İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/946 E. 2020/110 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/946
Karar No
2020/110
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/946 Esas

KARAR NO : 2020/110

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 14/08/2018

KARAR TARİHİ: 12/02/2020

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının 13.03.2017-03.05.2018 tarihleri arasında davalı şirket işçisi olarak çalıştığını, davalı ile 01.02.2018 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi yapıldığını, iş ilişkisi sona eren işçinin 2 yıl süresinde işvereninin izni olmaksızın İzmir sınırları içerisinde işveren ile doğrudan rekabet eden bir firmada çalışamayacağını taahhüt etmiş olduğunu, yine işten ayrılan işçinin bir başka işçinin iş ilişkisinin sona ermesine doğrudan sebebiyet vermesi halinde aylık brüt ücretinin 5 katı tutarında cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, işçinin ticari sır niteliğindeki bilgileri 3. Şahıs/firmalara vermemekle yükümlü olduğunu, işçinin müvekkil işyerinden ayrıldıktan hemen sonra ...’ta çalışmaya başlamasının gizlilik ve rekabet yükümlülüğüne tamamen aykırı olduğunu ve aylık ücretinin 5 katı tutarında cezai şartın uygulanması gerektiğini iddia ederek yukarıda yazılan şekilde alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin yıllardır teknoloji sektöründe satış temsilcisi olarak çalıştığını ve başka yapabileceği bir iş bulunmadığını, müvekkilin davacının ticari sırlarını bir başka firmaya aktarmasının mümkün olmadığını, müvekkilin davacının ürünlerini sattığı ... firmasında işe başlamasının zaten ...’e ait bilgilerin yeniden ...’e aktarılması anlamına geleceğini ve bunun bir anlam ifade etmediğini, davacının üretim sektöründe değil satış sektöründe çalıştığını ve ticari bir sırrı başka bir firmaya aktarmasının mümkün olmadığını, işverenin iş sözleşmesine belirttiği doğrudan rekabet etmekte olan bir firmada çalışamayacağı hükmünün yok hükmünde olduğunu, bunun mümessil olarak çalışan bir kişinin başka bir firmada mümessil olarak çalışmayacağı gibi bir anlama geldiğini ve yok hükmünde olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

Dava; davacı tarafından, İİK 67/2 uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır.

İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası getirtilip incelenmiştir.

Bilirkişiden karar vermemize dayanak teşkil eden rapor alınmış, alınan rapor yeterli olduğundan usul ekonomisi de dikkate alınarak, davalı vekilinin, yeniden rapor alınması veya ek rapor alınması yönündeki taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya içindeki mevcut, taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesi, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, dinlenen davacı tanığı ..., ... ve ...'ın yeminli beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davalının 13/03/2017 - 03/05/2018 tarihleri arasında, davalı şirket işçisi olarak çalıştığı, davalı ile 01/02/2018 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşme irdelendiğinde; yerleşik Yargıtay içhihatları da değerlendirildiğinde, dosya içindeki iş sözleşmesinde, rekabet yasağına ilişkin maddelerinde, yer, zaman ve iş kolu açısından sınırlamalar yapıldığı, ayrıca davalının, davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra 2 yıl dolmadan davalı ile aynı dalda faaliyet gösteren bir iş yerinde çalışmaya başladığı ve bu şekilde davacının cezai şart alacağına hak kazandığı, sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükmünün geçerli olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, hüküm altına alınan alacak, cezai şart alacağı olup,sözleşmede kararlaştırıldığından, likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğundan, davacı lehine İİK 67/2 uyarınca %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerekerek, mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

Davanın KABULÜ ile;

Davalının, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasındaki 12.262,50-TL lik asıl alacağa yönelik İTİRAZININ İPTALİ ile,

Takip tarihinden itibaren, 12.262,50-TL ye yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,

Hüküm altına alınan 12.262,50-TL lik alacak, cezai şart alacağı olup, sözleşmede kararlaştırıldığından, likit ve hesaplanabilir nitelikte olup, İİK 67/2 uyarınca %20 icra inkar tazminatı olan 2.452,50-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 837,65-TL nispi ilam harcından, dava açılışında alınan 209,42-TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 628,23-TL harcın davalıdan tahsili ile, Hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 35,90-TL başvurma harcı, 209,42-TL peşin harç ile 817,40-TL bilirkişi-tebligat-posta gideri olmak üzere toplamda 1.062,72-TL nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,

Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT 13/1 maddesine göre takdir ve tayin edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararıyla davacıya verilmesine,

HMK md 333 gereği, gider avansından artanın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde, yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2020

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/946, K. 2020/110, T. 12.02.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-946-e-2020-110-k-597c9ddff902