İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/21 E. 2025/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/21
Karar No
2025/812
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/21 Esas KARAR NO : 2025/812 Karar

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı ... Şirketinin abonesi olup davalıdan doğal gaz aldığını, davalı tarafça, davacıya karşı 24.09.2024 tarih ve ... numaralı, 25.009,00 TL tutarında bir fatura düzenlendiğini, söz konusu faturanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının doğal gaz mevzuatı kapsamında doğal gazının kesilmemesi adına borçlu olmadığı bedeli mecburen ödemek zorunda kaldığını, davacının davalıya borçlu olmadığı halde doğal gazının kesilmemesi adına ödemek zorunda kaldığı bedelin iadesi maksadıyla ... Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu, ... başvuru,... dosya numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine işbu davayı açtığını, davacı, kendisine gönderilen ... tarih ve ... numaralı, 25.009,00 TL tutarındaki faturaya 25.09.2024 tarihinde itiraz ettiğini, davalı tarafça verilen 29.09.2024 tarihli cevapta ise laboratuvarda yapılan inceleme sonucunda davacının doğal gaz sayacında mühür/damga olmadığı, sayaca müdahale edildiği ve kaçak kullanımın bulunduğu iddia edildiğini, davalı tarafın iddiaları ve bu iddialardan yola çıkarak tanzim ettiği fatura gerçeği yansıtmadığını ve davacının davalıya borcu bulunmadığını, davalı tarafça; hukuka aykırı faturaya dayanak olarak Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 40, 43 ve 52'nci maddeleri dayanak gösterildiğini, davalı tarafın, davacının kaçak kullanım iddiasına dayalı faturayı gönderirken ya da davacının itirazına cevap verirken hiçbir somut delil göstermediğini, laboratuvarda inceleme yapıldığını iddia eden davalı taraf, incelemeye ilişkin bilgi ve belgeleri, işlemin muhatabı olan davacı ile paylaşmadığını, sayacın sökülüp götürüldüğüne dair davacıya herhangi bir bilgi vermediğini, davalı şirket belirtilen usul ve esaslara aykırı hareket ederek davacının yapılan işlemden bilgilenmesine engel olduğunu, davalı taraf; doğal gaz dağıtım hizmetini tekelinde bulundurmanın rahatlığı ile tek taraflı olarak, abonelerini hiçe sayarak ve abonelerine hiçbir açıklamada bulunmadan dayanaksız olarak faturalar düzenleyerek hukuka aykırı hareket ettiğini, davacının ... numaralı tesisattaki ... numaralı sayaca herhangi bir müdahalesi olmadığını, söz konusu sayaç davacının şirketin iş yerinin içinde değil, iş yerinin bulunduğu apartmanın içerisinde olduğunu ve iş yeri ile apartmanın giriş kapıları farklı olduğunu, davacının, davalı tarafça gelinip sayacın söküldüğünden bile haberi olmadığını, yapılan inceleme ile ilgili davacıya herhangi bir bilgi verilmemiş, ulaşıldığı iddia edilen sonuçlar hakkında da bildirim yapılmadığını, 24.09.2024 tarihli faturadaki kullanım miktarı ile 07.09.2024 tarihli faturadaki kullanım miktarı arasında fahiş bir fark bulunduğunu, 07.09.2024 tarihli faturaya göre davacının 06.08.2024 - 07.09.2024 tarihleri arasındaki kullanımı 173,36 KWH kadar olduğunu, 24.09.2024 tarihli faturada ise; 11.07.2023 - 09.07.2024 tarihleri arasındaki kullanım 8.498,86 KWH olarak yazıldığını, bu miktar 12'ye bölündüğünde aylık kullanım ortalama olarak 708,23 KWH çıktığını, bu sayı, diğerinin 4 katı olup davacının bu miktarda doğal gaz kullanmasının mümkün olmadığını, davacı şirket; restoran ya da fırın işletmediğini, davacının doğal gaz kullanımına neden olacak bir faaliyeti bulunmadığını, hal böyleyken davacının iddia edilen miktarda doğal gaz kullanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müdahale edildiği davalı tarafça iddia edilen sayaç ile davalı tarafça yeni takılan sayaç; davacının tüketiminin hep aynı miktarda olduğunu göstermekte olduğu ve hukuka aykırı fatura borcunu doğal gazının kesilmemesi için mecburen ödemiş olan davacının ödediği bedelin ticari avans faizi ile iadesi gerektiğini, davacı tarafından yapılan ödeme neticesinde davalı, mal varlığında aktifinin artması suretiyle zenginleşirken, davacının mal varlığı yaptığı bu ödemeler nispetinde fakirleştiğini, davalının zenginleşmesinin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığını, davacının ödediği bedelin ödeme tarihi olan 09.10.2024'ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiğini, açıklanan gerekçelerle, davanın kabulü ile; davacının doğal gazının kesilmemesi adına ödemek zorunda kaldığı 25.009,00 TL'nin ödeme tarihi olan 09.10.2024'ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından kullanılan doğal gaz sayacında yapılan müdahale tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının, müvekkili kurum ile arasında bulunan ... numaralı doğal gaz abonelik sözleşme hesabına ait ... numaralı 25.009,00 TL tutarındaki kaçak doğal gaz kullanım bedeli içeren faturaya itiraz ettiğini, müvekkili şirket, ..., Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan aldığı yetki ile...’da doğal gaz dağıtım hizmetini ifa ettiğini ve faaliyetlerini, enerji piyasası mevzuatı (4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ve bu kanun kapsamında yayınlanan yönetmelikler ve yine EPDK Kararları ) çerçevesinde yürüten, hisseleri kamuya (... ve İştiraklerine) ait olan özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin sayaçların kontrol edilmesini düzenleyen 43. Maddesi'nin "... Dağıtım şirketi, sayaçları gerekli gördüğü zamanda müşterinin nezaretinde olsun veya olmasın her zaman kontrol edebilir. Yapılan kontrolde, sayaçta arıza tespit edilirse, endeks değerini de içeren tutanak düzenlenerek çalışır durumda başka bir sayaç takılır..." hükmü uyarınca müvekkili kurumun ilgili birimlerince, davacı yan adına kayıtlı ... numaralı tesisata bağlı olan ... seri numaralı sayacın, 09.07.2024 tarihinde sökülerek ... laboratuvarına gönderildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin... E., ...K. Sayılı kararında da ...'ın "sökülen sayaçların akredite deney ve kalibrasyon laboratuvarı olup, burada yapılan incelemeye itibar edilmesi gerektiği" belirtildiğini, ... laboratuvarında yapılan inceleme sonucunda, 24.08.2024 Tarih, ... s. Sayaç Ön Kontrol Formu'ndan da görüleceği üzere mezkur sayacın damga mührünün mevcut olmadığını, bu suretle sayaca müdahale edildiğinin tespit edildiğini, davacı tarafından kendi adına kayıtlı sözleşme hesabı ve adrese bağlı sayaçta bulunan damga mühür; sayaç takımı öncesi sayaca ilişkin yapılan kontrol akabinde tüketimin doğru tespit edilmesi, sayacın tüketim tespit mekanizmasına müdahale edilmesini engellemek amacıyla takıldığını, davacının müvekkili kurumun doğal gaz hizmetini tekelinde bulundurmasının rahatlığı ile tek taraflı olarak, abonelerini hiçe sayarak ve abonelerine hiçbir açıklamada bulunmadan dayanaksız olarak faturalar düzenlediği ve hukuka aykırı hareket ettiği şeklindeki iddiası ise mesnetsiz ve tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkili kurum ...'ın milyonlarca abonesi bulunduğunu ve tüm İstanbul halkına hizmet ettiğini, sermayesinin tamamı ...'ne ait olduğunu, müvekkili kurum her ne kadar özel hukuk tüzel kişisi olarak kurulsa da kamu sermayesi ile kamu yararına hizmet ettiğini, müvekkili kurum iş ve işlemleri bu nedenle Sayıştay denetimine tabi olduğunu, müvekkili kurumun mezkur fatura tahakkukunda yaptığı her iş ve işlem işbu cevap dilekçemiz ekindeki deliller ile somut olarak ispatlandığını, davacıya ait iddialar her ne kadar mesnetsiz olsa da mezkur faturaya itiraz etmekte, müvekkili kurum ise fatura tahakkukunun usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini delillendirmekte olduğunu, davacı tarafından kullanılan doğal gaz sayacının müdahaleli olması ve müdahalenin ne zaman gerçekleştirildiğinin tespitinin mümkün olmaması davacı yanın geçmiş tüketim endeksinin şaibeli olması sonucunu doğurduğunu, bahsedilen EPDK, Kaçak veya Usulsüz Doğal Gaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esaslar Tebliğinin 2. Maddesi uyarınca geriye dönük olarak bir yıla ait tüketime ilişkin fatura hesaplaması yapıldığını, fatura tutarı davacı yanın bir aylık tüketimine ilişkin değildir, bu nedenle davacı yanın fatura hesaplamasına esas alınan tüketim miktarı ile geçmiş dönem aylık tüketimleri arasında fahiş bir fark olduğu yönündeki itirazlarının mesnetsiz olduğunu, fatura hesaplamasında davacı adına kayıtlı tesisata benzer 16 ayrı tesisatın tüketim ortalaması esas alındığını, fatura hesaplamasında tahakkuk ettirilen kıyas dönemi mevzuata uygun olarak 11.07.2023-09.07.2024 arasında belirlendiğini, açıklandığı üzere kaçak ceza bedeli içeren faturaya esas tüketim hesaplaması hakkaniyete, hayatın olağan akışına ve mevzuata uygun olduğunu, davacı yanın ticari avans faizi talebinin ise tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılan ödeme ile müvekkili kurumun TBK m.77 uyarınca sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek 09.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizini talep ettiğini, sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen TBK m.77 hükmü "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür." şeklinde olduğunu, müvekkil kurum mezkur fatura bedelinin tahakkuku ve ödenmesi ile zenginleşmediğini, aksine davacı yan tarafından maddi zarara uğratılmasının yasal olarak önüne geçilmeye çalıştığını, açıklandığı üzere itiraza konu edilen fatura usul ve yasaya uygun düzenlendiğini ve davacı yanın iddiaları yasal mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı taraf, davalı tarafça, davacıya karşı 24.09.2024 tarih ve ... numaralı, 25.009,00 TL tutarında bir fatura düzenlendiğini, Söz konusu faturanın haksız ve hukuka aykırı olmasına rağmen davacının doğal gaz mevzuatı kapsamında doğal gazının kesilmemesi adına borçlu olmadığı bedeli mecburen ödemek zorunda kaldığını, davacının doğal gazının kesilmemesi adına ödemek zorunda kaldığı 25.009,00 TL'nin ödeme tarihi olan 09.10.2024'ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf ise davacının doğal gaz sayacına dışarıdan müdahale tespit edildiğini, uyuşmazlığa konu faturanın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davaya konu faturanın davacının sayacına dışarıdan müdahale olduğu iddiası ile düzenlenen kullanım faturası olduğu görülmüştür. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf doğalgaz sayacına dışarıdan müdahalenin olmadığını, doğalgaz sayacından geçmeyen bir kullanım yapmadığını ve davalının kendisine düzenlediği 24.09.2024 tarih ve... numaralı, 25.009,00 TL tutarındaki faturaya konu borcunun bulunmadığını ispatlamak durumundadır. Davacının kaçak doğalgaz kullanımı yapıp yapmadığı ve davalının davacı adına düzenlediği faturanın yerinde olup olmadığı hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 01/09/2025 tarihli raporda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının kullanımında olan tesisatta sayaca müdahale edilerek kaçak doğalgaz kullanımı yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi noktasında toplandığı, Doğalgaz tüketim miktarları çizelgesinin davacının işyerinde hep aynı miktarda tüketim olduğu yönündeki itirazları ile örtüştüğü anlaşılmakla, davacının sayaca müdahale olmadığı yönünde itirazları da varken yalnızca damga mührünün kopması sebebiyle sayaca müdahale edildiğine dair tespit te bulunulan ancak sayısal hiçbir veri içermeyen laboratuvar raporuna dayanılarak bir kaçak kullanımı olduğuna yönelik kanaate varılamayacağı ve bir kaçak kullanımından bahsedilemeyeceği, Sayaca müdahale edildiği yönündeki laboratuvar tespit raporuna istinaden tahakkuk ettirilebilecek kaçak doğalgaz fatura bedelinin 25.009,49.-TL olduğu, Davacının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılan kaçak doğalgaz kullanımı fatura bedeline yaptığı ödemenin 10/01/2025 dava tarihi itibariyle ticari reeskont faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama ile 28.100,56 TL olarak hesaplanmıştır. Şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporunun dosyanın esasını aydınlatır mahiyette olduğu, bilimsel veriler ışığında taraflar arasındaki uyuşmazlığı ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf her ne kadar davacının kaçak kullanım yaptığı iddiası davacı aleyhine fatura düzenlemiş ve bu fatura tutarını davacıdan tahsil etmiş ise de dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere doğalgaz tüketim miktarları çizelgesinin davacının işyerinde hep aynı miktarda tüketim olduğu yönündeki itirazları ile örtüştüğü anlaşılmakla, davacının sayaca müdahale olmadığı yönünde itirazları da varken yalnızca damga mührünün kopması sebebiyle sayaca müdahale edildiğine dair tespit te bulunulan ancak sayısal hiçbir veri içermeyen laboratuvar raporuna dayanılarak bir kaçak kullanımı olduğuna yönelik kanaate varılamayacağı ve bir kaçak kullanımından bahsedilemeyeceği kanaatine varılmış ve davalının davacıdan tahsil ettiği fatura bedelini tahsil tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya iade etmesi gerektiği kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile, 25.009,00 TL'nin 09/10/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile, 25.009,00 TL'nin 09/10/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.708,36-TL karar harcından peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.092,96-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 25.009,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 6.287,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 05/12/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/21, K. 2025/812, T. 05.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-21-e-2025-812-k-53dc8fa0db2c