Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1714 E. 2025/1952 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1714
- Karar No
- 2025/1952
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1714
KARAR NO : 2025/1952
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2025
NUMARASI : 2024/733 Esas - 2025/577 Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL 14. ATM nin2025/202 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın Davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin ... İş Sağlığı..Ltd. Şti. ve SGK Başkanlığı'nı hasım göstererek Bakırköy 44. İş Mahkemesinin 2021/1493 esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açıldığını, ancak şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği yargılamada öğrenildiğini, açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Bakırköy 44. İş Mahkemesince müvekkiline işbu davayı açmak için mehil verildiğini, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ... Giyim Sanayi Sit 2. Ada C Blok... Başakşehir olduğunu, şirket ticaret sicilinden 11/10/2023 tarihinde resen silindiğini belirterek İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne kayıtlı ... İş Sağlığı Ve Güv. Müh. Dan. Eğitim Hiz. İnş. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: 1-Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemleri müvekkili tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkilinin uyacağını, müvekkilinin tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTKnın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını,yargı giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı ...; şirketin geçmişte kısa bir dönem sağlık alanında faaliyet gösterdiğini, davacının da pandemi döneminde sağlıkçı olarak kısa süreliğine bu şirkette çalıştığını, ancak şirketin faaliyetleri çok uzun süre önce sona erdiğini, herhangi bir faaliyeti, mal varlığı, geliri ya da devam eden bir hukuki ilişkisi kalmadığını, şirket usulüne uygun şekilde tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu tasfiye sürecinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davacı iddia ettiği gibi alacaklı ise bu hakkını zamanında ileri sürmediğini,yıllarca sessiz kaldığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; şirketin tasfiyesinin sona erdiği 11/10/2023 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memuru olan ...'in şirketin yetkilisi olduğu ve şirket hakkında açılan 23/03/2021 tarihli davaya rağmen bu tarihten sonra tasfiye kararı alınarak şirketin tasfiyesinin sona erdirildiği, TTKnın 547.maddesindeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu davacı tarafça açılan davadan haberdar olmasına rağmen şirketin terkin edildiği , İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı bulunup 11/10/2023 tarihinde tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... İş Sağlığı ve Güvenliği Mühendislik Dan. Eğ. Hizmetleri İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin Bakırköy 44. İş Mahkemesi'nin 2021/1493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru ...; şirketin geçmişte kısa bir dönem sağlık alanında faaliyet gösterdiğini, davacının da pandemi döneminde sağlıkçı olarak kısa süreliğine bu şirkette çalıştığını, ancak şirketin faaliyetleri çok uzun süre önce sona erdiğini, herhangi bir faaliyeti, mal varlığı, geliri ya da devam eden bir hukuki ilişkisi kalmadığını, şirket usulüne uygun şekilde tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu tasfiye sürecinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davacı iddia ettiği gibi alacaklı ise bu hakkını zamanında ileri sürmediğini, uzun yıllar sessiz kaldığını, kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.
TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı" düzenlenmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde şirketin terkinden evvel ki adresinin Başakşehir olduğunu bildirmiş ise de sicilde kayıtlı adresin Gaziosmanpaşa'da olduğu mahkemenin kesin yetkili olduğu belirlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında tasfiyenin sona erdiği şirketin 01.09.2022 tarihli, 2022/2 sayılı karar ile tasfiyeye girdiği, 10.10.2023 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin sonlandırılmasına karar alınarak alınan karar tescil edilerek sicilden terkin edildiği, şirketin İstanbul Bakırköy 44.İş Mahkemesi'nin 2021/1493 Esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla taraf olduğu; davanın karara bağlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Şirket hakkında terkinden evvel açılan davada taraf teşkili sağlanabilmesi ,davanın karara bağlanabilmesi için ihya gerektiğinden davalı tasfiye memurunun tasfiyenin eksiksiz tamamlandığına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup, şirket hakkında derdest bir dava görülmekte iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davanın açılmasına neden olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, eksik tasfiye yapması nedeniyle davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı tasfiye memuru ...'in istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 481-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/11/2025