İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/11561 E. 2014/15261 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/11561
- Karar No
- 2014/15261
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/331 Esas KARAR NO : 2025/371 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 25/04/2025 K.YAZIM TARİHİ : 14/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi .... E sayılı icra dosyasından müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlattığını, Müvekkilinin icra baskısı ve tehdidi altında işbu icra dosyasını ödediğini ve kapattığını, İcraya konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığından , İstanbul Anadolu ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... (Hukuk Dava Dosyası) esas ve ... karar sayılı dosyasından imzaya itiraz edildiğini ve itirazlarının kabul edildiğini, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi için Küçükçekmece İcra Dairesi .... E sayılı dosyadan icra takibi başlatılmış ancak davalı taraf haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle davanın kabulü ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiştir. HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır. Sözü geçen Kanun'un 115. maddesi hükmü de; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkeme'nin dava şartı noksanlığı halinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun "Fazla verilen paranın geri alınması" yan başlıklık 361. maddesi; "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." düzenlemesini içerir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı borçlu aleyhine kambiyo senedine mahsus yolla yapılan takip üzerine ödeme emrine karşı imzaya itiraz davası açan davacı borçlunun, bu itirazında haklı olduğunun anlaşılması üzerine takip sırasında ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi istemli olarak davalı alacaklı hakkında dava konusu icra takibi başlatılmıştır. Davalı hakkında borca itiraz edilmesi üzerine huzurda görülen itirazın iptali davası açılmıştır. Dosya kapsamında davacı borçlunun kambiyo senetlerine mahsus özel yolla yapılan takipte borçlunun itirazı takibi durdurmadığı için borçlunun dosya borcunu ödediği anlaşılmaktadır. Davacı borçlunun imzaya itiraz etmesi üzerine İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda imzaya itirazın kabulüne karar verilerek takibin durdurulmasına karar verilmiş olup söz konusu mahkeme kararı bu şekilde kesinleşmiştir. Davacı borçlu bu durumda artık İİK'nın 361. maddesi uyarınca ödenmemesi gereken parayı ödemiş olduğundan bu meblağı herhangi bir hükme hacet kalmadan alacaklıdan ve bu takip dosyasında isteyebilir. (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 15.06.2004 tarihli ve 2014/11561 E. Ve 2014/15261 K. Sayılı kararı) Buna göre, davacı borçlunun icra hukuk mahkemesinde açtığı ödeme emrine karşı imzaya itiraz davasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra İİK'nın 361. maddesine göre icra müdürüne başvurarak kendisinden alınan paranın iadesini istemesi ve icra müdürünün bu talebini kabul etmemesi halinde İİK'nın 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayet yoluna başvurması gerekir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetmelidir. Olumlu dava şartlarından biri de davacının o davayı açmakta "hukuki yararının" bulunmasıdır. Açılmasında hukuki yarar bulunmayan davanın, dava şartı yokluğundan dolayı reddedilmelidir. Bir hakkın, mahkeme kararına gerek olmaksızın, başka bir yolla ve aynı ölçüde güvenli olarak elde edilmesinin mümkün bulunduğu hallerde o hakla ilgili olarak dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Bazen bizzat kanun, bir hakkın dava dışı bir yolla elde edilebileceğini açıkça düzenler ve hak sahibinin ayrıca bir ilam almasına gerek bulunmadığını özellikle vurgular. Mahkeme kararına gerek bulunmadığı kanunda özel olarak belirtilen hallerden biri de İİK'nın "Fazla verilen paranın geri alınması" başlıklı 361. maddesidir. İlgili madde hükmü, ilamlı veya ilamsız tüm icra takiplerinde, her ne sebeple olursa olsun, borçludan fazla para tahsil edilen her durumda uygulama yeri ve alanı bulunan özel bir hükümdür. İcra müdürü, dayanağı ve şekli ne olursa olsun girişilmiş bir icra takibinde, borçludan tahsil edilen paranın, esasen tahsili gerekmediğinin belirlediği durumlarda, cebri icra gücünü kullanarak fazla tahsilatı borçluya geri verecektir. Hal böyle olunca, somut olayda, davacının ödediği tutar yönünden İİK'nın 361. maddesi çerçevesinde talepte bulunması gerekmekte olup davacının, bir eda davası olan itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı bakımından reddi gerekir. (Aynı yönde kararlar için bknz; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.11.2007 tarihli ve E. 2007/13-848, K. 2007/840 sayılı kararı; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/4515, K. 2018/5708 sayılı kararı) Açıklanan nedenlerle davacının huzurda görülen davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 320/1. maddesi göz önüne alınıp toplanması gereken delil söz konusu olmadığından duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda hukuki yarar yokluğuna ilişkin dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan ve harcanmayan bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 25/04/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı