İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/690 E. 2026/115 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/690
Karar No
2026/115
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/690 Esas KARAR NO : 2026/115

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/05/2016 KARAR TARİHİ : 19/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... Mühendislik (...-...) arasında doğalgaz malzemesi alım satımından kaynaklanan 2006 yılında mevcut olan borçları için taraflar arasında antlaşma yapıldığını, müvekkili ile davalılar arasında 09/01/2007 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca davalıların müvekkiline olan 254.500,00 TL geçmiş dönem borcu, müvekkilinin davalılara 155.000,00 TL ek mal vermesi üzerine 405.000,00 TL 'ye ulaştığını ve borcun vadelendirildiğini, yapılan anlaşma uyarınca davalıların vade farkı ile birlikte müvekkiline olan toplam borcunun 509.000,00 TL olduğunu, davalıların müvekkiline borçlarına karşılık 30/01/2007 tarihinden 30/12/2008 tarihine kadar ödenmek üzere toplam 38 adet 509.000,00 TL meblağlı senetleri düzenleyip müvekkiline verdiklerini, anlaşma uyarınca davalıların müvekkiline borçlarına karşılık ... İli ... İlçesi 216 ada, 4 parsel de tapu tahsis belgeli gayrimenkullerini devredeceklerini, davalıların anlaşma gereği ödemelerini yapmaları halinde müvekkilinin gayrimenkulu davalılara iade edeceğini, müvekkilin yapılan anlaşma gereği davalılara 155.000,00 TL daha mal verdiğini, anlaşmadan önce karşılığı çıkmayan çekleri ve ödenmeyen senetleri iade ettiğini ancak davalıların müvekkiline borçlarına karşılık ödemeleri gereken senetlerini ödemedikleri gibi gayrimenkülü de müvekkiline devretmediklerini, müvekkilinin davalıların bu tutum ve davranışları nedeni ile ekonomik olarak sıkıntıya girdiğini, ticari hayatının bitme noktasına geldiğini, müvekkilinin davalılardan alacağı davalıların imzalamış olduğu anlaşma ile sabit olduğunu beyan ederek öncelikli olarak davalılardan ...'nin hak sahibi olduğu ... İlçesi 216 ada, 4 parsel de tapu tahsis belgeli gayrimenkulün üzerine ihtiyati tedbir, gayrimenkulün dava konusu olarak değerlendirilmemesi halinde ihtiyati haciz konulmasını ve yargılama sonunda gayrimenkul üzerindeki ...'nin sahip olduğu hakların müvekkiline devrine, toplam alacağın 509.000,00 TL olmakla birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL'nin anlaşmada belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yerinde olmadığını, dava dilekçesinde taleplerin incelendiğinde hiçbirisinin gerçek olmadığını ve iyi niyetten yoksun olduğunu, ayrıca davada zamanaşımı söz konusu olduğundan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğini, dosyanın ve dava dilekçesinin incelenmesinde borçlu olarak ...nin de gösterildiğini, ...n'in ... ile yapılan borç belirleme protokolünde herhangi bir imzasının söz konusu olmadığını, protokolde ...nin imzasının mevcut olduğunu, bu durumda ...nin dava dilekçesinde aktif davalı ehliyetinin söz konusu olmadığını, bu bakımdan öncelikle davanın ...n yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, protokolün 2004-2005 yıllarından geldiğini, borç bildirim protokolünün incelenmesinde ve davacının dilekçesinde beyan etmesi karşısında borç belirleme protokolünün 30/01/2007 tarihinde yapıldığına göre alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ekte sunulan ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünden alınmış olan 15/07/2016 tarihli ...sayılı yazılarından da anlaşılacağı üzere müvekkili üzerine ... adına ... İlçesi 2016 ada 4. Parsel sayılı taşınmazda ayni hak sahibi olmadığı gibi tapu tahsis kayıtlarına da rastlanılmadığına dair bilgi belgesinde açık olarak belirtildiğini, müvekkilinin hiçbir taşınmasının söz konusu olmadığını, ... firmasının kampanya düzenleyip 30'un üzerinde kişilerle irtibat kurduğunu, müvekkilinin de dahil olduğunu, müvekkiline de kampanya vaadi ile senet imzalattığını, senetlerin karşılığında mal vaat ettiğini, ancak taahhütlerin yerine getirilmediğini, müvekkilini güç duruma düşürdüğünü beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, tapu iptali tescil ve alacak istemlerine ilişkindir. Mahkememizce verilen 29/05/2018 tarih ...E. ... K. sayılı görevsizlik kararı gereği dosya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olup, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/03/2019 tarih ...esas ... karar sayılı karşı görevsizlik kararı ile dosya yargı yerinin belirlenmesi için Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 02/10/2019 tarih ...esas... sayılı kararı ile yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiştir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, 09.01.2007 Tarihli anlaşma, senetler, tapu kayıtları, tapu senetleri, arsa tahsis belgesi, ticari defter ve kayıtlar, ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Talimat marifeti ile dinlenen davalı ... tanığı ..., "Ben şahsıma ait firmada doğalgaz işinde çalışıyordum. ... isimli şahıs bana gelerek benim firmama malzeme pazarlamacısı olmak istediğini söyledi. Kendisi ile bu şekilde tanışıp anlaştık. Ben de bu şahıstan doğalgaz işi ile alakalı gerekli olan malzemeleri satın almaya başladım. Bu şekilde aramızda ticaret başladı. Kendisi bana elinde çok fazla malının olduğunu ve bana, benim gibi doğalgaz işi ile uğraşan firmalar da bulmamı ve tavsiye etmemi istedi. Ben de hemşehrim olan ve benimle aynı işi yapan ... ile oğlu ...'yi önerdim. Bunun gibi bir kaç farklı firma daha tavsiye ettim. ... isimli şahıs da davalılar ile irtibata geçti. Benim iş yerim İstanbulda idi. İşlerim bozulunca, işyerimi ...'ya taşıdım. İşlerim bozulduğu için...'daki ... ve ...'nin işyerinde taşeron olarak çalışmaya başladım. ... ve ... bana iş bulduklarında o işi ben üstleniyordum. Kendim işçiliğini yapıyordum, malzemeleri ... ve ... veriyordu. Bu şekilde yanlarında beraber çalışırken ... isimli bir inşaat firması iş verdi. ... bu işi aldığımızı duyunca inşaatta kullanılacak mekanik ve tesisat malzemelerini kendisi temin edecekti. Bu malzemeleri... satacaktı. ... bu işin işçiliğini bana verecekti. Bu şekilde bir dönem anlaştığımız şeklide çalıştık ve ...dan bir kısım ödemeyi ...almış. Bu ödemeleri aldıktan sonra malzeme temin ettiği ... malzeme bedeli olarak ödemiş. Ama ben bu esnada hiç ödeme alamadım. Bana da bir sonraki ödemeyi aldıklarında para vereceklerini söylediler. Ancak ... malzeme tedarikini yapamadı. Biz de ...'ın kalan inşaatını tamamlayamadık. Malzeme tedariki olmayınca işler yarım kaldı. Ben de mağdur olduğumu ... ilettiğimde, ... , ...'ten evrakları alamayınca ...ın bize ödeme olarak vereceği daireyi de alamadık. İşi de bitiremedik. Bu yüzden de ... işleri bozuldu. Bu yüzden ...'daki işlerini teslim edemeden buradaki şubesini kapattı, İstanbul'daki şubeden çalışmaya devam etti. Daha sonra davacı firma ... isimli projeden iş aldığını söyledi. Gelin bu işin işçiliğini...olarak siz alın dedi. ... de bunu kabul etti. Bu kez ...projesinde çalışmaya İstanbul'a gitti. ...'daki bu projeyi yapıp tamamladık. Bir de ...'da bir inşaat işinde de ... ile beraber anlaşmalı olarak çalıştı. Burada işleri ... üstlendi. Bu esnada ben ... ara ara ihtiyaca göre çalıştığım olmuştur ama sürekli çalışmadım. Başka işler de alıp yapıyordum....'da yaptığı işlerden dolayı ...'ten alacaklarını alamayınca aralarında ihtilaf meydana gelmiş. Dediğim gibi ben ...'da yapılan işlerde pek bulunmadığım için pek bir bilgim yoktur. Tarafların başta tanışması ve iş yapması için tanıştıran benim, ancak ben de bu işin sonunda mağdur oldum. Emeğimin karşılığını alamadım. Aynı zamanda ben ... isimli firmanın sahibini ...olduğunu biliyorum. Ben davacı olarak söylemiş olduğunuz ...'yu tanımıyorum. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Celsede davacı tanığı olarak dinlenen tanık ... " Davacı ... kardeşim olur. Davacı firmanın o dönemde yöneticiliğini ben yapıyordum. İstanbul içindeki doğalgaz işi ile uğraşan kişilere malzeme temin ediyorduk. Kombi, petek ve diğer parçaları sağlayorduk. Davalı ... de bizden malzeme alan firmalardan bir tanesiydi. Davalı yüksek miktarlarda bizden malzeme alırdı. O günün şartlarında bazi firmalar örneğin 20.000.00-TL malzeme alırken davalı 150-200 bin TL malzeme alabiliyordu. Biz de bu malzemeleri teminat karşılığından veriyorduk. Teminat olarak örneğin taşınmaz, arsa alıyorduk ama bunun dışında karşı taraf neyi teminat olarak veriyorsa örneğin aracı da teminat olarak kabul ediyorduk.davalı ... mühendislik de bize teminat için tapu tahsis belgeli gayrimenkul olduğunu söyledi. Bahsettiğim yer dava konusu ... taşınmazdır. Buna ilişkin protokol yaptık. Aradaki alışverişe ilişkin faturaları mevcuttur. Ancak malzemeleri teslim etmiş olmamıza rağmen ... teminat olarak gösterdiği taşınmazı bize devretmemiştir. Davacı olan kardeşim de bu sebeple maddi darlığa düşüp 2008- 2009 yıllarında iflas etti. Ancak biz buna rağmen uhdemizdeki taşınmazları satarak bizden alacaklı olan firmalara borcumuzu ödedik, ben ... ile işlem yaparken ... ve ... ile muhatap olurdum. Biz ... ile herhangi bir iş yapmadık. Oraya malzeme verdiğimiz hatırlamıyorum. Biz ... evlerine de malzeme temin etmedik. Bizim davacı firma olarak doğrudan inşaat işi ile uğraşan firmaların sahalarında çalışma durumumuz söz konusu olamaz. Zira çalışmış olsak ilgili firmaların kayıtlarıyla bu durum tespit edilirdi. ...' i tanıyorum firmasını hatırlamıyorum. ... de bizden malzeme alıyordu. Hatta kendisinin hala bize borcu vardır. Davalılar ... ve ... davacı firmada işçi olarak çalışmamışlardır. Ben çalıştıklarını hatırlamıyorum. Kent Isı'nın ciranta olduğu çekler ödeme amacı ile bize verilmiş olabilir. Ancak rakamlarını hatırlamıyorum. Biz bunları ödeme aracı olarak kullandık. Sonrasında da kendimiz ödeme zorunda kaldık" şeklinde, Davacı tanığı ... "Ben 2000- 2012 yılları arasında davacının yanında çalıştım. Zaten 2012 yılında ödemeleri tahsil edemeyince işyeri kapandı bu sebeple işten ayrıldım. Davacı işyerinde malzeme alış verişlerini genelde ben takip ederdim. Mal teslimlerini de zaman zaman kendi aracımızla, zaman zaman alıcıların aracı ile yapardım. Taraflar arasındaki sözleşme 2005 -2006 yıllarında yapıldı. 2008 yılına kadar aralarındaki süreç devam etti. Davalılarla aramızda malzeme alış verişi sebebiyle 500 bin küsür alacağımız vardı. O alacağımızın karşılığı senetler aldık. Bu aşamada davalı ... ve ... beraberlerdi. Onlardan aldığımız senetleri kombi aldığımız tedarik firması ... verdik. Bu senetler ödenmedi. 2012 yılına kadar bu senetler ödenmedi. Bizim borçlu olduğumuz ... firmasına borçlarımızı ödeyemediğimiz için 2013 yılına kadar bu borç 1 milyon 360 bin civarındaydı. Bu borcumuzu taşınmazlarımız satarak ödedik. Ancak alacaklı olduğumuz senetleri tahsil edemedik. ... olan borcumuzu ödemek için ... taşınmazlarını sattı. Ben de ... iki dairemi satmak durumunda kaldım. Ben kendi paramı sonrasında ... beyden tahsil ettim. ... bulunan taşınmazı 2005 -2006 yılında teminat olarak kağıt üzerinde biz almıştık. Taşınmazın tapu kaydı olmadığı için tapu tahsis belgeli olduğu için tescille ilgili sonuç alamadık. Sonuç olarak alacağımızı tahsil edemedik. Biz belediyeye gittiğimizde taşınmazın ... tarafından başkalarına da verildiğini öğrendik. Belediyedeki yetkililer bize ...'nin başvurması halinde taşınmazın tapulu hale gelebileceğini söylediler. Biz ... verdiğimiz senetlerin karşılığını icra dosyasına yapmadık. ... yaptık. Ben bu senetleri imzalandığında mahaldeydim. Zaten firmanın muhasebesini tuttuğum için mal alış verişleri ve senetlerin tanziminde bizzat bulunuyordum. Kent Isı yetkilisi ...'in de bize halen borçları vardır. ... da bize borçluydu, iki üç gün önce icra kanalıyla tahsil edildi. ...'un borcu halen devam etmektedir. Bu kişilerin de borcu mal alış verişinden kaynaklanmaktadır. Kent Isı tarafından bize ödeme amacıyla çekler verilmiştir. Ancak bu çeklerde tahsil edelemedi. ... ve ... hiçbir zaman davacı firmada işçi olarak çalışmamışlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenerek; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davacı tarafın taraflar arasında akdedilen 09.01.2007 tarihli sözleşme uyarınca davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı ve alacağın varlığının tespiti halinde dava konusu alacağın net olarak miktarının zaman aşımı ile husumet itirazları da gözetilerek tespiti, yine alacağın varlığının tespiti halinde güncel tapu kayıtları da gözetilerek tapu iptali ve tescil talebinin değerlendirilmesi hususlarında denetime elverişli şekilde hesaplanması hususlarında hazırlanan 24/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalının 14.06.2023 tarihli dilekçesinde, ....Şti.nden adına ciro edilen çekleri davacıya vererek ayrıca davacıya ait şirkette çalışıp ve ihale aldığı işlerde davacı adına ödemelerini kendisinin yaptığı işçi çalıştırarak davacıya borcunu ödediğini belirtmekte olup, söz konusu beyanlarıyla takdiri Mahkeme olmak üzere sözleşmede belirtilen dava konusu borcun varlığını kabullendiği, bu durumda, davalı borcu ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, edime uygun ifa kuralı uyarınca, borçlunun borçlandığı şeyden başka bir şey vererek borcundan kurtulamayacağı, davalının iddia ettiği şekilde ifa yerine edim ile borcun sona erebilmesi için, yerine getirilen edimin ifa teşkil edeceğine dair mutlaka alacaklı ve borçlunun anlaşması gerektiği, davalı ... tarafından taraflar arasında ifa yerine geçen edime ilişkin bir anlaşma olduğunu ispatlayamadığı, ayrıca, davalının ticari defter ve evrak sunumu yapamamış olması nedeniyle, ...Şti.den adına verilen 270.000.- TL ve 30.000.- TL tutarındaki çekleri davacıya borcuna mahsuben verip vermediği, borcuna karşılık davacının ...ve ... tarafından ... şirketine ihale edilen ... bulunan inşaatlarda davacının almış olduğu ihale/taşeronluk işlerinde işçilik yaparak emeğinin karşılığında ve söz konusu işlerde kendi işçilerini ücret almadan çalıştırarak ödediği olgularının da sübuta ermedi, ... 4. Noterliğince tanzim ve onaylı ... yevmiye nolu, ... tarihli düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesinde ... Belediyesi tarafından tahsis edilen geçici 183 ada 3 parsel yeni 216 ada 4 parsel olan arsanın davalı ...” ye satışının yapıldığı açıklaması bulunduğu görülmekle birlikte, davacının 24.02.2022 tarihinde sunduğu dilekçede taşınmazın ..., 216 ada 37 parsel 247 pafta 161.61 tapu alanına sahip olduğu bildirmesi neticesinde, ... Tapu Müdürlüğünden 04.04.2022 tarihinde gelen yazıda söz konusu bildirilen adresin 37 parsel olduğu ve tapu bilgilerinde davada adı geçen kişilerin bulunmadığı ve dava konusu taşınmazın malikinin kim olduğunun dosya içerindeki belgelerden anlaşılamadığı, 09.01.2007 tli Sözleşme ile, taraflar, 216 ada 4 parsel sayılı taşınmazın teminat amaçlı olarak inançlı işlem ile davacı lehine satış vaadi yapılacağı hususunda anlaştıkları, ancak anılan taşınmazla ilgili resmi yazılı şekilde bir satış vaadi sözleşmesi yapılmadığından ve ... Tapu Müdürlüğünden 04.04.2022 tarihinde gelen yazıda söz konusu bildirilen adresin 37 parsel olduğu ve tapu bilgilerinde davada adı geçen kişilerin bulunmadığı görüldüğünden davacının taşınamza ilişkin devir talebinin kabul edilemeyeceği, davacı yanca toplam alacak olan 509.000,00 TL'nin 09.01.2007 tarihli sözleşmede kararlaştırılan vadeler ve tutarları dikkate alınmak suretiyle, her takside vade tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep edebileceği bildirilmiştir. Dosyanın kök rapor hazırlayan bilirkişi heyetine bir gayrimenkul değerleme alanında uzmanı inşaat mühendisi bilirkişinin eklenmesi ile bilirkişiye tevdi ile tüm taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi ve gerekçelendirilmesi, dava konusu alacak istemi yönünden taleple bağlılık ilkesi gereği yapılan hesaplamanın yanı sıra tüm alacak yönünden talep edilebileceği kanaatinde olunması halinde tüm alacak yönünden faiz başlangıç tarihleri belirtilerek talep edilen kısım ve aşkın kısım için ihtimalli hesaplama yapılması, taşınmaz yönünden ise taraf talepleri dikkate alınarak taşınmazın devrinin mümkün olup olmadığı, sözleşmenin bu hususu kapsayıp kapsamadığı ve bu bağlamda varsa sözleşme hükümünün geçerliliğinin tartışılması ile taşınmazın devrinin mümkün olup olmadığı hususu ihtimalli değerlendirilerek taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin saptanması hususlarında hazırlanan 18/08/2025 tarihli ek raporda; davalının ticari defter ve evrak sunumu yapamamış olması nedeniyle, ...Şti.den adına verilen 270.000.- TL ve 30.000. TL tutarındaki çekleri davacıya borcuna mahsuben verip vermediği, borcuna karşılık davacının... ve ... tarafından ... şirketine ihale edilen ... bulunan inşaatlarda davacının almış olduğu ihale taşeronluk işlerinde işçilik yaparak emeğinin karşılığında ve söz konusu işlerde kendi işçilerini ücret almadan çalıştırarak ödediği olgularının kanıtlaması gerektiği, davalı sözleşmede davacı tarafından verileceği taahhüt edilen 155.000.- YTL tutarındaki malın verilmediğini beyan ettiği, taraf defterlerinin bulunmayışı nedeniyle söz konusu malın davacı tarafından davalıya verilip verilmediğinin belli olamadığı, ayrıca dosya içerisinde davalının sözleşmede belirtilen 155.000.- TL tutarındaki malı almadığına dönük davacıya yapmış olduğu bir bildirim veya ihtarnamenin bulunmadığı, ...” nin 09.01.2007 tarihli sözleşmede imzası bulunmamakla beraber ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden ... tarihinde sunulan yazıda, söz konusu tarihte ...'nin 26.04.2004 - 31.05.2009 tarihleri arasında mükellefleri olduğu'nun bildirildiği görülmüş olup, ...” nin sözleşme tarihinde şirketinin bulunduğunun anlaşıldığı, 22.07.2016 tli cevap dilekçesinde, “650 adet dairenin mekanik işleri yapılmış bu iş için müvekkilim 200.000 TL alacağı doğmuş, 300.000 TL de çek ve senet karşılığı ödenmek suretiyle 500.000 TL tamamen ödenmiş durumdadır” beyanına yer verildiği, Yine, 14.06.2023 t.li dilekçe ile davalı ..., borcu ....Şti.den adına verilen 270.000.- TL ve 30.000.- TL tutarındaki çekleri vermek ve davacının almış olduğu ihale/taşeronluk işlerinde işçilik yapmak, ücret almadan çalışmak suretiyle ödediğinin beyan edildiği, nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte, bu beyanlarla davalı yanca borcun ikrar edildiği, bu nedenle, davalının borcu ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak taşınmazın mülkiyeti ... Belediyesi'ne ait olduğundan tapu iptal ve tescil talep edilemeyeceği, taşınmaza ilişkin tapu tahsis belgesinin devri hususunda ise hak sahibi görünen ...'in davaya dahil edilmesi halinde hüküm kurulabileceği, bununla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca teminat için kurulmuş taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak tescil kararı verilemeyeceği ilkesi benimsendiğinden ve 09.01.2007 t.li sözleşmede teminat amacı ile devir kararlaştırıldığından davacının tapu tahsis belgesinin devrini talep edemeyeceği, * Davacı yanca toplam alacak olan 509.000,00 TL'nin 09.01.2007 t.li sözleşmede kararlaştırılan vadeler ve tutarları dikkate alınmak suretiyle, her takside vade tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep edebileceği, taleple bağlılık ilkesi gereğince, talep edilen 50.000 TL'nin, 15.000,00 TL'sine 30.01.2007 tarihinden, 5.000,00 TL'sine 28.02.2007 tarihinden, 5.000,00 TL'sine 30.03.2007 tarihinden, 5.000,00 TL'sine 30.04.2007 tarihinden, 10.000,00 TL'sine 30.05.2007 tarihinden, 10.000,00 TL'sine 30.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep edebileceği; Tüm alacak yönünden ise 509.000 TL'nin, 15.000,00 TL'sine 30.01.2007 tarihinden, 5.000,00 TL'sine 28.02.2007 tarihinden, 5.000,00 TL'sine 30.03.2007 tarihinden, 5.000,00 TL'sine 30.04.2007 tarihinden, 10.000,00 TL'sine 30.05.2007 tarihinden, 20.000,00 TL'sine 30.06.2007 tarihinden, 20.000,00 TL'sine 30.07.2007 tarihinden, 30.000,00 TL'sine 30.08.2007 tarihinden, 35.000,00 TL'sine 30.09.2007 tarihinden, 35.000,00 TL'sine 30.10.2007 tarihinden, 20.000,00 TL'sine 30.11.2007 tarihinden, 23.000,00 TL'sine 30.12.2007 tarihinden, 13.000,00 TL'sine 30.01.2008 tarihinden, 12.000,00 TL'sine 28.02.2008 tarihinden, 12.000,00 TL'sine 30.03.2008 tarihinden, 12.000,00 TL'sine 30.04.2008 tarihinden, 15.000,00 TL'sine 30.05.2008 tarihinden, 25.000,00 TL'sine 30.06.2008 tarihinden, 25.000,00 TL'sine 30.07.2008 tarihinden, 40.000,00 TL'sine 30.08.2008 tarihinden, 40.000,00 TL'sine 30.09.2008 tarihinden, 38.000,00 TL'sine 30.10.2008 tarihinden, 27.000,00 TL'sine 30.11.2008 tarihinden, 27.000,00 TL'sine 30.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep edebileceği, kök raporda faiz başlangıçları yönünden maddi hata yapıldığı anlaşılmış olup, faiz başlangıcına ilişkin tespitler revize edildiği, dava konusu ... İlçesi, ... Mahallesi 216 Ada, 37 Parselin Dava tarihi olan 11.12.2019 tarihi itibariyle rayiç değerinin 1.706.602,00 TL olacağı bildirilmiştir. Davacı vekili 14.01.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile 18.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın dava tarihi olarak belirlenmiş rayiç değeri 1.706.602,00 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, bu taleplerinin de kabul edilmemesi halinde ise dava dilekçesinde belirtmiş oldukları 509.000,00 TL'nin 09.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların bildirdiği belgeler, 09.01.2007 Tarihli anlaşma, senetler, tapu kayıtları, tapu senetleri, arsa tahsis belgesi, ticari defter ve kayıtlar, ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları, 24/10/2024 tarihli bilirkişi raporu, 18/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın; 09/01/2007 tarihli sözleşmeden kaynaklı sözleşme uyarınca ödenmeyen alacağın ödenmesi ve sözleşmenin diğer şartlarının yerine getirilmesi için terditli olarak davalılardan ... adına kayıtlı ... İlçesi 216 Ada 4 Parselde tapu tahsis belgeli gayrimenkul üzerindeki davalı ...'nin sahip olduğu hakların davacıya devredilmesi veya 509.000,00 TL. alacaktan şimdilik 50.000,00 TL.sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istemlerine ilişkin olduğu tespit edilerek dosya kapsamında taraflarca dayanılan tüm delillerin toplanması akabinde dosya, bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez belgelerden; davacı tarafça, davalı ... (...-...) ile doğalgaz malzemesi alım satımından kaynaklanan 2006 yılında mevcut olan borçları için antlaşma yapıldığı, yapılan anlaşma gereği davalılara anlaşmadan önce karşılığı çıkmayan çekleri ve ödenmeyen 254.000.- TL tutarındaki senetlerin iade edildiği,155.000,- TL tutarında ürün daha verildiği, borcun 405.000.- TL’ye ulaştığı, anlaşma sonucunda toplam borcun vade farklarıyla birlikte 509.000,00 TL olduğunun belirlendiği, davalıların borçlarına karşılık 38 adet 509.000,00 TL meblağlı senetleri düzenleyip verdikleri, anlaşma uyarınca davalıların borçlarına karşılık ... İli ... İlçesi 216 ada, 4 parsel de tapu tahsis belgeli gayrimenkullerini devredecekleri, davalıların anlaşma gereği ödemelerini yapmaları halinde davacının gayrimenkulü davalılara iade edeceğinin kararlaştırıldığı, davalıların anlaşmaya uygun olarak borçlarını ödemedikleri ve taşınmazın devredilmediği hususlarının iddia edildiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında 09.01.2007 tarihinde düzenlenen sözleşme incelendiğinde, 2.Maddesinde “ …Hakan Mühendislik almak için talepte bulunduğu 155.000.- YTL mal tutarı ile birlikte toplam 405.000.- YTL borç ileriki tarihli senetlerin aylık % 2 vade farkıyla hesaplanarak toplam borç 509.000.- YTL olarak hesaplanmıştır.” hükmünün bulunduğu, 4.Maddesinde “ Toplamdaki 509.000.- YTL borcun 155.000.- YTL’ lik bölümü karşılığında vade farksız 28.02.2017 tarihine kadar Hakan Mühendisliğe malzama verilecektir.” hükmünün bulunduğu, 5.Maddesinde “Toplam borç karşılığı şu anda 1956 yılında ...’ dan doğma ... adına ... 4. Noteri tarafından satışı yapılmış olan Ada No: 183 Parsel No:3 yuz ölçümü 175 m2 içinde 5 katlı binanın olduğu taşınmazı ... firmasına satış yapmak için anlaşmıştır.” hükmünün bulunduğu, 6. Maddesinde “Taşınmaz ... 4. Noterliğinde tanzimle onaylı ... yevmiye nolu ... tarihli düzenleme şeklinde satış vadi sözleşmesi ile sahibi ... adına kayıtlı iken ... 4. Noteri satış sözleşmesi gereği ...’ ye geçmiş olan yeni 216 ada 4 parsel olan arsayı 775 sayılı kanunun maddesi gereği 10 yıl aşmış olması gereğiyle yukarıdaki borç karşılığında ... Firmasına satmayı kabul etmiştir.” hükmünün bulunduğu, 7.Maddesinde “Ancak bu satış senetler karşılığında olup senetler ödendiği takdirde alacaklı hiçbir talepte bulunmadan taşınmazın satışını geriye verecektir…..” hükmünün bulunduğu,, sözleşmenin davacı ... ve davalı ... tarafından imzalandığı, sözleşmede ... ile ...’nun şahit olarak imzalarının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin 12.11.2020 tarihinde sunduğu dilekçesinde, anlaşmada geçen .... ilçesi 183 ada 3 parsel nolu 5 katlı 175 m2 binanın, dava konusu taşınmazın geçici ada parsel numarası olduğu, parsel numaraları değişerek taşınmazın ... ilçesi 216 ada 4 parsel nolu taşınmaz olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin 19.11.2020 tarihinde sunduğu dilekçesi ile; 05.11.2020 tarihli ara kararı davacının elinde bulunan 142 adet senedi mahkeme kasasına teslim ettiği, ... Bedeliye Başkanlığının Arsa Tahsil Belgesi’nde geçici ada nosu 183 geçici parsel nosu 3 olan taşınmazın ...’e tahsis edildiği görülmekte olup, söz konusu taşınmazın ... 4. Noterliğinin... tarih ... yevmiye nolu belgesinde “ ... 4. Noterliğnce tanzim ve onaylı ... yevmiye nolu, ... tarihli düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile sahibi bulunduğum, ... Belediyesi tarafından tahsis edilen geçici 183 ada 3 aprsel yeni 216 ada 4 parsel olan arsayı….alıcı bulunan ...’ ye 11.000.000.- TL bedel mukabilinde satmayı vaad ve taahhüt ederim. Satış bedelini nakden ve tamamen kendisinden ahzu kabza ile tahsil ettim…… “ açıklaması bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının 24.02.2022 tarihinde sunduğu dilekçesinde taşınmazın ... 216 ada 37 parsel 247 pafta 161.61 tapu alanına sahip olduğu bildirilmiş olup, ... Tapu Müdürlüğünden ...tarihinde gelen yazıda söz konusu bildirilen adresin 37 parsel olduğu ve tapu bilgilerinde davada adı geçen kişilerin bulunmadığı tespit edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden 08.02.2018 tarihinde sunulan yazıda davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu, gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu 26.03.2002 tarihinde kurduğu şirketi 01.03.2013 tarihinde terk ettiği, belirtilmektedir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden 27.11.2020 tarihinde sunulan yazıda, ...’nin 20.05.2013 tarihinde vergi dairesi mükellefi olduğu 2016 yılında İşletme hesabı esasına göre 2017-2018- 2019 yıllarında Bilanço esasına göre defter tuttuğu, ...’nin 26.04.2004 31. 05.2009 tarihleri arasında mükellefleri olduğu 2004 yılında İşletme Hesabına göre 2005-2006-2007 tarihlerinde Bilanço esasına göre defter tuttuğu belirtilmiştir. ... Ticaret Odasından 30.11.2020 tarihinde sunulan yazıda ...’ nin sicil numarasında ... unvanlı ticari işletme kaydı bulunduğu, en son tescil işleminin 23.03.2005 tarihinde yaptırıldığı, 22.01.2021 tarihinde sunulan yazıda ...’ nin ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Davalının 14.06.2023 tarihli dilekçesinde, yan firması olan ... ... Ltd.Şti.’den ciro edilen 270.000.- TL ve 30.000.- TL tutarındaki çekleri borcuna karşılık davacıya verdiğini, bahse konu işlerin yapıldığı 11.03.2008 – 01.07 2009 tarihleri arasında davacıya ait ... A.Ş. işçi olarak çalıştığını, geri kalan borcunu davacının ... tarafından Demars şirketine ihale edilen ... bulunan inşaatlarda davacının almış olduğu ihale/taşeronluk işlerinde işçilik yaparak emeğinin karşılığında ve söz konusu işlerde kendi işçilerini ücret almadan çalıştırarak ödediğini, beyan etmekte ise de ticaret sicili kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacıya verilen çeklerin vadesine isabet 2006-2007 tarihlerinde Kent Isı şirketinin davalıya değil ...’ e ait olduğu anlaşılmakla davalı beyanları ile ticaret sicil kayıtları çelişki arz ettiğinden davalının aksi yöndeki iddialarını ispat edemediği değerlendirilerek bu yöndeki ödeme iddialarına itibar edilmemiştir.(06.09.2006 tarih 6636 sayılı TTSG - 27.06.2007 tarih 6839 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtları ) Davalı vekilinin 08.02.2024 tarihindeki dilekçe ekinde sunduğu davalı ... ve dava dışı ...’in Sigorta hizmet dökümünde, ...'nin ... TİC. A. Ş.’inde 11.03.2008 tarihinde işe girdiği, 31.07.2009 tarihinde işten ayrıldığı görülmekte olup, Ticaret sicili kayıtları üzerinde yapılan incelemede... tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde şirket ortağı olarak ... ve ...’in gözüktüğü ortaklık yapısının 2021 tarihine kadar değişmediği, 22.09.2021 tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ... ve ...’in hisselerini ...’ya devrederek ortaklıktan ayrıldıkları tespit edilmiş olup, davalı ...’nin ...TİC. A.Ş.inde çalıştığı dönemde davacı ...’nun şirket ortağı olmadığı anlaşılmıştır. ( ...tarih ... sayılı TTSG - ... tarih ... sayılı TTSG ) Davalı 14.06.2023 tarihli dilekçesinde, ... Şti.'den adına ciro edilen çekleri davacıya vererek ayrıca davacıya ait şirkette çalışıp ve ihale aldığı işlerde davacı adına ödemelerini kendisinin yaptığı işçi çalıştırarak davacıya borcunu ödediğini belirtmekte olup, söz konusu beyanlarıyla sözleşmede belirtilen dava konusu borcun varlığını kabullendiği ancak borcu bütünüyle ifa ettiğini ve borç ilişkisinin sona erdiği vakıalarına dayandığı anlaşılmakla borcun varlığının kabullenilmesinden sonra ödeme iddiasında bulunan davalı tarafın ispat külfetini üstlendiği kanaatine varılmıştır. ... tarafından 21.06.2023 tarihinde sunulan yazıda çek görüntülerinin saklama sürelerinin 10 yıl olması nedeniyle çek görüntülerinin bulunmadığı, ... Ltd. Şti.ye ait çeklere bankaları nezdinde ulaşamadıklarının belirtildiği, ...Şti.’den 13.05.2024 tarihinde sunulan yazıda talep edilen evrakların çok eski olmasından dolayı herhangi bir evraka rastlanılmadığına beyanda bulunulduğu, davalının ticari defter ve evrak sunumu yapamamış olması nedeniyle, ...Şti'den adına verilen 270.000,00- TL ve 30.000,00- TL tutarındaki çekleri davacıya borcuna mahsuben verip vermediği, borcuna karşılık davacının ... tarafından ... şirketine ihale edilen ... bulunan inşaatlarda davacının almış olduğu ihale/taşeronluk işlerinde işçilik yaparak emeğinin karşılığında ve söz konusu işlerde kendi işçilerini ücret almadan çalıştırarak ödediği hususları davalı tarafça ispat edilememiştir. ... 4. Noterliğinin ...tarih ... yevmiye nolu belgesinde “ ... 4. Noterliğnce tanzim ve onaylı ... yevmiye nolu, ... tarihli düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile sahibi bulunduğum, ... Belediyesi tarafından tahsis edilen geçici 183 ada 3 parsel yeni 216 ada 4 parsel olan arsayı….alıcı bulunan ...’ ye 11.000.000.- TL bedel mukabilinde satmayı vaad ve taahhüt ederim. Satış bedelini nakden ve tamamen kendisinden ahzu kabza ile tahsil ettim…… “ açıklaması bulunduğu görülmekle birlikte, davacının 24.02.2022 tarihinde sunduğu dilekçede taşınmazın ... 216 ada 37 parsel 247 pafta 161.61 tapu alanına sahip olduğu bildirmesi neticesinde, ... Tapu Müdürlüğünden...arihinde gelen yazıda söz konusu bildirilen adresin 37 parsel olduğu ve tapu bilgilerinde davada adı geçen kişilerin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı yan davalıların borçlarının ödenmesi konusunda 09.01.2007 tarihinde yazılı bir anlaşma yapıldığı, davalıların ise bu sözleşme ile hüküm altına alınan borçlarına karşılık verdikleri senetleri ödemedikleri iddiasıyla öncelikle sözleşmede davacıya devri kararlaştırılan ...'nin hak sahibi olduğu ... İlçesi 216 ada, 4 parselde kayıtlı tapu tahsis belgeli taşınmaz üzerindeki ...'nin sahip olduğu hakların davacıya devrine, bunun mümkün olmaması halinde ise şimdilik 50.000 TL’nin işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı yan ise ...’nin borç belirleme protokolünde herhangi bir imzasının söz konusu olmadığı ve ...’nin de ... Ltd.Şti'den adına verilen 270.000.- TL ve 30.000.- TL tutarındaki çekleri vermek ve davacının almış olduğu ihale/taşeronluk işlerinde işçilik yapmak, ücret almadan çalışmak suretiyle ödediği savunmasında bulunmuştur. Davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunu oluşturmaktadır. Bu bağlamda taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde; 09.01.2007 tarihli sözleşmenin 1. Maddesinde; “…274.500 YTL toplamdaki borcun varsa ödenmiş kısmı muhtemel rakam 20.000 YTL geriye kalan 254.500 YTL kısmın ilerideki tarihli borç senetleriyle uzatılmıştır.” hükmünün bulunduğu, 2. Maddesinde; “ … almak için talepte bulunduğu 155.000.- YTL mal tutarı ile birlikte toplam 405.000.- YTL borç ileriki tarihli senetlerin aylık % 2 vade farkıyla hesaplanarak toplam borç 509.000.- YTL olarak hesaplanmıştır.” hükümlerine yer verildiği ve 3. maddede de toplam borcun ödeme tarihleri sözleşmede yazılı senetler ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede borçlu olarak ...’nin adının ve imzasının yer aldığı, davalı ...’nin ise imzasını yer almadığı tespit edilmekle davalı ...'nin dava konusu sözleşmede taraf olarak yer almadığı ve sözleşmenin nisbiliği ilkesi mucibince sözleşmeye dayalı taleplerin muhatabının ... olamayacağı ve bu sebeple davalı ...'nin 09.01.2007 tarihli sözleşmeye dayalı davada pasif husumetinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. 09.01.2007 tarihli sözleşmenin yukarıda alıntılanan maddelerinden anlaşıldığı üzere davalı ..., davacıya sözleşmede belirlenen tarihlerdeki vadelerde payderpey olmak üzere toplam 509.000,00 TL ödemeyi yükümlülüğü altına girmiş olup HMK. m. 190/1’e göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Yine, Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Dava konusu olayda, 14.06.2023 tarihli dilekçe ile davalı ..., borcu ... Ltd.Şti.den adına verilen 270.000,00-TL ve 30.000,00- TL tutarındaki çekleri vermek ve davacının almış olduğu ihale/taşeronluk işlerinde işçilik yapmak, ücret almadan çalışmak suretiyle ödediğini bildirmekle davalının değinilen savunması, borcun kaynağını oluşturan 09.01.2007 tarihli sözleşmenin ve bundan doğan borcun varlığının kabulünü içermekle birlikte, anılan borcun ödenerek sonlandırıldığı yönündedir. Bu durumda, davalı borcu ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür. (Emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.11.2020 tarih ve ... E. , ... K. sayılı kararı) Ahde vefa ilkesi gereğince, taraflar sözleşmeyle borçlandıkları edimi borçlandıkları şekilde yerine getirmelidir. Buna göre, bir borç ilişkisinde borçlu neyi borçlanmışsa onu ifa etmekle yükümlü olup, alacaklı da sadece borçlanılan edimin ifasını talep edebilir. ... uygun ifa kuralı uyarınca, borçlu borçlandığı şeyden başka bir şey vererek borcundan kurtulamaz. Kural olarak, sadece edime uygun ifa borcu sona erdirir. Ancak, sözleşme özgürlüğü uyarınca (TBK. m. 26), taraflar, ifa sırasında borçlanılan edimden başka bir edimin yerine getirilmesini ifa olarak kabul edebilirler. Asıl edimin yerine geçmek üzere farklı bir edimin verilmesine ilişkin taraflarca yapılan bu sözleşmeye ifa yerine geçen edim denilmektedir. Somut olayda ; davalı ... de sözleşmenin konusu olan para borcunu çek vermek ve hizmet görülmesi yolu ile ödediğini, diğer bir ifade ile ifa yerine edim ile borcun sona erdiğini belirtmiştir. İfa yerine geçen edim, bir ifa ikamesidir ve ikame edimin ifasıyla birlikte borç sona erer. Ancak bu şekilde borcun sona erebilmesi için, yerine getirilen edimin ifa teşkil edeceğine dair mutlaka alacaklı ve borçlunun anlaşması gerekmektedir. Şayet böyle bir anlaşma yoksa ifa gerçekleşmez. Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı ... tarafından taraflar arasında ifa yerine geçen edime ilişkin bir anlaşma olduğunu ispatlayamadığı gibi, davacıya borca mahsuben çek verdiğini ve hizmet gördüğünü de ispatlayamamıştır. Açıklanan bu nedenlerle, davacının 09.01.2007 tarihli sözleşme uyarınca davalı ...’den 509.000 TL tutarında alacaklı olduğu değerlendirilmiştir. Davacı tarafça dava konusu taşınmazın bedelinin tahsili ıslah dilekçesi ile talep edilmiş ise de dava dilekçesindeki terditli talepler arasında bu hususa ilişkin talepte bulunulmadığından ve dilekçeler teatisi aşaması tamamlanmakla davanın tamamen ıslahı dışında talep genişletilemeyeceğinden dava konusu taşınmazın bedelinin iadesi talebi yerinde görülmemiştir. Davacı borca karşılık öncelikle davalının tapu tahsis belgesi sahibi olduğunu beyan ettiği ... İlçesi 216 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmazı üzerindeki ...'nin sahip olduğu hakların taraflarına devrine karar verilmesini de talep etmiştir. 09.01.2007 tarihli sözleşme ile, taraflar, 216 ada 4 parsel sayılı taşınmazın teminat amaçlı olarak inançlı işlem ile davacı lehine satış vaadi yapılacağı hususunda anlaşmışlardır. Ne var ki, anılan taşınmazla ilgili resmi yazılı şekilde bir satış vaadi sözleşmesi yapılmadığı gibi, davacının 24.02.2022 tarihinde sunduğu dilekçede taşınmazın ... 216 ada 37 parsel 247 pafta 161.61 tapu alanına sahip olduğu bildirmesi neticesinde, ... Tapu Müdürlüğünden 04.04.2022 tarihinde gelen yazıda söz konusu bildirilen adresin 37 parsel olduğu ve tapu bilgilerinde davada adı geçen kişilerin bulunmadığı anlaşılmakla davacının .... İlçesi 216 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki ...'nin sahip olduğu hakların davacıya devrinin ifa imkansızlığı sebebiyle mümkün olmayacağı değerlendirilerek mezkur talebin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu noktada zaman aşımı defi yönünden yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasındaki sözleşme 09.01.2007 tarihli ise de davacının öncelikli talebi olan dava konusu taşınmaz üzerindeki aynı hakların devri talebinin mahiyeti itibariyle zaman aşımına tabi olmadığı, aynı hakka ilişkin davacı taraftaki haklı beklentinin dava tarihi olan 17/05/2016 tarihine kadar ifa imkansızlığı hukuki sorunsalı ile karşılaşmadığı, davacının dava tarihine kadar ayni hakkına kavuşacağına dair haklı beklentisinin bulunduğu ve bu talebe bağlı olarak gelişen terditli alacak talebine ilişkin zaman aşımı süresinin davacı tarafça ifa imkansızlığının öğrenildiği tarihten itibaren başlaması gerektiği, bu hususunda ancak dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu tespitten hareketle gerek dava aşamasında gerekse ıslah aşamasında terditli alacak isteminin on yıllık zaman aşımı (Sözleşme tarihi itibariyle hem 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri, hem de ıslah tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılmıştır.) süresi içerisinde olduğu ve alacak isteminin zaman aşımına uğramadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan 18/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna taraf vekillerinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının dosya kapsamı ile örtüşmemesi de dikkate alınarak taraf vekillerinin dosya kapsamındaki itirazlarına itibar edilmemiştir. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün yukarıda etraflıca izah olunduğu üzere borcun varlığını kabul etmesine rağmen borcu ödediği vakıasına dayanan davalı ... üzerinde bulunduğu, anılan davalının sözleşme hükümleri dışında yaptığını iddia ettiği edimleri ispat edemediği, bu yöndeki davalı iddiaları ile resmi kayıt belgelerin örtüşmediği aksi yöndeki tanık beyanları ile de ödeme iddiasının ispatının mümkün olmadığı, tüm bu hususların yanı sıra davacı tarafın sözleşme hükümlerini gereği gibi ifa ettiği hususunu ispat ettiği, bu durumun dosya kapsamına alınan davalı beyanları ile de teyit edildiği ve davacının davalı ...'den sözleşmeye dayalı alacağı bulunduğu vakıasını ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu gerekçelerle davacı yanca toplam alacak olan 509.000,00 TL’nin 09.01.2007 tarihli sözleşmede kararlaştırılan vadeler ve tutarları dikkate alınmak suretiyle, her takside vade tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep edebileceği kanaatine varılmakla aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ; A) Davalı ... yönünden; 509.000,00 TL'nin 15.000,00 TL’sine 30.01.2007 tarihinden, 5.000,00 TL’sine 28.02.2007 tarihinden, 5.000,00 TL’sine 30.03.2007 tarihinden, 5.000,00 TL’sine 30.04.2007 tarihinden, 10.000,00 TL’sine 30.05.2007 tarihinden, 20.000,00 TL’sine 30.06.2007 tarihinden, 20.000,00 TL’sine 30.07.2007 tarihinden, 30.000,00 TL’sine 30.08.2007 tarihinden, 35.000,00 TL’sine 30.09.2007 tarihinden, 35.000,00 TL’sine 30.10.2007 tarihinden, 20.000,00 TL’sine 30.11.2007 tarihinden, 23.000,00 TL’sine 30.12.2007 tarihinden, 13.000,00 TL’sine 30.01.2008 tarihinden, 12.000,00 TL’sine 28.02.2008 tarihinden, 12.000,00 TL’sine 30.03.2008 tarihinden, 12.000,00 TL’sine 30.04.2008 tarihinden, 15.000,00 TL’sine 30.05.2008 tarihinden, 25.000,00 TL’sine 30.06.2008 tarihinden, 25.000,00 TL’sine 30.07.2008 tarihinden, 40.000,00 TL’sine 30.08.2008 tarihinden, 40.000,00 TL’sine 30.09.2008 tarihinden, 38.000,00 TL’sine 30.10.2008 tarihinden, 27.000,00 TL’sine 30.11.2008 tarihinden, 27.000,00 TL’sine 30.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi(Her ne kadar ıslah dilekçesinde ticari avans faizi talep edilmiş ise de dava dilekçesinde faiz türü belirtilmediğinden yasal faiz talep edilebileceği kanaatiyle) ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, B) Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 34.769,79-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 853,88-TL peşin harç 28.290,63-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 29.144,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.625,28-TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 853,88-TL peşin harç, 28.290,63-TL ıslah harcı, 29,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 29.173,71-TL harcın davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 17.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.398,35-TL posta giderleri olmak üzere toplam 18.398,35-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %30'unun davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, %70'inin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... tarafından yapılan 1.470,40-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %70'inin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine, %30'unun davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 81.440,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 185.640,30-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 256.924,28-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine, 9-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/690, K. 2026/115, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-690-e-2026-115-k-76cdfe9d0503