İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/21 E. 2023/21 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/21
- Karar No
- 2023/21
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/21 Esas KARAR NO : 2023/21
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... KAYYIM : ... - ... -... VEKİLİ : ...
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 17/11/2021 KARAR TARİHİ : 16/01/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ... ile davalı ...'un 2017 yılına kadar gayri resmi olarak birlikte yaşadıklarını, davalı ... ile müvekkilinin ortak yaşam ve evlilik birliği içerisinde 19/09/2016 tarihinde düzenledikleri protokole dayalı olarak müvekkiline bir senet verildiğini, davalının bu senedin protokole aykırı olarak icra takibine konulmasından dolayı uğradığı zararın tazmini için Adana 7. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı dosyasında müvekkil aleyhine icra takibine başladığını, davacının 19/09/2016 tarihli protokolden kaynaklı veya hatır senedi olarak verildiği iddia edilen bonoya dayalı olarak davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas numaralı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, işbu takibin tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin icra dosyasına konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve haksız icra takibi nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı kayyım vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline karşı açmış olduğu menfi tespit davasında Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, davacının 19/09/2016 tarihli protokol hükümlerine aykırı davaranması nedeniyle davalı ...'un uğradığı zararların tazmini için Adana 7. İcra Dairesi'nin 2020/... esas (eski 2017/... esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında tazminata, dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava ilk olarak Adana 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, mahkemenin 2021/... E 2022/... K sayılı kararı ile; taraflar arasındaki 19/09/2016 tarihli protokole konu senedin, davalı tarafından keşide edilen ve davacıya teminat amaçlı verilen 19/10/2016 düzenleme tarihli 2.000.000,00 TL değerinde senet olduğu, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olduğu ve çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. 6102 Sayılı TTK.nun 12.maddesine "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın 11.maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15.maddesinde de " İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline yada Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. (Yargıtay 3. HD 2019/5192 E. 2019/9953 K.) Taraflar arasında düzenlenen 19/09/2016 tarihli protokolde, ... tarafından keşide edilen ve ödeme tarihi düzenleme yeri, borçlu adresi boş bırakılan 19/10/2016 düzenleme tarihli 2.000.000,00 TL değerindeki bir senedin ... 'a verildiği, taraflardan herhangi birinin sağlığında önemli bir değişiklik olması halinde, tedavi masrafları ve acil ortaya çıkabilecek elzem ihtiyaçların ivedilikle tahsilinin sağlanması için bu senedin teminat amaçlı olarak verildiği belirtilmiştir. Bu senet ... tarafından, ... isimli kişiye ciro edilmiş, bu kişi tarafından Adana 1. İcra Dairesi'nin 2016/... E sayılı dosyasında, ... ve ... hakkında icra takibi başlatılmıştır. Bu icra takibinden dolayı ..., ... ve ...'e karşı Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... E sayısına kayıtlı menfi tespit davasını açmıştır. Davanın devamı sırasında, ... ile ... vekili arasında 24/04/2017 tarihli bir protokol düzenlenerek, ...'un 918.557,28 TL ödeme yapması, ayrıca 81.442,72 TL tahsil harcını ödemesi(toplam 1.000.000,00), buna karşılık fazlaya ilişkin haklardan ve icra takibinden, ayrıca davadan vazgeçilmesi konusunda anlaşmışlar, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... E sayılı dosyasında 2017/... K sayılı kararı ile; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ... Adana 7. İcra Dairesi'nin 2017/... E sayılı dosyasında 05/05/2017 tarihinde ... hakkında ilamsız icra takibi başlatarak 1.000.000,00 TL nin tahsilini istemiştir. Takibin dayanağı 24/04/2017 tarihli 1.000.000,00 TL tutarındaki asıl alacak olarak gösterilmiştir. ..., ... ile yapmış olduğu protokol gereğince ... Bankası vasıtasıyla 24/04/2017 tarihinde 918.557,28 TL ödeme yapmıştır. Taraflar tacir olmadığı gibi uyuşmazlık ticari işletmeden de kaynaklanmamaktadır. Diğer taraftan, uyuşmazlık TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılan hususlardan da değildir. Davacı, davalının 19/09/2016 tarihli protokole aykırı davrandığından bahisle uğradığı zararın tazminini istemektedir. Dava, bu protokole dayanmaktadır. Taraflar arasında resmi bir evlilik birliği bulunmamaktadır. Dava, mutlak yada nispi ticari dava niteliğinde değildir ve asliye hukuk mahkemelerinin görev alanına girmektedir. Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğu gibi (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne ait olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2- Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Adana BAM 4. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2023
Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza