İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/683 E. 2018/1144 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/683
Karar No
2018/1144
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/683 Esas

KARAR NO : 2018/1144

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 20/05/2016

KARAR TARİHİ : 26/12/2018

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketlerden elektrik hizmeti aldığını müvekkilinin her ay kullanmış olduğu elektrik tüketim miktarına göre davalı firmalar tarafından fatura tahakkuk ettirildiğini faturalarda tüketim bedeli karşılığı olmayan kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, ... sayaç okuma bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli ve dağıtım bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı bir bedelin davalı tarafından tahsil edildiğinin anlaşıldığını, kayıp kaçak bedelinin tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin elektrik enerjisinden meydana gelen kayıp kaçaklardan kendisinin sorumlu olduğunu, kayıp kaçak bedeli altında bir ücretin müvekkilinden tahsil edileceğine yönelik sözleşme hükümlerinin TBK 20. Ve devamı maddeleri anlamında genel işlem koşulu olduğunu ve müvekkili açısından geçersiz olduğunu, 11/08/2002 tarih ve 24843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan perakende satış hizmet geliri ile perakende enerji satış fiyatlarının düzenlenmesi hakkında tebliğe dayanılarak günümüze kadar tahsil edilmekte olan dava konusu bedellerin geçmişe dönük olarak ödenmesi gerektiğini, davalıların son 10 yıldır müvekkilinden tahsil edilen bedellerin ne kadar olduğunun müvekkilince tespitinin imkansız olduğunu, tahsilatlara ve teferruatına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin davalı nezdinde olduğunu, HMK 107.madde uyarınca şimdilik asgari 3.000,00TL'nin davalılardan tahsilini talep ettiklerini bildirerek dava tarihinden geriye dönük 10 yıl olmak üzere dava konusu edilen kayıp kaçak bedeli nazara alınmayarak hesaplanan %2 TRT payı, perakende satış hizmet, PSH sayaç okuma, KDV matrahı, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedelleri ile bu bedeller toplamı üzerinden fazladan ödenen ve bu bedeller üzerinde hesaplanan KDV'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin müvekkilinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... A.Ş vekili, mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kayıp kaçak bedellerine fiyat ve tarife belirleme yetkisinin ...'ya ait olduğunu, davanın ... ve uygulama talimatını veren kurum ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılması gerekirken ... A.Ş' ye açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, abonelik işlemlerinin perakende şirketinin uhdesinde olan işlemler olduğunu, müvekkili şirketin bu işlemlere dair yetkisinin bulunmadığını, davaya esas düzenlemenin yasal mevzuatlar çerçevesinde ... tarafından gerçekleştirilen ve belirlenen uygulama talimatı verilen ülke geneline şamil işlemler olduğunu, davanın ... aleyhine Danıştay'da açılması gerekirken görevli olmayan adli yargıda taraf sıfatı dahi olmayan uygulayıcı konumdaki müvekkili şirket aleyhine açılması sebebiyle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davanın yasada öngörülen sürede açılmadığı için zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, esas yönünden tahakkuk ettirilen bedellerin ... tarafından düzenlenen tarife dikkate alınmak suretiyle tespit edildiğini, bu tarife dışında başka bir tarifenin uygulanmasının söz konusu olmadığını, kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış bedeli olarak faturada gösterilen kalemlerin de aynı şekilde ... tarafından onaylanan tarife uygulama usul ve esasları hükmünde gösterilen şekli ile faturalara yansıtıldığını, tüm şirketlerin ... tarafından çıkartılan tarifelere uymak zorunda olduğunu, davacı tarafça ihtirazı kayıt olmaksızın ödeme yapıldığını, talep edilen alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacağın ticari alacak vasfında olmadığını ve ticari faiz talep edilemeyeceğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kısmi bölünme yöntemi ile 13/12/2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerinin tamamlandığının, 01/01/2013 tarihi itibariyle ... ve ... perakende satış faaliyetini sürdürdüğünü, davanın muhattabının başta ... olmak üzere diğer davalı ... A.Ş. olduğunu, müvekkiline açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın niteliği bakımından yasanın aradığı süre içinde açılmadığını, zamanaşımından reddinin gerektiğini, davanın ... aleyhine ve Danıştay'da açılması gerekirken Adli Yargıda taraf sıfatı dahi olmayan müvekkili şirket aleyhine açılması nedeniyle yargı yönünden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, dava ile talep edilen bedellerin müvekkili şirketin faaliyet sahasında tahsil edilen bedeller olmayıp dağıtım şirketinin sorumluğunda olan ve dağıtım şirketine ödenen bedellerden olduğunu, bunların tahsilinin müvekkili şirketin insiyatifinde olmadığını, mevzuat gereği müvekkili şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, elektriğin tüketildiği noktaya kadar taşınması ve tüketiciye sunulması esnasında dağıtım sisteminde oluşan kayıp kaçağın ... tarafından fiyata dahil edilmesinin mevzuatın olduğu kadar elektrik piyasında sürdürülebilirliğin gereği olduğunu, abonenin lisans sahibi ile imzaladığı sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorunda olduğunu, ihtirazı kayıt olmadan yapılan ödemenin istirdatının mümkün olmadığını, 25/04/2016 tarih ... E. Sayılı Teklifin TBMM Genel Kurulu' nda kabul edilerek yasalaştığını ve 6719 sayılı Kanun' un 17/06/2016 tarihinde Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresinin İstanbul olduğunu, yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkil şirketin elektrik dağıtım şirketi olmayıp özel sektör mensubu elektrik satış şirketi olduğunu, kendi adına tahsil etmediği bedellerin müvekkilinden tahsilinin mümkün olmadığını, davanın yetkisizlik nedniyle Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini ve haksız dayanaksız davanın reddine karar verilmisini talep etmiştir.

Davalı ... AŞ davanın Enerji Piyasası ... AŞ Genel Müdürlüğüne ihbarını talep etmiş, İhbar olunan ... AŞ Genel Müdürlüğü vekili beyan dilekçesinde özetle, 17/06/2016 tarih, 29745 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanarak Yürürlüğe Giren 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 21.maddesi ile 6446 sayılı ...'nun 17.maddesinin 1, 3. ve 4. fıkraları ile 6. fıkrasının a, ç, d ve f bendlerinin değiştirilerek aynı maddeye 10.fıkra eklendiğini yine 6446 sayılı kanunun 17.maddesinde değişiklik yapoan 6719 sayılı kanunun 21.maddesi ve geçici 20.maddesi ile eklenen hükümler ve kanunun 17/06/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğini bu kanunla kayıp kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedelinin artık yasal konuma kavuştuğunu ve bu hükümlerin yürümekte olan tüm uyuşlmazlıklara da uygulanacağını, genel müdürlüğün dağıtım lisansının bulunmadığını, perakende hizmetlerinin perakende şirketlerince yerine getirildiğini, bu nedenle ...nün bu davanın muhattabı olmadığını, davanın yasal süre içinde açılmadığını, faturaya 8 gün içinde itiraz ileri sürülmediğini bildirerek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Tarafların bildirmiş olduğu tüm deliller toplanmış dosya üzerinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 31/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ... nolu aboneliği için iadesini talep edebileceği miktar, her iki şirket tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, bu bedel üzerinden fazladan tahsil edilen TRT payı, Belediye Tüketim Vergisi ve Enerji fonu bedeli olarak (KDV hariç) 302.265,79 TL olduğu, 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. maddesine eklenen 10. fıkra hükmü ile "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" düzenlemesi getirilmiş olup, buna göre ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre Yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, dava konusu edilen dönemde davalı ... Satış A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığı, diğer taraftan 6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesi hükmünde "Kurul kararlarına uygun şekilde tahahkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır" düzenlemesinin yer aldığı, buna göre 6446 sayılı kanunun 6719 sayılı kanun ile değişik 17. maddesinin 6719 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı kanunun 17. maddesine eklenen ve 10. fıkrası hükmünde yer alan düzenlemenin bu dava açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonucuna ulaşmak gerekeceği, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Dosyada toplanan tüm deliller ve dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı tarafça davacıya ait ... nolu elektrik aboneliğinden tahsil ettikleri, kayıp kaçak bedeli, iletişim bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli, kayıp kaçak bedeli üzerinden alınan TRT payı, Enerji Fonu, Belediye Tüketim vergisi ve KDV'nin davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğinden bahisle şimdilik 3.000,00TL'nin davalılardan tahsiline yönelik olarak işbu davanın 20/05/2016 tarihinde açıldığı, 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı kanunun 17. maddesine eklenen 10. fıkra hükmü ile "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" düzenlemesinin getirildiği, düzenleme doğrultusunda ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...'nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı ... Satış A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, 6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesinde "Kurul kararlarına uygun şekilde tahahkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır" düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı kanunun 6719 sayılı kanun ile değişik 17. maddesinin 6719 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı kanunun 17. maddesine eklenen ve 10. fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığında; dava konusu edilen dönemde davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları, ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...'nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağı ancak 6719 sayılı yasayla getirilen düzenlemenin davanın açılış tarihinden sonra olduğu, 6719 sayılı yasa öncesinde davacı şirketin davasının bilirkişi raporuyla haklı olduğunun tespit edildiği ve 6719 sayılı kanun ile davanın konusunun kalmadığı bu nedenle davacı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayininin gerektiği belirlenerek aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2- Alınması gerekli 35,90TL harcın peşin alınan 199,98 TL'den mahsubu ile bakiye 164,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı taraf lehine AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,

4-Davacı tarafından sarf olunan 35,90-TL harç, bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 775,30 TL olmak üzere toplam 811,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,

Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2018

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2016/683, K. 2018/1144, T. 26.12.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-683-e-2018-1144-k-a057ace492c6