İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/3292 E. 2021/1848 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/3292
Karar No
2021/1848
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/401 Esas - 2022/197 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/401 KARAR NO : 2022/197 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/05/2021 KARAR TARİHİ : 16/02/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/08/2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin desteği ...'ın vefat ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin murisin annesi olduğunu, oğlunu kaybetmenin derin üzüntüsün yaşındığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. TALEP ARTTIRIM: Davacı vekili 31/01/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 100 TL olan destekten yoksun kalma tazminat taleplerini 410.000,00 TL 'ye yükseltmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 05/07/2021 havale tarihli cevap dilekçesi ile; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, murisin kaza anında gerekli emniyet tedbirlerini alıp almadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir. 19/08/2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının desteği ...'ın vefat ettiği anlaşılmaktadır. ... plakalı araç 13/07/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS yapılmıştır. Dava tarihinden önce yapılan başvuru sonucunda herhangi bir ödeme yapılmamıştır. SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; 2020/... karar sayılı karar ile; sanık ...'ün TCK'nın 85/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 14/10/2020 tarihli raporda; sürücü ...'ın tali, sürücü ...'ün ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce bilirkişi olarak seçilen ... 24/12/2021 tarihli raporunda; sürücü ...'ün %75, sürücü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Rapor ceza yargılamasında alınan kusur raporları ile kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü anlaşıldığından usul, oluşa ve denetime uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/01/2022 tarihli raporda; olayın meydana geliş şekli, müteveffanın yaşı, geliri, kazadaki kusur oranı birlikte değerlendirildiğinde davacının talep edebileceği destekten yoksunluk tazminatının 410.000,00 TL olduğunu, davacının desteğinin kaza anında kaskının takılı olduğu, kanda alkol bulunmadığının tespit edildiğini belirtmiştir. Rapor davacıların ve desteğin yaşına, gelir durumuna, maluliyet oranlarına ve yöntemine uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 53/3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır. Paralel bir düzenleme 818 sy. BK.nun 45. maddesinde de bulunmaktadır. 6098 sy. TBK.nun 55. maddesinde ise destekten yoksun kalma zarrlarının belirlenmesinin esasları düzenlenmiştir. 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünsahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü yer almaktadır. 2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü bulunmaktadır. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır. Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; KTK'nın 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi, İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin, Kanun’un 92. Maddesinin (i) Bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan iptallerine karar vermiştir. Bu iptal kararından sonra Yargıtay 17. HD.'nin TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve Progresif rant tekniğinin esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiği yönündeki kararları bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K.) Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu bu değişiklik gözetilerek düzenlenmiştir. Destek kavramının, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini ifade ettiği, eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimsenin destek sayılacağı, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişinin destek sayılacağı, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmeyip bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı açıktır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. TBK'nın 52.maddesinde; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün %75 oranındaki kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacının desteği ...'ın vefat ettiği, davacının müteveffanın annesi olduğu, destekten yoksun kalma tazminatının konusunun, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarar olduğu, buradaki amacın , destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olduğu, mahkememizce alınan 24/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; destek ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun ceza yargılamasında alınan kusur raporları ile kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü anlaşıldığından usul, oluşa ve denetime uygun bulunarak hükme esas alındığı, tazminat miktarının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/01/2022 tarihli raporda; olayın meydana geliş şekli, müteveffanın yaşı, geliri, kazadaki kusur oranı birlikte değerlendirildiğinde davacının talep edebileceği destekten yoksunluk tazminatının 410.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, alınan raporun müteveffanın babasından sonra ölmüş olması bu sebeple evlilik tarihi yaşı olan yıl sonuna kadar annesi davacı için ayıracağı pay oranı ile devam eden ilk iki yıl ve sonraki dönemler için pay oranları dikkate alınarak güncel hesaplama tekniği nazara alınarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alındığı, müteveffanın ehliyet belgesine sahip olduğu, kaza sırasında kaskının takılı olduğu, gerekli ekipmanların olay sırasında müteveffada bulunduğu, kanında alkole rastlanılmadığı anlaşıldığından müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, davacının açıklanan nedenlerle anne olarak, destek tazminatı talep edebileceği, bilirkişi raporunda asgari ücretin baz alındığı davacı tarafından bu hususa yönelik bir itirazın bulunmadığı , meydana gelen zarardan davalı ... A.Ş'nin 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince sorumlu olduğu, ne sigorta şirketi ne de SGK tarafından yapılmış bir ödemenin bulunmadığı davacı destek zararlarının poliçe temitanı kapsamı ve sınırları içinde yer aldığı anlaşıldığından, 410.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine 21.09.2020 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşıldığından, takip eden 8 iş gününün 02.10.2020 tarihine denk geldiği, bu tarihte temerrüte düştüğü kabul edilerek 02.10.2020 tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma özgülenmesi nedeniyle işleyecek yasal faizi ile birlikte birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; 410.000,00 TL maddi tazminatın 02/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 28.007,10 TL'den peşin alınan 1.459,30 TL harcın mahsubu ile kalan 26.547,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 1.140,30 TL yargılama gideri ile peşin ödenen 1.459,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 37.150,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/3292, K. 2021/1848, T. 02.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-3292-e-2021-1848-k-a8fdded09eb8