Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/433 E. 2025/421 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/433
- Karar No
- 2025/421
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1693 KARAR NO: 2025/1887 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/05/2025 NUMARASI: 2024/433 E. - 2025/421 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 23/10/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/05/2025 tarih ve 2024/433 E - 2025/421 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile 53.464,00 TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden başlatmış bulundukları ilamsız icra takibi borçlunun haksız ve yersiz yere itirazda bulunması üzerine durmuş olduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşamama son tutanağı düzenlenmiş olduğunu, davacının ... unvanı ile ticari işletmesinde araç tamir ve onarımı yapmakta olduğunu, davalı borçlu şirketin ... Plakalı aracını da tamir etmiş ve icra takibine konu sunulan faturayı düzenlemiş olduğunu, dolayısıyla davalı borçlu şirketin itiraznını haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı ile davalı ... şirket yetkilisi ... arasında whatsapp yazışmaları da bulunmakta olup borçlu şirket yetkilisi bu yazışmada “... Bey, bir operasyon geçirdim. Fabrika kapalı. Endişe etmeyin, kısa zamanda halledeceğiz inşallah” demesine rağmen ödeme yapmamış olduğunu, Davacı çalışanları ile davalı şirket yetkilisi arasında benzer başka yazışmalarda mevcut olduğunu, yine davalı şirket yetkilisi davacının iş yerine geldiğinde “idari büro kısmında kameralı alanda” davalı şirket yetkilisinin borcu ve tutarı kabul ederek ödeme yapmak için süre istediğine dair taraflar arasında geçen konuşmaya ilişkin görüntülü ve sesli kamera kaydını da dosyaya ibra etmekte olduklarını, İcra takibine konu alacağın likit olduğunu, zira taraflar tacir olup ticari defter ve kayıtlarında alacak bakiyesi sabit olduğunu, bu nedenlerden dolayı alacağın asgari %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla borcun tamamına itiraz eden davalı borçlunun inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep etmekte olduklarını belirterek, her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun itirazının iptaline, takip konusu alacağın asgari %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, işbu haksız takibe karşı taraflarınca itiraz edildiğini, davalının; icra takibi tarihi itibarıyla, davacıya dava konusu icra takibinden ve icra takibine dayanak olan faturadan kaynaklı borcu bulunmamakta olduğunu, davalı tarafından takibe konu faturadaki aracın tamir ve bakım masrafları için 85.000 TL ödeme zaten yapılmış olduğunu, bu ödemelerden 66.000 TL si banka kanalıyla kalanı ise elden yapılmış olduğunu, işbu ödemeler davacının birlikte çalıştığı kardeşi ... adına 24.10.2023 tarihinde 16.000 TL, davacının iş yerinde çalışan muhasebeci ... adına 10.10.2023 tarihinde 50.000 TL olmak üzere ... AŞ üzerinden yapılmış olduğunu, hal böyleyken takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı açık olduğundan davacının davasının reddine, takibinde ve davasında kötü niyetli olan davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerekmekte olduğunu belirterek, Davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, Davacının icra takibinde kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu fatura alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için bilirkişiden 29/12/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, davalının ödeme iddialarının kabul edilmesi halinde davacının 13.464 TL alacaklı olduğunun belirtildiği görülmüş olup, davalı vekilinin tarafların defterlerinin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu tarihte duruşmada hazır olmasına rağmen davalı tarafın defter inceleme gününde defterlerini hazır etmediği, bu durumda davacının usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarına HMK madde 222/3 gereğince itibar edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı tarafında takibe konu işin yapılmadığına yönelik itirazının olmaması ve buna karşılık ödeme savunmasında bulunmasına rağmen iddia ettiği ödemelerin dava konusu faturaya ilişkin olduğunun açıkça belli olmadığı, bir kısım ödemelerin fatura öncesine ait olduğu ve bu şekilde ödemenin yazılı belgelerle ispat edilememiş olması nedeni ile davalı tarafın delilleri arasında yemin delilinin olmasından kaynaklı davalı tarafa yemin delili hatırlatılmasına rağmen davalının yemine başvurmadığı ve bu şekilde ödeme iddiasının yazılı deliller ile ispat edemediği görülmüş, davacının takip ve dava konusu faturadan kaynaklı alacaklı olduğu anlaşılmış ve böylece, davanın kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 53.464,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacak bedeli olan 53.464,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 53.464,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, Kabul edilen alacak bedeli olan 53.464,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen iş bu kararın, hem maddi vakıaya hem de hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, ödeme savunmasını yalnızca sözlü iddialara dayandırmadığını, aksine açıklamalı banka dekontlarını dosyaya sunduğunu, ne var ki mahkemenin, yalnızca ticari defter sunulmamış olmasını gerekçe göstererek müvekkilinin sunduğu yazılı ve resmi kanıtları dikkate almadığını, oysa yazılı belge başlangıcı niteliği taşıyan banka dekontlarıyla yapılan ödemelerin, dava konusu fatura ile doğrudan ilişkili olduğunun açık olduğunu, bu nedenle, müvekkili tarafından yapılan yazılı kanıt sunumunun yok sayılarak hüküm kurulmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, müvekkili şirketin dava konusu araç tamiri karşılığı olan 85.000 TL bedelin 66.000 TL’sini banka aracılığıyla, kalan kısmını ise elden olmak üzere tam olarak ifa ettiğini, bu ödemelerin davacının yetkilendirdiği kişiler olan kardeşi ... ile iş yerindeki muhasebecisi ... hesabına yapılmış dekontlarla açıkça ispatlandığını, dekont açıklamalarında “Servis Aracı Bakım” ve “Avans Ödemesi” ibarelerinin bulunması, ödemenin konuya ilişkin olduğunu gösterdiğini, bu anlamda mahkemenin banka kayıtlarını görmezden geldiğini, ödeme savunmalarının gerekçesiz şekilde reddedildiğini, oysa yargıtay tarafından verilmiş olan kararlarda bankaya yapılan havalelerde açıklama kısmında yer alan bilgiler ödeme sebebinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği görüşünün benimsendiğini, ayrıca dosya kapsamına sunulmuş olan bilirkişi raporunda da müvekkilince, davacı ile bağlantılı olan ve aynı iş yerinde çalışan kişilerin hesabına yapılmış olan havaleler ile dava konusu faturanın bağlantılı olduğu, aynı zamanda dekontların açıklama kısmında yazılmış olan ibarelerin davacı tarafça yapılan işlem ile uyumlu olduğunun tespitiyle davacının alacağının -kabul anlamına gelmemekle birlikte- 13.464,00 TL olduğu sonucuna varıldığını, öyle ki müvekkilinin, davacıya olan tüm borcunu eksiksiz ve zamanında ifa ettiğini, hal böyleyken mahkemece tam aksi yönde ve müvekkilince yapılan ödemelerin göz ardı edilerek hüküm kurulmasının açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin dosya kapsamına sunmuş olduğu dekontlardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin borcunu zamanında ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, müvekkilinin ödeme yaptığı sabit olup itiraz hakkını kullanmasının kötü niyet olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle yerel mahkemece hükmedilmedilen icra inkar tazminatının kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/433 E. 2025/421 K sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacı müvekkilinin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutularak sunulduğu, davalı şirketçe ticari defter ve belge sunulamadığının sabit olduğunu, davacı müvekkilinin kayıtlarında icra takibine konu 79.464,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğunun sabit olduğunu, dosya kapsamında Yerel Mahkeme kesin delil niteliğinde yemin teklifinde bulunması için davalıya süre verdiğini, ancak davalı taraf yemin teklifini de eda edemediğini beyan ederek istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların takibe konu fatura alacağı ile ilgi ve alakasının olmadığını, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... Ltd. Şti. Olduğu, "fatura 79.464 TL" dayanak yapılarak davalı hakkında 53.464,00 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, davalının takibe borca faize ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davacı takip dayanağı olarak ... numaralı 29.2.2024 tarihli 79.464 TL faturaya dayanmıştır. Davalı takibe konu faturadaki aracın tamir ve bakım masrafları için 85.000 TL ödeme yaptığını bu ödemelerden 66.000 TL'sının banka kanalıyla kalanı ise elden yapıldığını, davacının birlikte çalıştığı kardeşi ... adına 24.10.2023 tarihinde 16.000 TL, davacının iş yerinde çalışan muhasebeci ... adına 10.10.2023 tarihinde 50.000 TL olmak üzere ... AŞ üzerinden yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunduğu ... isimli kişiyle yaptığı konuşma kayıtları incelendiğinde; davacının bizzat dayandığı görüşme kayıtlarında 15.11.2023, 6.12.2023, 04.01.2024 tarihlerinde davalıdan ödeme yapılmasını talep ettiği görülmüştür. Davacı takibe konu faturayı vergi dairesine bildirmiş olup taraflar arasında başkaca fatura düzenlediği iddia edilmemiştir. Bu durumda davacı ile davalı arasında faturaya konu hizmetin görüşmenin gerçekleştiği 15.11.2023 tarihinden önce yapıldığının kabulü gerekmektedir. Davacı kendi sunduğu belgelerin aksine taraflar arasında 15.11.2023 tarihinden önce başkaca bir iş olduğunu iddia ediyorsa ispat külfeti davacıda olacaktır. Davalı tarafından 10.10.2023 tarihinde ... adına “... Dayanaklı Tüketim Mall Avans Ödemesi” açıklaması ile 50.000 TL gönderildiği görülmüştür. Davalı tarafından 24.10.2023 tarihinde ... adına “... Dayanıklı Tüketim Mall Servis Aracı Bakım” açıklaması ile 16.000 TL gönderildiği görülmüştür. Davacının takibe konu ettiği fatura tutarı 79.464,00TL olup davacı 53.464,00 TL üzerinden takip başlatmıştır. Davacı 18.11.2024 tarihli beyan dilekçesinde ...'in kendi personeli olduğunu kabul etmiş olup buna karşılık mahkemece ...'nin davacı yanın personeli olup olmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece davacıya ait iş yeri bilgileri ortak ve çalışanları sorulup ...'nin davacı yanın personeli olduğunun anlaşılması halinde davalı tarafından ... ve ... hesabına yapılan 66.000 TL'lık ödemenin takibe konu fatura için yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda 66.000 TL'lik ödeme yönünden karinenin aksinin ispat külfeti davacı tarafta olacağı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı gözetilmeden HMK 353/1-a-6 md uyarınca eksik araştırma ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/05/2025 tarih ve 2024/433 E - 2025/421 K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 23/10/2025