İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/751 E. 2023/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/751
Karar No
2023/51
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/751 Esas - 2023/51 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/751 KARAR NO : 2023/51 HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACILAR : 1-... - ... 2-... - ... 3-... - ... VEKİLİ : ... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/10/2019 KARAR TARİHİ : 19/01/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18/03/2019 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjdeki aydınlatma direğine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'in yaralandığını, ...'in diğer müvekkillerinin oğlu olduğunu, kazanın meydana gelişinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili ...'in kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, kazadan dolayı yatağa bağımlı ve bakıma muhtaç hale geldiğini belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla adli yardım taleplerinin kabulüne, 400 TL kalıcı, 400 TL geçici iş göremezlikten ve 200 TL 'si tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 100.000 TL, ... için 50.000 TL ve ... için 50.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 26/03/2021 havale tarihli dilekçesinde; davalı ... A.Ş. Hakkındaki davalarından feragat ettiklerini, diğer davalı ... hakkındaki davalarının devam ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini beyan etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı ... A.Ş. vekili 04/11/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacı yanın müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yaptığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin ve tarafların kusur oranlarının tayini için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının motosiklete binerken gerekli emniyet tedbirlerini alıp almadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yanın faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından 25/03/2021 tarihli dilekçe ile; davacı ile sulh olduklarını, birbirlerini ve sigortalı sürücüyü ibra ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı vekili tarafından mahkememizin 209/... E. Sayılı dosyasına sunulan 26/03/2021 tarihli dilekçe ile davalılardan ... A.Ş. yönünden sulh olunması nedeniyle sigorta şirketi yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, davalı ... açısından manevi/maddi tazminat talebi yönünden davaya devam ettiklerinin bildirildiği görüldü. Mahkememizce davalı ... A.Ş yönünden dosyanın tefrik edilerek mahkememizin 2023/... E. Sayılı dosyasına kaydedildiği, yargılamaya bu esas üzerinden devam edilerek davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ... yönünden davacının maddi/manevi tazminat talepleri açısından bu esas üzerinden yargılamaya devim olunmuştur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. 6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5-3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Trafik kazaları dayanağını, 2918 sayılı KTK'den alan haksız fiillerdir. 6098 sayılı TBK.nin 49 ve devamı maddelerinde haksız fiillere ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Davacı gerçek kişi olup davasını davalı sürücü ile birlikte sigorta şirketine karşı ikame etmiş iken davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talepleri açısından davadan feragat edildiği anlaşılmakla dosyanın tefrik edilerek mahkememizin 2023/... Esas sayılı dosyasına kaydedildiği, bu dosyada davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davalı ... yönünden manevi/maddi tazminat talepleri açısından mahkememizin iş bu esas sayılı dosyası (2019/...) üzerinden yargılamaya devam edildiği, bu dosyada sigorta şirketinin davada taraf ehliyetinin kalmadığı, işleten/sürücü yönünden talep edilen manevi ve maddi tazminatın TBK'nin 58 maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği bu bakımdan davalı ... yönünden manevi/maddi tazminat taleplerinin mahkememizin görev alanı kapsamında bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, açılan davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davaya bakmak görevinin HMK'nin 2. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılarak, Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2023

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/751, K. 2023/51, T. 19.01.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-751-e-2023-51-k-5c7ce60d8c83