İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/44 E. 2019/885 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/44
Karar No
2019/885
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :... BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/08/2024 KARAR TARİHİ : 02/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil Bankanın ... Şubesi ile... Şirketi, ... Şirketi arasında kredi sözleşmeleri imzalanmış ... söz konusu kredi sözleşmelerini İpotek veren/ Müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır.-Söz konusu kredilerin güvencesini teminen ... maliki olduğu ... taşınmazlar üzerine toplam 3.400.000 TL bedelle ipotekler tesis edilmiştir. Borçlu firmalara kullandırılan kredilerin zamanında geri ödemesi üzerine, usul ve yasaya uygun olarak hesapları kat edilmiş ve muhataplara ... Noterliği’nin ... Tarih ve ... Yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek, borçlarının ödenmesi ihtar edilmiş ve ihtarnameler usulüne uygun olarak muhataplarına tebliğ edilmiştir. İhtarname keşide edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine, Borçlular hakkında alacağımızın tahsilini teminen ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatılarak, borçlulara İcra emri gönderilmiştir. Borçlular tarafından icra emrine itiraz edilmesi üzerine, ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı kararı ile İcra emrinin iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf başvurumuz neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... HD nin ... E ...K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve Yargıtay 12. HD nin 2021//9391 E 2021/11212 K sayılı Onama kararı ile icra emrinin iptaline ilişkin karar kesinleşmiştir. Borçlulara gönderilen ödeme emrine, Borçlular vekili tarafından 14.11.2023 tarihli dilekçe ile; borca ve ferilerine itiraz edilmiş, kez edilmiş, hesabın kat edilmediği, temerrüt halinin gerçekleşmediği ileri sürülerek borca itiraz edilmiştir. Borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazları ile icra takibimiz durmuş olup, takibin devamını teminen huzurdaki davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. davamızın kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile iptaline ve takibin devamına, Davalının alacak miktarının %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Banka alacaklarının takibe geçilmesi için kanunda bazı koşullar öngörülmüştür. Banka ile müşteri arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmakta, bu sözleşmeye istinaden banka tarafından müşterisine kredi kullandırılmaktadır. Bankalar, kullandırdıkları kredilere ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi başka bir ifadeyle verilen kredinin ödenmemesi hallerinde, kredilerin geri dönüşünü yasal takip yolları ile sağlamaya çalışırlar. Kredinin taşınır rehni veya taşınmaz ipoteği ile teminat altına alınmış olması durumunda ise borçlu ve rehinli mal sahibi hakkında “Taşınır Rehninin/ İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla” icra takibine başlanır. İİK 45. Maddesi vd. hükümleri taşınır rehni veya ipotek söz konusu olduğunda da uygulama alanı bulacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki dava konusu var olduğu iddia edilen hakkın esası hakkında karar verilebilmesi için alacağın net olarak belirlenmesi gerekmektedir. Davalı banka, ödenmesi gereken taksitleri belirlemeden ve icra dosyasına konu edilmiş borcun vadesi gelmeden , kendilerinde bulunan teminat olarak alınan ipoteğe dayanarak haksız ve usulsüz bir şekilde icra takibi başlatarak müvekkillerin ticari itibarını zedelemiştir. Müvekkillerin muaccel bir borcu bulunmamaktadır. İşbu davanın açılması için gerekli kat ihtarnamesi müvekkillere tebliğ edilmemiştir. Alacaklı tarafından her ne kadar hesap kat ihtarnamelerinin tebliğ edildiği belirtilmişse de aynı icra takip dosyası neticesinde açılmış olan ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararda ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği açıkça belirtilmiştir. Davacı tarafından kat ihtarlarının usulüne uygun tebliğ edildiği, alacaklarının muaccel olduğu ve takibe geçebileceği belirtilmişse de kesinleşmiş mahkeme ilamından da açıkça görüleceği üzere kat ihtarları tüm müvekkiller yönünden usulsüz tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla kat ihtarları usulüne uygun tebliğ edilmediğinden muaccel bir alacak söz konusu değildir. Usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ihtarname olmaksızın dava yoluna gidilmiştir. Banka, Kat ihtarnamesi çekmeksizin, borç muaccel hale gelmeyeceğinden, icra takibi yapamayacaktır. Bu sebeple, öncelikle icra takibi daha sonrasında ise işbu dava, muaccel olmamış bir borca istinaden açılmıştır. Banka tarafından ödeme emri gönderilmesi ise tamamen kanunlara ve emsal nitelikli olan kararlara aykırılık teşkil edecektir. İcra ve İflas Kanununun 68/b maddesine göre Krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.... Noterliği ... tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnameden müvekkiller icra takibi ile birlikte haberdar olmuşlardır. Bahsedilen nedenlerle, söz konusu ihtarname, tebliğin usulsüz yapılmış olmasından dolayı İİK'nun 68/b maddesi uyarınca, aynı kanun'un 68/1. maddesinde belirtilen belge niteliğini kazanmamıştır bu nedenle davacının itirazın iptali isteminin reddini talep ediyoruz. Müvekkillere usulüne uygun ihtarname tebliğ edilip itiraz hakkı tanınmadan söz konusu ödeme emriyle takip yapılamaz. Ayrıca müvekkillere yapılan ihtarname tebliğinin usulsüz olması sebebiyle temerrüt faizinin de talep edilmesi mümkün değildir.Yukarıda açıklanan nedenlerle söz konusu ihtarname, tebliğin usulsüz yapılmış olmasından dolayı İİK'nun 68/b maddesi uyarınca, aynı kanun'un 68/1. maddesinde belirtilen belge niteliğini kazanmamıştır. Davacı, bu ihtarnameye dayanarak örnek 9 takibi ile ödeme emri göndermişse de usulüne uygun tebliğ edilmiş bir kat ihtarı bulunmadığından muaccel bir alacak da bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının itirazın iptali isteminin reddini talep ediyoruz. Yukarıda kısaca izah ettiğimiz nedenlerden dolayı, muaccel bir alacak olmadan, davalı bankanın henüz bir riski bulunmadan, ihtarname cevabı beklemeden, müvekkiller aleyhine icra takibi başlatmış müvekkillerin ticari hayatlarına ve itibarlarına zarar vermiştir. Bu nedenlerle hem usul hem de esas yönünden kanuna aykırı açılmış işbu itirazın iptali davasının reddini talep ediyoruz. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Genel kredi sözleşmeler, 3-Kat ihtarnamesi, 4-İcra takip dosyası, 5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı Maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Dava şartı bakımından yapılan değerlendirme; 6100 sayılı yasanın 320/2. Maddesinde dava şartları ilk olarak incelenmesi gereken konulardan sayılmıştır. HMK 114/2 hükmü "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. İtirazın iptali davasında borçluya usulüne uygun gönderilmiş ödeme emri dava şartı olarak sayılmıştır. Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 19. HD. 2016/8103 Esas ve 2017/7286 Karar sayılı ilamından da özetle "Dava, İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında dava koşullarından birisi de usulüne uygun icra takibinde bulunulması ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesidir. Dosyada yapılan incelemede davaya konu icra takibindeki ödeme emrinin İzmir 1. İcra Mahkemesi'nin 2014/44 E. - 84 K.sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir ödeme emri bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir ödeme emri bulunmadığından dava koşulu oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır." denilmektedir. Usulüne uygun ödeme emrinin bulunmaması, usulüne iptaline hususunda olumlu veya olumsuz karar verilebilecek bir itirazın bulunmamasının doğurmaktadır. Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 19.HD 11.06.2014 tarih ve 2014/8624 E. 2014/10858 K. Sayılı ilamında özetle " ......... İptal edilen ödeme emrine vaki itirazın sonraki ödeme emrine yönelik yapılmış bir itiraz olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda Mahkemece usulüne uygun bir itiraz bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nun 438/son maddesi gereği gerekçesi düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ..." şeklinde karar verilmiştir. Davaya konu ... İcra Dosyasının ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı icra takip dosyasında ilk olarak 26/09/2019 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapıldığı, bu takibe yönelik borçlu tarafında şikayeti üzerine ......İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı ilamı ile icra emrinin iptaline karar verildiği, akabinde davacı alacaklı tarafından 06/06/2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapıldığı anlaşılmaktadır. İİK 43. Maddesine göre alacaklı başlatmış olduğu takip yolunu bir defaya mahsus olmak üzere değiştirebilir ancak takip yolunun değiştirilmesi haciz yolundan iflas yoluna, iflas yolundan haciz yoluna şeklinde gerçekleştirilmesi suretiyle olur, somut olayda takip alacaklısı davacı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibe çevirmiş olup talep kanun hükmü kapsamında değildir. Usulüne uygun takip yapılması itirazın iptali davasının şartı olup mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 19. HD. 2017/119 Esas 2017/6664 Karar) Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı usulüne uygun takip yapılmadığından eldeki itirazın iptali davasının usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Usulüne uygun takip yapılmadığından davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 41.063,50 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan ‭‭‭‭40.448,1‬0 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 6-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan ‭3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/01/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/44, K. 2019/885, T. 11.06.2014, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-44-e-2019-885-k-bd389a3bb838