İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/704 E. 2026/241 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/704
- Karar No
- 2026/241
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/704 Esas - 2026/241
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/704 Esas KARAR NO : 2026/241
....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 01/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracı ile davalı sigorta şirketince sigortalanmış olan ve dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracın 27/09/2024 tarihinde çarpışması neticesi meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkili davacının aracının hasarlandığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, müvekkili davacının her hangi bir kusuru olmadığını, meydana gelen kazada asli ve tek kusurlunun dava dışı .... olduğunu, müvekkilinin aracının tamirat masrafının da davalı sigorta şirketince tanzim edildiğini, taraflar arasında meydana gelen kaza nedeniyle, müvekkili davacının aracında oluşan hasar kaydının tazmini amacıyla arabulucuya başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, haksız fiil nedeniyle haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, zarar gören de ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından talep edilebileceğini, bu minvalde, müvekkilinin meydana gelen kazadan ötürü aracında meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) tahsili için iş bu davayı açma zarureti doğduğunu belirterek, HMK 107. maddesine göre zarar miktarının bilirkişi tarafından tam, eksiksiz ve doğru bir şekilde tespit edilmesi sonrasında dava değerini arttırmak suretiyle 100.00 TL değer kaybı alacağının, davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletinde davalılar üzerilerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı adına kayıtlı araca davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Karayolları Trafik Kanunu'nun 14.04.2016 tarihli, 6704 sayılı Kanunun 5. Maddesi ile değişik 97. Maddesinde, "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü düzenlenmiş olmakla, söz konusu kanun maddesi incelendiğinde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerektiği, başvuru şartının yerine getirilmesinden sonra davanın açılabileceği veya tahkime başvurulabileceğinin düzenlendiği, bu durumda davacının yasal düzenleme uyarınca, davaya konu ettiği taleple ilgili olarak öncelikle sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunması, yazılı olarak yapılacak başvurunun sonucuna göre dava veya tahkim hukuki yollarından birine gitmesi gerekmektedir. Somut olayda; davaya konu taleple ilgili olarak dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin dosyada bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı vekili tarafından sunulan 31/03/2026 tarihli dilekçede, sigortaya başvurularının olmadığı belirtilerek duruşma günü beklenmeksizin dosyanın usulden reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Zorunlu mali sorumluluk poliçesini düzenleyen sigorta şirketine dava açmadan önce yazılı olarak başvuruda bulunulmasını bir dava şartı olarak düzenleyen KTK'nun 97. Maddesi ile HMK'nun "Dava Şartları"na ilişkin düzenlemeyi içeren 114. Maddesinin 1.fıkrasının altında bentler halinde sayılan dava şartları ile anılan maddenin 2. Fıkrasında düzenlenen "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" hükmü birlikte değerlendirildiğinde, HMK'da belirtilen dava şartları dışında diğer kanunlarda yer alan dava şartı niteliğindeki hükümlere de atıf yapıldığı, bu durumda davacının davaya konu talepleri ile ilgili olarak davalı sigorta şirketine karşı dava açmadan önce KTK'nun 97. Maddesinde düzenlenen ve bir dava şartı niteliğinde olan "yazılı şekilde başvuruda bulunma" hususuna ilişkin yasal gerekliliği yerine getirmediği, arabuluculuk yoluna başvurulmasının davalı sigorta şirketine yazılı başvuru şartı yerine geçmeyip, arabulucuğun yazılı başvuruda bulunulmasından ayrı bir dava şartı olduğu, davalı sigorta şirketine yapılacak başvurunun dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir koşul olup, dava açıldıktan sonra bu hususun tamamlanamayacağı anlaşılmakla, davacının davasının KTK 97, HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığına dayalı olarak usulden reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KTK'nun 97, HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca; dava şartı noksanlığına dayalı olarak USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan başta peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile bakiye 116,6 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Yapılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 01/04/2026
....