İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/685 E. 2021/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/685
- Karar No
- 2021/97
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/685 Esas KARAR NO : 2021/97 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 10/12/2020 KARAR TARİHİ : 27/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının, terkin edilen...Şirketi aleyhinde alacağın tahsili amacıyla İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında açtığı davanın yapılan yargılaması sırasında davalı şirketin tasfiye sonucunda terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkeme tarafından taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyası konusunda kendilerine süre verildiğini bildirmiş, ..Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; TTK'nun 547. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, şirketin genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, 31/10/2018 tarihinde kapanışın sicile tescili yapılarak kaydının terkin edildiğini, müdürlüğün yasal hasım konumunda olup dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını, tamamlanmış bir tasfiye nedeniyle sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin, tüm bilgi ve belgeleri içerir şekilde tebliğ edilmediği gibi ihya sebebini de açıklar nitelikte olmadığını, bu nedenle doğması muhtemel eksiklikler bakımından beyan ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını, dava dilekçesinin HMK'nun 119.maddesine uygun olarak düzenlenmediğini, davacı tarafın, şirketin ihyasını talep ederken somut olgu ve delillerle hukuki yararını, dava ile neyi amaçladığını açık şekilde belirtmek zorunda olduğunu, alacaklı sıfatıyla tasfiye sürecini takip etmediğini ve yasal zorunluluklarını yerine getirmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, şirketin tasfiyeye sıfır bilanço ve bakiye ile girdiğini, iş yerinin tahliyesi esnasında bütün menkul değerlerin davacıya bırakıldığını, ilandan beş yıl sonra tasfiyenin 31.10.2018 tarihinde sonlandırılmasına karar verildiğini, tasfiye sürecinde yapılması gereken bütün yasal ve usuli işlemlerin yerine getirildiğini, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyasındaki davanın şirketin tasfiyeye girmesinden sonra açıldığı gibi alacak bildiriminin de yapılmadığını, ayrıca ortada muaccel hale gelmiş kesin ve haklı bir alacağın varlığından söz etmenin mümkün olmadığını, zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle davanın süre yönünden dinlenemeyeceğini, ihya talebinin ancak alacakla sınırlı olabileceğini, müvekkilinin yeniden tasfiye memurluğu görevini üstlenme iradesinin söz konusu olmadığını bildirmiş, davanın reddine, farklı bir tasfiye memurunun görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun 547. maddesi kapsamında tasfiye sonunda ticaret sicilinden terkin edilen .. .Şirketi aleyhinde İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava nedeniyle ve bu dava ile sınırlı olarak ihyası istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez-... sicil no'sunda kayıtlı .... Şirketi'nin TTK'nun 547. maddesi kapsamında yapılan tasfiye sonucunda Ticaret Sicil Müdürlüğünce sicil kaydı 31/10/2018 tarihinde terkin edilmiştir. İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında davacının terkin edilen şirket aleyhinde 17/12/2013 tarihinde açtığı davanın derdest olduğu,15/10/2020 tarihli duruşma ara kararı uyarınca davacıya şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği görülmüştür. Davalı tasfiye memuru vekili dava dilekçesinin HMK'nun 119.maddesine uygun olmadığını iddia etmiş ise de somut dilekçe yönünden HMK'nun 119(2) maddesinin uygulanmasını gerektirir bir eksiklik görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde dava dilekçesinin tüm bilgi ve belgeleri ekli olarak tebliğ edilmediğini iddia etmişse de davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, davalının tasfiye memuru olması nedeniyle dava dilekçesindeki dava konusu ve sonuç talebin açık bir şekilde anlatıldığı ve dilekçenin anlaşılabileceği gibi ekli belgelerin yalnız davalının tasfiye memuru olarak katıldığı ve bilgisi dahilinde olan 25/10/2018 tarihli karar metni ve genel kurul toplantı tutanağı ile Ticaret Sicil Müdürlüğünden terkin ilanına ilişkin yazı olduğu, dava dilekçesine ekli olarak sunulan tüm belgelerin dava dilekçesi ile birlikte davalı tarafa tebliğ edilmesinin yasa hükmü olduğu gibi kalem tarafından bilinen bu hüküm uyarınca işlem yapıldığı, davalı vekilinin süre uzatım talebinin kabulüne karar verilip ayrıntılı cevap dilekçesini sunduğu, ekli belgelerin tebliğ edilmemiş olduğu kabul edilse bile cevap hakkını sınırlar ve engeller niteliklerinin olmadığı, HMK'nun 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenme hakkı çerçevesinde davalı tasfiye memuru vekilinin ayrıntılı ve gerekçeli cevap dilekçesini dosyaya sunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki açıklamaları haklı görülmemiştir. Davalı tasfiye memuru vekili davanın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş ise de zaman aşımının dayanağı olarak gösterdiği TTK'nun 224. maddesinin somut dava yönünden uygulama yerinin olmadığı gibi terkin edilen şirketin terkine konu tasfiyesinin TTK'nun geçici 7.maddesine göre değil, genel kurul toplantısında alınan tasfiye kararı uyarınca yapılmış olması karşısında ihya davası için gerek TTK'nun 547.maddesinde gerekse bir başka hükümde bir hak düşürücü ve zaman aşımı süresinin ön görülmediği göz önünde tutularak davalı tasfiye memuru vekilinin zaman aşımına yönelik itirazları da haklı görülmemiş ve zaman aşımı definin reddine karar verilmiştir. Davalı tasfiye memuru vekili müvekkili yerine bir başka tasfiye memurunun atanmasını talep etmiş ise de tasfiye sonucu terkin edilen şirketler yönünden açılan ihya davalarında ek tasfiye açısından atanacak tasfiye memurunun önceki tasfiye memuru olmasının tasfiyeyi yapan kişi olması, tasfiyenin öncesini bilmesi, ek tasfiye işlemleri için yetkin ve bilgi sahibi olarak işlem yapması ve ayrıca ek tasfiye ücretine yol açmaması açısından en uygun atama olup davalı vekili tarafından bu atamayı engelleyecek hiçbir haklı, yasal ve özel neden gösterilmemekle davalı tasfiye memurunun ek tasfiye olarak atanmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davanın taraf teşkili sağlanarak görülebilmesi için terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın yalnız görülen dava konusu ile sınırlı tutulmasına, davaya konu ek tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere son tasfiye memuru... ek tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek ücret verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olup yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı, her ne kadar davalı tasfiye memuru vekili tarafından davacı tarafça terkinden önce alacağın bildirilmesinin gerektiği ve müvekkilinin sorumlu bulunmadığı iddia edilmiş ise de tasfiye sırasında borç ve alacaklar ile ilgili takip ve davaları tespit ederek sonuçlandırmanın tasfiye memuruna ait bir görev olduğu, İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında açılan davanın terkin tarihinden önce açılıp tasfiye sırasında derdest olduğu, bu davanın sonuçlandırılmadan tasfiyenin kapatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davalı tasfiye memurunun kusurlu davranarak tasfiyeyi sonlandırdığı, bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, buna bağlı olarak yargılama giderlerinden sorumlu bulunduğu dikkate alınarak davalı tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ İLE; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nun 547. maddesi uyarınca tasfiye sonunda sicil kaydı kapatılan Tasfiye Halinde ... Toplama ve Geri Kazanım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İzmir ...ulh Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının görülebilmesi, sonuçlandırılabilmesi ve yargılama sonunda verilecek ilamın infazı işlemleriyle ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına, 2-Ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin son tasfiye memuru davalı ... nin ek tasfiye memuru olarak atanmasına, Şirketin son tasfiye memuru olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına, 3-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 4.90-TL harcın davalı tasfiye memuru ...en tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı taraf yararına takdir edilen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...en alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı, 82,00-TL dört adet tebligat ücreti, 5,50-TL bir adet elektronik posta ücreti, 0,50-TL kep ücreti olmak üzere toplam 196,80-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekili ile davalı tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yokluğunda HMK'nun 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2021
Başkan... ¸e imza Üye... eimza ¸ Üye... eimza ¸ Katip ... eimza ¸