İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/418 E. 2020/228 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/418
Karar No
2020/228
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/418 Esas KARAR NO : 2020/228 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/07/2018 KARAR TARİHİ : 18/06/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının eşi ve babası olan müteveffa ... .../.../.. tarihinde kendisine ait ... plakalı motosikletiyle ... İli ... İlçesi ... ... ... ... ... ... ... ... kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini, kaza yapan sürücünün kullandığı ve sahibi ... ... ... Ltd. Şti olan ... ... .. plakalı kamyonun .../.../... kaza tarihi itibariyle .../.../..-.../.../... tarihleri arasındaki geçerli ... poliçe numaralı Trafik (ZMMS) sigortası, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapıldığından adı geçen şirket hakkında işbu davanın açıldığını, ayrıca kazaya karışan ... ... ... plakalı araç üzerine şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, davayı konu kaza ile ilgili .../.../... tarihinde kaza yerine intikal eden polis ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağının mahkememize sunulduğunu, davacının müteveffa eşinin kazada asli kusurlu olduğu yönünde yapılan tespiti kabul etmediğini, minibüs sürücüsünün ve davalı sürücünün kazaya olan etkisi değerlendirilmeden tüm kusurun ...' den kaynaklandığı yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını, bu kaza ile ilgili olarak ... ... Başsavcılığı' nın .../... soruşturma dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, kazadan sorumlu olarak ... sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, sorumluluk kapsamı olarak sigorta şirketinin destekten yoksun kalma tazminatını ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, davayı açmadan önce .../.../... tarihinde kaza yapan aracın trafik poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş' ye başvurulduğunu, .../.../... tarihinde mail yoluyla gelen cevap yazısında sigortanın kusuru olmadığından herhangi bir ödeme yapılmayacağı konusunda dönüt geldiğini, her davacı için ... TL olmak üzere toplam ... TL destekten yoksun kalma tazminatının sürücü ve işleten yönünden kaza tarihinden sigorta şirketi yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen her üç davalıdan da tahsili ile davacılara verilmesinin gerektiğini, davacı ... için ... TL ve çocukları için de ayrı ayrı ... TL manevi tazminat olmak üzere toplam ... TL nin kaza tarihi olan .../.../... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Davalı ... ve ... Şti' den tahsilinin gerektiğini, ... ... ... plakalı araç üzerine 3. Şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasının gerektiğini, Tüm davacılar için toplam ... TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte işleten ve sürücüden alınarak davalılara ödetilmesi gerektiğini, ... ... ... plakalı kamyonetin üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, Trafik kazasında eş ve babalarını yitiren davacıların, 6100 sayılı Yasa' nın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin genel müdürlüğü adresi .... ... ... olduğunu, davanın yetkisiz Ankara ... . Asliye Ticaret Mahkemesi' ne açıldığını, davalı şirketin genel müdürlük adresinin ... ili .... ilçesi sınırlarında bulunduğundan yetkisiz mahkeme olduğumuzu, yetkili mahkemenin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının murisi ...' in .../.../... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu ölümü neticesinde davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatında bulunduğunu, davalı şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami ... TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, davalı şirketin asil sorumluluğu gerçek zarar üzerinden belirlendiğini, trafik sigortası bir meblağ sigortası olmadığını zarar sigortası olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının taleplerinin reddi gerektiğini, sigortalı aracın kusuru oranında sorumlu olduğunu, aksi yönde bir karar olursa bilirkişiye gönderilmesinin gerektiğini, davacı taraf sigortalı araç sürücüsünden kusurlu olduğunu iddia ettiğini, kazaya karışan tarafların ve diğer ilgililerin kolluk biriminde ve savcılıktaki ifadelerinin savcılık soruşturma dosyasının ve varsa ceza dava dosyasının celbinin gerektiğini, deliller toplandıktan sonra dosyanın kusur dağılımının tespiti için Adli Tıp Kurumu' ya tevdi edilmesi gerektiğini, davacılar tarafından istekten yoksun kalma tazminatı istenilebilmesi için müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanmasının gerektiğini, destekli sayılması için yardımın eylemli olması, ölümden sonra da düzenli bir şekilde devam edeceğinin anlaşılması, destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyacının olduğunun anlaşılmasının gerektiğini, sigorta bir zenginleşme aracı olmadığını, sigorta şirketinin sigortalısının kaza nedeniyle oluşan maddi zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp belirlenerek ödendiğini, kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde destekten yoksun kalma tazminat hesabı sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müşteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından belirlenmesinin gerektiğini, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, müteveffanın SGK' ya tabi olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, her durumda davalı şirketin sorumluluğu poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılmasının gerektiğini, dava konusu tazminat dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep edebileceklerini, hasarın teminat dışı olduğundan reddine karar verilmesi, ilgili SGK' ya müzekkere yazılarak kaza nedeniyle davacılara ödenen-bağlanan rücuya tabi bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tutarının sorulmasını, kusur tespitinin ardından aktüeryal hesaplama hazine müsteşarlığı tarafından belirlenen aktürler tarafından yerine getirlmesini, davanın reddini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçede belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... ... Başsavcılığı' nın .../... soruşturma numaralı dosyası celb edilmiş, dosyamız tarafların kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu' na gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu' nca sunulan .../.../... tarihli raporunda: Sürücü ...'in %100(yüzde yüz) oranında kusurlu, Sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki ölümlü trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu iddia edilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı ile sigorta şirketi dışındaki işleten-sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur. 6098 s. TBK Madde 52- "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmünü içermektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları' nın A.6. Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı maddesinin d bendinde; " Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, " Teminat dışı hallerden biri olarak öngörülmüştür. Yeni genel şartlar 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olup sigorta poliçesi de 25/05/2017-25/05/2018 tarih aralığı için düzenlenmiş olduğundan huzurdaki uyuşmazlığın yeni genel şartlara tabii olacağı açıktır. Aynı şekilde KTK.m.86’da ise, kazanın araçtaki bir eksiklik ya da işletenin ve/veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru olmaksızın, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğinin ispatlanması halinde, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluktan kurtulabileceğini düzenlenmiştir. Nitekim Yargıtayın bu hususa ilişkin istikrar kazanmış kararları mevcuttur. "Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/17-1315E. 2017/1239K. Sayılı ilamı da bu yöndedir.".....Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim BK’nun 44/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır. Diğer bir deyişle, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir. Zira zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır. Çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır. O halde somut olayda objektif iyi niyet kurallarına (TMK m.2) göre davacıların murisinin %70 kusuruyla meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeni ile davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumlu olmadığı kabul edilmelidir."

Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; mahkememizce, hukuka ve oluşa uygun; denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen kusur raporuna göre davacılar murisinin olayda %100(yüzde yüz) oranında kusurlu, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiş olup mahkememizce de bu kanaate varılmıştır. Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim TBK’nun 52/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır. Açıklanan gerekçelerle yüzde yüz kusurlu müteveffanın desteklerinin kusursuz tarafa açtıkları dava mahkememizce haksız görülüğünden maddi ve manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken .... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile fazladan alınan ... TL nin karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Davanın kabul red oranına göre hesaplanan maddi tazminat davası nedeniyle Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara ayrı ayrı VERİLMESİNE, 4-Davanın kabul red oranına göre hesaplanan manevi tazminat davası nedeniyle Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren sigorta şirketi harici davalı ... ve ... vekiline VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde TARAFLARA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/418, K. 2020/228, T. 18.06.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-418-e-2020-228-k-1da78ef4d4cb