İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/247 E. 2020/759 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/247
Karar No
2020/759
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/247 ESAS

KARAR NO : 2020/759 KARAR

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 19/06/2019

KARAR TARİHİ: 31/12/2020

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki gereğince 01.02.2017 tarihinde Nakliye Sözleşmesi akdedildiğini, imzalanan sözleşme gereğince müvekkili şirketin taşıma hizmetini gereği gibi ifa ettiğini, davlı şirketin sözleşmenin gereklerine uymayarak ödemelerini her seferinde sözleşmenin Ödeme Koşullarının belirtildiği 7.7 maddesinde belirtilen ödeme vadesini geçirerek yaptığını, müvekkili şirketin geciken vadeye istinaden davalı şirkettin olan vade farkına ilişkin alacağını davalı şirkete fatura ettiğini, ancak davalı şirket tarafından fatura reddedilerek iade edildiğini, Taraflar arasında imzalanan Nakile Sözleşmesinin ödeme koşullarını belirten 7.maddesinin 7. Fıkrasında "Ödemeler fatura tarihinden itibaren 90(doksan) fün içinde nakden veya müşteri çeki ile yapılır. Karşılıksız çıkan müşteri çek/çeklerin şirkete ibrazını müteakip 3(üç) iş günü içerisinde ilgili çek tutarları nakden karşılanır" denildiğini, müvekkili şirketin alacağın tahsili için 16.01.2019 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, icra emrini tebliğ alan davalı şirketin 24.01.2019 tarihinde icra takibine itirazda bulunması üzerine takibin durduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna da başvurduklarını ancak görüşmelerin 11.04.2019 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, açıkladığı nedenlerle davalı şirket tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin durdurulmasına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tam yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasındaki nakliye sözleşmesinden kaynaklanan ticari faaliyete geç ödenme nedeniyle vade farkı alacağına ilişkin talepte bulunduğunu, vade farkı uygulamasının süresinde ödenmeyen bir mal bedeli dolayısıyla faiz dışında ödenmek zorunda kalınan ek bir miktarı ifade ettiğini, faizden farklı olarak vade farkının varlığına karar verilebilmesi için taraflar arasında açık bir sözleşmenin bulunması veya cari bir hesap sözleşmesi bulunması ya da vade farkını uygulamasının taraflar arasında sürekli uygulanır biçimde yerleşmiş olması gerekli olduğunu, faiz uygulaması için temerrüdün yeterli olmasının taraflar arasında gaeiz ödeneceğine dair bir sözleşmenin varlığının gerekmemesine rağmen vade fakrı konusunda bir sözleşme veya teamülün varlığının gerekli olduğunu, açıkladığı nedenlerle hukuki ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, koşulları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak takip başlatılmış olması dolayısıyla alacaklı/davacının %20 oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

6100 sy HMK'nun 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."

309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.

Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."

310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "

311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur."

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 23.12.2020 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, feragatin davaya tek taraflı olarak son veren taraf işlemi olduğu, feragat beyanının ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce mahkememize sunulduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 18,13 TL olduğundan, peşin alınan 1.226,12-TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 1.207,99-TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,

4-Dava reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dair; tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/12/2020

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/247, K. 2020/759, T. 31.12.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-247-e-2020-759-k-d3c6e9a95937