İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/937 E. 2020/516 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/937
- Karar No
- 2020/516
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/937 KARAR NO : 2020/516
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2015 KARAR TARİHİ : 21/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya avans çekler verdiğini, davalının teslim etmesi gereken ürünlerin bir kısmını teslim etmeyerek taahhüdünü yerine getirmediğini, henüz ödenmemiş olan 5 adette ... TL tutarındaki çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaptığı ödemelerin karşılığı ürünlerin teslim edildiğinin savunarak, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını savunmuştur. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, menfi tespit talebinden ibarettir. 6.Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 7.Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012) 8.Davanın niteliği ile ilgili bu genel açıklamadan sonra dosyaya bakıldığında, taraf delilleri toplanmıştır. 9.Mahkememizce, tarafların ticari defterlerin incelenebilmesi amacıyla ara karar kurulmuştur. 10.HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. 11. ... tarihli bilirkişi ... tarafından hazırlanan, davacı defterlerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, davacının, davalıdan hediyelik eşya satın aldığı, davacının ibraz ettiği ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve lehe delil olma vasfı taşıdığı, davacının defterlerinde, satın alacağı ürünler için davalıya toplamı ... TL olan 7 adet çek ve ... TL nakit ödeme yaptığı, karşılığında ... TL ürün aldığı, bu ürünlerin ... TL lik kısmını iade ettiğinin kayıtlı olduğu, tarafların vergi dairelerinden gelen yazılarından davacının iade ettiğini iddia ettiği ürünlere ait ... tarih, ... sayılı ... TL tutarındaki faturanın BA BS formları ile beyan edildiği hususunda bilgiye rastlanmadığı, davacının davalıya verdiği ... TL tutarındaki çeklerden toplamı ... TL olan 2 adedini ödediği, davacının defter kayıtlarına göre davacının (ödenmeyen çekler de dahil olmak üzere) davalıdan ... TL alacaklı olarak göründüğü, davacının keşide ederek davalıya verdiği 4 adet çekin ödenmediğinin bankalardan gelen yazılardan anlaşıldığı, davacı tarafından keşide edilmeyen, ciro yolu ile aldığı ve davalıya ciro ettiği 1 adet çekin ödenip ödenmediği hususunda bir bilgiye ulaşılamadığı, çek akıbetlerinin raporda belirtildiği, davacının davalıya verdiği ... TL tutarındaki çeklerin ödenmediği ve karşılıksız kaldığı, davacının davalıya iade ettiği ... TL tutarındaki ürünlerin iade edildiğinin ispatlanması halinde ... TL tutarındaki çeklerden dolayı davacının borçlu sayılmaması gerektiğini, ispatlanamaması halinde ise ... TL (... - ...) tutarındaki çeklerden dolayı davacının borçlu sayılmaması gerektiği, ciro yoluyla davalıya verildiği iddia edilen ... TL tutarındaki çekin akıbeti bilinmediğinden bu çekle ilgili görüş bildirmenin mümkün olmadığı hususları belirtilmiştir. 12.Davalı defterleri üzerinde talimat yolu ile düzenlettirilen bilirkişi ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu olan çeklerin ve bononun davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, tahsil edilemeyen 4 adet çek ve bononun cari hesaba karşılıksız olarak iade kayıtlarının yapıldığı, iadenin tespitine yönelik bir belgenin inceleme sırasında sunulmadığı, davacı cari hesabının çekler ve bono kadar borçlandırıldığı, karşılıksız iki adet çekin banka teminatlarının tahsil edildiği ve cari hesaba işlendiği, davacı tarafından karşılıksız çekler için ayrıca ... TL davalı banka hesabına ödeme yapıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişkinin var olduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, karşılıksız kalan çekler ve bono nedeniyle davacı cari hesabının ... TL bakiyesi olduğu, davaya konu olan 4 adet ... TL lik çek ve ... TL lik bono için davalının davacıya kayıtlarında her ne kadar iade kaydı yapılmış olsa da bir iade bordrosunun inceleme sırasında ibraz edilmediği, sonuçta davalının davacıdan ... TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. 13. ... tarihli celsede, bilirkişi ...'den ek rapor alınmasına karar verilmiş ... havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler de göz önüne alındığında özetle; taraf defterleri arasında ... TL farkın olduğu, bu farkın davacı kayıtlarında olup davalı kayıtlarında olmayan iade ürün bedeli ... TL, davacı kayıtlarında olup davalı kayıtlarında olmayan eft ödemesi ... TL, davacı kayıtlarında olup davalı kayıtlarında olmayan 11 adet çek garanti ödemesi ... TL tutarındaki işlemlerden oluştuğu, bu hususların araştırılması gerektiği belirtilmiştir. 14.Mahkememizce ... tarihli celsede, belirtilen bu hususlar yönünden ara kararlar kurulmuş, yazışma cevapları geldiğinde bilirkişi ...'den tekrar ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 15. ... tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle; ...'tan ve ...'den gelen yazı cevabı ve sunulan nakliye belgesi gereği önceki raporlarda tespit edilen ... TL alacağın ... TL ve ... TL ödemenin düşülmesiyle, ... TL davacının davalıya borçlu olduğu belirtilmiştir. 16.Mahkememizce ... tarihli celsede, uyuşmazlık konusu hususların açıkça belirtilerek, yargı denetimine elverişli net rapor hazırlanması için ...'den tekrar ek rapor alınmasına karar verilmiştir. ... havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava konusu edilen kambiyo senetlerinin davacı tarafça ödenmemiş olduğu, tarafların kayıtları ... TL farkı yaratan 3 işleme ait davacının geçerli bir belge sunmaması halinde davacının davalıya ... TL borçlu olduğunun tespit edildiği, buna göre; ... TL - ... TL = ... TL davacı lehine farkın oluşacağı, ödenmemiş ... TL çek/senedin ... TL tutarındaki bir kısmının bedelsiz kalacağı kanaatine varıldığı, ... ... fatura ve içeriğindeki ürünlerin davalıya teslim edildiği hususunda, davacının ... TL tutarındaki iade ürünü ... tarih ... numaralı ... TL tutarında nakliye bedeli fatura alındığı, nakliyeci ... ile gönderdiğine dair nakliye ile ilgili belgenin ibraz edildiği, bu belgenin iade malın teslim edildiği hususunda geçerli belge sayılıp sayılmayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu hususları belirtilmiştir. 17.Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar ve görüldüğü üzere itirazları değerlendirmek üzere ek raporlar alınmıştır. 18.Aşamalardaki iddia gereği bilirkişi raporunda belirtilen eksikler için yazışmalar yapılmıştır ve raporların bir kısmında teyit edilmesi gerektiği söylenilen ... çek no'lu çek için ... bedelinin ödendiği, ... den gelen ... tarihli yazı ile anlaşılmıştır. Tarafların kayıtları arasındaki bir diğer farkı oluşturan ... numaralı faturadaki malların davalıya teslim edildiği hususunda ise bakıldığında; davacının ... TL tutarındaki iade ürünü ... tarih ... numaralı ... TL tutarında nakliye bedeli fatura alındığı, nakliyeci ... ile gönderdiğine dair nakliye ile ilgili belge dosyada mevcuttur. Ayrıca, aşamalarda, davacı vekilinin itirazlarında da belirttiği üzere; Davalı davacıya karşı keşide ettiği Bakırköy ...Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamede; ”...Kalan fatura bedeline ilişkin olarak ise tarafınızca bir kısım malların iade edilmesi ve müvekkile mal karşılığı verdiğini çeklerin karşılıksız çıkması gibi sebepleriyle aralık ayına kadar fatura tanzim edilememiştir. .... “ beyanı ile iade mal aldıklarını kabul ve ikrar etmiştir. İhtarname dosyada mevcuttur. Yine, cevap dilekçesinin; 6.Maddesinde ; “ Davacı tarafından müvekkile iade edilen malların TL cinsinden karşılığı düşüldükten sonra bakiye alacak olarak geride…….” ; 7.Maddesinde de ; “...-TL Bedelli malların iade edildiği tarih ise ... tarihidir..“ açıklamaları ile davalı davacıdan ...-TL mal iade aldığını açıkça kabul ve ikrar etmiştir. Bu ikrarlar karşısında, mahkememizce ... TL lik malların iadesi ile ilgili başkaca bir araştırmaya girişilmemiş ve malların iade edildiği hususu kabul edilmiştir. Tarafların kayıtları arasındaki bir diğer farkı oluşturan eft ödemesi ile ilgili bakıldığında, bu ödeme iddiasının davacı kayıtlarında var olup, davalı kayıtlarında ise var olmadığı bilirkişi raporları (kök ve ek raporları) anlaşılmıştır. Davalı defterleri ile uyumlu olmayan başkaca bir usulüne uygun delil ile de ispatlanamayan ödeme iddiası konusunda, davacı defterleri kayıtlarının davacı lehine tek başına delil olmadığı açıktır. Davacı vekili de ... tarihli itiraz/beyan dilekçesinde, ... tarihinde ödemenin gönderildiğini ancak davalı tarafça alınmadığı hususunu bildirmiş, davanın açıldığı sırada bu husustan müvekkilinin haberdar olmadığını beyan etmiştir ve bu yönüyle ödemenin yapılmadığı/yapılamadığı şeklinde bir ikrar mevcuttur. Banka yazısı (... tarihli) da bunu doğrulamaktadır. Dava tarihi ...'tir. 19.Tüm bu açıklamalar, bilirkişi kök ve ek raporları ışığında, özetle, ... tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere; taraf defterleri arasında ... TL farkı oluşturan kalemler bakımından, ... TL ve ... TL ödeme de göz önüne alınarak, davacının, davalıya, dava konusu;-... şubesinin ... numaralı hesaba yönelik ... numaralı ... tarihli, ... TL miktarlı bir adet çekten;-... şubesinin ... ... numaralı hesaba ilişkin ... numaralı ... tarih, ... TL miktarlı, ... numaralı ... tarihli, ... TL miktarlı, ... numaralı, ... tarihli, ... TL bedelli üç adet çekten;-Dava dışı 3. Kişi ... keşideli ... TL miktarlı ... vadeli bonodan kaynaklanan toplam ... TL'nin ... TL sinden borçlu olmadığının, bu bedeli karşılayacak kadar söz konusu kambiyo senetlerinin bedelsiz kaldığının tespitine (davacı lehine defterler gereği fark olan ... TL + ... TL + ... TL = ... TL), inkar tazminatı talebinin reddine, bu şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 20.Davacı dava dilekçesinde inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. 21.Dava, menfi tespit davasıdır ve kısmen kabul kararı verilmiştir. Davaya dayanak bir icra takibi mevcut değildir. İİK m. 72 gereği; Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Değinildiği üzere, bir icra takibi söz konusu değildir ve inkar tazminatının da hukuki tasvif gereği düşünüldüğünde kötü niyet tazminatının da davacı nezdinde yasal şartları yoktur. Söz konusu talep reddedilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacının, davalıya, dava konusu; -... şubesinin ... numaralı hesaba yönelik ... numaralı ... tarihli, ... TL miktarlı bir adet çekten; -... şubesinin ... numaralı hesaba ilişkin ... numaralı ... tarih, ... TL miktarlı, ... numaralı ... tarihli, ... TL miktarlı, ... numaralı, ... tarihli, ... TL bedelli üç adet çekten; -Dava dışı 3. Kişi ... keşideli ... TL miktarlı ... vadeli bonodan; kaynaklanan toplam ... TL'nin ... TL sinden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL nispi karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin haklılık durumu gereği; ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça bir gider yapılmadığı anlaşıldığından/uyap sisteminde görülmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 12-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ...'un yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır