığı eğitim materyallerini kendi firmasında kullandığını, ayrıca ayrılırken bir kısım personelin özlük dosyalarını aldığını, davalı şirketin müvekkilinden habersiz kurulduğunu, müvekkiline ait materyallerin davalı şirket tarafından kullanıldığını, müşteri ve çalışan bilgilerinin şirkete aktarıldığını, bilgileri davalıların şifrelerini izinsiz kullanarak elde ettiklerini, usulsüz kopyalanan bilgilerle ilgili Bakırköy ... Asl.Tic.... D.İş dosyasında inceleme yapıldığını, tespitte ... kayıttan 416 kaydın örtüştüğünü, 54 kayıtlı öğrencinin 9'unun örtüştüğünü, kendilerince danışmanlık alınan .... şirketi tarafından yapılan incelemede log kayıtlarına bakıldığını, buna göre sisteme girişlerin tuha saatlerde olduğunu, dışarıya aktarım yapıldığını, aktarım yapılan IP'lerin tespit edildiğini, aday modülünden yaklaşık 57.000 adet kaydın dışarıya aktarıldığını, kiva şirketince hazırlanan raporda tespit edilen IP numaralarının sorulmasını, davalı şirketin bazı ödüller aldığını, ileri sürdüğünü, bunların gerçek dışı olduğunu, davalı ...'in müvekkilinden 28/02/2019'da işten ayrıldığını, davalı ... ise 10/01/2019'da kurduğunu, diğer davalı ...'in ise 6 ay sonra şirketten ayrılarak davalı şirkete geçtiğini, müvekkilinin bundan zarara uğradığını belirterek, tüm davalıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 57. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devam maddelerinde düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümlerini ihlal eden fiillerinin tespiti ve men’ine, aynı zamanda davalılardan ...’in 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 613 ve 626. maddeleri ile düzenlenen özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağı hükümlerini ihlal eden fiillerinin tespiti ve men’ine, davalıların haksız rekabet fiilleri nedeniyle müvekkil şirket aleyhine oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıların haksız rekabet teşkil eder şekilde müvekkil şirket hakkında sarf ettikleri yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesini, davalılar uhdesinde bulunan ve müvekkili firmaya ait olan tüm doküman,bilgi ve belgelerin taraflarına iadesini,rekabet yasağına aykırı işlemlerin engellenmesini, kararın en yüksek tirajlı ,günlük olarak çıkartılan üç gazetede ilanını, davalıların haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırılık teşkil eden fiilleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tespiti ile tazmini amacıyla, talep artırım talebinde bulunma haklarının saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, haksız fiil tarihinden itibaren işletilmek üzere belirlenen alacağa avans faizi uygulanmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ...'in eğitimci olarak girişimleri ile kurulduğunu, tüm içerikle onun ilgilendiğini, ... 'in yalnızca muhasebesel işlerle uğraştığını, ... 'in başka ticaret alanlarına girmesi ve para kaybetmesiyle ... şubesinin kapatılmasını, istediğini, bu dönemde .... 'in işe başladığını, onun sayesinde şirketin olumlu kapatılması istediğini, bu dönemde ... 'in işe başladığını, onun sayesinde şirketin olumlu bir ivme kazandığını, bugünkü tüm olumlu özelliklerini o dönemde kazandığını, kendi oğlunu getirerek iş yapmamasına rağmen ona ödeme yapmak istediğini, baskılar sonucunda ... 'in işten ayrılarak kendi şirketini kuracağını söylediğini, ... 'in de bunu kabul ettiğini, 2008 Nisan ayında bunu öğrendiğini ve hatta yardımcı olacağını söylediğini, hatta kiraldaığı yerden dahi ..... 'in haberdar olduğunu, ...'i de ortaklıktan çıkardığını, ... şirketince yapılan işlemlerle bilgilerin manipüle edildiğini, .... 'in işçilik alacakları davası olduğunu, 31/12/2018 tarihinde son kez davacı şirkete gittiğini, GSK çıkışının sonra yapılmasının müvekkilinin suçu olmadığını, ...'in ise aynı iş kolunda iş kurabileceğine dair .... 'in yazılı muvafakatinin bulunduğunu, ayrıca aldıkları herhangi bir dokuman olmadığını, davacının iddialarının soyut olduğunu, ... şirketinin ödüllerinin gerçek olduğunu, ..... tv'ye sorulabileceğini, tespit dosyasında olağandışı bir durumunu tespit edilmediğini savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, BAkırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... D.İş sayılı dosyası,Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma sayılı dosyası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma sayılı dosyası, Bakırköy Vergi Müdürlüğü kayıtları, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtları, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kayıtları, SGK kayıtları, Bakırköy .... Noterliğinin 25/10/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... TV cevabi yazısı, Bakırköy ... Noterliğinin 01/10/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü kayıtları celbedilmiş ve tarafların bildirdikleri tanıklar dinlenmiştir. Tanık ... beyanında "Tarafları tanırım, 4 yıldır davacı şirkette eğitmen olarak çalışırım, davalı ... benim çalıştığım şirketin patronu idi, şirketin diğer sahibi ise ... idi, diğer ortakta ... idi, 2 yıl önce ... ile ... şirketten ayrıldılar, ikisi aynı işi yapmak üzere ... isminde başka bir şirket kurdular, davacı şirkette eğitmen olarak çalışan ... davacı şirketten ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başladılar, davacı şirketin 4 şubesi vardı, hatırladığım kadarıyla 70 çalışanı vardı, ben davacı şirkette kuaför eğitmenliği yapmaktayım, öğrencilerden 5 öğrencinin davalı şirkete gittiğini biliyorum, şöyleki giden öğrenciler davacı şirkette eğitimlerini bitirdiler, başka eğitimler için davalı şirkete gittiler, ... hanım bana eğer burada sizlere bir mobing uygulanırsa benim şirketimde çalışabilirsiniz dedi, ortaklar herhangi bir çatışma olmadan iyilik ile ayrılmışlardı ancak sonradan aralarında davacı şirketin kitaplarının, eğitmenlerinin, öğrencilerin davalı şirkete gitmesi nedeniyle taraflar arasında gerilim olduğunu duydum " şeklinde ifade vermiştir. Tanık ... beyanında "Ben tarafları tanırım, ben başka bir firmada güzellik eğitim uzmanı olarak çalışırım, 2018 in son dönemi ile 2020 Ocak ayına kadar davacı şirkette güzellik uzmanı olarak çalıştım, beni işe ... almıştı, 2019 yılı Temmuz ayında ... davacı şirkettin ayrıldı, .... in şirketten ayrılacağına ilişkin bilgimiz yoktu, son dakika öğrendik, .... hanım ayrıldıktan sonra şirketin işleyişinde bazı eksiklikler olunca bunu davacı şirketin sahibi .... beye aktardık, kendisi devamlı ... hanım ... ın ... in isimlerini konuşmamamızı bizim şirketten ayrılıp ... hanımın şirketine geçen eğitmenler ile görüşmememizi söyledi, ben orada yapılan bu tür mobingler nedeniyle ayrıldım, davalı şirkette değil başka şirkette çalışmaya başladım, benim bildiğim ... hanım ve ,... davacı şirketin hiçbir çalışanına iş teklif etmedi, davacı şirketten ayrılananlar kendi isteğiyle ayrıldılar, öğrencilerden ayrılıp davalı şirkete geçen olmadı, olsa bile bunu benim takip etmem ve bilmem mümkün değil, benim şuanda çalıştığım firmanın adı ... dır, sahibi .... benim davacı şirket ile herhangi bir davam yoktur " şeklinde ifade vermiştir. Tanık ... beyanında " Ben tarafları tanırım, 11 yıldır davacı şirkette yönetici olarak çalışırım, 2019 yılında davalı şirket kuruldu, davacı şirketin sahibi ..... ve ...in de hissesi olduğunu biliyorum, ... de davacı şirkette genel koordinatör olarak çalışıyordu, 2019 yılında ... davalı ... kurdu, şirket faaliyete başladıktan sonra ...te davalı şirkete gitti, bu ayrılma esnasında benim şahit olduğum herhangi bir kavga tartışma olmadı, davacı şirket bildiğim kadarıyla 30 yıldır faaliyettedir, davalı şirket kurulduktan sonra davacı şirketin öğrencilerine, eğitmenlerine SMS göndererek fiyat indirimi yapacaklarını bildirerek kendi şirketlerine çağırmışlar hatta bana da kampanya SMS geldi, davacı şirketin 4 şubesi vardır, ben Bakırköy şubesinde çalışıyorum, benim şubemde 400 öğrenci vardır, diğer şubelerde tahminen biraz daha az öğrenci bulunmaktadır, davalı şirket 1000 in üzerindeki öğrencilere SMS gönderdi, davacı şirkete gelen öğrenci görüşmesini yapıp çıktıktan sonra davalı şirket öğrencilere SMS göndererek fiyat indirimi yapıp kendi şirketine davet ettiğinden tahminen 400 civarında öğrenci davalı şirkete kayıt yaptırdı, davacı şirkette 30 civarında eğitmen çalışmakta, tahminen 20 tane de idare de çalışanlar vardır, davacı şirketten 10 tane eğitmen kadrosundan, idare kadrosundan 6-7 kişi davalı şirkete gitmiştir, davacı şirketin kullanmış olduğu program davalı şirkette bilindiğinden o program nedeniyle davacı şirketin öğrencilerine davalı şirket SMS göndermiştir, davalı şirkete geçen çalışanlar önceden haber vermeden aniden davalı şirkete geçtiklerinden son çalışma gününde programlar açık olduğundan oradaki bilgileri alıp davalı şirkete vermiş olabilirler davacı şirkete kayıt yapmaya gelen öğrencilerin sistemde kayıt saatleri ve bilgileri vardır, bu kişilerin yani davalı şirkete kayıt yaptıran kişilerinde kayıt saatleri ve bilgileri sistemde bellidir, dolayısıyla her iki şirketin sistem kayıtları karşılaştırıldığında davalı şirkete kayıt yapan öğrencilerin ilk kez davacı şirkete geldiği görülecektir, yani davacı şirkete kayıt yapmaya gelen öğrenci görüşmeden çıktıktan sonra davalı şirket SMS gönderip telefon açarak kendi şirketlerine kayıt yapmaya çağırmışlardır " şeklinde ifade vermiştir. Tanık ... beyanında " Tarafları tanırım, 2014-2019 yılları arasında davacı şirkette tasarımcı olarak çalıştım, 2018 yılı sonunda davacı şirkette genel koordinatör olarak çalışan ... davacı şirketten ayrıldı, 8 ay sonrada ... davacı şirketten ayrıldı, bildiğim kadarıyla davacı şirketin kurucu ortakları ... ve ... idi, .... kendisine 2019 yılı Şubat ayında aynı iş koluyla ilgili bir eğitim kurumu açtı, ben kendisini sosyal medyadan takip ediyordum, ben işten ayrıldıktan sonra ... in de ... ın kurduğu işyerine geçtiğini öğrendim, ben çalıştığım süre zarfında ...... ile dialog halindeydim, benim bildiğim kadarıyla davacı şirketten davalı şirkete herhangi bir öğrenci veya eğitmen transferi olmadı, ...... şirketten ayrıldığında aralarında herhangi bir kavga olmadı, ...... ın ayrılırken ... e aynı işi yapacağını söyleyip söylemediğini bilmiyorum, ben kendi firmamı kurdum, kendi işimi yapıyorum " şeklinde ifade vermiştir. Tanık .... beyanında "ben davacı şirkete iş başvurusunda bulunduğum sırada davalılardan ...'i tanıdım. Ben davacı şirkette 2015 yılından beri güzellik uzmanı ve makyaj eğitmenliği yapıyorum. Davalı ... ise davacı şirkette genel koordinatörümüz olarak çalışmakta idi. Davalı ... ise davalı ...'in oğlu ...'in açtığını biliyorum. Davacı şirketin yetkilisi ... ile davalı ... kardeştir. Ben davalı ...'in davacı şirketten neden ayrıldığını bilmiyorum. Tarafların özel hayatına ilişkin yaşadıkları sıkıntıları bilmiyorum. Davacı şirket ve davalı şirketin iştigal konuları aynıdır. İkisi de moda, güzellik ve kozmetik eğitimi vermektedir. Eğitimi bitiren öğrencilere milli eğitim bakanlığı onaylı sertifika veriyoruz. Benim bildiğim kadarıyla davacı şirketin öğrencisi olup eğitimini yarıda bırakıp davalı şirkete geçen benim öğrencim olmadı. Diğer eğitmenlerin öğrencilerinin geçip geçmediğini bilmiyorum. Benden eğitim alan öğrencilerimden bende ki eğitimini tamamlayıp sertifikasını alıp daha sonra başka bir eğitim için davalı şirkete giden öğrencilerim oldu. Mesela benden makyaj eğitim aldıktan sonra eğitimine tamamlayıp sertifikasını alıp davalı şirkete kalıcı makyaj eğitimi veya kuaförlük eğitimi için geçen öğrencilerim oldu. Geçen öğrencilerim sosyal medya üzerinden araştırıp davalı şirkete tercih ettiklerini söylediler. Birebir bana söylemediler ancak bu şekilde duyumlar aldım. Davalı ... ortaklığını diğer yetkili ortağa devrettikten sonra çalışanlar ve eğitmenler ile veda toplantısı yaptı. Veda toplantısında kendisinden kaynaklı olarak davacı şirkette sıkıntı yaşayan herkese kapısının açık olduğunu söyledi. Bu sebeple davalı şirkete geçen eğitmen ve çalışanlarımız oldu. Ben davalı şirkete geçen çalışan ve eğitmenlerin davacı şirkette sıkıntı yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Yaşadıklarını görmedim. Bir tercih olarak davalı ... tercih ettikler. Ben mesela davacı şirkette kaldım. Davacı şirketin 4 tane şubesi vardır. Ben Nişantaşı şubesinde çalışıyordum. Davalı ...'in Nişantaşı şubesinden herhangi bir materyal veya şirkete ait bir veri götürdüğünü görmedim. Diğer şubeleri bilemem. Davacının Nişantaşı, Kadıköy, Bakırköy ve ... şubesi vardır. Davalının Bakırköy ve Kadıköy şubesinde olduğunu biliyorum. Benim çalıştığım bölgede davalı şubesi olmadığı için bizim gelirimizde bir düşüş olmadı. Ancak Bakırköy'de davalı şirketin şubesi olduğundan gelirinde düşüş olmuş olabilir. Ancak net bir bilgim yok duyum üzerine söylüyorum, davalı şirketin ne zaman açıldığını net olarak bilmiyorum. Davalı taraf davacı ... bize ve öğrencilerimize kötülemedi. Ben böyle bir şeye şahit olmadım. Davalı ... şirketten ayrıldığında ben iki kez görüştüm. İkisinde de bana sadece sıkıntı yaşarsanız kapım açık dedi. Ben davacı şirketle sıkıntı yaşamadım. Ve burada kalmayı tercih ettim. Öğrenciler araştırma yapıp kendilerine uygun fiyatlı yeri tercih edebiliyorlar. Bize göre davalı şirketin fiyatlarını uygun bulan öğrencilerimiz de gitmiştir. Duyumlarıma göre genelde Bakırköy şubesinde sıkıntı yaşanmış. Ben Nişantaşın da çalıştığım için bu hususta çok bilgim yoktur. Davalı ...'in , davacı şirketin öğrenci listesini alıp götürüp götürmediğini görmedim. Benim şirketin bilgisayar verilerine girme yetkim yoktur, davacı şirketten davalı şirkete .... isimli eğitmen, Kadıköy şubeden de adı ve soyadını tam olarak hatırlamadığım iki idari personel geçmiştir, " şeklinde ifade vermiştir. Tanık ... beyanında " ben davacı şirkette 4 yıl temizlik işlerinde çalıştım. Davacı şirketin Nişantaşı şubesinde temizlik ve servis işleri yapıyordum. Bir yıl önce işten ayrıldım. Şuanda kendim şahsi olarak temizliğe gidiyorum. Ben Sultangazi'de oturuyorum. Nişantaşı uzak olduğu için eve geç gidiyordum. Bu sebeple işi bıraktım. Davalılardan ...., davacı şirkette müdürdü. Davalı ... müdür yardımcısı olarak biliyorum. ... ise davacı şirketin yetkilisi ve patronumuzdu. Biz davalılar .... 'le yaklaşık 3 yıl beraber çalıştık. Davalılar ... 'in davacı şirketten neden ayrıldığını bilmiyorum. Ayrıldıklarını bile sonra öğrendik. Ben davalı şirketin kurulduğunu diğer davalılar ayrıldıktan 6 ay sonra öğrendim. Kantinde öğrenciler konuşurken duydum ve daha kantinde öğrenciler davalı şirketin daha iyi olduğunu fiyatlarının daha düşük olduğunu söylüyorlardı. Oraya geçelim diyorlardı. Davalı ... davalı şirkette çalışmam için beni çağırmadı. Ancak diğer eğitmenleri davalı ... çalışması için çağırdığını kantinde yapılan konuşmalardan duyuyordum. Diğer çalışanlara gelin davalı şirkette çalışın diyormuş. Davalı şirkete geçen çalışan olup olmadığını bilmiyorum. Davacı şirketteki öğrencilerden bir iki tanesini davalı şirkete geçtiğini biliyorum ancak çoğunluğunun geçip geçmediğini bilemem. Sadece kendi aralarında gecen konuşmaya şahit oldum. Kantinde ki moda kitaplarını davalı ..., davacı kurumun Bakırköy şubesine götüreceğini bana söyledi. Bende bunları ... 'e teslim ettim. Ancak sonradan nereye götürdüğünü ben bilemem. Ben davalılar ....'in davacı ... kötülediğini duymadım. Ayrıca davalı şirket açıldıktan sonra öğrenciler davalı şirketin daha iyi olduğunu konuşuyorlardı. Ve bu sebeple çay satışları ve kantinden ürün alımları azaldı. Kantin gelirinde baya düşüş oldu. Şirketin cirosunda düşüş olup olmadığını bilemem, ayrıca ben ... 'in bizzat kantine gelip öğrencilere davalı ... övdüğünü görmedim," şeklinde ifade vermiştir. Tanık ... beyanında " ben davacı şirketin yaklaşık 8 yıldır kantininde satış elemanı olarak çalışıyorum. Ben davacı şirketin Bakırköy şubesinde çalışıyorum. Bizim patronumuz ...tindir. ... patronumuzdu. ... ile birlikte işyerini işletiyorlardı. Davalı ... müdürdü. Ben davalılarla işe girdiğim tarihten davalılar ayrılana kadar çalıştım. Ben davalılar ... 'in davacı şirketten neden ayrıldığını bilmiyorum. Davalı ... şirketini davalılar .... 'in kurduğunu biliyorum. Bildiğim kadarıyla davalı şirket kurulma aşamasındayken de .... bizim Bakırköy şubesine gelip gidiyordu. Davalı ... ayrıldıktan sonra davalı şirketin kurulduğunu biliyorum ancak net bilgim yoktur. Davalı ... davacı şirketten ayrılırken beni davalı şirkette çalışmam için çağırmadı. Benimle vedalaşırken güzel çalış, işine sahip ol dedi. Ben diğer çalışanları davalı şirkete çağırıp çağırmadığını bizzat görmedim. Ancak kantinde çalıştığım için öğrencilerin ve eğitmenlerin kendi aralarında sohbetlerini duyuyordum. Kantin böyle dedikoduların duyulması yönünden en iyi mekanlardan biridir. Eğitmenler kendi aralarında davacı şirketin 1,5 yıl ömrü var diyorlardı. Bu konuşmalar şirkete zarar verdi. Eğitmenlerden ve öğrencilerden davalı şirkete geçenler oldu. Ayrıca öğrenciler kendi aralarında yaptığı konuşmalardan davacı şirketten eğitim alırken aynı zamanda davalı şirketten eğitim aldıklarında da bahsediyorlardı. Ben davalıların davacı ... kötülediğini görmedim. Davalılar ayrıldıktan sonra kendileriyle görüşmedim. Aynı bölgede iki rakip olduğu için davacı şirketin öğrencileri davalı şirkete geçtiği için öğrenci azalması oldu. Şirketin cirosu ve kantin satışlarında da yarı yarıya azalma oldu. Davalılar ...'in benim üzerimde büyük emekleri vardır. Biri abim biri ablamdır. Yanlış bir şey söylemek istemem ancak Davalı ... daha bizimle vedalaşmadan önce 8 tane çöp poşeti istedi. Ben kendisine poşetleri götürdüm. Kendisi için bir çok evrak doldurdu. Daha sonra bu poşetleri arabasına indirmemi istedi. Bende arabasına indirdim. Bunları Nişantaşı şubesine götüreceğini söyledi. Yine tam tarihini hatırlamadığım bir zamanda 4 tane evrak çantasına kitap doldurdu. Bunları da arabasına ben indirdim. Bunların içeriğinde ne vardı bilmiyorum. Ben kimsenin eşyasını açmam. Bunları Nişantaş'ına götüreceğini söyledi ancak sonra nereye götürdüğünü bilmiyorum, ben davalı ...'in davacı şirketin kantinine gelip davalı ... övdüğünü görmedim. Öğrenciler ve öğretmenler kendi arasında davalı ... övüyorlardı. Sonrasında da zaten ayrıldılar. Davalı şirketin fiyatlarının daha uygun olduğunu söylüyorlardı. öğrenci azalması olduğu için şirketin satışlarında da azalma oldu. Cironun anlamı şirketin kazancıdır. Kazanç miktarının ne kadar azaldığını bilemem, " şeklinde ifade vermiştir. Tanık ... beyanında " ben davacı şirkette 2017 yılında işe girdim. Bir ay önce işi bıraktım. Ben güzellik uzmanı öğretmeni olarak çalışıyordum. Yönetimle maaş ve başka anlaşmazlıklar sebebi ile kendi isteğimle ayrıldım. Şuanda... yönetici olarak çalışıyorum. Ben Bakırköy şubesinde çalışıyordum. ... bizim yöneticimizdi. ... 'i yönetici olarak biliyordum ancak bir araya çok gelmiyorduk. .... 'ında kurumda görüyordum ancak sonrasında ... hanımın oğlu olduğunu öğrendim. Ben davalı ... ve ... 'ın davacı şirketten neden ayrıldığını bilmiyorum. İç meseleleri bilemem. Ben davalı şirketin 2019 yılında kurulduğunu biliyorum ve bildiğim kadarıyla davalı ... tarafından kurulmuş. Davalı şirket kurulduktan sonra davacı şirketten davalı şirkete geçen eğitmenlerimiz ve öğrencilerimiz oldu ancak ne sebeple geçtiklerini bilemem. Davalı ... davalı şirkette çalışmam için beni davet etmedi. Diğer eğitmenleri, öğrencileri çağırdığını görmedim. Ben davalıların davacı ... kötülediğini görmedim. Bir dönem Bakırköy şubesinde öğrencilerimizde azalma oldu ancak zaten yaz döneminde öğrenciler de her zaman azalma oluyor ancak bu azalmanın davalı şirketten kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilemem. Ben davalı ...'in davacı şirketten herhangi bir veri ya da materyallerini götürdüğün kendi gözümle görmedim. Götürüp götürmediğini bilemem, ben .... 'i hapse attırmakla tehdit ettiğini duymadım" şeklinde ifade vermiştir. Haksız rekabet iddiaları ve tazminat istemleri yönünden mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Bilirkişi heyetinin 17/04/2023 tarihli raporunda; tarafların iş kollarının hemen hemen aynı olduğunu, davalı ... açısında; rekabet yasağı anlaşmasına aykırı davranıldığı, işbu davada bundan kaynaklı bir cezai şart talep edilmediğinin anlaşıldığı, diğer haksız rekabet eylemlerinin oluşmadığı, Davalı ... açısından; özlük dosyalarının alındığının ispatlandığı takdir edilecekse, davalının bu davranışının TTK m.55(d) anlamında iş sırlarının ele geçirilerek değerlendirilmesi kapsamında olduğu (Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şeklide öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur), bu eylemin aynı zamanda ortağın iş sırlarını koruma yükümlüğüne de aykırı olduğu, ancak bu eylemin davacın açısından oluşturduğu maddi zararın tespitinin mümkün olmadığı, davalı ... açısından haksız rekabet davranışının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yapılan itirazların değerlendirilmesi için aldırılan Bilirkişi heyetinin 06/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; tarafların iş kollarının hemen hemen aynı olması, davalı ...'in çalıştığı dönemde veri aktarımı yapması, aynı zamanda iş sırlarını koruma sorumluluğuna aykırı davranması, BTK'nun (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ilgili yazısında belirttiği üzere, davalıların davacı .... hesabından giriş yapılarak ... Eğt. K. Ait kursiyer bilgilerini .... Eğt. K.Na. Aktarmaları ve e-Özel modülüne işlenen kursiyelerin eşleşme oranını %55,53 oranında olması; açılışının ilk yılında bu oranın %20 seviyelerinde makul kabul edilebilirliği göz önünde bulundurulursa, bu oranı yüksek olması kursiyer ve öğrencilere ait verilerin sistemden alınması, işlenmesi ve kullanılması, pandemi yılı da (Covid 19) göz önünde bulundurulursa, sokağa çıkma yasağı olduğu bir dönemde hayatın akışına aykırı bir durum oluşturması; davalıların kusurlu davranışlarda bulunduğu kanaatini oluşturmuştur. Bilirkişi heyetinin 28/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı; ... Kariyer Eğit.Kurum.Tur.İnş.San ve Tic. Ltd. Şti” nin , 1990 yılında kurulduğu kurucu ortaklarının ... ve ...in olduğu, ...'in diğer kurucu ortak ... 22.07.2019 tarihinde şirket paylarının tamamını devrettiği, çalışma konusunun ... Kurumu, dershane ve kurslar, özel kreş ve ana okulu, özel okul ve yurtlar açmak ve bunları işletmek .... olduğu, davalı, ... Eğitim Kurumları Ltd Şti” nin 10.01.2019 kurulduğu, ... ve ... Ortak olduğu, ... ve ....e 18.08.2020 yılında şirket paylarının devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, çalışma konusunun çeşitli mesleki alanlarda beceri kazandırmak maksadıyla sanat ve mesleğe yönelik (bilgisayar, daktilo, muhasebe, modelistlik, stilistik) eğitim ve öğretim vermek, özel dershane ve kurs açıp işletmek... olduğu, öncelikle, davacı; .... Kariyer Eğit.Kurum.Tur.İnş.San ve Tic, Ltd. Şti” nin ve davalı ... Ltd Şti” nin çalışma konularının benzer olduğu, davacı firmanın kurucu ortaklarından davalı ...” in, davalı firmanın kuruluş tarihi 10.01.2019 tarihinde halen davacı firmadaki ortaklığının devam ettiği, davalı ... Selametin davacı firmadaki ortaklığından 22.07.2019 tarihinde ayrıldığı ve 18.08.2020 de davalı firma ortağı olduğunun görüldüğü, 10.01.2019 tarihinde kurulan davalı firmanın kurucu ortaklarından ...'in dosyamıza sunulu SGK kayıtlarına göre 28.02.2019 tarihine kadar davacı firma çalışanı göründüğü, SGK” nın dosyamıza sunduğu evraklara göre; davacı firma çalışanlarından 3 çalışanın davalı firmanın kuruluş yılı 2019 yılı içinde davacı firmadan ayrılıp yine 2019 yılında davalı firma çalışanı olduğu, davacı firma çalışanlarından 3 çalışanın ise 2020 yılında davacı firmadan ayrılıp 2021 yılında davalı .... dava dışı Şahıs firmasının çalışanı olduğu görülmüştür. Davacı ve davalının dosya kapsamında şirket merkezlerinde ticari defterlerinde yapılan incelemeler ve dosya münderecatındaki evraklara göre, davacı firmanın 2019 yılı cirosunda 2018 yılı cirosuna göre azalma olmadığının görüldüğü bununla beraber davacı firmanın 2019 yılı karında azalma/zarar olduğu görülmüş, davacı firma; 2019 yılında Şirket karın da oluşan bu kar azalması/zararın, davalı firmanın rekabet oluşturduğu , davalı firmanın davacı firmanın kursiyerlerine/öğrencilerine düşük fiyat teklifi vermeleri ve davacı firmanın da rekabet edebilmek için fiyat kırarak Kursiyerlere/öğrencilere daha düşük fiyat vermesi ve reklamlarını artırmak zorunda kaldığından reklam giderlerinin arttığı beyan etmişlerdir. Bununla beraber kök rapor hazırlanma safhasında dosyamıza, davacı firma tarafından 2018 ve 2019 yıllarına dair, kurs ortalama ücret bilgileri ve Reklam harcamaları ile ilgili kayıt ve belge sunulmamış bu nedenle bir karşılaştırma yapılamamıştır. Kök raporun hazırlandığı tarihten ek rapor düzenleme tarihine kadar geçen süre içinde de davacı firma tarafından konu ile ilgili dosyamıza sunulmuş evrak dosya münderecatında görülemediği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava Türk Ticaret Kanunu’nun 54.vd maddelerinde düzenlenen haksız rekabetin tespiti ve men’i, yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi,doküman,bilgi ve belgelerin iadesi, rekabet yasağına aykırılık teşkil eden fiiller nedeniyle uğranılan zararların tespiti ile tazmini, aynı zamanda davalılardan ...’in TTK 613 ve 626. maddeleri ile düzenlenen özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağı hükümlerini ihlal eden fiillerinin tespiti ve men’i istemine ilişkindir. Haksız rekabet, TTK 54.maddesinde "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır " şeklinde tanımlanmıştır. Haksız rekabet teşkil eden iş ve eylemler TTK 55.maddesinde tahdidi olmayacak şekilde sayılmıştır. "a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak,4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek,6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur,7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak,8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak,9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak,10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek,11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak,12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur " Kanunda çerçevesi çizilen haksız rekabet iş ve fiillerinin somut davada bulunup bulunmadığı konusunda davanın esas incelemesine geçildiğinde dosyada mevcut sicil kayıtlarına göre davacı; .... Eğit.Kurum.Tur.İnş.San ve Tic. Ltd. Şti” nin , 11.05.1990 yılında kurulduğu, kurucu ortaklarının .... ve ...in olduğu, ...'in diğer kurucu ortak ... 'e 22.07.2019 tarihinde şirket paylarının tamamını devrettiği, çalışma konusunun ... Kurumu, dershane ve kurslar, özel kreş ve ana okulu, özel okul ve yurtlar açmak ve bunları işletmek .... olduğu, davalı, .... Eğitim Kurumları Ltd Şti” nin 10.01.2019 kurulduğu, ... ve ... Ortak olduğu, ... ve ....e 18.08.2020 yılında şirket paylarının devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, çalışma konusunun çeşitli mesleki alanlarda beceri kazandırmak maksadıyla sanat ve mesleğe yönelik (bilgisayar, daktilo, muhasebe, modelistlik, stilistik) eğitim ve öğretim vermek, özel dershane ve kurs açıp işletmek... olduğu, davacı; ... Eğit.Kurum.Tur.İnş.San ve Tic, Ltd. Şti” nin ve davalı ... Ltd Şti” nin çalışma konularının benzer olduğu anlaşılmaktadır. Nüfus kayıtları, tanık beyanları ve tarafların beyanı ile sabit olduğu üzere Davacı şirket yetkilisi ... ile Davalı ... kardeş olup ayrıca .... diğer davalı ...'in dayısıdır. SGK kayıtları ile sabit olduğu üzere davalı ... Davacı şirket çalışanı olup genel koordinatör olarak çalışmış ve 28.02.2019 tarihinde işten ayrılmıştır. Dosyada mübrez 22.07.2019 tarihli ve ...'in imzasını taşıyan belgede " ...'in Bakırköy ....Noterliğinde 22.07.2019 tarih ve .... no ile ... Kariyer Eğitim Kurumları Turizm İnşaat San. Ve Tic.Ltd. deki hisselerini ...e devrettiği, sözleşmedeki haksız rekabet ifadesine ilişkin olarak .... tarafından ...'in benzer eğitim kurumlarında görev alması durumunda haksız rekabete ilişkin talepte bulunmayacaktır." ifadelerine yer verildiği görülmüş olup buna göre ....'in kardeşi olan ...'in benzer bir eğitim kurumunda görev alacağından haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Zaten ... 22.07.2019 tarihinde hisselerinin tamamını kardeşine devrettikten sonra çocukları olan ... ve .... tarafından kurulan Davalı şirketin tüm hisselerini 18.08.2020 yılında devralmıştır. Taraflar arasında gerek ...'in 28.02.2019 da ki ayrılışı ve gerekse ...'in 22.07.2019 tarihinde pay devri sonrası ayrılışı sırasında herhangi bin kavga tartışma veya husumet olmadığı tanık beyanları ile sabittir. Davacı tarafın haksız rekabet teşkil ettiğini belirtiği iş ve eylemleri 4 ana başlık altında topladığı görülmektedir. Bunlardan ilki, çalışan ve müşterilere davacı ... küçük düşürücü ve rencide edici beyanlar kullandığı iddiasıdır. Davacı tarafın kendi dinlettirdiği tanıklar da dahil olmak üzere Davalıların Davacı ... veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek şeklinde haksız rekabet eyleminin işlendiğine şahit olmadıkları tespit edilmiş olup bu iddia ispatlanamamıştır. İkinci husus, Bakırköy, ...., .... şubelerinde bulunan ve az bulunan moda, tasarım, stilistlik ve kalıp kitaplarını Davacıdan izinsiz ve habersiz şeklide ...'in alıp götürdüğü iddiasıdır. Bu iddia, Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında da ileri sürülmüş, Mahkeme 13.04.2022 tarihli kararında " Dinlenen tüm davacı tanıkları davalının ortaklıktan ayrıldıktan sonra 5-6 tane içi dolu poşet götürdüğünü ancak poşet içinde ne olduğunu görmediklerini ifade etmişlerdir. Kaldı ki tanıklar davacı tarafın şirketin kütüphanesinde olduğunu söylediği kitaplara yönelik açık ve net bilgileri de yoktur. Dava konusu edilen kitaplar tek ve özel basım değildir. Davacı tarafça delil olarak sunulan davalının ve davalıya ait olduğu belirtilen sosyal medyadaki paylaşımda görünen kitapların hangi kitaplar olduğu seçilemediği gibi bu alanda faaliyet gösteren her kurumun edineceği kitaplardan olması ve yukarıda açıklandığı üzere tek ve özel basım olmaması da dikkate alındığında davacı davalının haksız bir şekilde şirkete ait olduğunu ileri sürdüğü kitap ve materyalleri izinsiz olarak götürdüğüne ilişkin iddiasını ispat edememiştir. Tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde hükmü gerekçelendirdiği anlaşılmıştır. Somut davada da tanıkların açık bilgi ve görgülerinin olmaması nedeniyle ileri sürülen iddianın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafça iddia edilen üçüncü husus, müşteri, öğrenci ve öğretmenleri Davalı şirket ile sözleşme yapmaya ikna ettiği iddiasıdır. TTK 55/1-b-1 madde" Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek," şeklindeki hükmün uygulanabilmesi için Davalılar tarafından yanlış yanıltıcı ikna etmeye yönelik aldatıcı beyanların olması gerekmektedir. Tanık beyanları ile sabit olduğu üzere Davalıların bu şekilde öğretmen veya öğrencilere karşı beyanlarının olmadığı, öğretmenlerden sadece 3 kişinin Davalı şirkete geçtiği fakat bunun Davalıların yönlendirmesi ile olmadığı, özgür tercihleri sonucu gerçekleştiği, öğrencilere SMS yoluyla atılan mesajlarda fiyat indirimleri ve kampanya bildirimlerinin yapıldığı, dosyada mübrez mesajların temmuz 2019 tarihli olduğu fakat Davalı şirketin Milli Eğitim Müdürlüğü kayıtlarına göre ruhsatını Kasım 2019 tarihinde aldığı, mesajların eğitim faaliyetine başlamadan önce atılan tanıtım mesajları olduğu, kampanya tekliflerinin aldatıcı veya yanıltıcı mahiyette bilgiler içermediği, bu nedenle bu iddianın da kanıtlanamadığı anlaşılmıştır. Dördüncü husus ise ticari sor niteliğindeki verilerin dışa aktarılarak Davalılar tarafından haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiasıdır. BAkırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... D.İş sayılı dosyasında Davacı tarafından yaptırılan tespitte " Talep edene ait kayıtlı öğrenci ve aday öğrenci listeleri ile karşı tarafa ait kayıtlı öğrenci ve aday öğrenci listeleri karşılaştırıldığında; her iki tarafa ait aday öğrenciler listesinde toplam 416 adet kaydın ve kayıtlı öğrenciler listelinde ise toplam 9 adet kaydın birb leri ile örtüştüğü, Talep eden tarafa ait toplam 15895 adet kayıtlı öğrenci kaydı içerisinden 9 adet kaydın ve toplam 51216 adet aday öğrenci kaydı içerisinden 416 adet kaydın karşı tarafa ait kayıtlar ile örtüşmesinin makul görülebileceği, bir başka deyişle ortak kayıtların kopyalama şüphesine götürebilecek sayıda ve nitelikte olmadığı " tespit edilmiştir. Yine aynı doğrultuda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... sor. Sayılı dosyasında "Tüm dosya kapsamına göre şüphelilerin üzerine atılı müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri açıklamak suçu açısından şüphelilerin müşteki şirkette görevli oldukları sırada aynı alanda başka bir şirket kurmaları sebebi ile aralarında haksız rekabet olduğu şeklinde iddiaları ile alakalı hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ayrıca gene müşteki şirketin benzer şikayeti ile savcılığımızın .... soruşturma numaralı dosyasında soruşturma yürütülerek güveni kötüye kullanma iddiası ile alakalı hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dosya kapsamnından mevcut kayıtların teknik bilgi ve tecrübeyi gerektiren konulara ilişkin olmadığı nazara alındığında, kopyalanan kayıtlarda yer alan bilgilerin ticari sır veya müşteri sırrı niteliğinde olmadığı ve bu şekilde ilgili suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırılması üzerine yeniden yazılan müzekkere doğrultusunda ifadelerin alındığı ve ayrıca 18/10/2019 tarihinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından aldırılmış bulunan ve soruşturma dosyamızda esas alınan bilirkişi raporu sonuç bölümüne göre şikayetçinin talebi ile bilgisayarlar ve serverlar üzerinde inceleme yapıldığı ve sonuç olarak '' talep edene ait kayıtlı öğrenci ve aday listeleri ile karşı tarafa ait kayıtlı öğrenci ve aday öğrenci listeleri karşılaştırıldığında her iki tarafa ait aday öğrenciler listesinde toplam 416 adet kaydın ve kayıtlı öğrenciler listesinde ise toplam 9 adet kaydın birbirleri ile örtüştüğü, talep eden tarafa ait toplam 15895 adet kayıtlı öğrenci kaydı içerisinden 9 adet kaydın toplam 51216 adet aday öğrenci içerisinden 416 adet kaydın karşı tarafa ait kayıtlar ile örtüşmesinin makul görülebileceği, kayıtların kopyalama şüphesine götürebilecek sayıda ve nitelikte olmadığı '' şeklinde bilirkişi raporu bulunduğu değerlendirilmekle, kopyalanan kayıtlarda yer alan bilgilerin ticari sır veya müşteri sırrı niteliğinde olmadığı ve bu şekilde ilgili suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına," dair karar verildiği anlaşılmıştır. Getirtilen tüm soruşturma dosyaları, hukuk dosyaları, D.iş dosyası, BTK kayıtları, Milli Eğitim Müdürlüğü kayıtları ve tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde CRM sistemine kayıtlı öğrenci aboneliklerine dair verilerin aktarılarak ticari rekabete aykırı kullanıldığı iddia edilmiş ise de İstanbul ilinde hizmet veren moda ve güzellik eğitimi veren okulların sınırlı sayıda olması, olayın pandemi sürecinde gerçekleşmesi, kayıtlı öğrenci ve aday öğrenci eşleşmelerinin oransal bazda makul düzeyde olduğu, Davacı şirketin incelenen defterlerine göre 2019 yılı cirosunda 2018 yılı cirosuna göre azalma olmadığı bununla beraber davacı firmanın 2019 yılı karında azalma olduğu fakat bunun yaşanan pandemi sürecine de bağlı olabileceği, ticari sırların çalındığı ve kullanıldığı iddiasının her türlü şüpheden uzak şekilde ispat edilememiş olduğu anlaşılmakla açıklanan gerekçeler doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 170,78-TL peşin harçtan mahsubu ile 444,62-TL eksik harcın davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Davalı ... tarafından yapılan 70,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00-TL'nin davacıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025

Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/112, K. 2025/1017, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-112-e-2025-1017-k-2adcdf83d2f9