İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/503 E. 2026/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/503
Karar No
2026/176
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/503 Esas - 2026/176 T.C. ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINA Esas No : 2023/503 Karar No : 2026/176

.... Dava : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması İle İbarenin Ticaret Unvanından Terkini, İtibar Tazminatı, Maddi ve Manevi Tazminat Dava Tarihi : 23/10/2023

... Dava : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması İle İbarenin Ticaret Unvanından Terkini, İtibar Tazminatı, Maddi ve Manevi Tazminat Dava Tarihi : 11/03/2024 Karar Tarihi : 15/04/2026 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 15/04/2026 Asıl ve Birleşen davada davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması İle İbarenin Ticaret Unvanından Terkini, İtibar Tazminatı, Maddi ve Manevi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL VE BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; duruşma gününden önce ve taraflara tebligat yapılması beklenmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin "..... 'yüzeye yenilik getiriyoruz'" ibareli markaların 02. sınıfta ve 35. sınıfta sahibi olduğunu ve ... markasını yıllardır aktif, aralıksız ve yoğun bir şekilde kullandığını, müvekkili şirkete ait .... isimli web sitesinde Ürünler/Markalarımız sekmesine bakıldığında "..." markasına rahatlıkla ulaşılabildiğini, aynı şekilde müvekkili şirkete ait www.coralpaints.com.tr isimli web sitesine bakıldığında da "..." isimli markanın yine müvekkil şirkete ait olduğu ve yıllardır aktif olarak kullanıldığının açıkça görüldüğünü, müvekkilinin boya sektöründe (Endüstriyel Boya, İç Cephe-Dış Cephe Boyası, Akrilik Ürünler, Epoksi Ürünler, Sentetik Ürünler vb.) faaliyet göstermekte olup ilgili marka ibaresinin müvekkili şirketin ticari unvanının da bir parçası olduğunu, davalı yanın, hem müvekkili şirkete ait markayı birebir aynı olacak şekilde kullandığını hem de müvekkili şirket ile aynı mal ve hizmet alanında faaliyet gösterdiğini, 6769 sayılı Kanuna göre marka tescilinden doğan hakların münhasıran müvekkiline ait olduğunu, müvekkili adına tescilli "..." markasının ortalama tüketici nezdindeki bilinirliği ve markanın karakteristik yapısı gereği bu adı ve karışıklığa yol açacak derecede benzer adların müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunun Sayın Mahkeme’nin de malumu olduğunu, davalı yanın, müvekkili şirketin izni ve muvafakati olmaksızın müvekkiline ait "..." adını web sitesinde, instagram sayfasında, mail adresinde aynen kullanarak haksız bir şekilde "..." markası ile satış yapıp hizmet sunduğunu, bu durumun müvekkilinin markasına yönelik tecavüzü açık ve net bir şekilde gözler önüne serdiğini, müvekkiline ait markanın bire bir aynı olacak şekilde ve müvekkil şirketle aynı mal ve hizmet alanında kullanılarak ihlal edildiğini, müvekkiline ait markayı haksız ve hukuka aykırı olarak kullanan davalı yanın, haksız bir şekilde kazanç sağladığını, bunun müvekkilin ticari hayattaki tanınmışlığı, güvenilirliği, faaliyetleri sonucu ulaştığı kalitesi gibi ticari varlığında da olumsuz sonuçlar meydana geldiğini, davalı yanın bu eylemlerinin aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, bu kapsamda Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151. Maddesi'nin 2. Fıkrasının (b) bendi gereğince "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." yöntemine göre maddi tazminat hesap edilmesini talep ettiklerini, bununla birlikte zararlarının tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde Mahkeme tarafından tespit edilecek yoksun kalınan kazancın, Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir tazminat olarak tespit ve takdirini talep ettiklerini, müvekkilinin itibar kaybına uğraması nedeniyle itibar tazminatını da talep ettiklerini, marka hakkında dayalı olarak tecavüzün tespiti, men, ve tecavüz nedeniyle maddi-manevi tazminat talepli davalarda davaların yığılmasının söz konusu olduğunu, her ne kadar tazminat talepli davalar arabuluculuğa tabi olsa da marka hakkına dayalı tecavüzün tespiti ve meni davası arabuluculuğa tabi olmayıp her iki talebin yer aldığı bu davaların da arabuluculuğa tabi olmayacağını, Nitekim ... Sayılı kararında "..Somut olayda, 6100 sayılı HMK’nın 110. maddesiyle düzenleme altına alınan “davaların yığılması” durumu söz konusu olup, uyuşmazlık, marka hakkına dayalı olarak unvan terkini, markaya tecavüzün tespiti, meni ve tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat davalarını içermektedir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat istemlerine ilişkin davalar arabuluculuğa tabi ise de, unvan terkinine, markaya tecavüzün tespiti ve menine ilişkin davalar, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da tazminat davası olmadığından arabuluculuğa tabi değildir. Bu durumda, arabuluculuğa tabi olmayan bir dava ile birlikte açılan tahsil davası da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağından aksi yöndeki mahkeme gerekçesi isabetli görülmemiştir. Bu itibarla, işin esasına girilerek, taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir." denilerek bu hususun açık bir şekilde ortaya konduğunu ifade ederek, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulmasını, tecavüze konu ürün-cihazlara el konulmasını, davalının ticaret unvanından "..." kelimesinin çıkarılmasını, "..." isimli instagram hesabı ile "www.....com" isimli web sitesi ve ...com" isimli mail adresinin kullanımının durdurulmasını ve tecavüz nedeniyle talep artırım hakkı saklı kalmak kaydı ile 10.000,00.-TL Manevi, 1.000,00.-TL Maddi, 1.000,00.-TL İtibar Tazminatı olmak üzere toplamda 12.000,00 TL tazminatın davalı yanın ticari faaliyete başladığı tarihten itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davacı vekili 08/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 1.625.496,94.-TL'ye yükselterek davalıdan tahsiline, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleştirme talepli açtığı davada tazminat hesabinin lisans bedeline göre yapılmasını talep etmiş , talep arttırım dilekçesi de buna göre birleşen dosya yönünden verilmiştir. CEVAP : Davalı şahıs ve vekili cevap ve beyanlarında özetle; müvekkilinin sade bir boya işçisi olduğunu, malzeme alım satım pazarlama işiyle iştigal etmediğini, söz konusu ... diye adlandırılan esasen müvekkilinin de belirttiği üzere görsel olarak bir galeri oluşturulduğunu ve 2023 Haziran ve 2023 Aralık ayı arasında yaptığı işleri paylaşma dışında bir şey yapmadığını, sadece 5 aylık dönemdeki süreçte Boyacı işçiliği yaparak tanıttığı ve davacı tarafından da dosyaya sunulan fotoğraf incelendiğinde söz konusu fotoğrafta ... boyalarının görülmekte olduğunu, ticari bir işletmesi olmayan müvekkilinin davacı yanın zararına ve markayı kullandığı iddiasının da bu nedenle gerçek olmadığını, bilirkişi tarafından yapılan tespitte, "sitede şeklinde ... .... markası kullanılarak tesisat, seramik ve parke uygulama, boya badana, dekorasyon ve tadilat hizmeti, duvar kağıdı, alçı ve alçıpan hizmetleri, tedilat&tamirat hizmetleri ve inşaat hizmetlerinin verildiği" şeklindeki açıklama ile, müvekkili tarafından ürünün satışının yapılmadığı, markanın isminin kullanma amacının olmadığını, kaldı ki müvekkilinin sadece boyacılık hizmeti verdiği de bu şekilde teyit edilmiş olunduğunu, şahıs ismi veya firma unvanı belirtilmeden ....şeklinde unvanın kullanıldığı ve profesyonel boyacı kadrolarının olduğunun belirtildiği tanımlaması ile de isim ve firma ünvanı verilmediği bir yerde marka kullanıcılığından ya da kazanım elde edildiğinden bahsedilemeyeceğini, bilirkişinin yukarıdaki tanımlama ve açıklamayı yapması sonrasında tüketicilerin davacı ile davalı arasında bağlantı kuracağı ya da bağlantılı olabileceği düşünülebileceği şeklinde düşünce ile takdiri mahkemeye bıraktığını, velev ki böyle bir durumda tüketici tarafından müvekkilinin aranması durumunda kendisi söz konusu ürünlerin satış bayisi olmaması sebebi ile ürün tedariki sağlayamayacağını, söz konusu boyanın taklidini ya da aynı nevi üründen elinde bulunmaması nedeni ile bir menfaat temin etme imkânının varlığından söz edilebilir mi. tam tersine tüketici tarafından badana boya yapan işçi statüsünde olan müvekkilimden bu ürün ile ilgili satın alma ya da boya yaptırma amacında olan kişi ya da firmalar çıkması halinde davacı şirketin zararı değil karı söz konusu olacağının da çok net ortada olduğunu, davacı yanca müvekkili tarafından marka patenti alındığı belirtilen ürünün taklidi yapıldığı ve kullanıldığı ya da pazarlanması halinde ortada bu ürünün olması gerektiğini, ortada böyle bir ürün olmaması durumunda söz konusu ürünün kullanıldığından bahsedilemeyeceğini, "Lisans bedelinin belirlenmesinde; somut olayın özellikleri ve şartları dikkate alınarak, tarafların cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satılabilecek ürün miktarının esas alınması suretiyle davalının iş ve işlem hacmine ve hakkaniyete uygun bir hesaplama yapılması gerekmektedir" bilirkişinin bu açıklaması gereğince de, müvekkilinin sade bir boya işçisi olması, cirosunun ancak genel ihtiyacını karşılayacak asgari düzeyin biraz üstünde olduğunu, üretim ve satış kapasitesi denilen kavramların müvekkilinde bulunmadığını, bu nedenle de müvekkilinin davacının zararını oluşturacak bir eylemde olmadığı gibi bir karının da bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davacı markasına davalı tarafından tecavüz edilip edilmediği, ticaret unvanının terkini şartlarının oluşup oluşmadığı, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Asıl davada verilen mahkememizin 21/02/2024 tarihli ara kararında, davalı taraf ... Boyanın dava dilekçesinde bildirilen adresine mahkememizce tebligat yapılmak istenilmişse de belirtilen adreste ... Boya isimli işletmenin bulunmadığından bahisle tebligat yapılamamış bunun üzerine mahkememizce.... müzekkere yazılarak adres araştırması yapılması istenildiği, .... gelen müzekkere cevabında bildirilen adres olan ".... bilgilerinin tespit edildiği, .... olduğunun bildirildiği, Mahkememizce müzekkere cevaplarının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekili müzekkere cevaplarına karşı sunduğu beyan dilekçelerinde; davalı ... Boya'nın websitesinde yer alan adresle birebir aynı adreste faaliyet gösteren"... TC Kimlik Numaralı ...'nın adreslerine dava dilekçesi ve ilgili diğer evrakların tebliğe çıkarılması talep ettiği, Mahkememiz ara kararı ile de, davacı vekiline, .... karşı işbu davadaki aynı istemleri içeren mahkememiz dosyası ile birleştirme talepli olarak dava açmak üzere 2 hafta kesin süre verildiği, Bunun üzerine yine mahkememizin... esas sayılı davanın açıldığı, işbu dava dosyası ile birleştirildiği ve birleşen dava ile taraf teşkilinin sağlanmış olduğu anlaşılmıştır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Dava dosyası ve ... marka sicil kayıtlarından; davacı.... adına tescilli olan ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markaların, 06/12/2017 tarih ve .... sayılı markasının “SINIF KODU 02: Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. SINIF KODU 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” gibi mallar ve hizmetler için tescilli olduğu, 25/11/2019 tarih ve ..... sayılı markasının “SINIF KODU 02: Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller.” malları için tescilli olduğu, 31/05/2022 tarih ve .... sayılı markasının “SINIF KODU 02: Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. SINIF KODU 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller. Boya makineleri, otomatik boya püskürtme tabancaları, elektrikli, hidrolik ve pnömatik zımbalama makineleri ve tabancaları, elektrikli yapıştırıcı tabancalar, basınçlı hava veya sıvı püskürtücü makineler için tabancalar, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” gibi mallar ve hizmetler için tescilli olduğu anlaşılmıştır. DAVALININ DAVA KONUSU MARKA KULLANIMI: Davalıya ait "www.....com" isimli web sitesinin Sınai Mülkiyet Uzmanı bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde: sitede ... ... markası kullanılarak tesisat, seramik ve parke uygulama, boya badana, dekorasyon ve tadilat hizmeti, duvar kağıdı, alçı ve alçıpan hizmetleri, tedilat&tamirat hizmetleri ve inşaat hizmetlerinin verildiği, sitede .... GSM numarası .... mail adresinin belirtildiği ve whois kayıtlarına göre sitenin 11/07/2023 tarihinde oluşturulduğunun tespit edildiği, davalı web sitesi kullanımlarına ilişkin 27/10/2023 tarihli ekran görüntüleri ile whois kaydına bilirkişi raporunda yer verildiği, Davalıya ait "..." isimli instagram hesabının incelenmesi neticesinde ise: hesapta ..... web sitesinin belirtildiği ve hesabın 1 günde boyama yaptığını belirterek boya fotoğrafları paylaştığı ancak hesapta herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin isminin belirtilmediğinin tespit edildiği, Instagram hesabının 27/10/2023 tarihli görünümüne bilirkişi raporunda yer verildiği anlaşılmıştır. MARKA HAKKINA TECAVÜZ HALLERİ VE MARKA HAKKINA TECAVÜZ İDDİALARI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRMELER: Bilindiği gibi, marka 6769 sayılı SMK m.4 hükmünde “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir ” şeklinde tanımlanmıştır. Belli bir işletmeye ait mal ve hizmetlerin tanıtılmasını ve ayırt edilmesini sağlayan markanın üzerinde sahip olunan hakka ise “marka hakkı” denilmektedir. Taklit ise SMK’da marka hakkına tecavüzü düzenleyen 29. Maddede b) “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.” şeklinde, iltibas veya karıştırılma ihtimali ise SMK m.29’un yaptığı atıfla SMK m.7/2 (b) bendinde, “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” şeklinde düzenlenmiştir. Taklit veya iltibas olguları açısından belirtilmesi gereken ilk husus, yukarıdaki hükümde de belirtildiği gibi taklitten veya iltibastan bahsedilebilmesi için tescilli marka ile kullanılan işaret arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzerlik bulunmasının gerekli olduğudur. Ayrıca taklitten veya iltibastan söz edilebilmesi için ihtilaf konusu markanın, tescilli markanın kapsamında bulunan mallar ve hizmetler üzerinde kullanılması ve ihtilaf konusu markanın üzerinde kullanıldığı emtianın orijinal olmaması gereklidir. Bu bağlamda tescilli marka ile kullanılan işaret arasında benzerliğin bulunmadığı durumlarda taraflarca üretilen ürünlerin veya sunulan hizmetlerin benzerliği veya tescilli markanın tanınmış olması marka hukuku açısından tecavüz oluşturmaz. Diğer taraftan SMK m.7/3 (d) bendi uyarınca markanın yalnızca mal veya hizmet üzerinde kullanılması değil ticari etki doğuracak şekilde internette alan adı veya yönlendirici kod gibi çeşitli şekillerde kullanılması dahi marka hakkıyla iltibas doğurur. SMK uyarınca karıştırılma ihtimali veya iltibas tehlikesi, eski ve yeni markaların aynı veya benzer olup olmadıkları ve aynı ya da benzer mal/hizmetleri kapsayıp kapsamadıkları dikkate alınarak saptanır. Dolayısıyla markaların kapsadığı mal/hizmetler ne kadar yakın (benzer) olursa, iltibas ihtimalinin önlenebilmesi için yeni markanın eskisinden o kadar farklı olması gerekir (Arkan: s. 97-98). İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır (bkz. Arkan: s. 102-103). Markanın fonksiyonlarından hareketle iltibas tehlikesi geniş yorumlanmakta, dolayısıyla markalar arasındaki benzerliğin, alıcıları, satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka mal/hizmet almak durumunda bırakması kadar, alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasında idarî-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas tehlikesi içinde ele alınmaktadır (Arkan: s. 98-99). Bilindiği üzere markalar arasında iltibasın bulunup bulunmadığı incelemesi yapılırken başvurulan yöntem, “toplu intiba (=toplu izlenim)” yöntemidir. Buna göre, markalar arasında ayniyet veya benzerliğin olup olmadığına, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki dikkate alınarak karar verilir. Bu yöntem uyarınca, bir markanın farklı unsurlardan oluşmasına rağmen bütünü itibariyle bıraktığı etki, eski markayı çağrıştırabileceği gibi, tam tersine, unsurlardaki benzerliğe rağmen markalar tamamen farklı etki de bırakabilirler. Markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılması ve özellikle markaların (tasvirî işaretler gibi) tek başına ayırım gücü bulunmayan veya ayırım gücü zayıf işaretlerden oluşan kısımlarının aynı veya benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına da gerek yoktur. Buna karşılık, markaların esas unsurlarının aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen, taklide veya iltibasa yol açabilir (bu hususta bkz. Arkan: C. 1, s. 99; Ü. Tekinalp: Fikrî Mülkiyet Hukuku, B. 3, İstanbul 2004, § 26 Nr. 34). Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim ....sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir. Tam bu hususta değinilmesi gereken önemli nokta ise Türk Hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmasıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait .... ... decora şeklinde olduğu, davalının internet alan adı ve içeriğindeki kullanımları ile instagram hesabı ve mail adresindeki kullanımları ile davacının markaları arasında tüm markalarda ve kullanımlarda tüketicilerce marka olarak algılanacak asli unsur “...” ibaresi olduğu için yüksek oranda benzerlik olduğu, davalının reklam ve tanıtımını yaptığı özellikle boya badana, dekorasyon ve tadilat hizmetleri ile bağlantılı “boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler” emtialarının davacının markalarının kapsamında olduğu değerlendirilmiş olup, Netice itibariyle de, davacı ile bağlantılı sektörde faaliyet gösteren davalının www.....com isimli web sitesinde, ... isimli instagram hesabında ve .... markalarını kullanmasının marka sahipleri açısından karıştırılma ihtimali yaratacağı veya tüketicilerin davacı ile davalı arasında bağlantı kuracağı veya diğer bir deyişle tarafların bağlantılı olduğunu düşünebileceği, böylesi bir kullanımın ise davacı açısından ticari etki yaratacağı, Bu nedenle davalının www.....com isimli web sitesinde, ... isimli instagram hesabında ve..... isimli mail adresindeki ..., ... .... ... decora markalarından doğan hakları ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: Davacı vekili, 12.05.2025 tarihli Bilirkişi Raporu’na ilişkin olarak, “Yapılan araştırmalar neticesinde ihlalin gerçekleştiği dönemde (11.07.2023–23.10.2023) denilmek suretiyle ihlalin gerçekleştiği süre olarak 11.07.2023–23.10.2023 tarihleri esas alınmış olsa da bunun kabulü mümkün değildir. Her ne kadar www.....com isimli web sitesinin açılma tarihi 11.07.2023 olsa da, 23.10.2023 tarihli dava dilekçemizde de belirtildiği üzere davalı yanın eylemleri 2020 yılı ve öncesinden beri devam etmekte olup, 11.03.2024 tarihli birleştirme talepli dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz '...' isimli Instagram hesabına yüklenen 28.06.2021 tarihli gönderide tecavüze konu eylemlerin paylaşıldığı açıkça görülmektedir. Dolayısıyla tazminata konu hesaplamanın, davalının '.... isimli Instagram hesabı ve davalıya ait '...' isimli Instagram hesabındaki gönderilerin tarihi olan 28.06.2021 tarihinden itibaren yapılması gerekmektedir. Kaldı ki 18.07.2024 tarihli celsede davalı asil tarafından, 'internet sitesi benim adıma yapıldı, buradaki amacım yaptığım görsellerle ilgili galeri oluşturmaktı; herhangi bir satış yapmadım.Ayrıca Instagram hesabında da yaptığım işleri paylaştım. Bu internet sitesi 2023 Haziran ayında yapıldı, yine 2023’ün Aralık ayında kapatıldı.' denilmek suretiyle davalının tecavüze konu eylemlerinin 2023 yılı Haziran ayı ile Aralık ayı arasında gerçekleştirildiği açıkça ikrar edilmiştir. Bu itibarla yapılacak hesaplamanın en kötü ihtimalle 2023 yılı Haziran ayı ile Aralık ayı arasındaki süre dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.” şeklinde itirazlarda bulunduğu, Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve davalı kullanımları birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından “... BOYA” ibaresinin çevrim içi ortamlarda farklı dönemlerde kullanıldığı, bu kullanımların ticari nitelik ve kapsam bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın 11.03.2024 tarihli birleştirme talepli dava dilekçesi ekinde sunduğu 2021–2022 dönemine ait Instagram içerikleri mevcut haliyle bakıldığında, paylaşımların genel görsel nitelikte olduğu, herhangi bir hizmet tanıtımı, fiyat bilgisi, iletişim adresi veya sipariş yönlendirmesi içermediği, yalnızca “...” kullanıcı adı altında manzara veya mekân görsellerinin paylaşıldığı; bu nedenle söz konusu paylaşımların ekonomik etki doğuran düzeyde ticari nitelik taşımadığı değerlendirilmiştir. 27.10.2023 tarihli bilirkişi raporundaki .... alan adının 11.07.2023 tarihinde oluşturulduğu, web sitesinin bu tarihten itibaren erişime açıldığı belirlenmiştir. Davalı 18.07.2024 tarihli celsede, “web sitesini 2023 Haziran ayında yaptım, Aralık ayında kapattım” beyanında bulunmuştur. Bu durumda davacı itirazı da dikkate alınarak, teknik açılış tarihi 11.07.2023 olmakla birlikte hazırlık ve özellikle instagram hesaplarında tanıtım faaliyetlerinin Haziran 2023 itibarıyla başladığı kabul edilebilecektir. Nitekim 27.10.2023 tarihli bilirkişi tespitinde, söz konusu Instagram hesabının aktif olduğu, web sitesi bağlantısı içerdiği ve hizmet tanıtımına yönelik görseller barındırdığı belirlenmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalının “internet sitesi 2023 Haziran ayında yapıldı yine 2023 ün Aralık ayında kapatıldı” yönündeki beyanı da dikkate alınarak tazminat hesabı yapılacak dönem 01.06.2023–23.10.2023 (dava tarihi) olarak belirlenmiştir. İhlal döneminin tespitinde ve yapılan hesaplamalarda davalının emek yoğun bir hizmet alanında faaliyet gösterdiği, dosya kapsamında defter, belge yer almadığından elde edilebilecek hasılatın piyasa verileri çerçevesinde belirlendiği, marka kullanımının 2023 yılı itibarıyla tanıtım ve müşteri yönlendirmesi niteliği kazandığı ve 6769 sayılı SMK m. 7/2 uyarınca marka hakkına tecavüzün varlığının ticari etki doğuran kullanım şartına bağlı bulunduğu hususları değerlendirmede dikkate alınmıştır. Dava tarihi esas alınarak hesaplama yapıldığında, 01.06.2023 – 23.10.2023, ihlalin Haziran 2023 tarihinde başladığı , Hesaplamada haftada 5 işgünü esas alındığı, bitiş günleri hesaplamaya dâhil edilmediği, 1.800,00.-TL gündelik bedel üzerinden elde edilen hasılata %10 lisans oranı uygulanarak yapılan hesaplamada, Dönem İşgünü Gündelik(TL) Tahmini Hasılat(TL) %10 Lisans Bedeli(TL) 01.06.2023 – 23.10.2023 102 1.800 183.600 18.360 şeklinde bedelin hesaplandığı anlaşılmıştır. Davacı her ne kadar itibar tazminatı talep etmiş ise de, buna ilişkin (itibarın zedelendiğine) bir zarara uğradığına dair herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmış olup, netice itibariyle de, itibar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Neticede, toplanan delillerden, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Davalıya ait www.....com isimli web sitesi, "..." isimli instagram hesabı ve .... isimli mail adresindeki davalı kullanımlarının ..., ... ... ... decor şeklinde olduğu, davalının internet alan adı ve içeriğindeki kullanımları ile instagram hesabı ve mail adresindeki kullanımları ile davacının markaları arasında yüksek oranda benzerlik olduğu, davalının reklam ve tanıtımını yaptığı özellikle boya badana, dekorasyon ve tadilat hizmetleri ile bağlantılı “boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler” emtialarının davacının markalarının kapsamında olduğu, Davacı ile bağlantılı sektörde faaliyet gösteren davalının www.....com isimli web sitesinde, ... isimli instagram hesabında ve ..... isimli mail adresinde davacının markalarıyla yüksek oranda benzer ..., ... ... markalarını kullanmasının marka sahipleri açısından karıştırılma ihtimali yaratacağı veya tüketicilerin davacı ile davalı arasında bağlantı kuracağı veya diğer bir deyişle tarafların bağlantılı olduğunu düşünebileceği, böylesi bir kullanımın ise davacı açısından ticari etki yaratacağı, Davalının www.....com isimli web sitesinde, ... isimli instagram hesabında ve .....com isimli mail adresindeki ..., ...... ibareli markalarından doğan hakları ihlal ettiği, Davalı tarafın ihlale konu “...” markasını hukuka uygun bir lisans sözleşmesiyle kullanmış olması hâlinde davacı tarafa ödemesi gereken lisans bedelinin, dava tarihi dikkate alınarak hesaplama yapıldığında (01.06.2023 – 23.10.2023): 18.360,00.-TL mertebesinde olduğu; olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal süresi dikkate alındığında, 5.000,00.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, Davacının itibar tazminatı gerektirecek şekilde markasının itibarının zedelendiğine dair herhangi bir delil ibraz etmediği, dolayısıyla bu talebin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H ÜK Ü M : I- BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; Davanın Kısmen Kabulüne, Davacı markasına yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, Davalı tarafa ait ".... "isimli instağram hesabı ile www.....com isimli web sitesi ile....isimli mail adresinin kullanılmasının durdurulmasına, Tecavüz nedeniyle hesap edilen 18.360,00.-TL maddi tazminatın 01.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000,00.-TL manevi tazminatın 01.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Davacı tarafın itibar tazminatı talebinin reddine, Alınması gereken (19.360,00.x68,31/1000=)1.322,50.-TL harçtan peşin alınan 269,85‬.-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.052,65‬.-TL eksik nispi ilâm harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan maddi tazminat için takdiren 18.360,00.-TL nispi, manevi tazminat için takdiren 5.000,00.-TL nispi, kabul edilen diğer istemler için 55.000,00.-TL maktu olmak üzere 3 ayrı ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın itibar tazminatı talebi yönünden reddine karar verildiğinden, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan itibar tazminatı için takdiren 1.000,00.-TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davanın kabul ret oranının takdiren %70 olarak belirlenmesine, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 269,85.-TL ilâm harcının tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 12.485,31.-TL yargılama giderinin %70'inin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, II- ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15/04/2026

Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 308,25.-TL Bilirkişi Ücreti : 10.000,00.-TL Islah harcı : 385,31.-TL P.M. : 1.791,75.-TL TOPLAM : 12.485,31.-TL

Atıf: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/503, K. 2026/176, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-ankara-2-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2023-503-e-2026-176-k-6f2cfe3bc4fc