İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1242 E. 2025/840 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1242
Karar No
2025/840
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1242 Esas KARAR NO : 2025/840

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki süresince; 03.09.2018 tarihli, ... numaralı, 20.09.2018 tarihli, ... numaralı, 25.09.2018 tarihli, ... numaralı, 05.11.2018 tarihli, ... numaralı Toplamda 177.093,23 TL' lik fatura bedellerinin ödenmemiş olduğunu, ... 21.İcra Müdürlüğü'nün ... E, sayılı dosyası tahtında takibat yapılmış ancak davalının takibe itiraz etmiş olduğunu, itirazın haksız olup yalnızca vakit kazanmaya yönelik olduğunu, ürün ve hizmet alımı gerçekleşmesine rağmen bedeli ödemekten kaçma amacı gütmekte olduğunu, izah edilen nedenlerle itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ıslak imza edilmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, şifahen de anlaşmanın sağlanmamış olduğunu, davacının müvekkilime demo yani deneme süresine tabi ürün gönderdiğini, geri alınması için yapılan çağrıya olumlu yanıt vermediğini, halihazırda ürün işyerinde güvenli bir yere mecburen müvekkilinin tasarrufuyla konmuş olduğunu, davacı ürününü teslim almayarak geçerli bir borç ilişkisi varmış gibi davranmaya çalışmakta olduğunu, müvekkili şirketçe davacı tarafından kesilen faturaya süresinde ihtarname yollamak ve iade faturası kesmek sureti ile itiraz ettiklerini, müvekkilince satın alınmayan bir ürün-hizmeti ödetmeye çalışmakta olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilinin ürünü kullanmamakta olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile icra takibinin tüm sonuçları ve alacak kalemleriyle iptaline, haksız şekilde davacı tarafından teslim alınmayan ürünlerin iadesine, kötü niyetli davacının % 40 ’tan aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine karar verilmesinin talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, faturalar, cari hesap ekstresi, hizmet alım sözleşmeleri, ... 12. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 19. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ve 15/11/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri, sistem teslim ve kabul formları, vergi kayıtları, BA-BS formları, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, SMMM ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 22/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "...Dosya kapsamına göre taraflarca karşılıklı olarak imzalanmış olan yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, bununla birlikte dosya mevcudu kayıt ve belgeler ile tarafların ticari defterlerine göre taraflar arasında 2018 yılı öncesinden beri süre gelen ve cari hesap şeklinde yürütülmüş olan ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı tarafından davalıya yazılım hizmeti verilmiş olduğu, Davacı şirketin usulüne uygun olarak tutulmuş olan ticari defter kayıtlarına göre takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan rapor içerisinde detayları gösterildiği şekilde dava dilekçesinde bahsedilen 3 adet fatura ve öncesinde düzenlenen 2 adet faturadan kaynaklı cari hesap bakiyesinden dolayı 177.093,23 TL alacaklı durumda gözüktüğü, Davalı şirketin usulüne uygun olarak tutulmuş olan ticari defter kayıtlarına göre takip ve dava tarihi itibariyle davacıya dava dilekçesinde bahsettiği faturalardan kaynaklı olarak iade faturaları kesilmesi nedeniyle- herhangi bir borcunun gözükmediği ancak öncesinde düzenlediği rapor içerisinde detayları gösterilen 2 adet faturadan kaynaklı cari hesap bakiyesinden dolayı 7.151,64 TL borçlu durumda gözüktüğü, Taraf defterlerine göre davacının dava dilekçesinde belirttiği faturalardan önce düzenlediği 2 adet toplamda 10.695,52 TL bedelli faturalar ve bu faturalardan kaynaklanan 7.757,64 TL cari hesap bakiyesi yönünden taraflar arasında herhangi bir ihtilaf gözükmediği, davacının dava dilekçesinde bahsettiği 03/09/2018 tarihli 11.928,51 TL bedetli faturanın iadesi ile ilgili de herhangi bir ihtilaf gözükmediği, ihtilafın davacının dava dilekçesinde belirttiği -11.928,51 TL'lik fatura dışında kalan 3 adet toplamda 169.335,59 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, Tarafların ticari defter kayıt ve belgelerine göre ihtilaflı olduğu belirlenen 3 adet toplamda 169.335,59 TL bedelli davacı faturalarının davalı tarafça ilk başta benimsenerek kayıtlara alındığı ancak daha sonra yasal süresi içersinde faturalara karşılık iade faturaları düzenlenerek davacıya gönderildiği, davacı tarafın bu iade faturalarını kabul etmeyerek kayıtlara almadığı ve yasal süresi içerisinde noter kanalıyla davalıya iade ettiği, şekli yönden bakıldığında davacı faturalarının yasal süre içerisinde itiraza uğramış olması nedeniyle kesinleşmiş sayılamayacağı, bununla birlikte dosya kapsamına göre davacının fatura konusu ürünleri davalıya teslim ettiği ve davalının iade faturaları ile birlikte ürünleri davacıya geri iade etmediği hatta ürünleri hala elinde bulundurduğu anlaşıldığından bu yönden bakıldığında ise mal ve hizmet teslimi gerçekleştiğinden davacının fatura bedellerini talep etmeye hak kazanmış olarak gözüktüğü, Davalı yanın ürünleri deneme koşuluyla teslim aldığı ve memnun kalmadığından kullanmadığı, ürünlerin davacı tarafça geri alınması gerektiği yönündeki yazılı bir belgeye dayalı olmayan ve konu ile ilgili tanık dinlenen hukuki mahiyetteki savunması yönünden nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; a.) Davalının savunmasına itibar edilmemesi ve davacının yukarıdaki fatura bedellerini talep edebileceğinin kabulü durumunda davacının takip ve dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının davalının defterlerinde gözüken borç miktarı da dikkate alınarak (7.757,64 + 169.335,59) 177.093,23 TL olabileceği, b.) Davalının savunmasına itibar edilmemesi ve davacının yukarıdaki fatura bedellerini talep edemeyeceğinin kabulü durumunda ise davacının takip itibariyle talep edebileceği alacak miktarının davalının defterlerinde gözüken borç miktarıyla sınırlı olarak 7.757,64 TL olabileceği ...'' Dosya, SMMM ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Hukukçu ... ve Bilgisayar Mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 24/11/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davaya konu faturaların ilişkili olduğu 10.07.2018 tarihli ... kodlu sözleşme incelendiğinde sözleşmede ıslak imza yer almadığı görülmekle, Davaya konu ürün ve cihazların usulünce teslim edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi davanın açıldığı 2018 yılından günümüze geçmiş olan 6 yıllık süre göz önüne alındığında fiziki olarak ispatlanmasının mümkün olmadığından dosyaya sunulan ve davacı sisteminde görülebilen kayıtlar üzerinden inceleme gerçekleştirilmiştir. Dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde 25.07.2018 tarihinde ...Tutanağı düzenlendiği görülmüştür, belge iki taraf yetkilisince imzalanmıştır, 23.07.208 ve 24.07.2018 tarihlerinde gerçekleştirilen kurulumlar için Sistem Teslim ve Kabul Tutanağı düzenlendiği görülmüştür, belgenin iki taraf yetkilisince imzalandığı görülmüştür, Davalı tarafça demo kurulumu yapıldığı ifade edildiği görülmüş ise de sunulan tutanaklarda görüldüğü üzere, ... işletmesi için ... tanımlamaları yapıldığı ilk gün cihaz tanımlamalarının yapıldığı ancak işletmede altyapı hazır olmadığı için kurulumların tamamlanamadığı, kalan çalışmanın 24.07.2018 tarihine bırakıldığı, 24.07.2018 tarihinde tüm cihaz kurulumlarının yapıldığı, yazıcı modelinin envanterdeki modelden olmadığı ve test edilmeyen cihaz olduğu için olmayacağı ve değişim yapılması bilgisi verildiği, satışların sıfırlandığı ve ops satışına başlandığı, Davacı taraf sisteminden davalı ... AVM için yapılan çalışmaların listesi alınmıştır, ilk çalışmanın 13.07.2018 tarihinde yapıldığı, teslim edilen terminallerin seri numaralarının kaydedildiği ve ek olarak 15 el terminali teslim edildiği şeklinde kayıt gerçekleştirildiği, 17.07.2018 tarihinden itibaren Ağustos ve Eylül 2018 döneminde farklı sorunlar için destek çalışması yapıldığı, bazen donanım hatası için bazen yazılım güncellemesi yapıldığı ve 19 kez kayıt oluşturulan destek sisteminde 21.10.2018’de “Terminalde operasyon donuyor” başlıklı kayıt için “Kontrol edildi network sürekli gidiyor kablo kontrol ettirildi su an normal çalışıyor” şeklinde açıklama yazıldığı sonrasında da son işlem kaydının 18.01.2019’da “Yerinde Ziyaret” başlıklı son kayıtta “İşletme ... kullanmıyor. Kontrol edildi yeni sistem için micros cihazla kullanılmıyor” şeklinde kayıt oluşturulduğu ve sonrasında kayıttan anlaşıldığı üzere davacının ... sisteminin kullanılmadığı kanaatinin oluştuğu, Davalının süresi içinde faturalara itiraz etmemesi, ticari defterlerine işlemiş olması, almış olduğu ürünlerin deneme amacıyla aldığına ilişkin somut bir delil sunmaması ve ürünlerin içeriğine ilişkin bir itirazda bulunmaması nedeniyle dava konusu alacak oranında davacıya borçlu olduğu, bu bakımdan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, icra inkar tazminatı şartlarının da oluştuğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır ...' Dosya, SMMM ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Hukukçu ... ve Bilgisayar Mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 17/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davalı taraf itirazlarının cevaplanması için yapılan davalı adresindeki yerinde inceleme neticesinde yapılan tespitler, incelenen teknik ekipmana dair tüm detaylar Bilirkişi Raporunun İnceleme bölümünde detaylı olarak açıklanmıştır. Heyetimizce düzenlenen 24.11.2024 tarihli ek raporda ifade edilen kanaatlere yapılan ek açıklamalar: Davaya konu faturaların ilişkili olduğu 10.07.2018 tarihli ... kodlu sözleşme incelendiğinde sözleşmede ıslak imza yer almadığı görülmekle, - Sözleşmede imza olmadığı hususu geçerliliğini korumaktadır.  Davaya konu ürün ve cihazların usulünce teslim edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi davanın açıldığı 2018 yılından günümüze geçmiş olan 6 yıllık süre göz önüne alındığında fiziki olarak ispatlanmasının mümkün olmadığından dosyaya sunulan ve davacı sisteminde görülebilen kayıtlar üzerinden inceleme gerçekleştirilmiştir. - Davalı adresinde yapılan yerinde inceleme sırasında 21 adet el terminali, 7 adet ..., 5 adet ..., 20 adet el terminali şarj aleti ve 6 adet yedek el terminali bataryası olduğu ve tüm ekipmanın kutularda istiflenmiş ve yıpranmış kullanılamaz durumda olduğu,  Dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde 25.07.2018 tarihinde Micros Sistem Teslim Tutanağı düzenlendiği görülmüştür, belge iki taraf yetkilisince imzalanmıştır, - Davalı adresinde yapılan yerinde inceleme sırasında Davalı taraf yetkilileri bordro kontrolü yaptıklarını, Teslim tutanağındaki imzanın personellerinden birine ait olmadığını ifade etmişlerdir.  23.07.2018 ve 24.07.2018 tarihlerinde gerçekleştirilen kurulumlar için Sistem Teslim ve Kabul Tutanağı düzenlendiği görülmüştür, belgenin iki taraf yetkilisince imzalandığı görülmüştür, - Davalı taraf yetkilileri Teslim tutanağındaki imzanın personellerinden birine ait olmadığını bordro kontrolü yaptıklarını ifade etmişlerdir. 17.07.2018 tarihinden itibaren Ağustos ve Eylül 2018 döneminde farklı sorunlar için destek çalışması yapıldığı, bazen donanım hatası için bazen yazılım güncellemesi yapıldığı ve 19 kez kayıt oluşturulan destek sisteminde 21.10.2018’de “Terminalde operasyon donuyor” başlıklı kayıt için “Kontrol edildi network sürekli gidiyor kablo kontrol ettirildi su an normal çalışıyor” şeklinde açıklama yazıldığı sonrasında da son işlem kaydının 18.01.2019’da “Yerinde Ziyaret” başlıklı son kayıtta “İşletme ... kullanmıyor. Kontrol edildi yeni sistem için micros cihazla kullanılmıyor” şeklinde kayıt oluşturulduğu ve sonrasında kayıttan anlaşıldığı üzere davacının ... sisteminin kullanılmadığı kanaatinin oluştuğu, - Davalı tarafça sunulan e-posta yazışmasına ait ekran görüntüsünde 16 Ocak 2019 tarihinde ... tarafından ... isimli kişiye e-posta gönderildiği, e-posta içeriğinde “.. sistem kullanımının 13.01.2019 saat 23:00 itibariyle sonlandığı ve cihazların paketlenmiş halde çekilen fotoğrafının paylaşıldığı görülmüştür. Davalı adresinde yapılan yerinde inceleme sırasında davacı tarafça kurulu gerçekleşen ... yazılımlarına ait lisans belgesi sunulmamıştır.  Davalı taraf adresinde aktif ya da pasif bir sunucu olmadığı görülmüştür.  Davalının süresi içinde faturalara itiraz etmemesi, ticari defterlerine işlemiş olması, almış olduğu ürünlerin deneme amacıyla aldığına ilişkin somut bir delil sunmaması ve ürünlerin içeriğine ilişkin bir itirazda bulunmaması nedeniyle dava konusu alacak oranında davacıya borçlu olduğu, bu bakımdan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu,  İcra inkar tazminatı şartlarının da oluştuğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır ...'' tespit edilmiştir. Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının 177.093,23 TL asıl alacak için davalı hakkında icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK 67/1.maddesi hükmü uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, ticari hizmet sözleşmesi uyarınca davalıya faturalardaki malların teslim edildiğini ve belirtilen hizmetin verildiği, ancak davalının 03/09/2018, 20/09/2018, 25/09/2018, 05/11/2018 tarihli faturalardan doğan bakiye cari hesap alacağını ödemediğini ileri sürmektedir. Davalı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme imzalanmadığını ve sözlü olarak bir sözleşmenin de kurulmadığını, davacının (deneme amaçlı) demo ürünler gönderdiğini, ancak deneme süresi sonunda ürünlerin geri iade - teslim alamadığını savunmaktadır. Uyuşmazlığın temeli, öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunup bulunmadığı, akdi ilişkinin bulunması halinde davacının faturalar sebebiyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır. Ticari hizmet sözleşmelerinde, akdi ilişki inkar edildiğinde, akdi ilişkinin varlığını ispat külfeti davacıya aittir. Zira, davacı taraflar arasında bir akdi ilişkinin var olduğunu iddia ettiğine göre, TMK m.6 ve HMK m.190 hükmü uyarınca hakkını dayandırdığı olguları ispat külfeti altındadır. Dosyaya sunulan 10/07/2018 tarihli sözleşmelerin altında imza bulunmamaktadır. Ne var ki, ticari hizmet sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması zorunluluğu bulunmadığı, bilakis şekil serbestisi ilkesi uyarınca bu sözleşmenin sözlü olarak dahi kurulabileceği, yazılı şeklin ise ispat şartı olduğu açıktır. Bilindiği üzere, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile sözleşme kurulmuş olur. Tam da bu noktada, dava öncesinde davalı tarafından keşide edilen ... 12. Noterliği ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde bizatihi davalı tarafından yabancı para üzerinden düzenlenen faturaların Türk Parası Kıymeti Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 s. Cumhurbaşkanlığı Kararının 4/g. maddesine aykırı olduğu belirtilmiş, özellikle ihtarnamenin devamında ve netice kısmında "...faturaların mevzuata ve sözleşmeye uygun şekilde yeniden tanzimi, aksi takdirde taraflar arasındaki sözleşmenin feshedileceği..." ihtar edilmiştir. O halde, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı, davalının ikrar mahiyetindeki beyanları ile sabittir. Diğer söyleyişle, akdi ilişkinin varlığı ispatlanmış, mahkememizce de sabit kabul edilmiştir. Davalı, sözleşmeye ve faturalara konu malların demo ürünler olduğunu ve deneme amaçlı olarak verildiğini halde geri teslim alınmadığını savunmakla birlikte;akdi ilişki kapsamında davalıya teslim edildiği tartışmasız olan ürünlerin demo ürünler olduğu yahut deneme amacıyla verildiği davalı tarafça ispat edilememiştir. Nitekim, dosyaya bu hususta hiçbir bilgi ve belge sunulamamış, savunmaya ilişkin bu vakıa davalı tarafça kanıtlanamamıştır. Diğer taraftan, ürünler hakkında teknik inceleme ve araştırma yapılmıştır. Bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından 24/11/2024 tarihli raporda davalı tarafça imzalanan sistem teslim tutanaklarına göre ürünlerin kurulumlarının yapıldığı, kontrollerin gerçekleştirildiği, yazılım lisanslarının yüklendiği, teknik malzemelerin sistem teslim tutanağı ile birlikte davalı tarafça teslim alındığı, ürünlerin halen davalı uhdesinde bulunduğu, faturalardaki hizmetlerin hepsinin verildiği, dava öncesinde davalı tarafından çekilen ihtarnamede faturaların döviz cinsinden düzenlenemeyeceğinden bahisle faturanın iade edildiği, bununla birlikte ürünlerin teslim alınmadığı, teslim alınan ürünlerin demo ürünler olduğu yahut deneme amaçlı verildiği hususlarının ihtarnamede yer almadığı / bulunmadığı, 17/09/2025 tarihli ek raporda da bunların yanı sıra bilgisayar mühendisinin teslim edilen ürünler üzerinde ve yerinde yapılan inceleme neticesinde teslim edilen ürün sayısı (21 adet el terminali, 7 adet micros workstation, 20 adet el terminali şarj aleti vs...) ve özellikleri ile verilen hizmetler (yazılı lisansı, eğitim ve destek hizmeti, servis hizmeti vs..) nazara alındığında ürünlerin demo ürün olmadığı ve deneme amacıyla verilmeyecekleri, taraflarca imzalanan sistem teslim ve kabul tutanaklarında ürünleri demo olduğu ya da deneme için sistemin kurulduğu noktasında davalı savunmalarını ispat edecek bir açıklamanın da yer almadığı tespit edilmiştir. Akdi ilişkinin varlığı ile faturalardaki malların ve hizmetlerin verildiğinin ispatlanmasında sonra alacak miktarının incelenmesine geçilmiştir. Taraflar, delil olarak, ticari defter ve belgelere dayanmıştır. Mahkememizce, mali bilirkişi vasıtasıyla tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiştir. Mali bilirkişinin 13/12/2023 tarihli raporunda belirtildiği üzere, dava konusu dört adet faturadaki tüm ürünlerin ve hizmetlerin davalıya teslim edildiği, esasen davalının da ürünleri (deneme amaçlı olsa da) ve hizmetleri teslim aldığını beyan ve kabul ettiği, düzenlenen faturaların davalının inkar ettiği 10/07/2018 tarihli sözleşme hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği, davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 177.093,23 TL alacaklı olduğu, davalının ise iade faturaları düzenlemiş olması sebebiyle dava konusu faturalar sebebiyle davacıya borcunun bulunmadığı, ancak taraflar arasında 2018 yılından öncesinde de ticari ilişki bulunduğundan davalının cari hesap bakiyesinin davacı lehine 7.757,64 TL alacak verdiği, faturaların tamamının 10/07/2018 tarihli (imzasız) sözleşmeler ile örtüştüğü, faturalara konu malların, ürünlerin ve hizmetlerin davalıya verilmiş olduğu, diğer taraftan dava konusu faturaların tamamının davalı defterlerine kayıt edildiği ancak daha sonra süresi içinde iade faturaları düzenlenerek defterden çıkartıldığı, dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere davalı tarafça iade faturaları düzenlenmesine rağmen malların, ürünlerin davacıya geri teslim -iade edilmediği, açıklanan nedenlerle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 177.093,23 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Yapılan açıklamalar karşısında, taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu, davacının akdi ilişki kapsamında ve sözleşmeye uygun şekilde faturalar tahakkuk ettirdiği, faturalara konu ürünlerin ve hizmetlerin davalıya verildiği, bu suretle teslim edilen ürünler ve verilen hizmet karşılığında sözleşmeye uygun tahakkuk ettirilen fatura bedelleri sebebiyle davacının alacaklı olduğu ve davalının fatura bedellerini ödemesi gerekiği, bu noktada teslim edilen ürünlerin, hizmetlerin daha sonra iade alınmak amacıya verilen deneme amaçlı(demo)ürünler olduğu ileri sürülmesine rağmen davalının bu savunmasını ispat edemediği, bilakis teslim edilen ürün ve hizmetlerin demo olmadığının bilirkişi raporları ile teknik incelemeler neticesinde tespit edildiğinden; tarafların ticari defter ve kayıtları uyarınca davacının açık hesap usulü işleyen cari hesap ile bu cari hesabı oluşturan dava konusu dört adet faturadan dolayı davalıdan takip tarihi itibariyle 177.093,23 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmakla davacının davasında haklı olduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne, ayrıca alacağın fatura ve cari hesaba dayanması nedeniyle likit ve muayyen olduğundan İİK 67/1.maddesindeki yasal koşulların bulunması nedeniyle davacı ehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 177.093,23 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (177.093,23 TL) üzerinden alınması gereken 12.097,23 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 3.024,31 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 9.072,92 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.024,31 TL peşin harç, 1.018,50 TL posta ve tebligat masrafı, 300,00 TL yerinde inceleme ücreti ve 3.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.442,81 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/12/2025

Katip

Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1242, K. 2025/840, T. 05.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1242-e-2025-840-k-5a3ec3823455