İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/92 E. 2025/276 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/92
- Karar No
- 2025/276
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/92 Esas - 2025/276 T.C. ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/92 KARAR NO : 2025/276
.... DAVA : YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 25/07/2018 KARAR TARİHİ : 09.07.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11.07.2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Yargılamanın İadesi istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İade-i Muhakeme talep eden şirket vekili 25.11.2024 günlü dilekçesiyle özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıalarda korunmaya değer bir hukuki menfaatinin olmadığı, müvekkilin daha önce .... nezdinde tescil ettirdiği markalarını ilgili ürünlerde tescile uygun olarak kullandığı, müvekkilin tescil talebinde bulunduğu sınıflarda yer alan emtialar ile davacı markalarının tescilli olduğu sınıflarda yer alan malların ve hizmetlerin birbirinden farklı olduğu, davacının ticaret unvanında açıkça anlaşıldığı üzere metal ve madeni döküm konularında faaliyet gösterdiği, müvekkili ile davacının aynı iş kolunda faaliyetlerinin bulunmadığı, davacının markasının tanınmış marka olmadığının ortada olduğu, .... esas unsurlu binlerce marka bulunduğu, her iki firmanın farklı hammade ile üretim yaptığını ve markaların da ayrı sınıflarda tescilli olduğunun açıkça görüldüğü, marka sınıfları farklı olan ürünlerde tüketici kitlesinde karıştırma ihtimali olacağını beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olacağı, ayırt ediciliği ön plana çıkaran çok sayıda unsur olmasına rağmen davacının haksız bir menfaat arayışı içerisinde olduğu dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktayken davanın kısmi olarak reddedilmesi ve kısmi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu, bu nedenle tekrar inceleme yapılara 09.05.2019 tarih,.... sayılı kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir. Yargılamanın iadesi davasında davalı vekili savunmasında özetle; davalı tarafın hukuki dayanaktan yoksun yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı kurum vekili duruşmadaki beyanıyla, yargılanmanın yenilenmesi talebini mahkemenin takdirine bıraktıklarını ifade etmiştir. Yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı şirketin ve davacının tüm delilleri toplanmış, önceki hüküm tetkik olunmuştur, Mahkememizinin 09.05.2019 tarih, .... sayılı kararının davalı markasının 17. Sınıfta tescilli "kauçuk, güteperka, lastik, amyant(asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folvo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yatılım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler(motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için vadyatör hortumları(yangın hortumları hariç) "ve bu malların satışına ilişkin 35. Sınıfta müşterilerin malları el verişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların "kauçuk, güteperka, lastik, amyant(asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folvo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yatılım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler(motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için vadyatör hortumları(yangın hortumları hariç) " biraraya getirilmesi hizmetleri(belirtilen hizmetler perakende , toptan satış magazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer hizmetler ile sağlanabilir)" emtiaları bakımından davacının itirazının reddi yönünden iptaline, Yukarıdaki mal ve hizmetler yönünden davaya konu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen .... gönderilmesine, Alınması gereken 44,40.-TL maktu harçtan peşin alınan 35,90-TL'nin mahsubu ile arta kalan 8.50-TL'nin kalanın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 3.931,00.-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden ve davalı Türk Patent ve diğer davalı şahıs kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 3.931,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davanın kabul ret oranının 1/2 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 35,90.-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 2.070,10.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1/2 sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalının yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.... istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2019 şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İade-i muhakeme talep eden davalı şirket vekili, bu hükmün tesis edildiği yargılamanın iadesini istemektedir. Mahkememizin anılan hükmü, tüm taraf vekillerince hem istinaf hem de temyiz edilmiş olup; nihai olarak ....sayılı kararı ile onanmış ve karar 29.11.2022 tarihinde kesinleşmiştir. İade-i Muhakeme sebepleri HMK 375 maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. İade-i Muhakeme talep eden vekili HMK 375 /1/ç "Yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması " maddesi gereğince İade-i muhakeme talebinde bulunmuş ise de, talepte bulunanın bu maddeye göre dayandığı belge, mahkememiz kararının aksine verilmiş başka bir mahkeme kararı ile bu kararı onaylayan Yargıtay ilamıdır. İade-i Muhakeme sebepleri HMK 375 maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Kanun koyucu isteseydi kesinleşen bir mahkeme kararının, sonraki bir mahkeme kararı ile iptal edilebileceğini İade-i muhakeme sebepleri arasında belirtebilirdi, ayrıca sonraki kesinleşen mahkeme kararı ve Yargıtay ilamının da HMK 375 /1-ç maddesindeki belgelerden sayılmasının mümkün olmadığı, aksinin düşünülemeyeceği, kanunda, yargılama sırasında var olup da elde edilemeyen nedenlerle sunulamayan bir belgeden bahsettiği, halbuki açıkça anlaşıldığı üzere davacının sunduğu mahkeme kararının sonraki tarihli olduğu, önceden var olan bir belge olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki önceki tarihli kesinleşen bir mahkeme kararı da olsa bunun 375/1-ç maddesindeki belgelerden biri olarak kabul edilemeyeceği, davacının sair itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşıldığından, İade-i muhakeme talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın iadeyi muhakeme talep eden davacı vekili tarafından istinaf edildiği....sayılı kararıyla, "GEREKÇE : Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 374 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi talebi, hukuki niteliği itibariyle ayrı ve bağımsız bir dava olup, yargılamanın iadesi istenen davanın devamı niteliğinde değildir. Nitekim, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10. maddesinde de, yargılamanın iadesini talebini içeren davaların, yeni davalar gibi harca tabi oldukları düzenlenmiştir. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı belirtilmiştir. O halde mahkemece, yargılamanın iadesi dava dilekçesinin ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmesi, davacının dava açarken gerekli harçları yatırmasından sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir (Aynı yönde.... sayılı ilamları). Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece, yargılamanın iadesi talebini içeren dava dilekçesi ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmiş ise de davacıdan dava açarken yatırması gereken yargılama harçları tahsil edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine yargılamanın iadesi talebi, hukuki niteliği itibariyle ayrı ve bağımsız bir dava olup, yargılamanın iadesi istenen davanın devamı niteliğinde olmadığından, aleyhine yargılamanın yenilenmesi davası açılan hükmün davalısının, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurması durumunda, yeni açılan davanın davacısı olacağı tabiidir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta da yargılamanın yenilenmesi davasını açan ... davacı konumunda olup, mahkemece karar başlığında anılan gerçek kişinin iade-i muhakeme talep eden davalı olarak gösterilmesi de doğru görülmemiştir. Bu itibarla Dairemizce, davacı ... vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile .... sayılı kararın KALDIRILMASINA;" karar verildiği, Mahkememizce kaldırma kararı gereğince dosya yeniden esasa kaydedilerek eksiklikler giderilmiş ve işlem yapılmış olup, yeniden yargılama yapılmıştır. Neticede, tüm dosya kapsamından; İade-i muhakeme talep eden davacı şahıs vekili, bu hükmün tesis edildiği yargılamanın iadesini istemektedir. Mahkememizin anılan hükmü, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş olup; ....sayılı kararı ile onanmış ve karar kesinleşmiştir. İade-i Muhakeme sebepleri HMK 375 maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. İade-i Muhakeme talep eden vekili HMK 375 /1/ç "Yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" maddesi gereğince İade-i muhakeme talebinde bulunmuş ise de, talepte bulunanın bu maddeye göre dayandığı belge, mahkememiz kararının aksine verilmiş başka bir mahkeme kararı ile bu kararı onaylayan Yargıtay ilamıdır. İade-i Muhakeme sebepleri HMK 375 maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Kanun koyucu isteseydi kesinleşen bir mahkeme kararının, sonraki bir mahkeme kararı ile iptal edilebileceğini İade-i muhakeme sebepleri arasında belirtebilirdi, ayrıca sonraki kesinleşen mahkeme kararı ve Yargıtay ilamının da HMK 375 /1-ç maddesindeki belgelerden sayılmasının mümkün olmadığı, aksinin düşünülemeyeceği, kanunda, yargılama sırasında var olup da elde edilemeyen nedenlerle sunulamayan bir belgeden bahsettiği, halbuki açıkça anlaşıldığı üzere davacının sunduğu mahkeme kararının sonraki tarihli olduğu, önceden var olan bir belge olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki önceki tarihli kesinleşen bir mahkeme kararı da olsa bunun 375/1-ç maddesindeki belgelerden biri olarak kabul edilemeyeceği, davacı şahıs vekilinin sair itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşıldığından, İade-i muhakeme talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : İade-i muhakemeye ilişkin şartlar gerçekleşmediğinden davanın reddine, Alınması gereken başvuru ve peşin harç yatırılmadığından (615,40*2=)1.230,80.-TL harcın iadeyi muhakeme talep eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı şirket ve davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiklerinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı şahıstan alınarak davalılara verilmesine, Yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı şahısın yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .....İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09.07.2025
Kâtip Hâkim 41072 ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır