İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/609 E. 2018/954 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/609
Karar No
2018/954
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/609 KARAR NO : 2018/954 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 21/05/2018 KARAR TARİHİ : 08/11/2011 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 21/05/2018 tarihli dava dilekçesinde; Davacı şirket çalışanı ... ve ... Gıda Tarım Hayvancılık İnş. Tur. Nak. San ve Tic. Ltd. Şti aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla davalı Dönüşüm Su tarafından icra takibi başlatıldığını, akabinde davacı şirkete 89/1 ,89/2 ve 89/3 örnek evraklarının gönderildiğini ve şirket çalışanı olmayan ... (...) tarafından bu evrakların tebliğ alındığını, davacının evraklardan haberi olmadığını, 3. Haciz ihbarnamesinin kesinleşmesi ile de davacı şirkete haciz uygulandığını, davacı şirketin ne çalışanı ...'e ne de diğer borçlu... Gıda Tarım Hayvancılık İnş. Tur. Nak. San ve Tic. Ltd. Şti' ne herhangi bir borcunun bulunmadığını, ...'ın şirketin sigortalı çalışanı olduğunu ve diğer borçlu şirket ile ise davacının herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, tebligatların davacının çalışanına yapılmadığını ve usulsüz olduğunu, şirketin haksız yere uğrayacağı zararın büyüklüğü de dikkate alınarak tedbiren davacı aleyhinde haciz işlemlerinin durdurulmasına öncelikle teminatsız olarak , şayet bu talep kabul görmez ise teminatlı olarak tedbir kararı verilmesi ve davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep zorunluluğunu doğduğunu belirtmiş öncelikle teminatsız olarak şayet bu talep kabul görmez ise teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı aleyhindeki tüm haciz işlemlerinin durdurulmasına ve davacı şirketin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Dönüşüm Su vekili mahkememize verdiği 07/06/2018 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı şirkete gönderilen tebligatların şirketin ticaret sicilde kayıtlı merkez adresi olan Atatürk OSB Bölgesi... Sok. No ... Çiğli /İzmir adresine usulüne uygun yapıldığını, davacı tarafın İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesinin ...sayılı dosyası ile ikinci haciz ihbarnamesini öğrenme tarihi olarak 29/01/2018 tarihinin kabul edilmesi yönündeki talebi ile açtığı davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verildiğini, davacı tarafça ayrıca söz konusu dosyada yalnızca 89/2 haciz ihbarnamesinin tebligatına itiraz edildiğini, 89/1 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tebligatının usulsüz olduğunun iddia edilmediğini, bu aşamadan sonra 89/1 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tebligatının usulsüz olduğu ve bu ihbarnamelerin geçersiz olduğunun iddia edilemeyeceğini, 1.haciz ihbarnamesinin 22/11/2017, 3.haciz ihbarnamesinin ise 22/12/2017 tarihinde tebliğ alan ve bu tebligatlara itiraz etmeyen davacının artık en geç 3.haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 22/12/2017 tarihinde ikinci haciz ihbarnamesine muttali olduğunun kabul edilmesinin gerektiğini, davacının haciz ihbarnamelerinin hiç birine itiraz etme olanağının kalmadığını, davacının icra mahkemesine açtığı davada itiraz etmediği birinci haciz ihbarnamesini de itiraz ettiği ikinci haciz ihbarnamesini de davacı şirkette muhasebe ve finans şefi olarak çalışan ... nun tebliğ aldığını, davacının ...İcra Hukuk Mahkemesi dosyasındaki dava dilekçesinde ...nun davacı şirket çalışanı olduğunu ikrar etmiş iken mahkemede açılan davada bu kişinin şirket çalışanı olmadığını iddia ettiğini, ... ' nun davacı şirket çalışanı olduğunu bu hususun davacı şirketin internet adresinde açıkça görüldüğünü, ...' nun vasıfsız bir çalışan olmadığını aksine yetki sahibi üst düzey bir çalışan olduğunu, davacı şirketin haciz ihbarnamelerine yasal süresi içerinde itiraz etmediğini, yasal süresi içerisinde menfi tespit davası açmadığını, davacının menfi tespit açma süresinin 05/01/2018 tarihinde sona erdiğini ancak davanın 21/05/2018 tarihinde açıldığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının süresinde yasal yollara başvurmadığını ve dosya borçlusu durumuna geldiğini bu sebeple davanın reddine ve %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesinin gerektiğini, davanın kabulü yönünde karar verilmesi halinde dahi davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirtmiş davanın reddine, % 20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiş, diğer davalılar adına usulune uygun tebligat yapılmış, davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. Her ne kadar davacı tarafça, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında İİK 89/1-2-3 maddeleri uyarınca çıkartılan haciz ihbarnamelerinin usülsüz olarak tebliğ edilerek davacı şirket hakkında haciz işlemi uygulandığından bahisle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak mahkememize dava açılmış ise de: Davanın İİK 89 maddesine göre açılan Menfi Tespit davası niteliğinde olduğu, davacı ile davalılardan Dönüşüm Su....Ltd Şti arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanmakta olup, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı Yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu: Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına," Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı şirket yetkilisi ... ile davacı vekili AV. ... ve davalı... ... Ltd Şti vekili Av. ... yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2018

Başkan ... E imza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/609, K. 2018/954, T. 08.11.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-609-e-2018-954-k-fa030bb61803