İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/680 E. 2025/1122 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/680
Karar No
2025/1122
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/680 KARAR NO : 2025/1122

DAVA : Şirketin İhyası (TTK 547. Maddesi Uyarınca) DAVA TARİHİ : 29/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirket nezdinde, ---- no’lu, ---- Sigorta İşyeri Paket Yangın Ticari Poliçesi kapsamında ------adresinde kain işyerinde çıkan yangın nedeniyle 29.07.2023 tarihinde meydana gelen hasarların karşılanması için sigortalı bulunan -----adına ödenen toplam 1.007.339,04 TL tazminat giderinin ve tazminat tespitine maksadıyla yapılan ekspertiz incelemesine ilişkin 43.000,00 TL tutarlı masrafın, ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş işleyecek olan ticari avans faizleri ile birlikte, TTK.’nun 1472. Maddesi gereğince, davalı ...’ün tasfiye memurluğu yapmış olduğu ---- tahsili amacıyla başlatılan ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasında anılan firmaya tebligat yapılması talep edildiğinde icra müdürlüğünce yapılan sorgulama neticesinde şirketin terkin edildiği hususunda 21.01.2025 tarihinde tensip tutulduğunu ve taraflarınca bu hususta bilgi sahibi olunduğunu, tasfiyesi gerçekleşen ----- ile müvekkil şirket arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla; ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ---- sicilinde kayıtlı bulunan----- TTK.’nun 547. Maddesinin "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." düzenlemesi gereğince, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ---- sicilinde kayıtlı bulunan------tüzel kişiliğinin ihyasını ve ihyanın geçmişe etkili olması nedeniyle ---. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasında yapılan işlemlerin hukuken geçerli olduğuna karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde -----Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin müvekkilinin Müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalı şirketin ---. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası için ihyası talebidir. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir.Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Somut Olayda; davalı şirketin ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında terkin edilmesinden dolayı taraf sıfatının sağlanması talebiyle ihyası talep edilmiştir. Dosya içerisine alınan ----- Ticaret Sicil kayıtları uyarınca dava dışı şirketin genel kurul kararı gereği 20.11.2023 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye kararının 23.11.2024 tarihinde tescil edildiğ ve alacaklılara usulüne uygun olarak 29.11.2023-07.12.2024-15.12.2023 tarihinde ----- Gazetesinde ilanların yapıldığı tespit edilmiştir.Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. (Benzer nitelikte ---- BAM -----HD ----

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Açılan Davanın TTK 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----- sicil numaralı Tasfiye Halinde -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasında taraf sıfatında infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2- Tasfiye Memuru Olarak Davalı ...'ün atanmasına, 3- Karar Kesinleştiğinde ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 4-Harç başlangıçta alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı taraf yararına takdir edilen 45,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı ve yargılama aşamasında sarfedilen 79,50 TL olmak üzere toplam 1.396,80 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine, 7- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/680, K. 2025/1122, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-680-e-2025-1122-k-c8db966623e7