İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/843 E. 2020/200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/843
Karar No
2020/200
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/843

KARAR NO : 2020/200

DAVA : Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 19/04/2019

KARAR TARİHİ : 26/02/2020

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İİK. 89. maddesi gereğince Müvekkili Banka Genel Müdürlüğüne tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde itiraz edildiğini, buna rağmen davalının alacaklısı olduğu İzmir ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasından Müvekkili Banka Genel Müdürlüğüne 04.06.2018 tarihinde 89/1 Birinci Haciz İhbarnamesinin tebliğ edildiğini; borçlu .... Ltd. Şti'nin müvekkili banka nezdinde mevcut hak ve alacaklarının haczinin talep edildiğini, müvekkili banka nezdinde yapılan hesap araştırması neticesinde söz konusu dosya takip borçlusuna ait müvekkili banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağa rastlanmadığından haciz tatbik edilemediğini ve söz konusu durum ile ilgili 08.06.2018 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesine cevap verildiğini, akabinde alacaklı tarafından müvekkili Banka Genel Müdürlüğü'ne aynı borçlu için aynı dosya üzerinden kanuna aykırı bir şekilde 89/2 İkinci Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, müvekkili banka tarafından söz konusu 89/2 Haciz İhbarnamesine de ayrıca cevap verilmiş olmasına rağmen, alacaklı tarafça bu kez de müvekkili banka Genel Müdürlüğü'ne 89/3 Üçüncü Haciz İhbarnamesinin gönderildiğini ve söz konusu ihbarnamenin 09.04.2019 tarihinde tebellüğ edildiğini, davalı tarafın alacaklısı olduğu İzmir ...İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyasının borçlusu .... Ltd. Şti'nin haciz ihbarnamelerinin gönderildiği Müvekkili Banka Genel Müdürlüğü ve Şubeleri nezdinde hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını belirterek İzmir ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının celbi ile söz konusu takip dosyasına ibraz edilmek üzere, mahkememiz dava dosyası ile takip alacaklısı/davalı aleyhine İ.İ.K 89/3 Maddesi uyarınca menfi tespit davası açtıklarına dair vesika verilmesini, müvekkili bankanın davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, İzmir ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında tedbiren icranın durdurulmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yasal süresinde birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediğini ve haciz ihbarnamelerinin kesinleştiğini, bu itibarla davacıya İİK madde 89/3 uyarınca üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, fiziki icra dosyasında ve Uyap sisteminde ... Bank tarafından birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine itiraz dilekçelerinin bulunmadığı hususunun İzmir ...İcra Müdürlüğ'nce tutanak altına alındığını, davacı tarafından delil olarak sunulan itiraz ve cevap dilekçeleri üzerinde icra müdürlüğünün dilekçeyi teslim aldığına dair havalesi bulunmadığı gibi ... e-tebligat adresine gönderildiğine dair belgelerde ilgili e-tebligat adresine hangi belgenin gönderildiğine ilişkin ayrıntılı bir açıklamanın da bulunmadığını, bir an için davacının yasal süresi içinde ve usulüne uygun olarak birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz ettiği kabul olunsa dahi fiilen dosyaya sunulan veya Uyap sisteminden icra müdürlüğüne gönderilen dilekçelerin icra dosyasına alınması, evrakların takibi ve kontrolünün icra müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu, kendilerinin davacı tarafa ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesi taleplerinin icra müdürlüğünce kabul edildiğini ve haciz ihbarnamelerinin icra müdürlüğünün kararı üzerine davacıya gönderilmiş olup müvekkilinin herhangi bir kusur veya sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini belirterek davacının haksız davasının reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.

Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.

TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

6102 sayılı TTK'nin 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.

Dava, İİK. 89/3 maddesi uyarınca açılan İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe esas alacak yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.

İİK'nin 89/3. maddesinin üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nin 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolunda açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamları da bu yöndedir.

Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlıkta, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, davacı bankaya çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir.

01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nin 2. m. uyarınca asliye hukuk mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s.476)

Bu durumda, İİK'nin 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davanın HMK'nun 114/1-c.maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,

Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2-Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,

3-HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

4-Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek açıkça okunup usulden anlatıldı. 26/02/2020

Katip ...

E-İMZALI

Hakim ...

E-İMZALI

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/843, K. 2020/200, T. 26.02.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-843-e-2020-200-k-5ce76c5f380d