İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2011/8805 E. 2011/12939 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2011/8805
- Karar No
- 2011/12939
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/211 KARAR NO : 2023/762 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2023 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun ... tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı şirketin söz konusu söz konusu faturayı davalı tarafa ... günü tebliğ ettiğini, davalı tarafın bu faturaya karşı ne taraflarına nede yasal yollar ile bir itirazda bulunmadığını, davacı şirketin söz konusu faturanın ödenmesi için yasal yola başvurarak icra takibi başlattığında davalı yanın takibe itiraz ederek haksız ve kötü niyetli itirazda bulunarak iş bu icra takibini durdurduğunu, davalının icra takip dosyasına sunulan faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalının itirazında söz konusu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itiraz edildiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde aralarındaki ticari ilişkinin en iyi şekilde kanıtlanacağını, davalı borçlunun takibe ilişkin yetki itirazında bulunduğunu, Türk Borçlar Kanunu 73. Maddeye göre ; para borçlarının alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden, alacaklının para alacağını taraflar arasında ayrıca yetkili bir yer gösterilmiş olmadıkça kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takip konusu yapabileceğini, buna göre davalının yetkisizlik iddiasının yerinde olmadığını, davacının davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ... Ltd. Şti, borçlunun ... Ltd. Şti olduğu, ... USD asıl alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun ... tarihli dilekçesi ile borca itiraz edildiği, takibin durdurulması üzerine yasal 1 yıllık sürede eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmekle öncelikle yetki hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10. maddesinde de sözleşmeden doğan davalar için, ayrıca, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda, aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Yasal dayanakları ortaya koyularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmemiştir. Faturaya dayalı alacak için alacaklının ikametgahının Antalya olduğu, bu sebeple Antalya Genel İcra Dairesinin yetkili olduğu kanaatine varılarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Tüm deliller toplanmış, taraflara ticari defterlerini sunmaları istenilmiş, davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması üzerine davacı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, Mali Müşavir bilirkişi raporunda sonuç olarak; "- Davacının ibraz edilen 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, -Davalı tarafça davaya cevap verilmediği gibi inceleme günü ticari defter ve belgeler ibraz edilmemiş olup defterlerin yerinin de bildirilmediği, -Davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya 1 adet ... USD karşılığı ... fatura düzenlediği davalının bunun karşılığında bir ödeme yapmadığı ve ... tarihli ... yev. Nolu kapanış kaydında davacının davalıdan ... alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu takibinde bu faturanın döviz karşılığı ... başlatıldığı, -Davacının e fatura sistemi üzerinde yapılan incelemede davacının davalı adına düzenlediği döviz cinsi üzerinden faturanın davalının e fatura sisteminde kabul edildiği, e fatura da vade tarihi yazdığı, ticari fatura olarak düzenlendiği ve açık fatura olarak düzenlenmiş olduğu. -Sayın mahkemenizce gelir idaresinden istenen müzekkereye ... kaymakamlığı mal müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazısında davacı ve davalı ya ait BA-BS karşılaştırma tablosu gönderildiği ve bu tablonun incelenmesi neticesinde davacı tarafından BS formunda davalıya 1 adet KDV hariç ... mal satımı bildirdiği davalının da BA formunda davacıdan 1 adet KDV hariç ... mal alımı bildirdiği, - Davacı yanın kabul edilecek alacak bakiyesine takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz isteme hakkı olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlık davacının faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının itirazlarında haklı olup olmadığının tespitine ilişkindir. Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır. M.K. 6. Maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup işbu davada ispat yükü alacaklı olduğunu ispat eden davacıya aittir. Akdi ilişki kanıtlanmadığı sürece alacaklının borçlu adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı görünmesi alacaklının alacağını ispat edebilmesi için yeterli olmayacaktır. 6100 sayılı HMK 222. maddesine göre, " "1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." düzenlemesi mevcut olup, her iki tarafında ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğu anlaşılmıştır. İcra dosyası içeriğinden de anlaşıldığı üzere davacı alacaklı icra takibini faturaya istinaden başlatmış, borçlunun vaki itirazı üzerine eldeki dava açılmış olup, itirazın iptali davaları niteliği itibari ile icra dosyasına ve bu dosyada sunulan takip dayanağı belgeler ile ödeme emrine sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. (Yargıtay 19. H.D.'nin 21.06.2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar) Takibe konu faturanın davacının defter kayıtlarında yer aldığı ve ödenmemiş olduğu, davalı tarafça ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmediği HMK'nun 222. Maddesi dikkate alınarak alacağın varlığının ispatlandığı kanaatine varılmış olup, itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı seçimlik hakkını yabancı para alacağı yönünde talep ettiğinden isteyebileceği faizin 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz olabileceğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ...K. Sayılı ilamında " Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi" gerektiği belirtilmiş olmakla, faturadan kaynaklı alacak likit nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatının koşulları mevcut olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/01/2014 tarih, 2013/17128 Esas 2014/1545 Karar sayılı ilamında; "Yabancı para alacağı ile ilgili icra takibine yönelik itirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan yabancı para alacağının takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilir.(Yargıtay 19. HD. 20.10.2011 T. 2011/8805 E., 2011/12939 K., Yargıtay 13. HD. 25.02.2008 T. 2007/12703 E. 2008/2438 K. sayılı kararları, ) İcra inkar tazminatı uyap sisteminden bulunan ... tarihi itibari ile USD efektif satış kuru= 18,88 TL olup, asıl alacağın %20'si oranında ... USD (1 USD = 18,88-TL)takip tarihindeki TL karşılığı 10.572,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Döviz alacağına ilişkin davada, hüküm altına alınan döviz için alınması gereken nispi karar harcının matrahının hesaplanmasında hükmolunan döviz cinsinin dava tarihindeki efektif satış kuru esas alınır (Yargıtay 19. HD., 2019/1862 E., 2020/159 K.) Ayrıca, mahkemece hükmedilen yabancı para alacağının, vekâlet ücretinin talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki döviz kuru karşılığı bulunarak Türk Lirası üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava değeri ... USD'nin dava tarihindeki TL karşılığı 19,17-TL olup dava değeri ... olarak belirlenmiş, yarılama gideri ve vekalet ücreti belirlenen değer üzerinden hesaplanarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ...-USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A maddesine göre Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD hesabına uygulanan en yüksek faiz üzerinden takibin DEVAMINA, 2-Hükmolunan alacağın %20 si tutarındaki ... USD’nin (1 USD = 18,88-TL)takip tarihindeki TL karşılığı ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli ... harçtan peşin olarak alınan 1.554,86-TL(peşin harç+tamamlama harcı) harcın mahsubu ile 2.111,78-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 1.760,36-TL ilk dava masrafı, 1.433,00-TL müzekkere, davetiye ve bilirkişi giderinden ibaret toplam 3.193,36 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğiden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00 TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza