İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/4576 E. 2016/621 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/4576
- Karar No
- 2016/621
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/756 Esas KARAR NO : 2025/270 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dünyanın lider gözetim, denetim, test ve belgelendirme kuruluşu olduğunu, pek çok alanda ürün, süreç ve sistemlerin, ulusal ve uluslararası standart ve mevzuata ya da müşterileri tarafından belirlenen standartlara uygunluğunu test ederek, laboratuvar analizi yaparak, denetleyerek yine tabii olduğu ilgili standartlarda belgelendirdiğini, müşterilerin kendilerine hizmet sağlayacak tedarikçileri için müvekkili şirketi görevlendirerek müşterinin talep ettiği uluslararası standartlarda müşteri tedarikçisinin denetimini yerine getirdiğini, bu denetimlerin haberli, habersiz ve yarı haberli olarak denetimler düzenleyerek hizmet verdikleri şirketlerin müşteri taleplerine uygunluğunun müvekkili şirketçe kontrol edildiğini, denetim hizmetleri arasındaki ..... denetimine konu SMETA, Tedarikçi Etik Veri Değişimi (.....), organizasyonlara tedarik zincirleri içindeki işçi çalıştırma uygulamalarına dair verileri yönetmelerini sağlayan, web tabanlı bir sistem olduğunu, üyelerin müvekkili şirket gibi denetime yetkili şirketlerce denetim sonucunda oluşturulan kendi denetim raporlarını doğrudan ....... sistemi içinde tüm diğer üyelerin görebileceği şekilde yayınlama olanağından faydalandığını, denetim hizmetinin yanı sıra ticarete konu edilen emtiaların ilgili ülkelerdeki mevzuatta yer alan nitelik ve standartlar ile içerikleri sağlayıp sağlamadığı yahut istenilen kriterleri taşıyıp taşımadığı hususlarının tespiti amacıyla teknik inceleme ve laboratuvar analizleri hizmeti verdiğini, davalı şirketin 05.09.2023 tarihinde müvekkili şirket ile iletişime geçerek ....... denetimi yaptırmak için talepte bulunduğunu, davalı şirketin denetim türü (..... 4 pillar) çerçevesinde yarı haberli olarak (yani denetime gelinecek olan tarihin değil tarih aralığının bildirilmesi) denetim yapılarak ilgili raporun davalının da üyesi olduğu ....... sistemine yüklendiğini, ayrıca davalı tarafça 22.11.2022 tarihli test talep formu ile tekstil ürünleri üzerinde laboratuvar analizi talep edildiğini, yapılan analizler neticesinde de 24.11.2022 tarihli ve ..... numaralı rapor düzenlendiğini, davalı şirkete verilen bu iki ayrı hizmet bakımından ...... numaralı ve 34.656,48-TL bedelli fatura ile ..... numaralı ve 936,13-TL bedelli faturalar düzenlendiğini, davalı şirket tarafından bugüne değin toplamda 7.500,00-TL ödeme yapılmış olup bakiye 28.092,61-TL için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça haksız bir şekilde borca itiraz edilmesi üzerine başvurulan arabuluculukta da netice alınamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile kapatılan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini, davalının en az %50 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama ve arabuluculuk harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı şirket adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..... Gözetme Etüd Kontrol Servisleri Anonim Şirketi, borçlusunun ..... Tekstil Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 28.092,61-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 25/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 28/03/2024 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 28/03/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görüldü. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; Davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Atışalanı ve Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2023 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyasında davacının iddiaları, davalı tarafın inkara yönelik savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, icra takibine konu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarındaa rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 17/02/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 28.092,61 TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin Mahkemenin belirlediği inceleme gününde incelemeye katılmadığı ayrıca yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu itibarla davalı şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmadığı, takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 23.01.2023 tarihli ..... nolu 936,13 TL bedelli ve 30.10.2023 tarihli ...... nolu 34.656,48 TL bedelli faturadan kaynaklı olduğu, davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirket tarafından davacı şirkete 09.02.2024 tarihinde 7.500,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2023 yılı BA formlarında davalının davacıdan 1 adet toplamda 28.880,40 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiğinden öncelikle davacı tarafından davalıya düzenlenen 30.10.2023 tarihli ..... nolu 34.656,48 TL bedelli faturanın davalının kabulünde olduğu, ancak 23.01.2023 tarihli ..... nolu 936,13 TL bedelli faturanın BA/BS kapsamına girmediğinden davalının kabulünde olup olmadığı hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu, neticeten, nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere terditli olarak; Davacı şirket tarafından düzenlenen ancak BA/BS kapsamına girmeyen faturanın Mahkemece kabulü halinde; davacının davalıdan 28.092,61 TL alacaklı olduğu, Davacı şirket tarafından düzenlenen ancak BA/BS kapsamına girmeyen faturanın Mahkemece kabul edilmemesi halinde; davacının davalıdan 27.156,48 TL alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyanda bulunulmamıştır. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 28.092,61 TL alacağının bulunduğu, takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 23.01.2023 tarihli ..... nolu 936,13 TL bedelli ve 30.10.2023 tarihli ...... nolu 34.656,48 TL bedelli faturadan kaynaklı olduğu, davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirket tarafından davacı şirkete 09.02.2024 tarihinde 7.500,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2023 yılı BA formlarında davalının davacıdan 1 adet toplamda 28.880,40 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiğinden öncelikle davacı tarafından davalıya düzenlenen 30.10.2023 tarihli ..... nolu 34.656,48 TL bedelli faturanın davalının kabulünde olduğu, ancak 23.01.2023 tarihli ...... nolu 936,13 TL bedelli faturanın BA/BS kapsamına girmediğinden davalının kabulünde olup olmadığı hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturalardan 30.10.2023 tarihli ..... nolu 34.656,48 TL bedelli faturanın davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davalının bu fatura yönünden borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda DEVAMINA, 2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (5.618,52 -TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.919,01-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 140,46-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 1.350,95-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 140,46-TL peşin harç olmak üzere toplam 995,66-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen 62,00-TL posta, tebligat ve 6.000,00-TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 6.062,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 28.092,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025 Katip ..... Hakim ......