İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/258 E. 2018/810 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/258
- Karar No
- 2018/810
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/258 Esas KARAR NO : 2018/810 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 26/02/2018 KARAR TARİHİ: 16/07/2018 Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 26/02/2018 tarihli dilekçe ile, davacı şirketin davalıya vermiş olduğu kargo hizmeti tarihlerinin 02/01/2014-06/01/2015 arasında olduğu, bu dönemlere ait toplamda 218.639,31-TL kargo hizmet bedelinin 96.024,73-TL'sinin ödenmediği, 11/02/2015 tarihinde davacı tarafından düzenlenen ihtar ile bu bedelin davalı kurumdan istendiği, bu ihtarın ekinde davacıya ait borcu yoktur yazılarının davalı kuruma sunulduğunu, davalı kurum tarafından davacı şirketin pirim borcu olduğu iddiası ile bu fatura alacaklarının bir kısmını ödemediğini, sistemlerinde borç göründüğü için ödemenin borca karşılık mahsup edildiğini beyan ettiklerini, ancak davacının SGK'ya herhangi bir borcunun olmadığını, çalışma yöntemi itibariyle sigorta primlerinin davalı kuruma süresinde ödemesine rağmen süre gelmeden önce davalı kurum tarafından yapılan kesintiler nedeniyle alacağın tamamının ödenmediği, ancak davacı tarafından da yeniden prim ödemesi yapılması üzerine bir sonraki ayın prim ödemesinin gerçekleştirildiğini, hakedişten kesilen bedelin iade edilmediğini, yapılacak olan mahsuplar sonrasında ödemenin gerçekleşebileceğinin beyan edildiği, sonuç olarak davacının takibe konu 52.245,49-TL davalı kuruma borcu olmadığı halde bu bedelin alamadığını, bu bedel yönünden davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava edilmiştir. Dava dilekçesi davalı kuruma tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, söz konusu davada görevli mahkemenin İzmir İş Mahkemesi olduğu, icra müdürlüğü nezdinde bildirilen borcun sebebi olarak gösterilen faturaların büyük kısmının hak ediş olarak davacı şirkete ödendiği, sadece Ağustos, Eylül, Ekim 2014 dönemine ait toplam 15 adet fatura tutarının davacının ilgili dönemlerde Türkiye çapındaki iş yerlerinin sigorta prim borçlarına karşılık, davalı kurumun ödeme sistemi MOSİF tarafından otomatik olarak mahsup edilmesi nedeniyle kısmi ödeme gerçekleştiğinin anlaşıldığı, mahsup işlemlerinin mükerrer olup olmadığına ilişkin yapılan yazışmalar sonucunda bu tutarların önemli bir kısmının davacıya iade edilmesinin sağlandığı, bu itibarla ödeme emrine itiraz edildiği davacının hak edişlerinden prim alacağı nedeniyle yapılan kesintilerden davacının itirazı üzerine yersiz olduğu belirlenen meblağların iade edildiği, haksız ve yersiz şekilde davalı kurum tarafından bir kesintinin yapılmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür. İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosyamız içine konmuş, yapılan incelemede alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı Sosyal Güvenlik Kurumu olduğu, takip talebinde numara ve tarihleri gösterilen faturalara dayalı olarak genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine davalı tarafça süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dava, davalı kurum ile davacı şirket arasında hizmet alım sözleşmesine ilişkin davacı şirketin verdiği hizmet karşılığı hak edişlerinden davalı kurum tarafından yapılan prim kesintilerinin haksız olduğu ve hak edişlerin haksız şekilde kısmen ödenmediği gerekçesi ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı şirket nezdinde çalışanlar yönünden davalı kurum tarafından prim kesintilerinin sözleşmeye dayalı olarak davacının alacağından gerçekleştirildiği iddia edilmekle birlikte yapılan kesinti olup olmadığı, bu kesintinin neye istinaden yapıldığı, davacının iddia ettiği şekilde alacağının doğup doğmadığı hususlarının incelenmesi için davalı kurumun sıfatı dikkate alındığında tacir olmadığı ve davalı kurum aleyhine açılan ve prim kesintilerine ilişkin işlemlerin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesine konu olan uyuşmazlıkların görülme yerinin Sosyal Güvenlik uyuşmazlıklarına bakmakla görevli İş Mahkemeleri tarafından çözülmesi gerektiği, davanın gerek tarafların sıfatları, gerek davalı kurum tarafından yapılan kesintinin niteliği dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı, bu nedenle görev hususunun Mahkememizce doğrudan yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği ve HMK md.114/1-c hükmüne göre davanın görevli mahkemede açılması ve görülmesinin dava şartı niteliğinde olduğu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği, mahkememizin görevsiz olduğu, HMK md.115/2 hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE, Görevli mahkemenin İş Mahkemesi (Sosyal Güvenlik uyuşmazlıklarına bakmakla görevli) olduğuna, Karar kesinleştiğinde yasal süresi içerisinde başvuru olduğu takdirde dosyanın İzmir İş Mahkemelerine gönderilmesine, HMK 331/2 maddesi uyarınca Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece ele alınmasına, HMK 20. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten itibaren başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/07/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı