İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/17 E. 2018/1017 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/17
- Karar No
- 2018/1017
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/17 KARAR NO : 2018/1017 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 04/01/2017 KARAR TARİHİ: 11/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... vekilinin 04.01.2017 harç tarihli dava dilekçesi ile; Müvekkilinin 30.10.2016 tarihinde ... Mah. ... Bulvarı No:... önünde karşıdan karşıya geçmek isterken davalı ... Sigorta AŞ nin sigortalısı ...' ın maliki olduğu ...' ın kullandığı ... plakalı motosikletin kendisine çarpması ile yaralandığını, kazanın oluşumunda sürücünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldığını ve tibia ve fibula parçalı şaft kırığının saptandığı, bu nedenle müvekkilinin geçici ve sürekli iş görmemezliğe malul olduğunu, davalıya 18.11.2016 tarihinde başvuru yapmalarına rağmen ödeme yapılmadığından dava açmak zorunda kaldıklarını, şimdilik 500 TL geçici iş görmemezlik 1.000,00 TL maluliyet tazminatının davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 05.03.2017 tarihli cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde Karayolları ZMMS sigorta poliçesi ile 27.09.2016- 27.09.2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle sigortanın devam ettiğini, müvekkili sigorta şirketinin araç sürücüsünün kusuru oranı ile ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, kaza tarihi itibariyle kişi başı teminatın 310.000 TL olarak belirlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesini istediklerini, davacının geçici iş görmemezlik tazminatının Trafik Sigortasının genel şartları, ve KTK gereği poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını ve SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, 2918 sayılı Kanun m. 90 gereğince ZMMS sigortası kapsamındaki tazminatların bu kanun ve genel şartlara tabi olduğunu, manevi tazminat ve söz konusu tazminatların genel şartlarda düzenlenmediğini ve TBK daki haksız fiil hükümlerine tabi olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının bu olayda uygulanması gerektiğini, sağlık giderlerinin teminat kapsamında olduğunu, ancak bu kapsamdaki sorumluluğun KTK m. 98'e göre SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının sürekli iş görmemezlik talebinin de değerlendirilmesi ve ispatı gerektiği, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından sürekli maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini, maluliyetin oranının teşhis ve tedavi evraklarının da ikmal edilerek ATK ... İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, bu durumun tespitinden sonra aktüer siciline kayıtlı aktüer sıfatına haiz bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamada THR 2010 yaşam standardı tablosunun dikkate alınması gerektiğini, ıskonto oranının 1,08 olarak kabul edilerek hesaplama yapılmasını istediklerini, ayrıca davacıya SGK dan bir maaş bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını istediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava; Trafik kazasında zarar gören davacının ZMSS sigortacasına karşı açmış olduğu geçici ve kalıcı iş görememezlik tazminat davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası, ... Sigorta AŞ'nin ... numaralı ZMMS trafik sigorta poliçesi, ... plakalı motora ait tescil kayıtları incelenmiş, bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mevcut durum itibariyle davacının dava açma tarihi 04.01.2017 olup; bu tarihte 6704 sayılı "65 YAŞINI DOLDURMUŞ MUHTAÇ, GÜÇSÜZ VE KİMSESİZ TÜRK VATANDAŞLARINA AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN" ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun m. 97 hükmünde değişiklik yapılmıştır. Buna ilişkin değişiklik yürürlük tarihi kanunun 31. maddesine göre resmi gazetede ilan edildiği tarih olup; 26.04.2016 tarihinde ilan edilmiştir. Buna göre "m. 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Bu hükümle sigortacıya karşı dava açacak tarafın öncelikle yasama yürürlüğe girdiği tarih olan 26.04.2016 tarihinden sonra 04.01.2017 tarihinde dava açtığı, davacının öncelikle sigorta kuruluşuna başvuru yapması ve 15 gün içerisinde cevap alamaması durumunda dava açması gerektiği, buna istinaden davacının davalı sigorta şirketine 23.11.2016 tarihinde başvurduğu, ancak sigorta şirketinin eksik belgeler olması nedeniyle 14.12.2016 tarihinde verdiği cevapta bu eksikliklerin giderilmesi nedeniyle temerrüdün oluşmadığını, ancak dava açmak için KTK m.97 deki şartın gerçekleştiği belirlenmiştir. Davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmesi için; 2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortacıya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut olayda da davacı gerekli tüm belgeleri sigorta şirketine sunmadığından temerrüt dava tarihi itibariyle gerçekleşmiştir. Davacı vekili 10/10/2018 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat davasından feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş, vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisi olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili 10/10/2018 tarihli dilekçesi ile; davacı taraf ile yapılan sulh anlaşması yapıldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı vekili 11/10/2018 tarihli celsede; davalı taraf ile anlaştıklarını, davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan edip, imzası ile beyanını onaylamıştır. Davalı vekili 11/10/2018 tarihli celsede; davacı ile sulh anlaşması olduğunu, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini ve davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerin beyan edip, imzası ile beyanını onaylamıştır. Davacının feragat dilekçesi ile feragat ettiği tespit edilmekle, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, bu feragat nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmeyen davalı vekili lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacının davasından FERAGAT nedeniyle REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL harcın dava açılışında alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile eksik alınan 4,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına, Davalı vekilinin talebi olmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin de talebi olmadığından karar verilmesine yer olmadığında, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/10/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı