İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/254 E. 2020/497 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/254
Karar No
2020/497
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/254 Esas KARAR NO : 2020/497

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/10/2015 KARAR TARİHİ : 15/10/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin ... tarihinde ... plakalı motosiklet ile anayolda seyir halindeyken tali yoldan kontrolsüz şekilde çıkan ... plakalı araç kullanıcısı davalı ...'nun müvekkiline çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebep olduğunu, bu sebeple müvekkilinin uzun süre çalışamadığını, psikolojisinin de bozulduğunu, bu sebeplerle, maddi manevi tazminat taleplerinin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davaya Konu Kazanın Oluşumundaki Kusur Oranlarının Tespiti Adli Tıp vasıtasıyla yapılması gerektiğini, yapılacak yargılamada, müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulması halinde, zarar görenin kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, zarar görenin tam kusurlu olması halinde ise davacının tazminat talep hakkı bulunmadığını, davacı vekilinin kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün ve davacının kusur oranına ilişkin geçerli bir rapor ibraz etmediğini, dosya kapsamında maluliyete ilişkin bir rapor bulunmadığından maluliyet oranı tarafınca bilinmediğini, alınan raporda, maluliyetin ne kadarının kaza sebebiyle oluştuğunun da belirtilmesi gerektiğini, eğer talebe konu trafik kazası ile ortaya çıkan zarar (maluliyet) arasında uygun illiyet bağı yoksa davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkil şirket tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılama neticesine aleyhe hüküm kurulması halinde, ...' nın sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle maluliyet hallerinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limiti ile sınırlı tutulması gerektiğini, zarar görenin kusuru oranında tazminattan indirim yapılmasını, aleyhlerine karar verilmesi durumunda müvekkil şirketin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçedeki teminat limitini aşamayacağını, davacı tarafın olay tarihinden itibaren faiz talebi haksız olup, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edileceğini, olay tarihinde müvekkil şirketin sorumluluğu oluşmadığından dolayı temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla davacının, olay tarihinden itibaren faiz istemesinin yasaya aykırı olduğunu, bu sebeplerle, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya davacının maluliyet oranın tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkemeye sunulan ... tarihli raporda, 1. ... ve ... oğlu, ... doğumlu, ...’in ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, 2. İyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur şeklinde rapor sunulmuştur. Dosya tarafların kusur oranlarının tespit için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, Sürücü ...’nun %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu, Sürücü ...’in %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Dosya daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda, ... tarihinde trafik kazası sonucu özür durumu oluşmayan ve 2 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'in ; dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan inceleme ve hesaplama sonucu; -Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edebileceği maddi zararı olmadığı, -Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zararı ... TL olarak hesaplandığını bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle davalı sürücünün-araç işletenin ve sigorta şirketinin davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır. Mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun, kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... TL bulunmuş olmasına rağmen davacı vekiline verilen kesin sürede talep miktarının artırılmaması nedeniyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesindeki talep üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme: TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... TL maddi tazminatın davalı gerçek kişi yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Maddi tazminat yönünden; 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan ilk yargılama gideri, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden; 7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Manevi tazminat yönünden yapılan ... TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL nin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmediğinden, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan varsa gider avansı ve teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/254, K. 2020/497, T. 15.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-254-e-2020-497-k-112bfd4ecbd8