İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/1018 E. 2026/442 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1018
- Karar No
- 2026/442
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1018 Esas KARAR NO : 2026/442
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:27/12/2018 KARAR TARİHİ:18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 01.02.2018 tarihinde, saat 18.30 sıralarında, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon tipi aracın .../... ... sokağını takiben .../... istikametinde ve aşağı eğimli yoldan son derece hızlı bir şekilde seyretmekte iken yokuş aşağı duramayarak, o sırada yol istikametinde bulunan durakta bekleyen ... plakalı otobüse sağ arka kısmından çarptığını, bu otobüsün de çarpmanın etkisi ile sıçrayarak yine hemen önünde ve durakta bulunan ... plakalı otobüse çarptığını ve çarpışma sonunda müvekkilinin her iki otobüs arasında şıkıştığını ve yaralandığını, kaza sonrasında, üvekkilinin bu şekilde sıkıştığı yerden kurtarılarak ... Üniversitesi Hastanesine kaldırıldığını, kaza sonrasında; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018-... Soruşturma No'lu dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ilgili trafik kazası sonrasında müvekkilinin hayati tehlikeyi atlattığını ve müvekkilinin vücut ile ruhsal bütünlüğünde; nörolojik, ortopedik, psikolojik ve başkaca tıbbi açılardan maluliyetler oluştuğunu, müvekkilinin mesanesindeki daralma nedeniyle birden çok operasyon geçirdiğini ve geçirmeye devam ettiğini, kaza sonrası kalçasında oluşan kırıklar nedeniyle, kemik güçlendirme tedavisi görmesi gerektiğini, zira, çekilen emar ile kaynayarak iyileşen kemiklerin 2 cm olarak yamuk kaynadığının da görüldüğünü, müvekkilinin Eylül 2018'de mesanesinden 2.bir ameliyat geçirdiğini, bu ameliyatta mesanede kopan parçalar birleştirildiğini, müvekkilinin yakın zamanda mesaneden 3.ameliyatını olduğunu, zira, mesane kanalında kopan kısım daralma gösterdiğinden, önce müvekkiline test yapıldığını ve bu test sonucunda, mesanede daralan kısımın lazer ile kesilerek genişletildiğini, bu süreçte, ameliyattan sonra muayene olan müvekkilinin mesanesinin tekrar daralma gösterdiğinin tespit edildiğini ve 3.ameliyattan 2 hafta sonra, yine müvekkilinin mesane kanalı anjiyo işlemi ile tekrar genişletildiğini, doktorlar tarafından genişletme işleminin tekraren yapılacağının bildirildiğini, ayrıca, müvekkilinin bel altı bölgesinde; yoğun hassasiyet, şiddetli acı ve yanma hissi, ayakta his kaybı ve hareket edememe gibi şikayetlerinin de oluştuğunu, müvekkilinin ilgili trafik kazası sonrasında; iş ve sosyal hayatına tabiri caiz ise bir türlü tutunamadığını, bu süreçte kendisinin yolda yürürken insanlara çarparak yürüme yani denge kaybı, iş hayatına adaptasyon sorunu, iş yerinde formül kağıtlarındaki rakamları yanlış görme, iş toplantılarında maksimum 15-20dk. odaklanabilme, bir konuya uzun süre dikkatini verememe ve insanlar ile iletişime geçememe gibi sorunlar yaşamaya başladığını, müvekkilinin, ...'de yalnız yaşadığını, bu nedenle, kaza sonrası belli süreler ile yalnız kalmak durumunda kaldığını, müvekkilinin evde yalnız ve yatalak geçen zamanlarında, psikolojisinin iyiden iyiye bozulduğunu ve kendisinin sosyal hayattan iyice koptuğunu, yine, müvekkilinde geceleri uyandığında farklı bir yerde kendini bulma(mutfakta vb.), uyurgezerken yaptıklarımı hatırlamama ve yatalak olduğu ilk zamanlarda hafıza kayıpları ile halüsinasyonlar görme gibi durumlarda baş gösterdiğini, müvekkilinin; kimya bölümü(2yıllık) mezunu olup, kaza anında ise tasarımcı olarak bir boya firmasında aylık 2.500-3.000T.L maaş ile yaklaşık 3 yıldır çalışan biri olduğunu, yine, müvekkilinin; aynı süreçte bir yandan tasarımcı olarak çalışıp, diğer yandan 4 yıllık bir fakülteye dikey geçiş yapabilmek adına dersaneye gittiğini, ancak kaza nedeniyle müvekkilinin iş hayatının yanında eğitim hayatının da doğrudan sekteye uğradığını, bu süreçte, müvekkilinin yaklaşık 8 ay kadar iş göremezlik raporu almış olup, devam eden tedavi süreçlerinde, bu raporları almaya ettiğini, müvekkilinin kaza sonrası tedavi süreçlerinde; ilaç, hastane yatış ücretleri, muayene, ...'e uçak ile gidiş gelişler, hastanelere ulaşım masrafları(taksi vb.), bakım ve ekstra gıda vb. giderleri olduğunu, tedavi masraf ve giderlerinin halen devam ettiğini, davalılardan ...'un, doğrudan ... Büyükşehir Belediyesi'ne iş gören bir şirket olduğunu davalı ...'un internet sitesinde yer alan bilgilerde, bu hususun açık olarak beyan edildiği ve İnternet Sitesinin sağ üst kısmında diğer davalı Belediye adının açıkça yer aldığı görüldüğünü, ayrıca kaza sonrası olay yeri fotoğraf ve video kayıtlarına bakıldığında, JSHPM39 plakalı kamyon üzerinde açık olarak “... Büyükşehir Belediyesi” adının bulunduğunun Görüldüğünü, bu halde, 3SHPM8S9 plakalı aracın davalı Belediye tarafından kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletildiği ve araç üzerinde fili tasarrufta bulunduğu ortada olduğundan işleten sıfatı ile davaya davalı Belediyeye de yönelttiklerini beyan ederek müvekkilinde oluşan geçici iş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 1.000 TL, kalıcı iş gücü kaybı ile ekonomik geleceğin sarsılması nedenleriyle şimdilik 5.000 TL, tedavi giderleri için şimdilik 5.000 TL, bakıcı giderleri için şimdilik 500 TL, ulaşım giderleri için şimdilik 500.-TL olmak üzere şimdilik toplam 12.000 TL maddi tazminatın ve ayrıca 90.000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, açılan davada dört davalıya husumet yöneltilmiş olup; müvekkilinin ve diğer davalılar ... A.Ş. ve ... Büyükşehir Belediyesinin yerleşim adresinin ... olduğunu, dava konusu trafik kazasının ...'de meydana geldiğini, keşif, tanıkların dinlenilmesi gibi maddi delillere ulaşma bakımından zorunlu delillerin toplanması bakımından davanın ... Mahkemelerinde görülmesi zorunluluğnunnu ortada olduğunu, yetki itirazlarının kabulü ile müvekkili hakkındaki davanın tefrik edilerek yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, Savcılık tarafından müvekkili hakkında tam ve asli kusurlu olduğu düşüncesiyle iddianame düzenlendiğini ve ... ....Asliye Ceza Mahkemesi 2019/ ... Esas sayılı dosyasında dava açılmış olmakla birlikte yargılamada müvekkilinin kusurlu olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin kullandığı aracın frenlerinde ortaya çıkan sorun nedeniyle hakimiyetini yitirdiğini, kimseye zarar gelmemesi için elinden gelen çabayı göstererek aracı kaldırıma vurarak durdurmaya çalıştığını, müvekkilinin bütün çabasına karşın üzücü kaza meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça istenen tedavi, ulaşım ve bakıcı bedellerinin soyut ve fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının tazminata esas aylık kazancının aylık 2.500,00.-TL 3.000,00.-TL arasında olduğu iddiasının gerçeği yansıtmamakta olup istenen kazanç kaybının fahiş olduğunu, gelir durumunun belgelenememesi halinde olay tarihi itibariyle asgari ücret aldığının kabulünün gerektiğini, davacının eğitim durumu, yaşı, icra ettiği meslek gözönüne alındığında asgari ücretin esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının manevi zarar karşılığı istediği tazminat tutarı fahiş olduğunu beyanlarla davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava şartı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 14.04.2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu madde 97. maddesinde yapılan değişiklikle bu tarihten sonra açılan davalar bakımından zarar görenin zararının tazmini için dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunması şartının dava şartı olarak düzenlendiğini, işbu düzenleme dava şartı niteliğinde olup zarar gören başvuru yapmadan dava açamayacağından başvuru yapmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olayda ise zarar gördüğünü iddia eden davacı yanın müvekkili şirkete K.T.K.'nun 99. maddesi ile belirtilen şartlara uygun bir şekilde başvuru yapmadığını, bu kapsamda usulüne uygun bir başvuru olmadığından davanın dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından, 24.03.2017-24.03.2018 tarihleri arasında, ... numaralı Z.M.M.Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeden doğan sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamında olmamakla birlikte, yapılacak inceleme sonucunda şirketlerinin sorumluluğuna hükmedilmesi durumunda poliçede belirtilen limitin esas alınması gerektiğini, davacı tarafın tedavi gideri, bakıcı gideri, ulaşım gideri ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerine itiraz ettiklerini, tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş göremezlik tazminatından ve diğer tedaviye ilişkin tazminat taleplerinden 6111 Sayılı yasanın 59.maddesi ile değiştirilen KTK 98 düzenlemesi gereği, müvekkili sigorta şirketinin değil Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, dava konusu poliçenin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Z.M.M.Sigorta Poliçesi Genel Şartlarındaki değişikliklerden sonra düzenlenmiş olup kaza tarihi itibariyle müvekkili şirketçe düzenlenen poliçenin kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı teminatı bulunmadığını, bu kapsamda davacı yanın geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tedavi sürecinin bir uzantısı olan bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik teminatının da tedavi gideri teminatı içerisinde yer aldığını, davacı tarafın sürekli iş göremezlik tazminatı konusundaki taleplerinin hakkında ise davacı tarafın var ise maluliyet oranının tespitinin gerektiğini, Yargıtay kararları kapsamında bilimsel ve denetime uygun bir şekilde düzenlenecek bir rapor ile davacının var ise maluliyet oranın tespiti gerekmekte olup bu tespit sonrasında konu hakkındaki itiraz ve beyanları sunma haklarını saklı tuttuklarını, davacının gelir durumuna ilişkin davacı yanın tek taraflı beyanı dışında dosyada bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, davacının kazancını, sözleşme, ücret bordrosu, hesap pusulası, çeşitli ödemeye ilişkin belgelerle kanıtlaması gerektiğini, ancak dosyada bu duruma ilişkin belge ve bilginin mevcut olmadığını, davacı yan ayrıca müvekkili şirketten manevi tazminat da talep ettiğini, manevi tazminat taleplerinin de müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketçe düzenlenen poliçe incelendiğinde manevi tazminatın poliçe teminat klozları arasında bulunmadığının açıkça görüldüğünü beyanlarla öncelikle davacnın K.T.K.'nun 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde yapılacak yargılamada, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi, gözetilerek kusur ve tazminat miktarının hesaplanmasını, müvekkil şirketin tazminattan sorumlu olduğu varsayımında uygulanması gereken faizin yasal faiz olmasını, davacı yanın müvekkili şirketten talep ettiği manevi tazminat taleplerinin de ayrıca reddine, bu aşamada haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere davacı tarafın ilgili kazanın oluşumunun belediyenin kusurundan kaynaklandığını iddia ettiğini, buna göre” davanın görüm ve çözümünün idare mahkemelerine ait olduğunu, bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli olan İdare Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın görülmesinde yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana geldiği yerin ... olup davacının yerleşim yerinin de ... olduğunu bu nedenle davanın görülmesinde ... Mahkemelerinin yetkili olup, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde diğer davalı ... A.Ş.'nin kurumlarına bağlı olarak çalışan bir şirket olması sebebi ile davayı kurumlarına da yönelttiğini belirttiğini, dava konusu olayla kurumları arasında illi bir bağ bulunmadığını, diğer davalı ... A.Ş'nin kendisine ait tüzel kişiliği bulunmakta olup, kurumlarından bağımsız bir şirket olduğunu, açıklanan nedenlerle dava konusu uyuşmazlıktan kurumlarının sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini beyan ederek yargı yolu itirazları dikkate alınarak Mahkemenin görevsizliğine, yetki itirazları dikkate alınarak mahkemenin yetkisizliğine, haksız olarak kurumlarına karşı açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Büyükşehir Belediyesi Beton ve ... ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın 01.02.2018 tarihinde ... İli ... ilçesinde meydana gelen ve neticesinde davacının yaralandığı ve maddi- manevi zarara uğradığı iddia olunan trafik kazası nedeniyle açıldığını, davayı kabul etmemek ve hiçbir şekilde iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup, dosyada işin esasına girilmeksizin yetkisizlik nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davalının birden fazla olması halinde yetki kuralını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 7.maddesinin “(1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda; davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanin, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getişimek amacıyla, açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itfazı üzerine, hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” hükmünü içerdiğini, bu nedenlerle dosyada yetkisizlik kararı verilerek ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacı tarafın davasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, eldeki davada öncelikle tarafların kusur oranlarının doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, zira tazminatın yüklenmesinde ve miktarının belirlenmesinde esas alınması gereken kusur oranlarının ancak kural ihlalleri ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının varlığına bağlı olduğunu tazminat davalarında önemli olanın zarar ile eylem arasındaki neden-sonuç ilişkisi olduğunu, davacı yanın savcılık soruşturma dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini ifade etmişse de ceza yargılamasındaki tespitlerin hukuk mahkemesini bağlayıcılığı bulunmadığını,ceza davalarında aranan kurallara aykırılık, zararın doğumu için doğrudan değil de dolaylı etken ise de tazminat davalarında ayrıca eylem ile zarar arasındaki nedensellik bağı, başka bir deyişle, eylemin zarar oluşumuna etki derecesi araştırılması gerektiği ve kusur dağılımının buna göre yapılması gerektiğini, somut olayda müvekkili şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ise bulunmadığını, dava konusu kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını tekrarla birlikte talep edilen tazminat miktarının da fahiş olup maluliyet ve zarar iddiaları yönünden de bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, talep edilen tazminattan müvekkili şirketin sorumlu olmayacağını tekrarla birlikte, müvekkili şirkete ait aracı ZMMS ile sigortalayan ... Sigorta A.Ş.'ye ve kasko sigorlası yapan ... Sigorta A.Ş.'ye davanın ihbarını talep etiklerini beyan ederek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkil aleyhine açılmış haksız davanın reddi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018-1 ... Soruşturma No'lu dosyasında da mübrez; 07.03.2018 Tarihli Bilirkişi (Kusur) Raporu, Kaza Tespit Tutanağı ve Olay Yeri Krokisi, CD-Otobüs İçi Kamera İzleme Tutanağı, Araç Trafikten Men Tutanağı, Sulh Ceza Mahkemesi Kararı, Müvekkilin İfadesi, Araç Ruhsatları ve Araç Poliçelerinin Suretleri, davacının Epikriz, Konsültasyon, Transfer Form, Rapor Form, Reçete, İlaç/Tedavi, fiş , fatura, grafi, tetkik vb. mahiyetteki Tedavi İşlemlerine İlişkin Örnek Evrak Suretleri, İş Göremezlik Belge Suretleri, davalı ...'a ait “http: //www.....com.tr” adresli İnternet Sitesi Görüntüleri, trafik kazası olay yeri fotoğraf suretleri sunulmuştur. Davacı vekilince 08/01/2020 tarihli dilekçe ile davacının devam eden tedavi ve masraflarına ilişkin belge asıllarının sunulduğu anlaşılmıştır. Yine davacı vekilince 27/10/2020 tarihli dilekçe ile ... ... Üniversitesi Hastanesi Anamnez Rapor Aslı, UltraEmar Görüntüleme Merkezi Doppler İnceleme Evrak Aslı, muhtelif tedavi giderleri belge suretlerinin sunulduğu görülmüştür. Davalı ... Anonim Şirketi vekilince cevap dilekçesi ekinde ... numaralı Z.M.M.(Trafik) Sigorta Poliçesi örneği sunulmuştur. ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/... CBS Sorusturma Dosyasının UYAP üzerinden celp edilerek yapılan incelenmesinde; müştekilerin ... olduğu, Şüphelilerin ..., ... ..., ... olduğu, Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan açılan kamu davasında 03/07/2018 tarihinde karar verildiği, Şüpheli ... hakkında Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma Suçu yönünden Soruşturma Dosyasının Uzlaştırma Büroya gönderildiği, ... 1. Sulh Ceza Hâkimliği ... Sorgu Değişik İş No'su ile Şüpheli ... hakkında adli kontrol kararı verildiği görülmüştür. Mahkememizce ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliği aracılığıyla davacı ... TC. nolu ... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmıştır. ... .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ile davaya konu alınan Adli Tıp Raporu dosya arasına kazandırılmıştır. Mahkememizce ...'a yazılan yazıya cevap verildiği kazanın meydana geldiği 01.02.2018 tarihinde şirketleri taahhüdü altında bulunan Şirketleri ile ... Büyükşehir Belediyesi arasındaki 2017/... İKN (İhale Kayıt Numarası) ile yapılan İl Sınırları İçindeki Ulaşım Yollarında Asfalt Kaplaması, Bakım ve Onarım Yapılması İşinin sözleşmesinin gönderildiği anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği, ... ... ...nin sicil dosyasının CD içerisinde dosyaya kazandırıldığı görülmüştür. ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği, davacının SGK tescil ve Hizmet dökümünün gönderildiği görülmüştür. İl Sağlık Müdürlüğü ... ve Araştırma Hastanesi'nden .. T.C Kimlik numaralı davalı ...'ın tüm tıbbi belgeleri celp edilmiştir.
... sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacıya toplam 24.254,43.-TL geçici işgöremezlik ödemesinin yapıldığı bilgisinin verildiği, ilgili kusurludan kusur oranı karşılığı rücu işlemlerinin sürmekte olduğunun bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce ... Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği İdari ve Mali Hizmetler Müdürlüğü Adli Rapor Birimi'nden ...'a ait Acil Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01.02.2018 tarihli Acil Servis muayene kartının onaylı sureti, Radyoloji Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporlar ve 1 adet CD ile Genel Cerrahi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen tüm tıbbi belgelerin onaylı suretleri celp edilerek incelenmiştir. Yine ... Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dekanlığı Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan ...' a ait tibbi belgelerin onaylı fotokopisi gönderilmiştir. ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama Ve Araştırma Merkezi'nden ... T.C. kimlik numaralı ...'ın 08.03.2019 tarihinden itibaren işbu hastanede görmüş olduğu tedavilere ilişkin mevcut olan tibbi evrak suretleri ve radyoloji görüntüleri celp edilmiştir. 25/12/2019 tarihli celsede dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu aldırılmasına karar verilmiş, düzenlenen ATK raporunda; "Dava dosyası incelendiğinde; 07/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağının incelenerek kusur dağılımı yapıldığı, aracın fren sistemi ile ilgili değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. 02/02/2018 tarihli ek bilirkişi yemin ve evrak teslim tutanağında, davalının frenle ilgili iddialarına yönelik araç üzerinde incelenme yapılması istenilmiş ise de dosya içerisinde araçla ilgili fren arızasının olup olmadığı yönünde tanzim edilmiş teknik bilirkişi raporu görülmediğinden mevcut bilgiler ile sağlıklı kusur oranı izafesi yapılması mümkün olmayıp dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir." yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememiz 09/10/2020 tarihli ara kararı ile dosyanın ... Trafik Kürsüsünde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile kusur yönünden rapor aldırılmasına karar verildiği, düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda neticeten; "Dava konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı sürücü ...'ın % 100 (yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, Davacı yolcu ... ... kusursuz olduğu, Olaya karışan diğer araç sürücülerinin kusursuz oldukları..." yönünde görüş bildirilmiştir. 26/05/2021 tarihli celsede geçici ve sürekli iş görememezlik ve davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı varsa süresinin belirlenmesi yönünden rapor aldırılmak üzere dosyanın ATK 3. İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verildiği, dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, dosyanın geri çevrilerek muayene gün ve saati tayin edildiği görülmüştür. Randevu yazısının davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin 08/10/2021 tarihli beyan dilekçesi ile davacının ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan raporlarını sunduğu görülmüştür. Tüm eksik hususlar giderildikten sonra dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiş olup düzenlenen 27/04/2022 tarihli raporda; "Mevcut belgelere göre; ...’ın 01.02.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.8a ve b’ye göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği..." şeklinde rapor düzenlenerek mahkememize gönderilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. 27/10/2022 tarihli ara karar ile; ATK ... İhtisas Kurulu'ndan mahkememizce aldırılan 22/04/2022 tarih ... karar numaralı raporu ile ... Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 17/10/2022 tarihli raporu arasında çelişki olduğu görülmekle; dosyanın ATK ... İhtisas Dairesi Üst Kurulu'na gönderilerek davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin raporu da irdelenerek ek raporu düzenlenmesinin istenilmiş; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 17.05.2023 tarihli rapor ile; "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Satılmış oğlu, 1993 doğumlu ...’ın 01.02.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; A-) 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, I-Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.8a ve b’ye göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce raporun incelenmesinde ATK... İhtisas Dairesinin 11/05/2023/... karar nolu maluliyet raporunda geçici ve kalıcı iş göremezlik yönünden maluliyet raporu düzenlenmiş olduğu, mahkememizin üst yazısında özellikle ve açıkça yazılmasına rağmen davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı varsa süresi hakkında raporda değinilmemiş olduğu tespit edilerek yeniden dosyada davacının davaya konu kaza nedeniyle bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, var ise süresinin tespiti yönünden rapor düzenlenmesinin istenilmiş, düzenlenen 04/11/2024 tarihli rapor ile; "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; ...’ın 01.02.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; A- 30.03.2013 tarih ve ... sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, I- Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.8a ve b’ye göre; %3 II- Ürogenital Sistem, Medikal tedaviyle kısmi kür sağlanabilen erektil disfonksiyon….%5, Tedaviyle düzelebilen tekrarlayan üretra hastalığı……%10 Balthazard formulüne göre %17.06 olduğu, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %17 (yüzdeonyedi) olduğu, B- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, C- Başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içinde 1 (bir) ay bir başkasını yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde görüş bildirilmiştir. İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 22/04/2022 tarih ... karar numaralı raporu ile ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 17/10/2022 tarihli raporu arasında çelişki olduğu görüldüğünden raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere; ... Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin raporu da irdelenerek davaya konu 01/02/2018 tarihli trafik kazası sebebiyle davacı ... hakkında kaza tarihindeki özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurul raporları hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, var ise süresinin tespiti yönünden maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'na gönderildiği anlaşıldığından; dolayısıyla söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 04/11/2024 tarihli rapor ile giderildiği değerlendirildiğinden, davalılar tarafından rapora yapılan itirazların reddine dair 13/02/2025 tarihli ara karar tesis edilmiştir. Yine 13/02/2025 tarihli ara karar ile dosyanın aktüer bilirkişisine tevdi ile rapor düzenlenmesi istenilmiş, düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacının trafik kazası sonrası; 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 6.923,40 TL olduğu, SGK tarafından davacıya ödenen 24.254,43 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı görülmekle, geçici iş göremezlik zararından söz edilemeyeceği, %17 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.672.931,73 TL olduğu, işbu zararın davalılardan müteselsilen sorumlu olduğu ancak davalı sigorta şirketinin 360.000,00 TL azami teminat limiti ile işbu zarardan sorumluluğunun bulunduğu, - 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.029,50 TL olduğu, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, (Sayın Mahkemenin tedavi giderleri zararı talebinde bulunulduğu ve bu talep dahilinde olduğuna karar verilmesi durumunda) Diğer talep edilen tedavi giderleri zararlarının kaza ile illiyeti ve tibbi yönden değerlendirme ile yapılmasının gerekeceği, uzmanlık alanlarım dahilinde olmaması nedeni ile görüş verilemeyeceği, - Manevi tazminat yönünden davalı ZMMS sigortacısının sorumluluğunun olmadığı, ZMMS genel şartlarında teminat dışı hallerde belirtildiği, diğer davalılar ve miktarı yönünde hukuki takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Dava öncesi yapılan başvurunun kazadan hemen sonra yapıldığı ve davacılara ait sağlık kuruluşları ile tespit edilen sürekli maluliyet oranlarının tespitine ilişkin belgenin dava öncesi başvuruda bulunmadığı görülmekle, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih .... Sayılı ilamında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (talebe bağlılık ilkesi gereği) talep edilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. 09/04/2025 tarihli ara karar ile tedavi giderlerinin hesaplanması için uzman doktor bilirkişiye tevdi ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ...'ın 01.02.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ilk olarak tedavi gördüğü ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve ardından tedaviler gördüğü, ... Guraba Hastanesi, ... Tepecik Devlet Hastanesi, Şafak Hastanesi, ... Eğitim Araştırma Hastanesi ve ... ve Araştırma Hastanesinde yapılan tedavilerinin 01.02.2018 tarihinde meydana gelen kazaya bağlı tedavi giderleri olduğu, Bu hastanelerde yapılan tedavilerin büyük bir bölümünün Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmış olduğu, ancak davacının kurum sorumluluğunda bulunmayan: 14.628,25 TL ...Tedavi gideri (hastane, ilaç, tıbbi malzeme, vs.) 3.326,10 TL ... Yol Giderleri, olmak üzere toplam 17.954,35 TL harcaması bulunduğu, Yine Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan bakıcı gideri bakımından 08.03.2025 tarihinde mahkemenize sunulan aktüer bilirkişi raporunda 1 aylık bakıcı desteğinin 2.029,50 TL olarak hesaplanarak sunulduğu, 01.02.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile; davacının bakıcı gideri hariç olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunmayan tedavi ve yol gideri olarak toplam 17.954,35 TL tutarında harcaması olduğu..." yönünde hesaplama yapılarak görüş bildirilmiştir. Davacı vekilince 01/10/2025 tarihli ıslah dilekçesinin sunulduğu davalı yana tebliğ edildiği görülmüştür. Bu haliyle dosyanın ıslah edilen miktarı itibariyle heyete tevdine karar verilmiş mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. 25/12/2025 tarihli celsede 2026 yılı asgari ücret bedelinin değişmesi sebebiyle, güncel ekonomi verilere göre hesap yapılması gerektiği anlaşıldığından, aktüerya bilirkişisi ...'tan ek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen ek raporda; "Maddi Zarar; Hesap / EK Rapor tarihi itibariyle (en son bilinen 2026 yılı asgari ücretlerle hesaplandığında), Davacı ...'ın 01/02/2018 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; - 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 6.923,40 TL olduğu, SGK tarafından davacıya ödenen 24.254,43 TL geçici iş göremeremezlik zararından söz edilemeyeceği, %17 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 3.344.240,10 TL olduğu, işbu zararın davalılardan müşterek ve mütesilsilen sorumlu olduğu ancak davalı sigorta şirketinin 360.000,00 TL azami teminat limiti ile işbu zarardan sorumluluğunun bulunduğu, - 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.029,50 TL olduğu, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, (Sayın Mahkemenin tedavi giderleri zararı talebinde bulunulduğu ve bu talep dahilinde olduğuna karar verilmesi durumunda) - Diğer talep edilen tedavi giderleri zararlarının kaza ile illiyedi ve tıbbi yönden değerlendirme ile yapılmasının gerekeceği, uzmanlık alanlarım dahilinde olmaması nedeni ile görüş verilemeyeceği, - Manevi tazminat yönünden davalı ZMMS sigortacısının sorumluluğunun olmadığı, ZMMS Genel Şartlarında teminat dışı hallerde belirtildiği, diğer davalılar ve miktarı yönünde hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Dava öncesi yapılan başvurunun kazadan hemen sonra yapıldığı ve davacılara ait sağlık kuruluşları ile tespit edilen sürekli maluliyet oranlarının tespitine ilişkin belgenin dava öncesi başvuruda bulunmadığı görülmekle, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih .... Sayılı ilamında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (talebe bağlılık ilkesi gereği) talep edilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporu tüm taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilllerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Dava, 01/02/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaralanan ve malul kalan davacı için maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, celp edilen deliller, alınan bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda 01.02.2018 günü saat 18:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile 467. Sokağı takiben Bornova yönüne doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan otobüs durakları önüne geldiği esnada aracının sol ön köşe kısımlarıyla, otobüs durakları önünde duraklama halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüsün arka sol kısımlarına çarpması ve bu çarpışman neticesinde ... plaka sayılı aracın ötelenerek ön ilerisinde yolcu indirmek bindirmek için duraklama halinde olan sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüsün arkasındaki yaya ...'a ve ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. 15/02/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05/07/2021 tarih 10305 karar numaralı raporda; Dava konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı sürücü ...'ın % 100 (yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu; davacı yolcu ...'ın kusursuz olduğu ve olaya karışan diğer araç sürücülerinin de kusursuz olduklarına dair görüş bildirilmiştir. Çelişkileri giderir mahiyette, denetime elverişli olan ve mahkememizce hükme esas alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu 24/10/2024 tarih ve 2406 nolu raporunda; davacı ...'ın 01.02.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, A- Kişinin tüm vücut engellilik oranının %17 (yüzdeonyedi) olduğu, B-İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, C-Başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içinde 1 (bir) ay bir başkasını yardımına ihtiyaç duyabileceğine dair görüş bildirilmiştir. Davacının meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğramış olduğu maddi zararının tespiti için mahkememizce dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş olup; bilimsel, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan, mahkememizce de hükme esas alınan 08/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere ve davacı vekilinin ıslah talebi doğrultusunda; 2.672.931,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Anonim Şirketi yönünden dava tarihi olan 27/12/2018, davalılar .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ... yönünden kaza tarihi olan 01/02/2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına); 14.628,25 TL tedavi gideri, 2.029,50 TL bakıcı gideri ve 3.326,10 TL yol gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 27/12/2018, davalılar .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ... yönünden kaza tarihi olan 01/02/2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına) dair karar vermek gerekmiştir. Davacıya SGK tarafından 24.254,43 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı görülmekle, bakiye geçici iş göremezlik zararı bulunmadığından davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. Davalı ... ... Başkanlığı ve davalı .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, kurumlar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... ... Başkanlığı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Somut olayda davacının uğradığı manevi zarara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Buna göre manevi tazminatın miktarının tayini hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyuan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatının miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Davaya konu kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza naticesinde davacının yaşadığı elem ve ızdırabın ağırlığı ile manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/02/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1- Davalı ... ... Başkanlığı yönünden; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 2-2.672.931,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Anonim Şirketi yönünden dava tarihi olan 27/12/2018, davalılar .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ... yönünden kaza tarihi olan 01/02/2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), 3-14.628,25 TL tedavi gideri, 2.029,50 TL bakıcı gideri ve 3.326,10 TL yol gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 27/12/2018, davalılar .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ... yönünden kaza tarihi olan 01/02/2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), 4-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
5-90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/02/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Maddi tazminat Yönünden; Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 183.953,06.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 46.149,39.-TL (peşin+ıslah harcı) harç düşüldükten sonra eksik kalan 137.803,67.-TL harcın davalılar ... Anonim Şirketi, .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti göz önüne alınarak hesaplanan 25.956,69.- TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.147,90.-TL harcın davalılar .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan; 35,90.-TL Başvuru Harcı 46.149,39.-TL peşin+ıslah harcı olmak üzere toplam 46.185,29.-TL harcın davalılar ... Anonim Şirketi, .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti göz önüne alınarak hesaplanan 6.220,39.-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davacıya verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan; 22.400,00.-TL Bilirkişi ücreti, 9.940,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 32.340,00.-TL yargılama giderinin davalılar ... Anonim Şirketi, .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti göz önüne alınarak hesaplanan 4.355,66.-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davacıya verilmesine, 9-Davalı ... ... Başkanlığı tarafından yapılan 100,00.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ... Başkanlığı'na verilmesine, 10- Maddi tazminat Yönünden; -A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 392.079,03.-TL vekalet ücretinin davalılar ... Anonim Şirketi, .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti göz önüne alınarak hesaplanan 60.797,42.-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davacıya verilmesine, -Davalı ... ... Başkanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Başkanlığı'na verilmesine, -Reddolunan maddi tazminat (geçici iş göremezlik tazminatı) yönünden 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Anonim Şirketi, .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ...'a verilmesine, 11- Manevi tazminat yönünden; -A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar .../... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davalı ... ... Başkanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Başkanlığı'na verilmesine, 12- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2026 Başkan ... ¸e-imzalıdır
Üye ... ¸e-imzalıdır
Üye ... ¸e-imzalıdır
Katip ... ¸e-imzalıdır