İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/283 E. 2023/35 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/283
Karar No
2023/35
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/283 KARAR NO : 2023/35

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ...

VEKİLİ : ... - ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2022 KARAR TARİHİ : 18/01/2023 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten Adana 17.Noterliğinin 02.06.2021 tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ... plaka sayılı aracı, Adana 17.Noterliğinin 02.06.2021 tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ... plaka sayılı aracı, Adana 17.Noterliğinin 02.06.2021 tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ... plaka sayılı aracı, Adana 17.Noterliğinin 02.06.2021 tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ... plaka sayılı aracı satın aldığını, tarafların bu dört aracın satış bedelini 483.000,00TL olarak belirlediklerini, davalının yapılan tüm ihtarlara rağmen dört aracın satış bedeli olan toplan 483.000,00 TL 'nin 46.000,00 TL 'sini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takip durduğunu beyan ederek davanın kabulüne, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, %20' den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Kayseri Mahkemeleri, görevli mahkemenin ise Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasındaki araç alım satım sözleşmesinin resmi bir şekilde noter huzurunda gerçekleştirildiğini, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, bir kimsenin bedelini almadığı bir alacağının resmi bir şekilde aldığına yönelik sözleşmeyi imza altına almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Adana Genel İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı dosyasında, alacaklı davacı, borçlu davalı hakkında 19/08/2021 tarihinde araç satış sözleşmeleri bedelinden dolayı 46.000,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Kayseri Erciyes Vergi Dairesinin 19/04/2022 tarihli yazı cevabında; davalının 12/02/2020 tarihinde işe başladığı, 26/03/2020 tarihinde işini terk ettiği, 2020 yılında 2. Sınıf tüccar olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu, davalının 17/01/2022 tarihinde tekrar işe başladığı, 28/02/2022 tarihinde işi terk ettiği belirtilmiştir. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda; davalının şirket ya da şahıs kaydına rastlanılmadığı belirtilmiştir. Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın 05/05/2022 tarihli yazı cevabında; davalının 24/01/2022 tarihinde e-ticaret işine başladığı bildirilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın taraflar arasındaki 2021 yılında yapılan araç satış bedellerinin ödenmediği iddiasından kaynaklandığı, bu haliyle uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, Kayseri Erciyes Vergi Dairesinin 19/04/2022 tarihli yazı cevabı kapsamında; davalının 12/02/2020 tarihinde işe başladığı, 26/03/2020 tarihinde işini terk ettiği, 2020 yılında 2. Sınıf tüccar olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu, davalının 17/01/2022 tarihinde tekrar işe başladığı, 28/02/2022 tarihinde işi terk ettiğinin bildirildiği, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısında; davalının şirket ya da şahıs kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın 05/05/2022 tarihli yazı cevabında; davalının 24/01/2022 tarihinde e-ticaret işine başladığının bildirildiği,, bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davalarından olmasının gerektiği, verilen yazı cevapları incelendiğinde davalının 2021 yılına ait vergi kaydının bulunmadığı gibi, ticaret sicil kaydı ile Esnaf ve Sanatkarlar Odasına da kaydının bulunmadığının bildirildiği, 2020 yılında 2. Sınıf tüccar olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş ise de uyuşmazlığın 2021 yılında gerçekleştirilen işlemden kaynaklandığı, kaldı ki işletme esasına göre defter tutuğundan VUK 177. Maddesinde belirtilen nakdi limit sınırlarının aşılmadığının anlaşıldığı, davalının faaliyetinin süreklilik unsurunu taşımadığı, davalının faaliyetinin ticari nitelikte olmadığı bu bakımdan 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/01/2023

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/283, K. 2023/35, T. 18.01.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-283-e-2023-35-k-02b09d9888c8