İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/29637 E. 2019/7024 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/29637
Karar No
2019/7024
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/820 KARAR NO : 2025/531 DAVA : Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 10/05/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalılar ... ve ...'nin dava dışı ...'nin farklı bedel ve tarihlerde ...'den kullanmış olduğu krediler için birlikte müteselsil kefil olduklarını, borçlu ...'nin çekmiş olduğu kredilerin borçlarını ödemediğini, bunun üzerine müvekkili ile birlikte diğer davalılar ... ve ... asıl borçlunun kullandığı kredilerde müşterek müteselsil kefil olarak bulunduklarını, bu nedenle müvekkilinin ödemiş olduğu miktardan davalıların ayrı ayrı 1/3'ünden sorumlu bulunduklarını, dava konusu alacağın muaccel olduğunu, keşide edilen Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı ...'e ... tarihinde, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı ...'ne ... tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamelerin tebliğine rağmen davalılar torumlu olduğu tutarı ödememesi üzerine arabuculuk görüşmesi yapıldığı ve tarafların anlaşamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davalılardan ayrı ayrı ... TL olmak üzere toplam ... TL'nin faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir Dosyada tüm deliller toplanmış, dava dışı bankaya müzekkere yazılarak dava konusu kredi sözleşmesinin, hesap hareketlerinin, borç ve ödeme bilgilerinin, davaya delil teşkil edebilecek bütün bilgi ve belgelerin birer suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenmiş, müzekkere cevabı dosyaya konulmuş, icra dosyası sistem üzerinden celbedilmiştir. Dosyamız bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı kefil ... ... tarafından kefili olduğu firmanın kredilerine ... - ... tarih aralığında ödediği belirlenen ... TL tutardan kalan ... TL'den diğer iki kefilin ayrı ayrı her birinin payına düşen ... TL'nin ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren ya da davacı kefil tarafından diğer kefillere gönderilen ... tarihli ihtarnameden itibaren işleyecek yasal fizi ile davacı kefile iadesi gerektiği hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; ... ... dan çekilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun, kefil tarafından ödenmesi üzerine diğer müşterek borlu müteselsil kefillerden rücuen tahsili talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespiti istemine ilişkindir. Akdi ilişkinin incelenmesinde; dava dışı ...dan dava dışı ... .... ... Şti'nin borçlu sıfatıyla ... tarihinde ... TL'lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve kefalet imzası bulunmadığı borçlu şirketi temsilen atılan imzanın ... ...'e ait olduğu, ... .... Ltd. Şti'nin borçlu sıfatıyla ... tarihinde ... TL'lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, müteselsil kefil olarak ... ...'in imzasının alındığı, borçlu şirketi temsilen atılan imzanın da ... ...'e ait olduğu, ... .... Ltd. Şti'nin borçlu sıfatıyla ... tarihinde ... TL'lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı müşterek borçlu müteselsil kefil olarak ... ... ve ...'in imzasının bulunduğu, ... ... ... Şti'nin borçlu sıfatıyla ... tarihli ... TL'lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı müşterek borçlu müteselsil kefil olarak ... ..., ... ve ... imzasının alındığı borçlu şirketi temsilen atılan imzanın ... ... ve kefil firmayı temsilen atılan imzanın ...'e ait olduğu, taraflar arasında davalıların sözleşme ve kefalet ilişkisine karşı koymadığından kefalet ilişkisinin ihtilafsız olduğu kanaatine varılmıştır. Dava dışı ... .... ... Şti'ne kullandırılan genel kredilerin ödemelerinin yapılmadığı gerekçesiyle, davacı tarafından davalı ...'e Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiği anlaşılmıştır. Dava dışı ... .... ... Şti'ne kullandırılan genel kredilerin ödemelerinin yapılmadığı gerekçesiyle, davacı tarafından davalı ... ... ... Şti'ne Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarme çekildiği anlaşılmıştır. Kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. 6098 Sayılı TBK 581. Maddesinde; " Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir." hükmü, 586. Maddesinin 1. fıkrasında " (1) Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. " hükmü yer almaktadır. TBK'nın 587. Maddesinde; " (1) Birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olur. (2) Borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olur. Ancak, bir kefil, kendisiyle birlikte daha önce veya aynı zamanda müteselsilen yükümlü bulunan ve Türkiye'de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmiş olmadıkça, kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabilir. Bir kefil, bu hakkı, diğer kefillerin kendi paylarını ödemiş veya ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanabilir. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Bu hak, borçluya rücudan önce de kullanılabilir. (3) Alacaklı, kefilin aynı alacak için başka kişilerin de kefil olduğunu veya olacağını varsayarak kefalet ettiğini biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, bu varsayımın sonradan gerçekleşmemesi veya kefillerden birinin alacaklı tarafından kefalet borcundan kurtarılması ya da kefaletinin hükümsüz olduğuna karar verilmesi durumunda kefil, kefalet borcundan kurtulur. (4) Birbirlerinden bağımsız olarak aynı borç için kefil olanlardan her biri, kefalet borcunun tamamından sorumlu olur. Ancak, borcu ödeyen kefil aksine anlaşma olmadıkça, diğerlerine toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir." hükmü yer almaktadır. TBK'nın 596. maddesi uyarınca; "Kefil alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olur..." düzenlemesi mevcuttur. Dava dışı banka ile dava dışı ... .... ... Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kredi borcunun süresinde ödenmemesi halinde faiz oranı kararlaştırılmış ise de; sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı TBK'nın 120.maddesinde düzenlenen temerrüt faizine ilişkin olup, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından yasal faiz oranı uygulanmalı ve 6098 sayılı TBK'nın 120/2. Maddesinde öngörülmüş olan sınır da aşılmamalıdır. Bu durumda davacının takip konusu alacak kalemine karşı talep ettiği yasal faiz oranının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekili davalılar ... ve davalı ...'nden olan alacaklarını ayrı ayrı ... TL olarak ıslah ettiği ve harcını yatırdığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 11.06.2019 tarih ve 2016/29637 E.- 2019/7024 K. sayılı ilamı ile; Borçlar Kanunu'nun 587 nci maddesi gereğince kendi payından fazla ödeme yapan kefilin, diğer kefile, halefiyet yolu ile rücu hakkı bulunduğu, dava konusu olayda da iş bu davanın tarafları olan kefiller, kredi nedeniyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil durumunda olduklarından, davacının hissesinden fazla ödediği ve davalıların hissesine isabet eden borç miktarı kadar davalılara rücu hakkının mevcut olduğu, söz konusu sözleşmede davacı da dahil olmak üzere 3 adet kefilin bulunduğu, davacı kefil tarafından kredinin taksit ödemesinin yapılarak, mahkememiz iş bu dosyasında diğer kefillere rücu davası açıldığı, mahkememizce görüşüne başvurulan bilirkişinin raporunda hesaplandığı üzere her bir davalıdan ayrı ayrı ... TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, bu miktarlar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, ... TL alacağın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, ... TL alacağın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan (ıslah+peşin harç) ...-TL'nin mahsubu ile, bakiye ...-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL, ilk dava gideri ... TL ve ... TL peşin harç olmak üzere toplam ...-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/29637, K. 2019/7024, T. 11.06.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-29637-e-2019-7024-k-76411a1c319c