İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/142 E. 2019/742 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/142
Karar No
2019/742
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/142 Esas

KARAR NO : 2019/742

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)

DAVA TARİHİ : 07/04/2014

KARAR TARİHİ : 27/06/2019

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, mahkememize verdiği 07/04/2014 tarihli dilekçesinde; müvekkili ile davalının feshi istenen ...Şti nde %50-50 ortak olduklarını, şirket ana sözleşmesinde şirket ortakları ... ve ...' ın şirket müdürlüğüne seçildiklerini ve müdürlerin müşterek imzaları ile şirketi temsil ve ilzam edeceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin davalı ...' ın eşi olan ... ile Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme uyarınca ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... numaralı parselde bulunan taşınmaz üzerinde 6 adet bağımsız bölüm inşa edileceği, bunun karşılığında ... nolu daire ve ... nolu daire eklentisinin tamamının arsa sahibine geri kalan bağımsız bölümlerin ise müteahhit olarak ...Şti ne ait olacağını, şirketin sözleşmenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak arsa sahibinin bağımsız bölümleri şirkete vermediğini, şirketin haklarını araması ve yasal yollara başvurması beklenirken davalı ...' ın şirkete gelmeyerek şirketi temsil edilemez duruma getirdiğini ve şirketin haklarını aramasını engellediğini, davalının 27/03/2014 tarihinde eşi ile birlikte müvekkilinin iş yerine gelerek müvekkiline hakaret ve tehditte bulunduklarını, iş yerine zarar vermek suretiyle iş yerinden ayrıldıklarını bu hususta müvekkili tarafından Emniyet Müdürlüğüne başvurulduğunu , aynı gün ve ertesi gün davalının müvekkilini evine kadar takip ettiğini hakaret ve tehditlerini sürdürdüklerini, müvekkilinin Emniyet Müdürlüğüne yeniden şikayette bulunduğunu, can güvenliğinin sağlanmasını talep ettiğini, bunun üzerine Can Güvenliği İzleme Komisyonu tarafından verilen 03/04/2014 tarihli karar uyarınca müvekkilinin koruma altına alınmasına karar verildiğini, bu arada müvekkilinin davalı ...' ın 2014 yılı Mart ayında şirket muhasebesine ait evrakları aldığını daha sonra öğrendiğini, davalının şirket yönetimini kilitlemek suretiyle şirketi temsil ve ilzam edilemez konuma getirdiğini, şirket ortakları arasında güven duygusunun ortadan kalktığını, ortak bir çıkar amacı ile birlikte hareket etme imkanı kalmadığını belirtmiş, TTK 636 uyarınca haklı sebeplerin varlığı nedeniyle müvekkilinin %50 ortağı bulunduğu, ... Şti ünvanlı şirketin feshine, TTK 636/4 uyarınca şirket 2 müdürün müşterek imzası ile temsil ve ilzam edildiğinden fiilen temsil edilemez durumda olan şirkete dava boyunca şirketin tarafsız olarak yönetilmesi, şirket mal varlığının azaltılmasının engellenmesi ve haklarının takip edilebilmesi amacı ile mahkemece gerekli tedbirlerin alınmasına, tedbir olarak TTK 630/2 uyarınca şirket yöneticisi olan davalının yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ve şirketin temsil ve yönetiminin dava süresince kesintiye uğramaması için müvekkili ile birlikte şirketi müştereken temsil ve ilzam etmek üzere tedbiren şirket yönetimine kayyım tayin edilmesine ya da tayin edilecek kayyımın şirketi tek başına temsil ve ilzamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili mahkememize verdiği 22/04/2014 tarihli cevap dilekçesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde bahsettiği ...Şti ile ... arasında yapılmış resmi sözleşme olmadığını, davacının şirketin sözleşme uyarınca kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini beyan ettiğini ancak bu yükümlülüklerin teker teker açıklanması gerektiğini, davacının evrak üzerinde şirketin %50 ortağı gözüktüğünü ancak şirket ana sözleşmesine göre taahhüt ettiği sermayenin hiçbirisini şirketin hesabına yatırmadığını, şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini, müvekkilinin eşi ...' ın kendi arsası üzerindeki inşaat işlerini kendisinin yaptırdığını, davacı vekilinin davalı ... ile görüşülmeye çalışıldığı ancak bunun başarılı olunamadığına yönelik iddiasının kabul edilemediğini, davacının müvekkilinin şirkete gelmesini istemediğinden hayali tehdit ve hakaret iddialarında bulunarak Cumhuriyet Savcılığına başvurduğunu ve koruma talebinde bulunduğunu, müvekkilinin fiilen şirkete gitmesinin davalı tarafça engellendiğini, asıl amacın şirkette işlerin yürümesi olmayıp şirketi iş yapamaz hale getirip feshe götürmek ve buradan maddi menfaat temin etmek gayreti olduğunu, davacı tarafın şirketin yönetilemez hale getirildiğine ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini, tam tersine asıl şirketi sorumsuzca davranışları nedeniyle yönetilemez hale getirenin davacı olduğunu, ...Şti nin ... İlçesi, ... Mahallesi ... Ada ... Parsel nolu taşınmazın satın alınması ile ilgili çalışmalara başladığı ve taşınmaz sahipleri ile adi yazılı sözleşmeler yapıp paralar ödediğini, bu paraların bir bölümünün müvekkilinin şirket hesabına yatırdığı paradan bir bölümünün ise müvekkilinin doğrudan kendi banka şubesinden çekerek arsa sahiplerine ödendiğini, bu işlemlerin satıcılar adına ... isimli kişi ile yapıldığını, her ödeme sonrası satıcıların devir işlemini yapması için ...' a vekalet verdiklerini, davacının hiçbir para vermediği halde ... ' ın kendi adına aldığı devir yetkisini tevkil alarak şirket adına tescil edilmesi gerekli arsayı 20.000,00-TL gibi küçük bir bedel karşılığında iş birliği içinde olduğu eşi ...' e sattığını, şirket malına ve parasına zarar verenin bizzat davacı olduğunu, müvekkilinin bu hususta mahkemeye müracaat ettiğini, tedbir talebinde bulunduğunu, Urla AHM nin ... sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir konulduğunu, yasal süresi içerisinde Urla AHM nin ... sayılı dosyasında muvazaa ve vekaletin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayanılarak ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali için dava açıldığını, müvekkili tarafından İzmir ... ATM nin ... sayılı dosyasında davacının şirket ortaklığından çıkarılması davası açıldığını, eldeki davanın o davanın sonucunu beklemesi gerektiğini, davacının şirkete sermaye koymadığından ödemiş olduğu bir sermaye olmadığına göre tasfiyeden pay alma imkanı bulunmadığını, davacının şirketin feshini dava açma ehliyeti bulunmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket adına usulüne uygun tebligat yapılmış , davalı şirket cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.

Dosyamız davalısı tarafından İzmir ... ATM nin ... esas sayılı dosyasında dosyamız davacısı ... ' in şirket ortaklığından çıkarılması , bu talebin reddi halinde ... ' in TTK 630/2 maddesi gereğince yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması talepli dava açtığı belirlenmiş, her iki dava dosyası birleştirilerek yargılamaya mahkememiz dosyası üzerinden devam olunmuştur.

Davacı vekilinin 07/02/2019 tarihli celsede duruşma gününü bildiği halde duruşmaya katılmadığı ve herhangi bir mazerette bildirmediği , söz konusu celsede davalı birleşen dosya davacı vekili Av. ... ' ın asıl davayı takip etmediklerini ancak kendileri tarafından açılan ve mahkeme dosyası ile birleşen İzmir ... ATM nin ... esas ... karar sayılı dosyasını takip edeceklerini beyan ettiği bu beyanını imzasıyla tasdik ettiği belirlenmiş , mahkememizce 07/02/2019 tarihinde taraflarca takip edilmeyen asıl dava dosyasının HMK nun 150 . Maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

Asıl dosya davacı vekili Av. ... tarafından 02/05/2019 tarihli süresi içinde yenileme talep beyanı konulu dilekçe ibraz edilmiş ancak dilekçe ön büroya teslim edilmediği gibi dilekçe üzerinde herhangi bir havalenin de bulunmadığı, dilekçenin UYAP üzerinden gönderilmediği ve yenileme harcının da yatırılmadığı belirlenmiştir.

Mahkememizin 27/06/2019 tarihli celsesinde Mahkememiz dosyası ile birleşen İzmir ... ATM nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının dosyamızdan tefriki ile mahkememizin başka bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş, birleşen dosya tefrik edilerek mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; Davacı tarafça davalılar hakkında ... Şti ünvanlı şirketin feshine karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı , davacı vekilinin 07/02/2019 tarihli duruşmaya duruşma gününü bildiği halde katılmadığı herhangi bir mazerette bildirmediği, davanın davalı tarafça da takip edilmediğine dair beyanda bulunulduğu, davanın 07/02/2019 tarihi itibariyle HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin yasal 3 aylık yenileme süresi içinde davayı usulüne uygun olarak yenilemediği, HMK 150/5.maddesi gereğince 3 aylık süre içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle

1-Mahkememize ait iş bu dava dosyası müracaata kaldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde taraflarca usulüne uygun olarak yenilenmediğinden 6100 sayılı HMK' nun 150/5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

Mahkeme esasının bu şekilde kapatılmasına ,

2-Eksik kalan 19,20 TL harcın davacı tarafça tamamlanmasına ,

3-Davalı taraf davayı vekille takip ettiğinden yürürlükte bulunan Av. Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

Dair tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ... ile birleşen dosya davacı vekili Av. ... ın yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı. 27/06/2019

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2014/142, K. 2019/742, T. 27.06.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-142-e-2019-742-k-e422329f0957