İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2013/37 E. 2025/815 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2013/37
Karar No
2025/815
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2013/37 Esas KARAR NO : 2025/815

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/02/2013 KARAR TARİHİ : 03/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/10/2011 tarihinde ...’den ... a gitmek için ... plakalı ticari taksiye yolcu olarak binen müvekkilinin ... geçidine geldiğinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yolcu olarak bulunduğu taksiye çarpması sonucu ağır yaralandığını ve malul kaldığını, davacının kaza tarihinde tekstil atölyesinde usta başı olarak çalıştığını ve asgari ücretin üzerinde gelirinin bulunduğunu belirterek, 30/10/2011 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeni ile ağır yaralanan ve malul kalan davacı için, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik (HMK 107) 1.000,00 TL belgesiz tedavi giderleri ve yol giderleri, 1.000,00 TL muhtemel ileride çıkacak tedavi giderleri zararı, 1.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlar ve 7.000,00 TL çalışamamasından kaynaklı iş gücü kaybı ve sürekli maluliyet zararı olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itiabren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Dava dilekçesi ekleri ve davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plaka nolu aracın müvekkili tarafından... vadeli ... nolu Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe azami teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kusur ve zararının, ayrıca bu zarar ile müvekkiline sigortalı araç sürücüsü arasındaki illiyet bağını ispatla mükellef olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusurlu kabul edilemeyeceğini, davacının Adlı Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu Başkanlığı'na sevk edilerek sakatlık oranını bulunup bulunmadığının tespitini ve sakatlık söz konusu ise davacının sürekli sakatlık tazminatının tespiti amacıyla aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacının sakatlık oranının tespiti Adli Tıp Kurumu'nca tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın tedavi masrafı talebi poliçe teminatı kapsamına girmediğini, trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılandığını, zorunlu sigortaların tedavi giderleri teminatı kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sona erdiğini, ... 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacının dava konusu kaza nedeniyle SGK, Emekli Sandığı, Bağ-Kur, vs.) herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılması ve almış olması halinde davanın reddini talep ettiklerini, sigorta şirketinin temerrüdü talep edilen tazminat için hasarın teminat kapsamına girip girmediğini incelemeye yeterli belgelerle ihbar tarihinden itibaren başlayacağını, ihbarda bulunulmadan dava ikame edilmesi halinde sigorta şirketi bakımından dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile mahkeme masraf ve vekalet ücreti davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza esnasında ... plakalı araç ile taksimden ... isimi şahsı aldığını, Aksaray istikametinde ilerlerken ... alt geçitinde ilerlediğini, hızının 60-70 km olduğunu, geçitten çıkmak üzereyken Aksaray istikametinden taksim istikametine doğru ilerlemekte olan ve sonradan adının ... olduğunu öğrendiği şahıs virajdan geçerken hızını alamayarak ve demir refüjleri kırarak karşı şeride geçtiğini, kendisinin büyük bir gürültü duyar duymaz karşıdan üzerine gelen aracı fark ettiğini, kendisinin refleks ile aracını durdurduğunu ancak davalı ...'ın asli kusurlu olduğunu, kendisinin kaza sonrası tedavi gördüğünü, aracının perte çıktığını ve çalışamadığını, kendisinin mağdur olduğunu, davalı olarak gösterilmiş ise de kendisininde bu olaydan zarar gören olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın kendisinin işleteni olduğu ... plakalı yanında çalışan ...'ın gece sıralarında taksimden ... isimi şahsı aldığını, ... isimli şahsın virajdan geçerken hızını alamayarak ve demir refüjleri kırarak karşı şeride geçmesi ile araca çarptığını, davalı ...'ın asli kusurlu olduğunu, yanında çalışan ...'ın mesleğinde deneyimli bir şoför olduğunu, olay anında gerekli tedbirleri aldığını ancak davalının hataları nedeniyle bu kazanın gerçekleştiğini, aracının zarar gördüğünü ve bir süre çalıştıramadığını, davalı olarak gösterilmiş ise de kendisininde bu olaydan zarar gören olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayla ilgili olarak müvekkili aleyhine açılmış ... 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza davasının kesinleşmesinin işbu dava yönünden bekletici mesele yapılmasını kazanın meydana geldiği yerin gizli buzlanmanın olduğu bir yer olduğunu, durumu kurtarmak için defalarca hamle yaptığını, uğraştığını ama yolun direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarptığını ve kazanın meydana geldiğini, bu hususlarla birlikte olayın fiili koşulları dikkate alınarak kusurun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını ettiklerini, davacının doğabilecek herhangi bir maddi tazminat talebini ödemekle yükümlü olan müvekkilinin değil, müvekkilinin aracının ... no'lu poliçe ile ZMSS olduğu diğer davalı ... Sigorta A.Ş. olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminat kalemlerinin hiçbiri kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinin birincisi “belgesiz giderler” adı altında talep ettiği tazminat talebi olduğunu, öncelikle TBK'nun 50/1. maddesi gereğince “zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır” davacının “belgesiz gider” adı altında hiçbir alacak talebinde bulunamayacağını, söz konusu talebin reddi gerektiğini, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede hafif bir yaralanmayı, davacının haksız kazanç sağlamak için denediğini, kaza nedeniyle davacının vücut bütünlüğünün bozulmadığını ve davacının gerçeğe aykırı olarak beyan ettiği şekilde yüz çehresinde kalıcı bir hasar oluşmadığını, davacının ekonomik geleceğinin sarsılması karşılığı olarak talep ettiği tazminatın kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin asli kusurlu sayılamayacağını, TBK'nun 49. maddesine göre haksız fiil sorumluluğunun doğmasının için bir zararın oluşması gerektiğini, zarar oluşmadan haksız fiil sorumluluğunun da oluşamayacağı dikkate alındığında ileride gerçekleşmesi “muhtemel” olan yani hem henüz gerçekleşmemiş, hem de ileride gerçekleşip gerçekleşmeyeceği de belli olmayan zararın tazmininin talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacının, yapılması muhtemel tıbbi müdahaleler için yapılacak harcamalar karşılığı olarak ileri sürdüğü tazminat talebinin de reddi gerektiğini, davacının burnunun kırıldığını, burnunun sağ taraf kemiğinin düştüğünü ve bununla birlikte koku ve tad alma duyularının zarar gördüğünü iddia ettiğini, Adli Tıp Kurumu raporunda davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu ortaya koyduğunu, anılan raporda davacının yarasının basit bir tibbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğunun belirtildiğini, davacının manevi tazminat talep edebileceği herhangi bir zararı oluşmadığını, talep edilen 100.000 TL.nin son derece fahiş bir tutar olduğunu, kabul edilemez bir talep olduğunu ve reddi gerektiğini, davacının müvekkili ihtar yoluyla temerrüde düşürmeden huzurdaki davayı ikame ettiklerini, bu sebeple de dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talebi mümkün olmadığını, davacının tazminat taleplerine ticari faiz işletilemeyeceğini, ancak yasal faiz işletilebileceğini, açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkiline müracaat edilmediğini ve herhangi bir hasar dosyası açılmadığını, tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu' ndan talep edilmesi gerektiğini, tedavi dönemi ile kontrol/takip şeklinde devam eden devrede, davacının tıbbi takip ve kontrolleri devresinde ki harcamalarla, refakat, yol ve paremedikal harcama zararını da kapsadığını, BK 46/1 maddesi beden tamlığının bozulması anlamında cismani zararı tarif etmekte olduğunu, bu çerçevede cismani zarar; a-İyileştirme giderleri, b-Çalışma gücünün azalması ya da tüm olarak yitirilmesi sonucu doğan zararları, c-Ekonomik olarak geleceğin tehlikeye girmesini ayrı ayrı değerlendirmeye yönelik olduğunu, iyileştirme giderlerinin davacıda kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın veya bedensel/ruhsal bütünlüğünde, bozulanın geri kazanımı veya onarımı yani tedavisi amacıyla yapılan her türlü harcama ile masrafı karşıladığını, bu çerçevede tedaviye yönelik muayene, tetkik, röntgen, laboratuar incelemesi konsültasyon cerrahi veya tıbbi müdahale, yoğun bakım, ameliyat, pansuman, ilaç, kan, tıbbi ve cerrahi malzeme, protez, yatak, hemşirelik hizmetleri, rehabilitasyon ile fizik tedavi ve yahut kaplıca tedavisi, tedavi için gerekli araç veya malzemelerin tümü için yapılan bütün harcamaları içereceğini, tedavi süresince hastalığın niteliğine bağlı olarak hastaya fonksiyonel kapsamda yapılan refakatçi gider ve harcamaları da tedavi gideri içerisinde yer aldığını, tedavi süresince gerek yataklı tedavi ünitesinde gerekse ayakta tedavi sırasında bizzat hasta ile hasta yakınlarının bu amaçla yaptıkları yol ve ulaşım harcamaları ile paramedikal olarak isimlendirilen ve hastalığın tedavisi için gerekli olduğunu, tedavi esnasında zorunlu olarak kullanılan ekonomik ömrünü tamamlamadan heba olan veya bir daha kullanılamayan özel giysi, çamaşır, ayakkabı, vs gibi eşya ve malzemelerde tedavi yani iyileştirme giderlerinden olduğunu, bakım giderlerinin; hasta veya yaralının tıbbi tedavi süresince ona yapılan refakat veya benzeri hizmet için yapılan harcama olduğunu, bakım gideri tıbbi tedavisi bitmiş, malul dahi olsa tıbbi olarak destek veya yardıma ihtiyacı kalmamış kişinin eksik kalan fonksiyonunun bir başkası tarafından karşılanma bedeli olmadığını, bakım tedavinin süresi içerisinde onun bir parçası olduğunu, tıbbi tedavi sona erdiğinde bakım giderinin de bittiğini, oluşmuşsa maluliyet oranında mahrumiyetin başlayacağını, açıklanan sebeplerle, tedavi süresindeki bakım, refakatçi ve yol giderleri tedavi gideri kapsamında olduğundan söz konusu taleplerden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olduğundan bu kapsamındaki taleplerin müvekkili açısından reddini talep ettiklerini, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı da tedavi giderleri kapsamında değerlendirildiğini, daimi maluliyet tazminatı bakımından tüm delillerin toplanması ve “Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi” tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkiline sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; maluliyet oranının tespiti için davacının “Tam Teşekküllü bir Devlet Hastanesi”ne sevk edilmesini ve müvekkilince sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda yine “Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi ile “sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik” tazminatının hesaplanmasını, huzurdaki davanın “(bakıcı, refakatçi vb.) Tedavi Gideri” ve “geçici iş görmezlik” tazminatı bakımından, HMK md.61 gereği (fer'i müdahil olması için) dava dışı SGK' ya ihbar edilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmili ile manevi tazminatla ilgili doğacak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden de, müvekkilinin şirketinin dışında tutulmasını talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Kaza tespit tutanağı, ZMMS poliçeleri, ... 55. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ceza dava dosyası, davacının sosyal hizmet dökümü, nüfus kayıtları, davacının trafik kazası sebebiyle görmüş olduğu tedavilere ilişkin tüm hastane kayıtları, sürücü belgeleri, araçların ruhsat kayıtları, SGK rücu yazısı, objektif koku testine yönelik tıbbi kayıtlar, sosyal ve ekonomik durum araştırma yazıları, kusur - maluliyet ve aktüer raporlar celp edilmiş, incelenmiştir. ... Üniversitesi Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Biyofizik Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... sayı ve 15/02/2023 tarihli yazısı gereğince ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ...'dan alınan ''Objektif Koku Testi'' raporunda özet olarak; ''... Kişi bütün olarak değerlendirildiğinde kişinin hafif düzeyde koku alamama (anosmi) olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatindeyim. Bu kaybın koku uyarısının koku sinirine ulaşmasını azaltan veya engelleyen hava akışındaki değişiklik veya bozulma kaynaklı olma olasılığı yüksektir. Sıcak asfalt dökümü sırasında sıcak hava ve diğer kimyasal buharlarının etkisinin de bu koku kaybı için bir zemin hazırlamış olabileceği de göz ardı edilmemelidir ...'' şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu (2. İhtisas Üst Kurul) tarafından mahkememize sunulan 10/10/2024 tarihli adli tıp raporu ile sonuç olarak; "... Kişide hafif düzeyde koku alamama (anosmi) olduğunun tespit edildiği, geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu burun kırığı ve ileri düzeyde deviasyon (şekil bozukluğu) meydana geldiği anlaşılan kişide tespit edilen koku alamama şikayetinin olayla illiyetli olduğunun değerlendirildiği,.. ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; Saim oğlu, 1978 doğumlu ...’in 30/10/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasıyla illiyetli hafif düzeyde anosmi arızası nedeniyle; A- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak değerlendirildiğinde; Geçici iş göremezlik süresi olan 1 ayın sonundan itibaren E cetveline (yaşına) göre %4.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, B- Geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, C- Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, D- Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı 13/02/2023 tarihli Olfaktör Uyartılmış Potansiyel Kayıt İncelemesi Sonuç Raporunda kişide hafif düzeyde koku alamama (anosmi) olduğunun tespit edildiği, geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu burun kırığı ve ileri düzeyde deviasyon (şekil bozukluğu) meydana geldiği anlaşılan kişide tespit edilen koku alamama şikayetinin olayla illiyetli olduğu değerlendirildiği önceki mütalaamız ile farkın bundan kaynaklandığ oy birliği ile mütalaa olunur ..." şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Dosya, kusur durumunun tespit edilmesi ve maddi tazminatın hesaplanması amacıyla İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi ... SUT Uzmanı Tıp Doktoru bilirkişi ... ile aktüer hesaplama uzman aktüer bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 14/04/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; ''... 1. Talep Konusu; 30/10/2013 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeni ile ağır yaralanan ve malul kalan davacı için, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik (HMK 107) 1.000,00 TL belgesiz tedavi giderleri ve yol giderleri, 1.000,00 TL muhtemel ileride çıkacak tedavi giderleri zararı, 1.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlar ve 7.000,00 TL çalışamamasından kaynaklı iş gücü kaybı ve sürekli maluliyet zararı olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talebi. 2. Talep Konusu Olay; :30.10.2011 günü saat 04.00 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Atatürk bulvarını takiben Unkapanı istikametine doğru seyir halinde iken ... geçidi girişine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek istikametine göre sol tarafında bulunan bariyerleri kırarak Unkapanı istikametinden Aksaray istikametine seyretmekte olan müşteki sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısmına çarpması akabinde aynı yöne seyretmekte olan müşteki sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobilin önüne itmesi,....plakalı otomobilin de duramayarak ... plakalı otomobilin sağ arka kısmına ve daha sonra bariyerlere çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, 3. Kusur Durumu; 3.1-) ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü davalı ...’ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, 3.2-) ... plakalı ticari otomobilin sürücüsü davalı ...’ın kusursuz olduğu, 3.3-) ... plakalı ticari otomobilin sürücüsü dava dışı...’ın kusursuz olduğu, 3.4-) ... plakalı ticari otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ...’e atfı kabil kusur veya müterafik (birlikte) kusur bulunmadığı, 3.5-) Hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında başkaca kusurlu kişi, kurum, kuruluş veya etkili faktör bulunmadığı, 4. Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... nolu kararında; ... ... ’in 30/10/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasıyla illiyetli hafif düzeyde anosmi arızası nedeniyle; A- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak değerlendirildiğinde; E- Geçici iş göremezlik süresi olan 1 ayın sonundan itibaren E cetveline (yaşına) göre %4.2 (yüzdedörtnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, F-Geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, G-Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, H- Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı 13/02/2023 tarihli Olfaktör Uyartılmış Potansiyel Kayıt İncelemesi Sonuç Raporunda kişide hafif düzeyde koku alamama (anosmi) olduğunun tespit edildiği, geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu burun kırığı ve ileri düzeyde deviasyon (şekil bozukluğu) meydana geldiği anlaşılan kişide tespit edilen koku alamama şikayetinin olayla illiyetli olduğu değerlendirildiği önceki mütalaamız ile farkın bundan kaynaklandığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, Tedavi ve Evde Bakım Giderleri: - Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda incelendiğinde; Davacı Sigortalı ...’in geçirdiği trafik kazasının 30/10/2011 tarihinde yani ... tarihli ... sayılı kanun değişikliğinden ve Danıştay 15. Dairesi’nin 14/11/2013 tarihli yürütmenin durdurulması kararından ÖNCE meydana gelmiş olduğu, olay tarihinde Danıştay tarafından iptal edilmiş herhangi bir genelge hükmü bulunmadığı, 2013 yılı Sağlık Uygulama Tebliği’nin Danıştay tarafından iptal edilmemiş ve yürütmesi durdurulmamış “Tanı ve Tedavi” başlıklı 6.3.1 numaralı maddesinde “Kurumca bu sağlık hizmetleri için ödenen tutarlar üzerinden karşılanır” hükmü bulunduğu, bu nedenlerle –eğer SGK tarafından ödeme yapılacak ise- dava konusu sağlık giderlerinin SGK tarafından SUT hükümleri çerçevesinde karşılanması gerekeceği, bu meblağın üstünde kalan tutarlardan kusurluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; - Hem S.B. Haseki EAH Genel Adli Muayene Raporunda hem de ...Üniversitesi Hasta Anemnez/Rapor Formlarında “Kurum Adı: SSK” yazmakta olup bu durumda davacının adı geçen hastanelerdeki muayene, tetkik, tahlil, ilaç, tıbbi malzeme ve tedavi masraflarının dava dışı SGK tarafından ödendiği ve kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirildiği, dolayısıyla davacıya başkaca bir borcunun bulunmadığı; eğer hastanın kendisi tarafından da bu hastanelere ödeme yapılmış ise bu ödemeler İlave Ücret kapsamına girecek olup –yukarıda açıklandığı üzere- Sağlık Uygulama Tebliği’nde “İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmünün bulunduğu; - Dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Raporunda “Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen... tarih ve ... nolu kararında; ...doğumlu ... ’in 30/10/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasıyla illiyetli hafif düzeyde anosmi arızası nedeniyle; Geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı” tespit edilmiş olup bu durumda Evde Bakım Gideri Hesaplaması yapılmasına gerek bulunmadığı; - Dosya içerisinde herhangi bir tedavi gideri ödeme belgesi bulunmadığı, bu nedenle belgeli tedavi gideri hesaplamasına gerek olmadığı; - Davacı taraf, her ne kadar tüm tedavi masraflarını belgeleyen yazılı deliller ibraz etmemiş olsa da; B.K. Md. 42 uyarınca, hastalığın şiddeti ve tedavisi sürecinde yapılan ulaşım, hastane tetkikleri, ilaçlar, ilaç katılım payı, muayene katılım payı, vb. masraflar için 5.000,00- TL belgelendirilemeyen tedavi gideri belirlendiği; - Konu yukarıda verilen Yargıtay Kararları doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; B.K. md.46/1 uyarınca gelecekte yapılması muhtemel tıbbi tedavi, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, ilaç, ilaç katılım payı, muayene katılım payı, özel hastaneye giderse ilave ücret ödemesi, ulaşım, rehabilitasyon, refakatçi, iyileştirme ve tedaviler için 10.000,00 TL gelecekte yapılması muhtemel tedavi masrafı olarak belirlendiği. bu meblağ belirlenirken günün koşulları ve gelecekte herhangi bir tedavi gideri söz konusu olursa ödemesinin yine SGK tarafından yapılabileceği hususunun da dikkate alındığı; 6. Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacı ...’ in 30/10/2011 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; - 1 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının – yolcu konumunda olan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 658,95 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, sigorta şirketi yönünden sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, -% 4,2 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının – yolcu konumunda olan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 368.911,22 TL olduğu, davalılar ... (34 TN 3661 plakalı aracın maliki ve kaza sırasında sürücüsü) ve ... Sigorta A.Ş. ‘ nin müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, ancak davalı ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.‘nin işbu zararın azami limit 200.000,00 TL si ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, Davalı sigorta şirketi yönünden; Dava öncesi davalı ... sigorta A.Ş. ‘ye gereken tüm belgelerle birlikte başvuruda bulunulduğuna dair belge dosyada bulunmadığı görülmekle; 01/02/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortalı araç hususidir) talep edilebileceğinin hukuki takdiri elbette Sayın Mahkemeye aittir ...'' şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı vekili 16/09/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belgeli belgesiz alacak olarak dilekçesinde 1.000,00 TL'nin tüm davalılardan talep edildiğini, talep miktarınının sadece ... ve ... Sigorta A.Ş.' ye karşı (poliçe limiti dahilinde) 4.000-TL artırarak 5.000-TL için kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, yapılması muhtemel tedavi giderleri için, dava dilekçesinde 1.000,00 TL tüm davalılardan talep edildiğini, talep miktarını sadece ... ve ... Sigorta A.Ş.' ye karşı (poliçe limiti dahilinde) 4.000-TL artırarak 5.000,00 TL için kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, beden gücü ve vücut bütünlüğünde meydana gelen zarar karşılığı dava dilekçesinde geçici - sürekli iş göremezlik tazminatı ayrımı yapmaksızın tüm davalılardan 7.000,00 TL maddi tazminat talep edildiğini, talep miktarını sadece ... ve ... Sigorta A.Ş.' ye karşı (poliçe limiti dahilinde) 362.570,17 TL artırarak 369.570,17 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini dava dilekçesinde (Manevi tazminat için 100.000-TL talep edildiğini) ve artırma dilekçesindeki açıklamalar doğrultusunda yargılama giderlerine ve vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, yol ve tedavi gideri) ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. ... ili ... ilçesinde 30/10/2011 tarihinde saat 04:00 sıralarında, davalılardan ... Sigorta A.Ş.nin ZMMS sigortacısı olduğu davalı ...'a ait onun ve sevk idaresinde bulunan ... plakalı aracın ... Bulvarını takiben ... istikametine doğru seyir halinde iken ... geçidi girişine geldiğinde davalı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek sol tarafında bulunan yol ayırıcı bariyerleri kırmak suretiyle Unkapanı istikametinden Aksaray istikametine gitmekte olan davalı ... A.Ş.nin ZMMS sigortacısı olduğu davalı ...'e ait ve davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı ticari taksinin ön kısmına çarpması ve akabinde aynı yönde seyir halinde olan 34 TBU 32 plakalı aracın önüne itmesi ... plakalı aracın da duramayarak ... plakalı aracın sağ arka kısmına ve daha sonra bariyerlere çarpması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, işbu trafik kazası nedeniyle ... plakalı ticari takside yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı anlaşılmıştır. Davaya konu trafik kazasının yaralanma ile sonuçlanmasından ötürü soruşturma ve kovuşturma da yürütülmüş, davalı/ şüpheli ... hakkında İstanbul CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyasında 5237 s. TCK 89/4. maddesinde düzenlenen taksirle birden fazla kişinin yaralamasına neden olmak suçundan iddianame tanzim edilerek kamu davası açılmıştır. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ceza dava dosyası ile; davalı /sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda Ceza Mahkemesince trafik kazasına yönelik tüm delillerin toplandığı, kazaya ilişkin Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alındığı, sanık ...'ın direksiyon hakimiyetini kayberek kazaya sebebiyet verdiğinden asli kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin ... ve ...) kusurlarının bulunmadığı kabul edilerek sanık ...'ın TCK 89/4, 62. maddesi uyarınca neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak yasal şartların oluşması sebebiyle verilen cezanın 5271 s. CMK 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. İşbu kararın itiraz edilmeksizin 22/05/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir (TBK 74). Ancak, Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı bağlayıcı olduğu gibi, Hukuk Mahkemesi hakimi her halde Ceza Mahkemesince belirlenen maddi olgu / vakıalarla bağlıdır. Dolayısıyla, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ve maddi olgularla bağlı olduğundan bu hususları nazara almak zorundadır. Nitekim, Mahkememizce, ceza yargılamasındaki maddi olgularla trafik kazası ve kazanın oluş şekline yönelik bağlı kalınarak kusur tayini yapılmıştır. Trafik kazasının meydana gelmesinde, ... plakalı araç sürücü davalı ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybederek yol ayırıcı bariyerleri kırdıktan sonra karşı şeride geçtiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, buna karşılık kendi istikametlerinde trafik kurallarına uygun şekilde hareket eden ... plakalı araç sürücüsü ... ile ... plakalı araç sürücüsü Yıldıray Kılıç'ın bariyerleri kırarak ters istikamete giren ve üzerilerine kontrolsüzce gelen araca karşı almaları muhtemel bir tedbir bulunmadığından kusurlarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Tarafların trafik kazasında kusur durumlarının tespitine yönelik olarak dosya, trafik kazaları kusur konusunda uzman Yüksek Makine Mühendisi ve İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ...'e tevdi edilmiş, 14/04/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın hızını ve direksiyon sapma açısını ayarlayamadığı, direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek karşı yol bölümüne girerek kazaya neden olduğundan 2918 s. KTK 46/c, 47/c,d, 51, 52/a,b, 56/a, 67/a, 84/b,f,g maddeleri uyarınca %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ile ... plakalı araç sürücüsü dava dışı Yıldıray Kılıç'ın ise orta refüjü aşarak kontrolsüzce üzerilerine yönelen ve önünü kapatan araç sürücüsüne karşı kısa sürede ve mesafede kazaya engel olmak için almaları gereken muhtemel bir tedbir olmadığından kusurlarının bulunmadığı, kazanın oluş şeklinde bakıldığında ... plakalı ticari takside yolcu olan davacı ...'in kusuru veya müterafik (birlikte) kusurunun bulunmadığı, öte yandan davalı ... vekilinin somut ve fiziki herhangi bir bilgi, belge, bulgu içermeyen yoldaki gizli buzlanma iddiasının aksine dava konusu zararın doğmasında ve artmasında başkaca kusurlu kişi, kurum, kuruluş veya etkili faktör bulunmadığı doğru bir şekilde ve somut olaya uygun olarak takdir edilmiştir. Mahkememizin kusur dağılımı tespiti destekleyen ve benimseyen uzman bilirkişinin 14/04/2025 tarihli raporundaki tespitler, kazanın oluş şekli, davalı sürücü ...'ın ihlal ettiği trafik kuralları, yasal geciktirici nedenler ve bilimsel yönden yapılan detaylı açıklamalar içeren kusur raporuna gerekçeli ve denetime açık olduğundan itibar edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, itirazen, olayda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını ileri sürmüş ise de; sigortalı araç sürücüsünü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, orta refüjde yer alan bariyerleri kırması ve ters istikamete girerek kazaya sebep olduğundan soyut itiraza itibar edilmemiştir. Davacı trafik kazasında yaralanması sebebiyle maddi tazminat olarak geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, yol ve tedavi gideri, estetik tedavi giderleri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar istemlerinde bulunmuştur. Ne var ki, davacı vekili 05/02/2025 tarihli 30. celsede; estetik tedavi giderleri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalardan olması, (kısmi) feragatin kayıtsız ve şartsız olması, davadan feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin kabulüne bağlı olmaması, feragat eden vekilin vekaletnamesinde davadan feragate yönelik özel yetkisinin mevcut olması karşısında estetik tedavi giderleri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat taleplerinin vaki feragat uyarınca reddine karar verilmiştir. O halde, eldeki maddi tazminat davası; (kısmi feragat nazara alınarak) geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, yol ve tedavi giderleri zararlarının tazmini istemine ilişkindir. Nitekim, 05/02/2025 tarihli 30.celsede bu durum açıkça beyan edilmiş, tutanağa da geçirilmiştir. Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu geçici ve sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davacının yaralanması sebebiyle görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından eksik olduğu belirtilen tıbbi kayıtlar davacının muayenesi yaptırılarak ve Üniversite Hastanesine sevki sağlanarak ikmal ettirilmiştir. Ayrıca, yine Adli Tıp Kurumunun talebi uyarınca belirlenen randevu gününde davacının muayenesinin yapılması için Kurumda hazır bulunması sağlanmıştır. Bu çerçevede, İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu (Üst Kurul) 10/10/2024 tarihli raporunda davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle ve özellikle ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı OBJEKTİF KOKU TESTİni de nazara alarak sürekli maluliyetinin %4,2 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren bir (1) aya kadar uzayabileceği, ancak geçici ve sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç olmadığını tespit etmiştir. Bahse konu Adli Tıp Kurumu Genel Kurul raporu 30/10/2011 kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğe göre tanzim edildiğinden mevzuata uygun ve denetime elverişli olup, özellikle raporun 5. maddesinde gösterildiği üzere hafif düzeyde koku alamamanın (anosmi) davacının geçirdiği trafik kazası sonucu burun kırığı ve ileri düzeyde deviasyon (şekil bozukluğu) meydana gelmekle koku alamama durumunun trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğu kabul edilmiş / vurgulanmış, mahkememizce rapordaki illiyet bağının varlığına maluliyet oranına, iyileşme süresine itibar edilmiş, hükme esas alınmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 10/10/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna karşı salt beyanları esas alan subjektif koku testi ile maluliyet belirlenemeyeceği ve trafik kazası ile koku alamama durumu arasında illiyet bağı olup olmadığının değerlendirilmediği itrazında bulunmuş ise de; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanlığına ait raporun laboratuvar ortamında yapılan objektif koku testine dayalı olduğu, bilimsel olarak kişi beyanlarından bağımsız ve yapılan ölçümlere dayalı nesnel sonuçlar içerdiği, öte yandan Adli Tıp Kurumu maluliyet raporu içeriğinde açıkça davacıda tespit edilen koku alamama şikayeti ile trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğu belirtildiğinden - illiyet bağı yönünden bir değerledirme olmadığı yönündeki itirazlar yerinde görülmemiştir. Kusur durumunun tespit edilmesi ve kesin maluliyetin tayininden sonra dosya, maddi tazminat hesabı yapılması için SUT uzmanı doktor ve aktüerya konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilmiştir. Aktüer bilirkişi ... ile SUT uzmanı Doktor bilirkişi tarafından sunulan 14/04/2025 tarihli raporda, davacı ...'in geçici iş göremezlik zararı 658,95 TL, sürekli iş göremezlik zararı 368.911,22 TL, belgelendirilmeyen tedavi gideri 10.000 TL olarak hesaplanmıştır. Aktüer raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması ile özellikle hesaplamada yerleşik içtihatların ve Yargıtay uygulamasının takip edilerek TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması ve prograssive rant formülüne (YARGITAY 4. HD. ...E., ... K; İSTANBUL BAM 9. HD.... E., ...K.) göre hesaplama yapıldığından hüküm kurmaya elverişlidir, bu nedenle raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili emniyet kemeri takılmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmasından bahisle aktüer rapora itiraz etmiş ise de; emniyet kemerinin takılmadığının davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanamadığı, öte yandan davacının yaralanmasının burun bölgesinden olduğu, emniyet kemeri takılıp takılmaması ile yaralanma arasında illiyet bağının bulunmadığı anlaşıldığından aktüer rapora yönelik itirazların ve müterafik kusur indirimi talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili maddi tazminata ilişkin 16/09/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunmuştur. Maddi tazminat bakımından ; Trafik kazasının hukuki niteliği itibariyle haksız fiil olduğu, 6098 s. TBK uyarınca ilke olarak haksız fiilden kaynaklanan davaların kusur sorumluluğu esasına dayandığı, davalılar ..., ... ve ... A.Ş.ye husumet yöneltilmiş ise de dava konusu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmaması, araç işleteni diğer davalı ...'in de sorumluluğuna gidilemeyeceğinden ve aracın ZMMS sigortacısı ... A.Ş.nin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde zarardan sorumlu olmakla birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmaması karşısında davalılar ..., ... ve ... A.Ş. yönünden maddi tazminat davasının ayrı ayrı ve tümden reddine karar verilmiştir. Davacının estetik tedavi giderleri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat taleplerinin yukarıda belirtildiği üzere vaki feragat uyarınca reddine karar verilmiştir. Bunlar dışında hükme esas alınan aktüer rapor uyarınca, davacı ... için 658,95 TL geçici iş göremezlik, 368.911,22 TL sürekli iş göremezlik (davalı ... Sigorta A.Ş.nin sürekli iş göremezlik tazminatı için bu tutarın poliçe üst limiti olan 200.000 TL.sinden sınırlı sorumlu olarak) ve 10.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 379.570,17 TL maddi tazminatın dava öncesinde sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmadığından davalı ... Sigorta A.Ş. için temerrüt dava tarihinde gerçekleştiğinden sigorta şirketi için dava tarihinden, davalı ... için temerrüt kaza tarihi itibariyle oluştuğundan bu davalı için kaza tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde davacının 16/09/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat bakımından ; 6098 sayılı TBK'nun 56. (818 sayılı BK'nun 47.) maddesi hükmüne göre, Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Manevi tazminat yönünden, davacının trafik kazası sonucunda yaralanması (ve yüzünde sabit iz oluşması) sebebiyle manevi olarak elem duyacağı, bu zararın olumsuz izler bırakacağı muhakkaktır. Davacı trafik kazasında yaralanması sebebiyle yalnızca davalılar ..., ... ve ...'dan 100.000 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Dava konusu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmaması ve bu nedenle araç işleteni davalı ...'in de sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının manevi tazminat davasının adı geçen davalılar ... ve ... için ayrı ayrı ve tümden reddine karar verilmiştir. Talep edilen 100.000 TL manevi tazminatın 2011 yılı olay itibariyle fahiş olduğu, Mahkememizce az yukarıda açıklanan ilkeler nazara alındığında, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanma düzeyi ve maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi özellikle 2011 yılı / olay tarihinde paranın alım gücü hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebi reddedilmiş, bu suretle Mahkememizdeki vicdani kanıya göre hükmedilen tutarın adalet duygusunu pekiştirecek, davaya konu trafik kazası sebebiyle duyulan elem ve üzüntüyü dindirecek ve olay tarihindeki paranın alım gücü itibariyle miktarın tatmin edecek düzeyde olduğu değerlendirilmiş, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek nihayetinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); I. MADDİ TAZMİNAT Davacının 16/09/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davacı ... için 658,95TL geçici iş göremezlik, 368.911,22 TL sürekli iş göremezlik (sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından davalı ... Sigorta A.Ş.nin 200.000 TL poliçe üst limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) ve 10.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 379.570,17 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren davalı ... yönünden 30/10/2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının estetik tedavi giderleri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, 3-Davacının, davalılar ..., ... ve ... A.Ş. yönünden maddi tazminat davasının ayrı ayrı ve tümden REDDİNE, II. MANEVİ TAZMİNAT Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın 30/10/2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davacının adı geçen davalı için fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, 2-Davacının, davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat taleplerinin ise ayrı ayrı ve tümden REDDİNE, III.HARÇ 3.1.Maddi tazminat yönünden kabul edilen dava değeri (379.570,17 TL) üzerinden alınması alınması gereken 25.928,43 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 375,75TL'nin ve 1.265,65TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 24.287,03 TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.nin poliçe teminatları ve limitleri dikkate alınarak bu tutarın 12.748,71 TL.sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3.2.Manevi tazminat yönünden kabul edilen dava değeri (10.000,00 TL) üzerinden alınması gereken 683,10 TL harcın davalı ...'dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, IV.YARGILAMA GİDERİ Davacı tarafından yapılan 375,75 TL peşin harç, 1.265,65 TL tamamlama harcı, 2.075,00 TL posta ve tebligat masrafı, 13.420,35 TL ATK rapor ücreti ile 21.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 38.136,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 30.851,03 TL'sinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.den (davalı ... Sigorta A.Ş.nin poliçe teminatları ve limitleri dikkate alınarak bu tutarın 21.054,70 TL.sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, V.VEKALET ÜCRETİ 5.1.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından kabul edilen dava değeri (379.570,17 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 60.731,23 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'dan (davalı ... Sigorta A.Ş.nin poliçe teminatları ve limitleri dikkate alınarak bu tutarın 45.000 TL.sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5.2.Davalılar ... ve ... Şirketi yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından reddedilen dava değeri (10.000 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Şirketine VERİLMESİNE, 5.3.Davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından reddedilen dava değeri (estetik tedavi giderleri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat - 2.000 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 2.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.ye VERİLMESİNE, 5.4.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından kabul edilen dava değeri (10.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1,4. ve 13/2. maddeleri uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 10.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5.5.Davalı ... yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından reddedilen edilen dava değeri (90.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1,2,4. ve 13/1. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın Hâkimin takdir yetkisi kapsamında belirlendiği, davanın sonunda talebinin hangi oranda ve miktarda haklı bulunacağının davacının bilmesinin ve öngörmesinin mümkün olmadığı, manevi tazminat miktarının hakimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve 2024/29 E. 2024/226 K. sayılı kararı ile 6100 s. HMK 326/2.maddesinin "manevi tazminat davaları" yönünden mahkemeye erişim hakkı (Anayasa m.13) ile hak arama hürriyetine (Anayasa m.36) aykırılık sebebiyle iptaline karar verilmiş olup reddedilen manevi tazminat kısmı için davalı ...'a vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5.6.Davalı ... yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından reddedilen edilen dava değeri (100.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. 10/1,3,4. ve 13/2. maddeleri uyarınca adı geçen davalı için ret sebebinin farklı olduğundan ayrı vekalet ücreti verilmesi ve manevi tazminatın tümüyle reddine karar verildiğinden Tarifenin İkinci Kısım İkinci Bölümü uyarınca belirlenen 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE, VI.HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2025

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2013/37, K. 2025/815, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2013-37-e-2025-815-k-d613e7179387