İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/1431 E. 2021/28 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1431
- Karar No
- 2021/28
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1431
KARAR NO : 2021/28
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/12/2018
KARAR TARİHİ: 19/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; davalı tarafça, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu dosyadan düzenlenen Örnek:7 ödeme emrinin öncelikle , alacaklı vekilince belirtilen “ ... “ adresine tebliğe çıkarıldığını ancak “ muhatap adreste tanınmıyor “kaydı ile 21/12/2015 tarihinde bila ikmal iade olduğunu, taraflarınca icra dosyasının incelenmesiyle ,davacı tarafa, 21/12/2015 tarihinde bila ikmal iade olunan tebligat dışında ,herhangi bir tebligat gönderilmediğinin tespit edildiğini, ancak yine icra dosyasının incelenmesiyle, davacıya ödeme emri tebliğ edilmeksizin davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı araca haciz tatbik edildiğinin anlaşıldığını, takip kesinleşmeden araç üzerine haciz konulmasının usulsüz olduğunu, usulsüz olarak konulan hacizlerin kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin fiili olarak faaliyette bulunduğu adresin ‘’...’’ adresi olduğunu, bu adresin Fethiye Vergi Dairesi kayıtlarındaki adres olduğunu, adresin alacaklı şirket tarafından da bilinmesine rağmen ödeme emrinin müvekkilinin fiilen faaliyette bulunmadığı ‘’... adresine gönderildiğini, bu adreste ‘’...’’ adlı firmanın ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davalı-alacaklı tarafından açılan icra takibinde borcun sebebi olarak ‘’16.12.2015 tarihli faturalı ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacak 19.464,21 TL ‘’ olarak belirtildiğini, müvekkili davacı-borçlu ile davalı-alacaklı görünen şirket arasında 16.12.2015 tarihli faturalı bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkili davacının takip konusu borcunun bulunmadığını , davalı-alacaklı tarafça, davacıya 16.12.2015 tarihli bir fatura tebliğinin söz konusu olmadığını, müvekkili davacının böyle bir faturadan haberinin dahi bulunmadığını, menfi tespit davasında ispat yükünün, davalı-alacaklıya düştüğünü, açmış oldukları menfi tespit davasında da, davalı-alacaklının müvekkili davacıdan alacaklı olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, taraflar arasında icra takip dosyasıyla talep edilen hukuki ilişkiden kaynaklı alacağın mevcut olmadığının, her iki şirketin ticari defterlerinin incelenmesi halinde de açıkça görüleceğini, bu nedenlerle ; haklı ve hukuka uygun davalarının kabulü ile İzmir ...İcra Dairesi ‘ nin ... E. sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine ve haksız ve kötü niyetle açılan takibe konu alacağın %20 ‘ sinden az olmamak üzere belirlenecek tazminatın davalıdan tahsiline, dosya borcunu karşılayacak kıymette araç haczedilmiş olduğundan teminatsız veya sayın mahkemece belirlenecek teminat mukabilinde takibin durdurulmasına, icra dosyasından tatbik edilen tüm hacizlerin kaldırılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği beyan dilekçesi ile özetle; öncelikle Müvekkiline Sayın Mahkemece yapılan tebligatların 35. Maddeye göre yapılması , postacının kapıya haber kağıdını yapıştırmaması nedeniyle müvekkilinin davadan haberinin olamadığını, icra dosyası uyaptan taraflarınca incelendiğinde tesadüfen, dosyanın mahkemece istendiği görülmüş olmakla, dava dosyası kalemde incelenerek davadan 13.09.2019 tarihinde haberdar olunduğunu, mahkemece dosyadan müvekkiline çıkarılan tebliğ parçaları incelendiğinde çıkarılan tebligatta dava dilekçesinin tebliğ edilmediği sadece ön incelemeye davet şerhinin yazıldığının görüleceğini, bu sebeple dava dilekçesi tebliğ olmaksızın zaten davaya devam edilmesinin mümkün olmadığını davaya cevaplarının ve delillerinin süresinde verilmiş olduğunun önceki işlemlerin yok hükmünde olduğunun kabulünü talep ettiklerini, davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi fiili gerçeklerden de uzak olduğunu, icra dosyasının İcra Müdürlüğünde bulunamamakta ve halen aranmakta olduğunu, bu sebeple İcra dosyasının aslı geldiğinde açıklamalarının daha iyi anlaşılacağını, davacının tebligat yapılmaksızın hacizler konulduğuna ilişkin iddiasının doğru olmadığını, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin ... adresine gönderildiğini, söz konusu ödeme emrinin bila infaz iade edildiğini bu sebeple Fethiye Ticaret Sicil Müdürlüğünden borçlu firmanın adresinin istenilmiş olduğunu, orada kayıtlı adresin yine ... olarak bildirilmesi nedeniyle Tebligat Kanunun 35. Maddesine göre tebligat çıkarılmış ve takip kesinleşmiş olduğunu, ekte sunulu Ticaret Sicil Gazetesinde de görüleceği üzere davacı borçlu şirketin 19.09.2018 tarihinde ... adresine taşındıklarını, borçlu firmanın bu tarihe kadar adresinin tebliğ yapılan adres olan ... olduğunu, davacı tarafça borcun sebebi olarak 16.12.2015 tarihli fatura olarak algılanmış ise de bunun da doğru olmadığını, alacak sebebinin ''faturalı ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacak olduğunu, '' Zaten 16.12.2015 tarihli bir faturanın 16.12.2015 tarihinde icra takibine konulmasının hayatın doğal akışına uygun olmadığı gibi mümkün de olmadığını, dosya aslı geldiğinde bu hususun görüleceğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için 2013 ve 2014 ticari defterlerinin ve vergi dairesi kayıtlarının incelenmesinin gerektiğini, tarafların ticari defterleri faturalar sevk irsaliyeleri ve vergi dairesi kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, açılan davada ispat külfetinin davacıda olduğunu, bu nedenlerle ; davaya cevap ve delillerinin süresinde verildiğinin kabulü ile cevap dilekçesinin davacı tarafa tebliğine, yokluklarında yapılan işlemlerin yok hükmünde sayılarak ,ön inceleme duruşmasının yeniden yapılmasına, davanın reddi ile davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ,yargılama giderlerinin davacı üzerinde üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevaba cevap dilekçesi ile özetle; Davalı tarafın tebligatların 35.maddeye göre yapılması , postacının kapıya haber kağıdını yapıştırmaması nedeniyle müvekkillerinin davadan haberdar olmadıklarını, tesadüfen icra dosyasını incelediklerini beyan ettiğini, davalıya usulüne göre dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, posta Reddiyat listesinde davalıya dava dilekçesinin tebliğe çıkarıldığının görüldüğünü, dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü usulüne göre tebliğ edildiğinden davalının beyanının kabul edilemez olduğunu, HMK nun 219/2. Fıkrası ve 222/1 fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre içinde 2015-2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları ile belgelerin bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, kesin süre içinde bildirilmemesi halinde söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarının da davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra Dosyası: İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 16/12/2015 tarihli 19.464,21-TL bedelli 1 adet faturadan kaynaklı asıl alacak 19.464,21-TL olmak üzere toplam 19.464,21-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davacı borçluya tebliğ edildiğine ilişkin tebligat evrakının dosya aslı bulunamadığından gönderilemediği, dosyada haciz ihbarnameleri düzenlendiği anlaşılmıştır.
BA Formları: Muğla Vergi Dairesi Başkanlığı Fethiye Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26/02/2020 tarihli cevabi yazısında; ... vergi kimlik numaralı mükellef ... Şti'nin bahsi geçen 10/2014 ve 12/2014 dönemi BA formlarında davalı ... Şti ile ilgili herhangi bir alış bildirimine rastlanmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi Raporu: Talimat mahkemesi kanalı ile davacı defterleri üzerinde yaptırılan incelemede Bilirkişi Mali Müşavir ... düzenlediği 10/01/2020 tarihli raporda " Davacı ...Şti'nin, ticari defterlerinin HMK 222/2 ve devam maddeleri gereği açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu vc sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı görülmüştür. Dava konusu faturalardan sadece 13.10.2014 tarihli ... nolu 21.045,00 TL tutarındaki faturanın ve ödemesinin, davacının yasal defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle ticari bir ilişkinin mevcut olduğu görülmüştür. Davalı ... Şti.'nin açtığı icra dosyasına konu olan 16.12.2015 tarihli, faturadan kaynaklı alacak bakiyesi olan 19.464,21 TL tutarında herhangi bir hesap kaydı tespit edilmemiştir. 2014-2018 yıllarına ait ticari defterlerin kapanış kayıtlarında da davalıya ait bir hesap bakiyesi tespit edilmemiştir " şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Dava; İİK.nın 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan Menfi Tespit davasıdır.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı (alacaklı) tarafa aittir. Davalı taraf, icra takibine konu ettiği cari hesaba dayanak faturalarda belirtilen malları davalıya sattığını ancak bakiye cari hesap alacak bedelini alamadığını ileri sürmektedir. Davacı ve davalıya ait ticari defterlerin incelenmesinde, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 2014 yılına ait 13/10/2014 tarihli ... seri numaralı 21.045,00 TL bedelli faturanın ve bu fatura bedelinin davacı tarafından davalıya ödemesinin yapıldığına dair ödeme kaydının her iki tarafın ticari defterlerinde yer aldığı, tarafların ticari defterleri arasındaki uyumsuzluğun 2014 yılına ait 05/12/2014 tarihli ... seri numaralı 2.870,40 TL bedelli ve 29/12/2014 tarihli ... seri numaralı 16.593,81 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, bu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi BA formlarında da bildirilmediği, davalı vekiline verilen kesin süreye rağmen davalı vekilinin faturaların eski olması nedeniyle bulunamadığını beyan ederek fatura ve teslim belgelerini sunamadığı, her ne kadar davalı alacaklıya ait ticari defterlerde anılan faturalar kayıtlı ise de faturalardaki malın tesliminin yapıldığının teslim belgesi, makbuz, davacı tarafça veya işçilerince imzalanan sevk irsaliyesi gibi delillerle ispatlanması gerekli olup bu hususta faturaların toplam bedeli dikkate alındığında tanık dinlenmesinin de mümkün olmadığı, davalı vekili tarafından dosya sunulan cevap dilekçesinin davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği 01/03/2019 tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde verilmediğinden, delil bildirme süresi dolduktan sonra verilen cevap dilekçesindeki yemin deliline dayanılamayacağından davalı vekiline yemin deliline başvurma hakkının bu nedenle hatırlatılmadığı, takip konusu alacağın bu iki faturadan kaynaklandığı, davalının uyuşmazlık konusu faturalardan kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, borçlu aleyhine takip başlatan alacaklının İİK'nın 72/5 maddesi gereğince kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olmasının da şart olduğu, davalı alacaklının kötüniyetli olduğu ispat edilmediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine, HMK. Madde 304. Maddesi uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileğinin, hüküm tebliğ edilmişse hâkimin, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemeyeceğinin öngörüldüğü, her ne kadar hüküm fıkrasının 1. Bendinde icra dosyasında takibe konulan alacak miktarı 14.464,21 TL olarak yazılmış ise de icra dosyasındaki takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde takip ve dava konusu alacak tutarının 19.464,21 TL olduğu, maddi rakam hatasının gerekçeli kararın yazımı aşamasında fark edildiğinden HMK'nun 304/1. Fıkrası uyarınca mahkememizce dosya üzerinden resen düzeltilebileceği anlaşılmakla, hüküm fırkasının 1 numaralı bendindeki "14.464,21 TL" rakamının "19.464,21 TL" şeklinde tashihine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile,
Davacının, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konulan 19.464,21 TL faturalı ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacak ile ilgili olarak davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 1.329,60 TL nispi harca, peşin alınan 332,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 997,19 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
4-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 5,20 TL vekalet suret harcı, 35,90 TL başvuru harcı, 332,41 TL peşin harç, 146,50 TL davetiye ve posta gideri, 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 890,01 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/01/2021
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı