İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/280 E. 2020/238 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/280
Karar No
2020/238
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/280 Esas KARAR NO : 2020/238

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/09/2016 KARAR TARİHİ : 18/06/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ... İdaresindeki ... plakalı aracı ile ... kavşağından ... kavşağına seyir halinde iken yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen ...'a çarptığını, kaza sonucu ...'ın vefat ettiğini, fazlaya ilişkin hak ve taleplerinin saklı kalmak ve yargılamanın ilerleyen aşamalarında ıslah ile bu miktarın arttıracaklarını, şimdilik toplam maddi tazminat taleplerinin ... TL olduğunu, müteveffanın kızlarından ...'a her ay emekli maaşından belli bir meblağ vererek destek sağladığını, ...'ın vefatı nedeniyle ...'ın destekten yoksun kaldığını, manevi tazminat taleplerinin ise kişiliğin tecavüze uğraması halinde meydana gelen bu haksızlık karşısında mağdurun ruhsal ve bedensel bütünlüğüne yapılan tecavüz neticesinde oluşan acı ve ızdırabın unutturulması , yaşama sevinç ve arzusunun tekrar kazandırılması , bozulan ruhsal dengenin yeniden tesisi için getirilmiş olan bir denkleştirme vasıtası olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin teminat altına alınması amacıyla öncelikle ... üzerine kayıtlı bulunan ... plakalı aracın aynına ve kaydına ihtiyati tedbir konmasını, açtıkları davanın kabulü ile; toplamda ... TL maddi tazminat, ...'a ... TL , ...'a ....-TL ve ...'a ...-TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminat ödenmesine bu miktara dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faiz yürütülmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davacı ... vekili cevap dilekçesinde; trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin öncelikle zararların tazmini için sigorta şirketine başvurmaları mecburiyeti getirtilmiş olduğunu, zarar gören kişilerin sigorta şirketine başvurmaksızın sigorta şirketi aleyhine doğduran doğruya dava açma veya tahkim komisyonu nezdinde başvuruda bulunma hakları bulunmadığını, 6704 Sayılı Torba Yasa davanın açılış tarihi itibariyle yürürlükte bulunduğundan iş bu dava kapsamında uygulama alanı bulunmadığını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda dava şartları tahdidi olarak sayıldığını ve dava şartı yokluğu halinde uygulanacak kanunu prosüdürün belirtildiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete ... -... tarihleri arasında geçerli olmak olmak üzere ... nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının kaza tarihi itibariyle yaralanan/ vefat eden kişi başına ... TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmemekle tedavi giderleri ve manevi talepleri poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde her hangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluğunun sigortalısının kusurlu olması halinde kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Trafik kaza tespit tutanağında bu kazanın oluşumunda yaya ...'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusuru olmadığının belirtildiğini, 6704 Sayılı Torba Yasanın 5. Maddesi ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114 ve 115 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde her hangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizden verilen ... tarih ve .../... Esas .../... sayılı kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve .../... Esas ve .../... Karar sayılı ilamıyle verilen kararla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, Dosyamız tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve Adli Tıp Kurumunun mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporunda, A) Sürücü ...'ın atfı kabil kusuru bulunmadığı, B) Müteveffa yaya ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur şeklinde rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki ölümlü trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu iddia edilen aracın ZMMS si aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur. 6098 s. TBK Madde 52- "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmünü içermektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları' nın A.6. Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı maddesinin d bendinde; " Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, " Teminat dışı hallerden biri olarak öngörülmüştür. Aynı şekilde KTK.m.86’da ise, kazanın araçtaki bir eksiklik ya da işletenin ve/veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru olmaksızın, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğinin ispatlanması halinde, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluktan kurtulabileceğini düzenlenmiştir. Nitekim Yargıtayın bu hususa ilişkin istikrar kazanmış kararları mevcuttur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/17-1315E. 2017/1239K. Sayılı ilamı da bu yöndedir."...Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim BK’nun 44/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır. Diğer bir deyişle, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir. Zira zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır. Çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır. O halde somut olayda objektif iyi niyet kurallarına (TMK m.2) göre davacıların murisinin %70 kusuruyla meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeni ile davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumlu olmadığı kabul edilmelidir." Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; mahkememizce, hukuka ve oluşa uygun; denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen kusur raporuna göre davacılar murisinin olayda %100(yüzde yüz) oranında kusurlu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilmiş olup mahkememizce de bu kanaate varılmıştır. Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim TBK’nun 52/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır. Açıklanan gerekçelerle yüzde yüz kusurlu müteveffanın desteklerinin kusursuz tarafa açtıkları dava mahkememizce haksız görüldüğünden maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile fazladan alınan ... TL nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/280, K. 2020/238, T. 18.06.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-280-e-2020-238-k-38490d28c3d6