İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/553 E. 2020/273 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/553
- Karar No
- 2020/273
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/553 Esas KARAR NO : 2020/273 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/09/2018 KARAR TARİHİ : 25/06/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan muhtelif tadilat, dekorasyon ve onarım işlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, buna ilişkin olarak ... tarihli ... numaralı ... toplam bedelli irsaliyeli fatura düzenlendiğini, irsaliyeli faturada teslim eden ve teslim alan tarafların imzalarının bulunduğunu, davalı şirket tarafından davacıdan istenen işlerin eksiksiz yapılmasına rağmen davalının borcunu ödememesi sonucunda davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu, iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötü niyetle alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla icra takibine itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olmasından ötürü % 20' den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davalının ... yılında yüklenici olarak işveren ... ... ... müdürlüğünden .... ... ... nin tadilat, dekorasyon ve onarım işlerini aldığını, taraflar arasında bu konuda sözleşme yapıldığını ve sözleşmede nelerin yapılacağının tek tek yazıldığını, davalı şirketin sözleşmede belirtilen işleri kendi elemanları ile yapıp işverene teslim ettiğini, kullandığı malzemelerinde tamamen kendilerinin temin ettiği malzemeler olduğunu, bu arada davacının davalının yaptığı bu işlere hiçbir katkısı olmadığı gibi ... ... ... ... en küçük bir inşai faaliyetleri dahi olmadığını, ne elemanlarının çalıştığını ne de malzemeleri veya mobilyalarının kullanılmadığını, davacı şirketin ... yılında ... ... ... ... ... muhtelif tadilat dekorasyon ve onarım işleri yaptığı gerekçesi ile davalı şirkete ... TL bedelli bir adet faturayı tanzim edip davalı şirkete posta veya kargo ile gönderdiğini, davalı şirketinde bunu kendi ticari defterlerine ve kayıtlarına ... olarak geçirdiğini, Ankara'daki davalı şirket elemanlarının ... TL'lik bir iş yapılmadığını bildiklerinden ... TL mal alınmıştır düşüncesi ile sehven faturayı ... TL olarak kayıtlara geçirdiklerini, faturada yazıldığı gibi bir rakamın söz konusu olmadığını bildikleri için faturaya dikkat etmediklerini ve bunun üzerinde durmadıklarını, ancak 2 yıl sonra icra müdürlüğünden tebligat gelince durumu öğrendiklerini, davacının davalı şirkete ne verdiğini veya davalı adına ... ... ... şubesine neler yaptıklarım eserleriyle birlikte göstermeleri gerektiğin, karşı tarafın açmış olduğu davanın haksız ve hukuka aykırı olması nedeni ile davanın reddine, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... . İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosaysı celp edilmiş ve dosya tarafların ticrai defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu .../..../... tarihli raporda, 1- Davacı tarafından fatura alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../.... Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmış olduğu, TUTAR AÇIKLAMA ... TL ASIL ALACAK ... TL işlemiş faiz ... TL TOPLAM 2-Davacı tarafından ibraz edilen ... ,... ve ... yıllarına ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, 3- Davalı tarafından mahkemenizce verilen inceleme günü ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, 4-Davacının ticari defter kayıtlarına göre davacı ile davalının ... yılında da ticari ilişkilerinin olduğu, ... tarihi itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, 5-Davacıya ait gönderilen BS formunda icra takibine konu olan faturanın .../... döneminde BS formunda satış olarak bildirildiği, 6- Davalı taraf ticari defter ve belgelerini sunmadığından taraf kayıtlarının karşılaştırılması yapılamamış olup dava konusu işin davalı tarafından davacının bahsettiği ... inşaata mı yaptırıldığı ya da kendi mi yaptığı ile ilgili bir tespit yapılamamış olup, yine dava konusu iş ile ilgili davalının yaptığı sözleşmenin de dava dosyası içerisinde yer almadığının tespit edildiği, 7-Davacı yanın işi yaptığı ve alacaklı olacağı sonucuna varılırsa davacı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz isteyebileceği, kanaat ve sonucunu bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine dayalı olarak bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle, İİK 67. maddeye göre açılmış itirazın iptâli davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin varlığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf taşeron olarak davalı yararına iş yaptığını iddia etmekte ikeb davalı taraf aralarında böyle bir sözleşmenin olmadığını iddia etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. (Yargıtay 15.H.D. 2018/2696 E. 2018/3431 K. ) Bütün bu kuralların yanında somut uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK MADDE 21- "(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. " hükmüne haizdir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme yapılmış, davalı taraf verilen kesin sürede defterlerini ibraz etmemiştir. Bunun yanında davalı vekili cevap dilekçesinde takibe konu faturanın sehven davalı şirket kayıtlarına işlendiğini kabul etmiştir. TTK 21. Madde gereği süresinde faturaya itiraz yapıldığına dair davalı taraf delil sunmadığından ve ticari defterlerin kesin delil olması kuralına göre davacı tarafın defterlerine göre talep edilen alacağın varlığı belirlenmiştir. Davalı tarafa cevap dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmış davalı vekili ise yemin deliline başvurmayacaklarını beyan etmiştir. Davalı taraf iddialarını başkaca kesin delille ispatlayamadığı mahkememizce sabit görülmüştür. İddiasını ticari defterlerle ispatlayan davacının davasının hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl alacak talebi yönünden kabulüne, davalı taraf takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi yönünden reddine karar verilmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtildiğinden davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Buna göre davalının Antalya ... . İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak DEVAMINA, 2-Hükmolunan alacağın %20 si tutarındaki .... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan ilk dava gideri, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan toplam ... TL nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde TARAFLARA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır