İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/220 E. 2018/547 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/220
- Karar No
- 2018/547
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/220 Esas - 2018/547 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLET ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/220 KARAR NO : 2018/547
HAKİM : ... KATİP :...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI :... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 23/03/2018 KARAR TARİHİ : 13/07/2018 KARAR YAZIM T. : 17/07/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 23/03/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle;davalı hakkında Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/157592 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, takibin dayanağın 14/09/2009 düzenleme tarihli 7.700,00 TL, 4.000,00 TL, 4.000,00 TL, 3.680,00 TL bedelli olup sırasıyla 05/04/2010, 10/12/2009, 25/12/2009 ve 25/11/2009 vade tarihli 4 adet senet olduğunu, davalının borçlu olmadığı gerekçesiyle süresi içerisinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, dava konusu bonoların vade tarihleri gözetildiğinde takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayan bonolar nedeni ile kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirildiğini, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu için bonolar yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirileceğini ve bu durumda alacaklının alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabileceğini ikame edilen davaların, ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tespiti hükümlerine dayanılarak açıldığı için iş bu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, takibe konu bonoların, her ne kadar zamanaşımına uğramış olsa da bonoda yazılı alacağın, genel hükümlere göre ve temel ilişkiye dayanılarak talep edilebileceğini beyanla zamanaşımına uğramış senetlerden ötürü borç konusu temel ilişkinin tespitine dayalı itirazın iptali talepli davalarının kabulünü, Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/157592 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, kötü niyetli yapılmış mevcut itiraz sebebi ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, herhangi bir cevap vermemiş, ön inceleme duruşma günü tebligatı yapılmış, yargılamaya katılmamıştır. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Samsun 9 İcra Dairesi'nin 2017/157592 Esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosya içerisine eklenmiş, davacı vekili dava dilekçesi ekinde fatura suretleri ile senet suretlerini ibraz etmiş, tarafların tacir olup olmadığı yönünden Samsun Gaziler Vergi Dairesi'ne, Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü'ne, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'na, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası'na, Bafra Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Dava, bonoya dayalı olarak yapılan takibe itirazın talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından davacı tarafından davalı aleyhine Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/157592 sayılı takip dosyası ile 39.449,29 TL toplam alacak için ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, davacı tarafın da süresi içerisinde itirazın iptali ve takibin devamını sağlamak için iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. İcra dosyasından takip dayanağı olarak zamanaşımına uğramış 4 adet senet gösterilmiş, davacı vekili senetlerin zamanaşımına uğradığını bildirmekle birlikte temel ilişkiye dayalı olarak takip yaptığını bildirmiştir. HMK 114/1-c maddesine göre görev kamu düzenine ilişkin olup resen bakılması gerektiğinden öncelikle davada Mahkememizin görevli olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülüp görülemeyeceğinin belirlenmesi, TTK TTK'nun 4. maddesinde belirlenen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide benimsenen görüşe göre ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK 4/1-a bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır. Kanuni düzenlenme uyarınca sadece mutlak yada nispi ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülürken bunların dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmelidir. İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Bu nedenle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir. Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/157592 sayılı takip dosyası üzerinden 12/12/2017 tarihinde girişilen genel haciz yolu ile icra takibinde alacağın kaynağı olarak tanzim, vade ve miktarları yazılı 4 adet senet gösterilmiş, davacı vekili bu senetlerin zamanaşımına uğramış olmasına rağmen taraflar arasında temel ilişki bulunduğunu beyanla dava dilekçesine temel ilişkinin ispatı zımmında fatura örnekleri ibraz etmiştir. Takip talebinde, takibin dayanağı senet olup, 6102 sayılı TTK'nun 3. kitabında kambiyo senetleri başlığı altında düzenlenmiş, TTK'nun 778/h maddesi delaletiyle 749. maddesine göre zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıldır. Takibe konu senetlerin vadelerinin 25/11/2009, 25/12/2009, 10/12/2009 ve 05/04/2010 olmasına göre zamanaşımına uğradığı görülmektedir. Dava dilekçesindeki açıklamalar, dava dilekçesine ekli fatura örnekleri nazara alındığında takip konusu alacağın aslında senede dayanmayıp taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayandığı görülmektedir. Davacı senede bir kambiyo evrakı olarak değil, ispat vasıtası olarak dayanmaktadır. Kaldı ki dava zamanaşımına uğramış senetle ilgili TTK'nun 778. maddesi atfıyla senetler için uygulanan ve poliçelerde sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen 732. maddeye dayalı bir istemde içermemektedir. Zamanaşımına uğramış senetlerin medeni usul hukuku anlamında yazılı delil başlangıcı olduğu tartışmasızdır. Bu haliyle somut uyuşmazlık satım sözleşmesindeki karşılıklı edimlerin ifa edilip edilmediği noktasında toplandığından uyuşmazlığın çözümünde kambiyo senetlerine ilişkin kurallar tartışılamayacak, zamanaşımına uğradığı için kıymetli evrak vasfını kaybetmiş belge taraflar arasındaki satım sözleşmesinin delili olarak değerlendirilecektir. Bu belirlemeye göre uyuşmazlığın münhasıran senede dayanmadığı ve davanın mutlak ticari dava sayılamayacağı sonucuna varılmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/19-1241 Esas; 2016/1033 Karar sayılı örnek ilamı) Öte yandan uyuşmazlığın nispi ticari dava kapsamında kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir sıfatı taşıması gerekmektedir. Yapılan araştırmadan davalının şahıs olarak ve davacının Ticaret ve Sanayi Odası kaydının bulunmadığı, davacının herhangi bir ticari kazancının olmayıp kira geliri sebebiyle vergi mükellefi olduğu, davacı vekili de duruşmada müvekkilinin tacir yada esnaf olmadığını bildirdiği, davanın da davalının şirketine karşı değil şahsına karşı açılmış olması sebebiyle her iki tarafın şahıs olarak tacir olmasının gerektiği, yapılan araştırmada tacir olduklarına dair bilgi, belge, delil tespit edilemediği bu şekilde taraflar arasındaki uyuşmazlığın nispi ticari davada olmadığı dolayısıyla mahkememizin iş bu davada görevli olmadığı anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği ile görevli mahkemenin genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. madde gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Samsun Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, 3-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20. ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına. Dair, verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere usulen ve alenen tefhim olundu.
Katip ...
Hakim ...